Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/272 E. 2026/851 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/272
- Karar No
- 2026/851
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/272 Esas
KARAR NO:2026/851
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:24/01/2024
NUMARASI:2022/167 ESAS, 2024/18 KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/07/2022
KARAR TARİHİ:03/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait “...”markalarının davalılar tarafından ...şeklinde kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin TESPİTİNE ve ÖNLENMESİNE; bu doğrultuda, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan Müvekkil Şirket'e ait tescilli markalara vaki tecavüzün durdurulmasına, müvekkil şirketin tescilli ve tanınmış “...” markalarına tecavüz eder nitelikteki her türlü kullanımın engellenmesine, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin menine ve önlenmesine, davalıların, müvekkil şirketin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabete neden olan fiilleri nedeniyle doğan mağduriyetinin iş bu dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesi amacıyla;...,...adresli sosyal medya hesapları dahil olmak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere, internetteki tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin ihtiyaten engellenmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar tarafından, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul 1. FSHHM 2022/167 Esas 2024/18 Karar 24.01.2024 Tarihli kararı: "...Davacının tanınmış markalarının tütün ürünlerine yönelik 34. Sınıfa tescilli olduğu, davalı taraf kullanımlarının ise dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere 30. Sınıfta yer alan “reçel, marmelat, sos, sucuk” gibi gıda ürünlerine yönelik olması kapsamında söz konusu malların market, süpermarket gibi yerlerde birlikte satışa sunulduğu, davalıların kullanımlarına konu ibarenin davacı tanınmış markası ile aynı olduğu gözetildiğinde, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı ... markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği Bu kapsamda, yukarıda yer alan açıklamalar ve Yargıtay ilamı nazara alındığında 6769 Sayılı SMK'nın 7/2-c maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu, davalı taraf kullanımlarının marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu tespit edilmiştir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, 54. maddesi ile haksız rekabete ilişkin hükümlerinin getiriliş amacının dürüst rekabetin sağlanması olduğu düzenlenmekle, devamında gelen 55. maddenin 1. fıkrasının 4. No'lu bendi; Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak fiilinin dürüstlük kuralına aykırı olarak haksız rekabet oluşturacağını hükme bağlamıştır.Bu kapsamda, somut olay bakımından, davalıların markasal kullanımlarının; davacı tanınmış markası ile aynı olduğu gözetildiğinde, davacı ... markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği ve haksız rekabete yol açabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Bu kapsamda yukarıda yer verilen değerlendirmeler uyarınca, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete dayalı iddialarının, yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Hülasa; dosya kapsamına alınan Bilirkişiler ..., ..., ... 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere; Davacı tarafından tespiti için belirtilen ilgili “...”, “...”, “...” ve “...” internet sitesinde bulunan sayfa linklerin güncel olarak yayında olduğu ve belirtilen davaya konu “...” ibareli ürünlere ait kullanımların yer aldığı, davacı tarafından tespiti için belirtilen ilgili “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağaza hesabına ait “...“ sayfa/linkindeki mağazanın güncel olarak yayında olduğu ancak içeriğinde aktif olarak hiç ürünün bulunmadığı, dosyaya sunulan ekran görüntüleri incelendiğinde geçmişte davaya konu “...” ibareli ürünlerin yayında olduğu ancak güncel olarak yayından kaldırıldığı anlaşıldığı, davacı tarafından tespiti için belirtilen ilgili “...” internet sitesinin güncel olarak ve faaliyette olmadığı, ilgili internet sitesine girildiğinde Anasayfasında “18 Temmuz 2022 itibarıyla sitemiz alışverişe kapatılmıştır.” şeklinde bilgilendirmenin çıkmış olduğu, bu nedenle ilgili sitenin artık hizmet vermediğinin görüldüğünü,dosyaya sunulan ekran görüntüleri incelendiğinde geçmişte davaya konu “...” ibareli