Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1411 E. 2026/1122 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1411
Karar No
2026/1122
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/1411 Esas

KARAR NO:2026/1122

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:18/02/2025

NUMARASI:2020/524 Esas, 2025/103 Karar

DAVANIN KONUSU:Satış Sözleşmesinde Kaynaklanan

KARAR TARİHİ:03/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Üsküdar ...Noterliğinin 09/12/2013 tarih ve ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı davalı ...'dan 85.320,00 TL ye satın aldığını, aracın arıza yaptığını, ayıplı olduğunu belirterek, davalı banka için verilen 54.000,00 TL kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere ödenen bedelin iadesine, aracın kullanılamaması sebebi ile 8.500,00 TL araç kiralama bedelinin ve 1.000,00 TL usta harcama bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davada mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin 6502 sayılı Kanunun 72.maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesi olduğunu; ayrıca, davacı tarafından, dava konusu ... plakalı aracın, 85.320,00 TL bedel ile satın alındığı iddia edilmekte ise de davacının ödemiş olduğu bedelin 54.000,00 TL olduğunu; bu bedelin de banka kredisi kullanılmak suretiyle ödendiğini, dava konusu aracın, davacı tarafından gerekli incelemeler neticesinde halihazır durumu ile kabul edilerek satın alındığını, dava konusu aracın satış öncesinde 1 yıl kullanıldığını, aracın, bir arızası ve kazasının bulunmadığını, aracı nasıl satın aldı ise o şekilde sattığını, davacının, aracı satın aldıktan sonra 10 gün kadar kullandığını, aracın davacının kullanımında iken arızalandığını, bu kapsamda bütün sorumluluğun davacıda olduğunu, dava konusu aracın satışı esnasında 130.000 km'de ikinci el araç olduğunu, bu evsafta bir aracın evleviyetle bakımının yaptırılmasının şart olduğunu, aracı satın alan davacının, araçla Türkiye'ye seyahate çıkacağını beyan ettiğini yani araç davacıda iken 5.000 km yol yaptığını, davacının aracın bakımını yaptırmamış olmasının ağır kusur olduğunu, kaldı ki aracın elektronik sistemleri nedeniyle arıza kaydı ve her türlü sorunu çok önceden bildirmekte olduğunu, davacının bu bakımdan da kusurlu olduğunu, davacının araç arızalandığında yetkili servis yerine yetkili ve ehil olmayan belirsiz bir tamirhaneye götürerek burada aracın motoruna müdahalede bulundurtturarak özensiz hareket ettiğini, davacının, dava dilekçesinde anlatılan olayların hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu; İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/123 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespite de itiraz edildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile banka arasında kredi ilişkisi bulunduğunu; davacının araç kredisi kullanmak için davalı bankaya başvurması üzerine davacıya kredi tahsisinde bulunulduğunu, davacı ile bu ilişki sırasında davacının aracı ve satıcıyı kendisinin bulduğunu, bu kapsamda, satıcı ile banka arasında herhangi bir irtibatın bulunmadığını, davalı bankanın sadece aracın satın alınması için kredi tahsisi/fonlama yaptığını, davacı ile satıcı arasındaki ilişki kapsamında davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca, davalı bankanın yokluğunda oluşturulan belgeleri delil olarak kabul etmediğini, İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/123 D.İş sayılı dosyası üzerinde yapılan tespitin davalı banka aleyhine delil oluşturmadığını, davacının talep ettiği tazminat talebinin de fahiş olduğunu; bu nedenlerle, davanın öncelikle husumet yönünden, aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:"...davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 54.000,00 TL araç bedelinin dava konusu ... plakalı aracın, davalıya iadesinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 23/10/2020 tarihli, 217/5919 Esas, 2020/1813 karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda; davalı, aracın elektronik sisteminde tüm işlemlerin tarihleri ile kayıtlı olduğunu, bu hususta inceleme yapılmadığını, davaya konu araç hakkında cebri satış kararı olduğunu ve aracın mevcut durumunun tespiti talebinde bulunmuş ise de; mahkemece araç kaydı celp edilmeden ve davalının bu yöndeki savunması incelenmeden araç üzerinde değil dosya üzerinden yapılan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davalının istinaf dilekçesi ile birlikte sunduğu trafik kaydına göre davaya konu araç üzerinde çok sayıda rehin, haciz ve ihtiyati haciz şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayıplı malın iadesine karar verilmesi halinde davacı tarafından neden olunan her türlü takyidattan arındırılmış halde davalıya teslimi esastır. Kabule göre; mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verilmiş olması hatalıdır.Harç kamu düzenine ilişkin olup nisbi harca tabi olan davada harcın tamamlanması için davacı yana mehil verilerek Harçlar Kanunu 30.maddesine göre işlem yapılması gerekirken esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ...'nın istinaf istemlerinin bu aşamada kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına HMK 353/1-a-6, 355 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına" şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2020/524, 2025/103 Karar sayılı, 18/02/2025 tarihli ilamında; "... dava konusu aracın, 09/12/2013 tarihinde 130.000 km'de iken davalı ... tarafından davacıya satışının yapıldığı; ilgili satış tarihinden 7 gün sonra 16/12/2013 tarihinde 135.000 km'de iken dava konusu araçta arızanın meydana geldiği; dosyadaki alınan tüm raporlar doğrultusunda işbu aracın davacının aracı kullanmaya başlamadan önceki süreçte gizli ayıplı olduğu ve aracın satın alınması esnasında motorun sökülerek detaylı bir inceleme yapılmadan normal basit bir inceleme ile ilgili ayıbın tespitinin mümkün olmayacağı; bu kapsamda, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu; gizli ayıp sebebiyle ihbar külfetini yerine getiren ve zamanaşımı süresi içinde davayı ikame ederek TBK.m.227/b.1 öngörülen "sözleşmeden dönme" seçimlik hakkını kullanan davacı yanın bu talebinin kabule şayan olduğu aracın, davalıya iadesi şartı ile ödenen kısmın satış bedeli 54.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı ...'dan talep edilebileceği tespit edilmiştir.Araç kiralama ve onarım bedeline ilişkin taleplerin ispat edilemediği; davalı bankanın, davacıya araç kredisini belirli bir marka, bir mal veya hizmet satın alması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermediği; davacının, davalı bankadan kredi talebi ile ilgili 09/12/2013 tarihli müracaat formunda talep edilen mal/hizmet bölümünde aracın cinsi/markası ile satıcı olarak diğer davalı ...'nın isim ve soy isminin yer almasının taraflar arasındaki kredi sözleşmesini bağlı kredi sözleşmesi niteliğine dönüştürmediği; bu nedenle, yukarıda yazılı koşulları taşımayan taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin bağlı kredi niteliğinde bulunmadığı; bu nedenlerle; davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/123 d.iş sayılı dosyasından yapılan tespit giderine ilişkin talebin iş bu davada tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri içinde değerlendirileceği gözetilerek bu talep ile ilgili ayrıca karar verilmesine yer olmadığına; karar vermek gerekmiştir.

