Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1424 E. 2026/1119 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1424
Karar No
2026/1119
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/1424 Esas

KARAR NO:2026/1119

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:17/04/2025

NUMARASI:2023/107 Esas, 2025/80 Karar

DAVANIN KONUSU:Tasarıma Tecavüzden Kaynaklanan, Tazminat İstemli

KARAR TARİHİ:03/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tasarımları müvekkili tarafından yapılan ve Türkiye de ilk kez kamuya sunulan kadın tunik (elbise) tasarımlarının, davalı .... Şti tarafından "..." markasıyla haksız olarak üretilerek satışı yapılmak suretiyle müvekkili tasarımlarının ihlal edildiğini, tasarım hakkına tecavüzün davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapıldığını, diğer davalı gerçek kişi olan ...'in davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğunu, diğer davalı olan ... (...)'un ise davalı ... tarafından "..." markasıyla üretim ve satışı yapılan taklit ürünlerin kendisine ait iş yerinde satışını gerçekleştirdiğini ve müvekkili tasarımlarını ihlal ettiğini, davaya konu bayan tunik tasarımının ilk kez müvekkiline ait sarıhan_..._line kullanıcı adlı instagram satış sayfasında 23/08/2019 tarihinde, 11/08/2019 tarihinde ve 12/09/2019 tarihinde kamuya satışa sunulduğunu, müvekkili tasarımlarının tescil edilmediğini ancak tescilsiz tasarımların gerek 6769 sayılı SMK, gerek 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre korunmakta olduğunu, davaya konu taklit ürün üzerinde fotoğrafı çekilen yaka etiketi, ürün açıklama etiketinin incelenmesinde, üzerlerinde davalı .... Şti'ne ait "..." ibareli markanın bulunduğunu, müvekkiline ait orijinal ürün örneği ile davalıdan satın alınarak temin edilen taklit ürün örneğinin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/225 D.iş sayılı dosyasına sunularak delil tespiti talebinde bulunduklarını ve davalılara ait adreste bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapıldığını, alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini iddia ederek, davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, bilirsiz alacak hükümlerine göre alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi halinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi (6769 sayılı SMK 151/2-a), 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ürünün sıradan bir abiye elbise modeli olduğunu, iddia ve taleplerin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, ... tarafına husumet yöneltilmesinin kötü niyetli olduğunu, 2019/225 D.iş nolu dosyada tespit talebinin diğer iki davalı tarafa yapıldığını, müdürlerin tüzel kişinin kanuni temsilcisi olduğunu, sorumluluğun tüzel kişilik olan şirkette olduğunu, diğer davalı müvekkili ...'un müvekkili şirketin müşterisi olduğunu ve işyerinde tespit edilen iki ürünün emaneten işyerine bırakılmış olduğunu, davacıyla ilgisinin olmadığı için husumetin reddini talep ettiklerini, dosyaya delil olarak sunulan satış fişinde giyim olarak nitelenen delile dava konusu ürüne ait olmadığı gerekçesiyle kanıt niteliği olmaması nedeniyle itiraz ettiklerini, değişik iş dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının reddedildiğini ve kararın istinaf edilmediğini bu nedenlerle davacı lehine delil tespitini olmadığını, bilirkişi raporunda incelemenin yüzeysel kaldığını, haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz ile tazminat taleplerinin haksız olduğunu ve itiraz ettiklerini, elbisenin müvekkilinin tasarımcısı ... tarafından tasarlanarak 04/07/2019 tarihinde instagram sayfasında yayınladığını ve müvekkili için kemer detayını yeniden uyarladığını, davacı tarafından bu elbisenin taklit edildiğini, yayın tarihinde davacı yanın önce yayını yaptığı kabul edilecek olsaydı dahi şayet "aynıya yakın benzer olduğu" kabul edilecek olursa tasarımın bağımsız olarak yapılan tasarım olduğunun kabulünün gerekeceğini, ürünün sıradan bir model olduğunu, davacı ürününün tamamen yeni ve özgün olmadığını, kol büzgü kemerinde bazı değişiklikler yapılarak sürekli üretilen bir ürünün yeni kabul edilemeyeceğini, benzerlerine sıkça rastlanmasının normal sayılabileceği üründe taklit iddiasının yerinde olmadığını, davacı tasarımının esasen harcı alem bir tasarım olduğunu, bilirkişi raporunda elbisenin tasarım ve teknik bakımdan eksik incelendiğini, elbisenin arka yüzünden, yaka ve kol manşet detaylarından bahsedilmediğini, elbisedeki en belirgin görünümün bel kesiği üzerindeki kemer olduğunu ancak bunun değerlendirmeye alınmadığını, bütünsel olarak davacı tasarımının ... tasarımına daha çok benzediğini, taklit olduğunu ve tescilsiz koruma kapsamında kabul edilemeyeceğini, adet olarak ise müvekkili firma tarafından elbisenin 15 adet üretildiğini, ürünlerin sadece işyerinde bulunduğunu haksız rekabete uğramadığını, tazminat talebinin davacıyı sebepsiz zenginleştirici nitelikte olduğunu, her türlü yasal başvuru hakkı saklı kalmak koşuluyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:"... SMK kapsamında davacı tasarımının tescilsiz koruma şartlarını taşımadığı ve bununla bağlantılı olarak davacıya ait ürüne tecavüz ve bu kapsamda haksız rekabet şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir... "şeklindeki gerekçe ile neticeten davanın REDDİNE..." şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 24/03/2023 tarih ve 2021/1110 Esas, 2023/554 karar sayılı ilamı ile;