ürünlerin yayında olduğunun anlaşıldığı, tespite konu bahsi geçen “(...” isimli ve “(...” isimli Facebook sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal "medya - içeriklerinde davaya konu “...” ibareli ürün ve - görsellerin paylaşıldığı/kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, davacı adına tescilli ... numaralı ... markasının Tanınmış Marka olarak tescil ettirildiği, ... markasının 1942 yılından itibaren ülkemizde tescil ile korunmakta olduğu, davalı yanın yukarıda da tespiti yapılan kullanımlarının davacı adına tescilli birçok sayıda 34. Sınıfta yer alan tescilli tanınmış markanın sulandırılması ve markanın tanınmışlığından haksız yararlanma yoluyla marka hakkına tecavüz meydana getirdiği, davacı markalarının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte olduğu, somut olay bakımından, yukarıda yer verilen ve aynı zamanda dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile görselleri yer alacak şekilde yapılan kullanımlarının; internet ortamında markasal bir kullanım olduğu ve davacı tanınmış markası ile aynı olduğu gözetildiğinde, davacı ... markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceğini haksız rekabete yol açabileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.Yukarıda yapılan marka hakkına ve haksız rekabet teşkil eden tecavüzlerin gerçekleştiği yönündeki tespit ve değerlendirmelerin yanında;dosya kapsamına alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalı ... şirketi itirazda bulunmamış, diğer davalı taraf ise vekili aracılığıyla süresi geçtikten sonra itiraz dilekçesi sunmuştur.Dosya kapsamına alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile net bir şekilde davalı tarafın davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu aynı zamanda haksız rekabet eylemlerinin söz konusu olduğunu tespit etmiş, marka hakkına tecavüzün ne şekilde gerçekleştiği görselleri ile birlikte gösterilerek denetime elverişli rapor tanzim edilmiş olup, alınan rapora davalılar süresinde itirazda bulunmadığından,marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet konusunda davacı taraf lehine kazanılmış hakkın da oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:1-Açılan davanın KABULÜ ile; Davalılar tarafından gerçekleştirilin MARKA HAKLARINA TECAVÜZ FİİLİNİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE MARKA HAKKINA TECAVÜZDEN DOĞAN MADDİ DURUMUN ORTADAN KALDIRILMASINA, -Davalılar tarafından gerçekleştirilen HAKSIZ REKABET FİİLİNİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE HAKSIZ REKABETTEN DOĞAN MADDİ DURUMUN ORTADAN KALDIRILMASINA, -Bu kapsamda da davacı şirket'e ait ... ibareli markalar ile aynı ve/veya karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer kullanımlar ihtiva edecek şekilde üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyalin BULUNDUKLARI YERLERDE EL KONULMASINA,TOPLATILMASINA VE İMHA EDİLMESİNE, -"..." ibareli mütecaviz ürünlerin kullanıldığı, dosya kapsamına alınan 28/10/2022 tarihli ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edilen davalılara ait sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere internet üzerinden gerçekleşen tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin engellenmesine, 2-1 nolu kısa kararda yazılı hüküm karar kesinleşince sonuç doğuracağından hüküm kesinleşinceye kadar mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına, tedbiren üzerinde" -...” markası ve/veya iltibasa yol açacak şekilde benzer ibarelerin yer aldığı ürünlerin satışının durdurulmasına, "..." ibaresinin Davalılar tarafından tüm tanıtım (tabela, kartvizit, vs.) unsurlarındaki kullanımlarının İHTİYATEN YASAKLANMASINA, "..." markalı mütecaviz ürünlerin kullanıldığı, dosya kapsamına alınan 28/10/2022 tarihli ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edilen davalılara ait sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere internet üzerinden gerçekleşen tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin engellenmesine, 3- 28/10/2022 ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılarak, infaz aşamasında bilirkişi raporlarının nazara alınmasına,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı Işıkhızı şirket vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin ,davalı diğer şirkete faturaya karşılık reçel ve benzeri ürünler yapan bir gıda firması olduğunu, Davalı diğer şirket, ....