1-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,

-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,

-54.000,00 TL araç bedelinin dava konusu ... plakalı aracın, davalıya iadesinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine

-Dava konusu ... plakalı, ... marka , ... tipi, otomobil-arazi taşıtı cinsi 2006 model aracın mülkiyet kaydının her türlü takyidattan ari şekilde davalı ...’ya İADESİNE," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalının ayıplı mal satması nedeni ile müvekkilinin aracından yararlanamadığını ve araç kiralamak zorunda kaldığını, halen dahi bu aracı kullanamadığını, bunla ilgili faturaların dosyaya sunulmuş olmasına rağmen bu yöndeki talebin red edilmesinin hatalı olduğunuMüvekkilinin yararlanamadığı bir araç için ödediği paranın faizini istemesinin yasal olduğunu, talebin reddinin hatalı olduğunu,Müvekkilinin davalının gösterdiği ve kredi verdiği aracı aldığını, davanın ... açısından red edilmesi usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;Cevap dilekçesini tekrar ederek aracın davacı tarafından, gerekli incelemeler neticesinde, hâlihazır durumu ile kabul edilerek satın alındığını, satış öncesinde, davalı tarafından bir yıl kullanıldığını ve en ufak bir arıza ve kaza kaydı (TRAMER) olmadığını, bütün sorumluluğun davacıda olduğunu, satış esnasında 130.000 km de 2. el araç olup bu aracın, bakımının yaptırılması gerektiğini, davacının ağır kusurlu olduğunu,17.10.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda ve 24.06.2024 tarihli Bilirkişi EK Raporunda, dava konusu aracın sadece motoru ile ilgilenildiğini, aracın elektronik sistemi ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, aracın kendisine yapılan bütün müdahaleleri not edebilme ve istenildiği takdirde, tarihli ve saatli şekilde sunabilme özelliğine sahip olduğunu, bilirkişi Heyetine Motor Mühendisi ve / veya Elektronik Mühendisi dahil edilmesi şeklindeki talebin değerlendirilmediğini, 03.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporundan da anlaşılacağı üzere, dava konusu aracın hurda vaziyette olduğunu, 17.10.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda bu hususta bir sarahat olmadığını, Bilirkişi Heyetinin ehil olmadığını,Dava konusu aracın hurda halinde olması ve kaydında yer alan onlarca haciz kaydı nedeni ile davalıya her türlü takyidattan arındırılmış şekilde, aynen iadesi mümkün görünmediğini,Mahkemeden tavzih talebinde bulunulmuşsa da; Mahkemenin herhangi bir gerekçe içermeyen 24.03.2025 tarihli ek kararı ile tavzih talebini reddettiğini belirterek 18.02.2025 Tarihli davanın kısmen kabulüne dair kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ayıp iddiasına dayalı olarak araç satış bedelinin iadesi, araç kiralama ve tamir masraflarının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılardan ... vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut son bilirkişi heyetinin kök raporunda, aracın, arazi aracı olduğu, mevcut teknik yapısı nedeni ile aracın motor sisteminin zor arazi şartlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlandığı, aracın 4 çeker durum formatını ayarlayan modlarının olduğu, güçlü bir motor teknik yapısına sahip olduğu, davacı tarafça araç ile 7 günde 5000KM yol gidilmiş ise de; mevcut hasarın kullanıma bağlı bir hatadan kaynaklanamayacağı, araçta meydana gelmiş motor hasarının satış işlemlerinden önce belirtilerinin oluşmuş olabileceği, bu durumun ise basit bir gözlemle fark edilemeyecek gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.Bu durumda ilk derece mahkemesince; yeterli ve hükme elverişli nitelikteki son bilirkişi heyeti raporuna göre, gizli ayıp nedeni ile davacının sözleşmeden dönerek araç bedelini talep edebileceği kabul edilerek 54.000TL bedelin aracın davalıya iade tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya verilmesine karar verilmesi yerindedir.Dairemizin kaldırma kararından sonra dava konusu aracın takyidat bilgileri ile trafik tescil kaydı dosyaya alınmış olup incelendiğinde; ... plakalı aracın model yılı: 2006, cinsi; arazi taşıtı olan ... marka araç olduğu, aracın 03.12.2013'te davalı tarafça satın alındığı, 09.12.2013'te ise davacıya satıldığı, 10.12.2013'te ... Bankası