"...Davacı dava dilekçesinde tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haklara dayanmış, cevaba cevap dilekçesinde iddiasını yinelemiştir. Cevaba cevap süresinden sonra, öninceleme duruşmasından önce sunduğu beyan dilekçesinde ise davaya konu tasarımın tescil de edildiğini beyan ederek tescilli tasarımdan kaynaklanan haklara da dayandığını iddia etmiştir. Bu durumda davacı önincelemeden önce iddiasını genişlettiğinden (Yargıtay 11.HD, 2021/239, 2022/4016, 25.05.2022 Tarihli ilamı) öncelikle davacının iddiasına konu tasarım belgesinin TPMK dan getirtilmesi, ilgili tescilli tasarımın dava dilekçesinde dayanılan tasarım ile aynı olup olmadığının karşılaştırılması, aynı olduğunun tespiti halinde ise tarihleri de dikkate alınarak tescilli tasarımdan kaynaklanan haklara göre tecavüz iddiasının yerinde olup olmadığının incelenmesi de gerekirken davacının tasarımın tescilli olduğuna yönelik iddiası üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2023/107, 2025/80 Karar sayılı, 17/04/2025 tarihli ilamında; "...Davacı önincelemeden önce iddiasını genişlettiğinden (Yargıtay 11.HD, 2021/239, 2022/4016, 25.05.2022 Tarihli ilamı) davacının iddiasına konu tasarım belgesi TPMK dan getirtilmiş, yukarıda özetlenen bilirkişi raporlarında da tespit olunduğu üzere, dava konusu ...- 4.1 ve 4.2 nolu tasarımlar için TURKPATENT”e yapılan tasarım tescil başvuru tarihi ve tescil tarihinin 12/09/2019, dava tarihinin ise 30/12/2019 olduğu, dava konusu tasarımın, huzurdaki dava açılmadan önce SMK uyarınca “tescilli tasarım” olduğu ve hükümsüz kılınmadığı sürece tescil korumasından yararlanacağı, ayırt edicilik açısından yapılan incelemede, davacıya ait ...- 4.1 ve 4.2 tescil nolu tasarım ile davalı tarafların mağazalarında 14/10/2019 tarihinde tespit edilen ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve tasarımların benzer olarak algılandıkları, böylelikle davalıların eylemleri nedeni ile davacının tasarım hakkına tecavüz ettiklerinin anlaşılmış, 23/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitlerle birlikte, dosyada mevcut tüm bilgi belgeler ışığında maddi tazminat istemi değerlendirilmiş, ancak tam olarak bir belirleme mümkün olmadığından, TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca hakkaniyet gereği 62.100,00 TL olarak tazminat miktarı belirlenmiş, yine SMK m. 149 kapsamında talep olunan manevi tazminat miktarı 20.000,00 TL olarak dosya kapsamına uygun bulunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

1-Davanın KABULÜ ile davalıların davacının tasarım hakkına tecavüzünün tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine,