Şti 'nin sahibi ... isimli kişi olduğunu, Müvekkilinin bu kişi ile görüştüğünü ve bu kişinin kendi adına ait olan ilk firmasına ürün yaptığını, bu ürünü yapmadan da davalı ... isimli kişiden marka tescil belgesini istediğini ve bu kişide marka tescil belgesini müvekkile gösterdiğini, Müvekkilinin de bu kişiye mal yaptığını, bir süre sonra, aynı kişi müvekkiline fuarlara katılmak için Limited şirket kurduğunu söylemiş ve aynı ürünleri bu sefer şirket adına yapmasını söylediğini, Müvekkilin eldeki davadan hiç haberi olmadığını, bu sebeple de davaya cevap veremediklerini, yerel mahkemenin kararını tebliğ aldıktan sonra, durumu araştırdığında, davalı ...'in ilk şahıs şirketine ilişkin marka ve patent başvurusunda bulunduğunu ve markasını resmi olarak tescil ettirdiğini öğrendiğini,Davalı markasını resmi olarak tescil ettirdiğini, ancak müvekkilin haricen öğrendiğine göre, davacı firma avukatları ,bu marka tesciline yasal süreleri içinde itiraz etmediğinden marka tescil edildiğini, Müvekkili şirketin bu davada her hangi bir kusuru bulunmadığını, mahkeme kararının esas ve karar numarasına bu aşama da henüz ulaşamadıklarını,Ancak Sayın Mahkeme, Uyap sisteminden yapacağı sorgulama ile bu dosyaya kolaylıkla ulaşabileceğini, beyanla yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava,markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile erişim engeli istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından, davalı kullanımlarının, davacının 34. Sınıfta tescilli "...+şekil" ibareli tanınmış markasına dayalı haklarına ve tecavüz ettiği ileri sürülerek dava açılmıştır.Yargılamada alınan bilirkişi raporunda; “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağaza hesabına ait “...“ sayfa/linkindeki mağazanın ve “...” internet sitesinin güncel olarak açık ve faaliyette olmadığı, ancak geçmişte davaya konu “...” ibareli ürünlerin yayında olduğunun anlaşıldığı, Facebook sosyal medya hesaplarına ait sayfaların ise kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde davaya konu “...” ibareli ürün ve görsellerin paylaşıldığı/kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, yer verilen görsellerden, kullanımların “...” şeklinde olduğu, davacının tanınmış markalarının tütün ürünlerine yönelik 34. Sınıfa tescilli olduğu, raporun teknik değerlendirme kısmında görsellerine yer verilen kullanımların ise, 30. sınıfta yer alan “reçel, marmelat, sos, sucuk” gibi gıda ürünlerine yönelik olması kapsamında söz konusu malların market, ... gibi yerlerde birlikte satışa sunulduğu, davalıların kullanımlarına konu ibarenin davacı tanınmış markası ile aynı olduğu gözetildiğinde, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı "..." markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, haksız bir yararın sağlanabileceği, haksız rekabete yol açabileceği sonucuna ulaşıldığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesince de yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu nazara alınarak yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Davacının tanınmış "...+şekil" ibareli markasının 34. Sınıfta "tütün" ürünlerinde tescilli olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı kullanımlarının 30. sınıfta yer alan “reçel, marmelat, sos, sucuk” gibi gıda ürünlerine yönelik olduğu, davacı markanın tescil kapsamında yer alan mallar ile davalı kullanımlarının gerçekleştiği mallar arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığından emtia benzerliğine ilişkin koşul somut olayda gerçekleşmediği gibi emtialar arasında hiçbir yakınlık da bulunmadığı, kabulün aksine tescil kapsamındaki emtiaların market, süpermarket gibi yerlerde dahi birlikte satışa sunulmayıp, farklı satış standlarda kendilerine özgü usullerle tüketiciye sunulduğu, davalı kullanımlarının gerçekleştiği görülen emtiaların, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre son derece uzak ve farklı olduğunun görülmesi karşısında, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan gerekçe ile markaya tecavüz iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.Kabul şekline göre yapılan incelemede de, istinaf incelemesine başvuran davalı Işıkhızı şirketinin emtiaların üreticisi olduğu bilirkişi raporunda belirtildiği görülmekle birlikte, 30. Sınıf gıda ürünlerinin üretimini yapan davalı yönünden ihlal iddiasına konu kullanımın nasıl gerçekleştiğinin kabul gerekçeleri de açıklanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi HMK 297. Maddesine de aykırıdır.