AŞ lehine rehin şerhi işlendiği, sonrasında 05.06.2015'ten itibaren çok sayıda haciz, ihtiyati haciz şerhinin işlenmiş olduğu, bir adet yakalama kaydı olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece; aracın takyidatlardan ari olarak davalıya teslimine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. (Yargıtay 3.HD, 2023/1027e, 2024/3050K, 14/10/2024 T.li ilamı; Y.3HD, 2025/4057E, 2026/1830K sayılı benzer yöndeki ilamları) Ancak hüküm bendinde "mülkiyet kaydının ... iadesine" şeklinde belirtilmiş ise de; bu husus infazda çelişki yaratabileceğinden yeniden hüküm kurulurken "...aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalıya iadesine" şeklindeki kısım yazılarak bu husus düzeltilmiş, davalı ...'nın bu yöndeki istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. Davacı vekili, faiz yönünden istinafa başvurmuş ise de; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, aracın tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesi ile birlikte davalının temerrüdü gerçekleşmiş olacağından, araç bedeline aracın davalıya iade tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Aynı yönde Y.3HD, 2022/3397Esas, 2023/696Karar sayılı, 21/03/2023 Tarihli ilamı)Davacı vekili istinafında; davalı banka yönünden de davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Dosyaya yansıyan kredi sözleşmesi ve bilirkişi raporuna göre bankanın belli bir marka, model mal satın alması şartı ile kredi vermediği, sözleşmenin bağlı kredi sözleşmesine dönüşmediği dikkate alındığında davalı bankanın zarardan sorumluluğu olmadığı gerekçesi ile banka yönünden davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Davacı vekilinin araç kiralama bedeline ilişkin istinaf istemine gelince; davacının, aracın arızası nedeni ile araçtan yararlanamadığını ve araç kiralamak zorunda kaldığını beyan ederek araç kiralama bedelini talep ettiği ve bu hususta fatura sunduğu, makine mühendisi bilirkişinin ek raporunda aracın mevcut durumuna göre onarımının mümkün olduğu, tamir süresinin yaklaşık 15 gün olacağı, kiralama bedelinin ortalama 5.000TL muadil araç bedeli olabileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, mahkemece davacının 04/03/2024 Tarihli beyan dilekçesi gereğince davacının araç kiralama bedelinin 4.500TL üzerinden kabulü gerekirken bu yöndeki iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.İlk derece mahkemesinin kararında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde vekalet ücreti yönden açık istinaf sebebi olmadığından HMK 355.maddesinde yer alan istinaf sebebi ile bağlılık kuralı gereğince yeniden hüküm kurulurken bu husus aynen korunmuştur.Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,

2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/02/2025 gün ve 2020/524 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,

-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,

- Dava konusu ... plakalı aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalıya iadesine, 54.000,00 TL araç bedelinin aracın tüm takyidatlardan ari olarak iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

- 4.500TL araç kiralama bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin

-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.996,13 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 1.457,05 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 2.539,08 TL karar harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

-Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... verilmesine,

-Davacı tarafça yatırılan 1.457,05 TL peşin harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

-7.524,05 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

-Davalı .... tarafından yapılan 35,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı ... tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı, 405TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.088,10TL'nin davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,

-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınıp davalı ...'ya verilmesine,

-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1411, K. 2026/1122, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1411-e-2026-1122-k-5cf6586c10f0