2-62.100,00 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

3-20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek gazeteden biri ile ilanına,"şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Somut olayda HMK'ya uygun iddianın genişletilmesi olmadığını, istinaf kararının hatalı olduğunu, tescilli tasarım incelemesinin yapılamayacağını, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddianın genişletilemeyeceğini,davacının davasını ıslah etmediğini, yasal süreden sonra iddianın genişletilmesine karşı çıktıklarını,maddenin hatalı değerlendirildiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Kabul etmemekle birlikte; HMK m. 141 hükmüne uygun şekilde davacının iddiasını genişletmesi söz konusu olsaydı dahi; davanın reddi gerektiğini, davacının ayırt edici niteliğe sahip olmayan harcıalem ürünleri, taraflar arasındaki ihtilafın mecvut olduğu ve devam ettiği bir süreçte alelacele “tescilli” hale getirdiğini, açtığı davalarla esasen haksız menfaat sağlamak, bu davaları kendisi için bir gelir kaynağı ve haksız zenginleşme aracı haline getirmek çabasında olduğunu, tasarımların kötüniyetle tescil ettirildiğini, Her ne kadar 12.09.2019 "tescil tarihi" 30.12.2019 dava tarihinden önceye ait ise de; somut olayda sadece bu 2 tarihe bakmanın yanıltıcı olacağını, ... tasarımının Instagram paylaşım tarihi olan 04.07.2019 olduğunu, tasarımın kamuya ilk kez 04.07.2019 tarihinde Instagram sayfasında yayınlamak suretiyle sunulduğunun tespit edildiğini,Yargıtay 11.HD, 2021/239, 2022/4016, 25.05.2022 Tarihli ilamı) 3 nolu maddesinde bu hususa dikkat çekilmiş olup "...hakkında verilecek mahkeme kararını bertaraf etmek için marka tescil başvurusunda bulunulması kötü niyetli başvuru olarak kabul edilmelidir" denildiğini, emsal kararın esasen bu yönüyle dikkate alınması gerektiğini, Hükme esas alınan son Ek Raporda yapılan tüm hesaplamalar, davacının tamamen afaki beyanlarına dayanılarak ve tümüyle varsayıma dayalı olan adetler üzerinden yapıldığını, müvekkilin iddia edilen / varsayılan sayılarla yapıldığı tespit edilen hiçbir seri üretimi olmadığı halde, hesap yapıldığını, Müvekkili elindeki ürünler tamamen deneme amaçlı olarak imal edilen ve sipariş alınacak olması halinde sipariş edilecek sayıda üretilmesi düşünülen 15 adet örnek üretimden ibaret olduğunu, seri üretime ve zarara dair davacının hiç bir delil sunmadığını ispatlanamayan zarar iddiasının reddi gerektiğinideneme amaçlı ve toplam 15 adet olarak yapıldığı tespit edilmiş olan ve akabinde işbu davanın sonucunun beklendiği bu adette bir üretimin, davacı yönünden hehangi bir tazminata hak kazandırmayacağını,20.10.2023, 30.05.2024, 20.03.2025 tarihli dilekçelerin "istinaf nedeni" mahiyetinde incelenerek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi, maddi, manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta Dairemizin kaldırma kararından sonra dosyaya eklenen TPMK kayıtları incelendiğinde; ...numaralı çoklu giysi tasarımının 12.09.2019 tarihli başvuruya istinaden aynı gün davacı adına tescil edildiği, 24.12.2019 Tarihli bültende yayınlandığı, 14.10.2019 tarihinde mahallinde delil tespiti için bilirkişi incelemesi yapıldığı, davanın ise 30.12.2019'da açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalılar vekili istinaf isteminde; tespit dosyasında deneme amaçlı ve toplam 15 adet olarak ürün yapıldığının tespit edildiğini, sonrasında işbu davanın sonucunun beklendiğini, ürünün üçüncü kişiler tarafından daha önce kamuya sunulmuş olduğunu ileri sürmüş olmakla SMK 81/2.maddesi gereğince değerlendirme yapılması gereklidir.6769 Sayılı Kanun'un 81/2 maddesi gereğince, başvurunun 65. Maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı tarihte tescil sahibi, tasarım hakkına dayanarak bu madde de sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz edenin başvurudan ve kapsamından haberdar edilmiş olması, tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunması halinde yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.İş bu dava, tasarım tescil başvurusunun bültende ilan tarihinden sonra açılmış ise de; tasarımın başvuru tarihinde ancak bültende yayın tarihinden önceki tarihte yaptırılan delil tespiti raporlarına dayanarak karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, davalıların tasarımın bültende ilan tarihinden sonra fiillerine devam ettiğine ya da daha önce haberdar edildiklerine ya da kötüniyetli olduklarına dair dosya kapsamına delil de sunulmadığı, 28/12/2020 Tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın internet sitesinde yapılan incelemede dava konusu ürünlere rastlanmadığının tespit edildiği de dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Aynı yönde Y.11HD, 2024/1790Esas, 2025/145 Karar sayılı, 25/01/2025 Tarihli ilamı, Erişim KaynağI; UYAP)Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve Dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalıların istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarihli, 2023/107 E., 2025/80 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davanın REDDİNE,

4-İlk derece yargılama giderleri ve harç masrafları;

-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 358,63 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.045,00 TL'nin düşümü ile 671,63TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tasarım hakkına tecavüz davası yönünden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

-Arabuluculuk sırasında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,

5-İstinaf yargılama giderleri ve harç masrafları;

-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine,

-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 315TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,

-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1424, K. 2026/1119, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1424-e-2026-1119-k-95188bfccdb5