2-İlk derece mahkemesince her ne kadar özetlenen gerekçe ile haksız rekabet talebi yönünden de davanın kabulüne karar verildiği görülmüş ise de;Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen içtihadlarıyla, SMK'nın marka hakkına dayalı tecavüz iddiası ile TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin birbiriyle kümülatif koruma sağlamayacağı kabul edildiğinden, haksız rekabete yönelik talebin de bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
3-Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararı yönünden ileri sürüdüğü istinaf itirazları incelendiğinde ise; İlk derece mahkemesi hüküm kısmı 2. Numaralı bendi ile; "2-1 nolu kısa kararda yazılı hüküm karar kesinleşince sonuç doğuracağından hüküm kesinleşinceye kadar mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına, tedbiren üzerinde" -...” markası ve/veya iltibasa yol açacak şekilde benzer ibarelerin yer aldığı ürünlerin satışının durdurulmasına, "..." ibaresinin Davalılar tarafından tüm tanıtım (tabela, kartvizit, vs.) unsurlarındaki kullanımlarının İHTİYATEN YASAKLANMASINA, "..." markalı mütecaviz ürünlerin kullanıldığı, dosya kapsamına alınan 28/10/2022 tarihli ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edilen davalılara ait sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere internet üzerinden gerçekleşen tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin engellenmesine," şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüş olup, Dairemiz esas hakkındaki incelemesi ile yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddi gerektiğine dair gerekçesi nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin esas hakkında verilen kararının 2. Numaralı bendine konu ihtiyati tedbir kararının da istinaf yoluna başvuran davalı ... yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
4-Açıklanan nedenlerle, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının, davalı ... Şirketi yönünden kaldırılmasına, eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı ... Şirketi yönünden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... Şirketi'ne karşı açılan davanın tüm istemler yönünden ayrı ayrı reddine, ilk derece mahkemesinin 24.01.2024 tarihli esas hakkındaki kararının 2. Numaralı bendine konu ihtiyati tebdir kararının davalı ... Şirketi yönünden kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
5-Bunla birlikte, diğer davalı ... Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığından ve anılan davalı yönünden istinaf incelemesi yapılmadığından, davacı yönünden meydana gelen müktesep hak nazara alınarak, ilk derece mahkeme kararının davalı ... Şirketi tarafından yönünden hüküm ve fer'ilerinin aynen muhafaza edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/167 Esas 2024/18 Karar 24.01.2024 Tarihli kararının davalı ... Şirketi yönünden HMK 355 /1-b-2 madde uyarınca KALDIRILMASINA,
3- Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine;
3.1-DAVALI ... ŞİRKETİ'NE KARŞI AÇILAN DAVADA;
-Davanın tüm istemler yönünden ayrı ayrı reddine,
-İlk derece mahkemesinin 24.01.2024 tarihli esas hakkındaki kararının 2. Numaralı bendine konu ihtiyati tebdir kararının, davalı ... Şirketi yönünden kaldırılmasına,
3.2-DAVALI ... ŞİRKETİ'NE KARŞI AÇILAN DAVADA;
-Davalı ... Şirketi tarafından gerçekleştirilen MARKA HAKLARINA TECAVÜZ FİİLİNİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE MARKA HAKKINA TECAVÜZDEN DOĞAN MADDİ DURUMUN ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Davalı ... Şirketi tarafından gerçekleştirilen HAKSIZ REKABET FİİLİNİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE HAKSIZ REKABETTEN DOĞAN MADDİ DURUMUN ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Bu kapsamda da davacı şirket'e ait ... ibareli markalar ile aynı ve/veya karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer kullanımlar ihtiva edecek şekilde üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyalin BULUNDUKLARI YERLERDE EL KONULMASINA, TOPLATILMASINA VE İMHA EDİLMESİNE,
-"..." ibareli mütecaviz ürünlerin kullanıldığı, dosya kapsamına alınan 28/10/2022 tarihli ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edilen davalı ... Şirketi'ne ait sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere internet üzerinden gerçekleşen tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin engellenmesine,
-Hüküm karar kesinleşince sonuç doğuracağından hüküm kesinleşinceye kadar mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına, tedbiren üzerinde" -...” markası ve/veya iltibasa yol açacak şekilde benzer ibarelerin yer aldığı ürünlerin satışının durdurulmasına, "..." ibaresinin Davalı ... Şirketi tarafından tüm tanıtım (tabela, kartvizit, vs.) unsurlarındaki kullanımlarının İHTİYATEN YASAKLANMASINA, "..." markalı mütecaviz ürünlerin kullanıldığı, dosya kapsamına alınan 28/10/2022 tarihli ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edilen davalı ... Şirketi 'ne ait sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere internet üzerinden gerçekleşen tüm mütecaviz kullanımların yer aldığı linklere erişimin engellenmesine,
-28/10/2022 ve 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılarak, infaz aşamasında bilirkişi raporlarının nazara alınmasına,
4-İlk derece yargılaması yönünden;
4.a-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcıdan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 346,90 TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
4.b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 25.500 TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4.c-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
4.d-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.287,90 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4.e-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması yönünden;
a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalı ... Şirketi iadesine,
b)İstinaf aşamasında davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 400,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.083,10 TL'nin davacıdan alınarak Davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026