Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1556 E. 2026/1277 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1556
Karar No
2026/1277
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/1556

KARAR NO : 2026/1277

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/07/2021

NUMARASI : 2017/273 Esas - 2021/885 Karar

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Davalı ... bakımından davanın kabulüne,davalı ... şirketi bakımından reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... ...Ltd Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; Müvekkili şirketin ... ... inşaatı işinin yüklenicisi olduğunu, davalı ... şirketi ile 13/10/2016 tarihli sözleşme akdedilerek 1085 adet 1. kalite wire mesh filmli tek yüz petek diğer yüz filmli ... malzemenin teslimini 232.374,45-TL karşılığı yüklendiğini, diğer davalı ... ... şirketinin ana üretici olduğunu,imalatların akde aykırı kusurlu ve gizli ayıplı olduğunu,kullanılamayacak halde olduğunu,durumun derhal yüklenici davalılara bildirildiğini,akde aykırı ve ayıplı ürünlerin birlikte bizzat yerinde incelenerek 23/11/2016 tarihinde kusur ve ayıpların tutanak altına alındığını, tutanağın davalı ... fşirketine e-mail ile gönderildiğini, Üsküdar 14. Noterliği'nin 29/12/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile teslim edilen malzemelerin akde aykırı, ayıplı olduğunu, ürünlerin kabulünün mümkün olmadığı ve kabule icbar edilemeyecek nitelikte olduğunu, yapılan test ve kontrollerde akde aykırılık ve ayıpların tespit edildiğini bizzat davalılara bildirildiğini ve davalılarca şantiyede yapılan toplantıya katılmak suretiyle akde aykırı ve ayıplı ürünler hususunda tutanak tutulduğunu ve hatalı imalatların sökülerek kaldırılması için gereken sürenin ve işçilik malzeme nakliye vsnin tespiti talep edildiğini, Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1 D.iş sayılı dosyasında yapılan keşfe binaen dosyaya sunulan 27/01/2017 tarihli bilirkişi raporu ile akde aykırılık ve ayıpların tek tek tespit edildiğini,sözleşme bedeli olan 232.374,45 TL'nin ve zararların müteselsilen sorumlu davalılardan tahsiline, 4.000-TL montaj demontaj bedeli ile 272,56-TL ihtar masrafının ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: 1-Davalı ... ...Ltd. Şti. vekili;sözleşmeye müvekkili şirketin taraf olmadığını, davalı ... şirekitinin malları müvekkili şirketten tedarik edeceğine dair bir hüküm de olmadığını, ayrıca müvekkili şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş bir taşeron sözleşmesi bulunmadığını, davalı ... şirketine yaptığı satıştan dolayı davacıya karşı sorumlu olmadığını, ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığını, ürünlerin 01/11/2016, 03/11/2016, 10/11/2016 tarihlerinde ... firmasının istediği özellik ve miktarlarda ... firmasının gösterdiği yere teslim edildiğini, malların tesliminden sonra ne davalı ... ne de davacı tarafından ayıp ihbarında bulunulmadığını,müvekkili şirketin teslim ettiği ürünlerin usulüne uygun olarak muhafazasından sorumlu olmadığını, davacı şirketin ürünlerin yanlış monte edilmesinden doğan kendi kusuruyla meydana getirdiği zararı ürünlerin gerçeğe aykırı ve kötüniyetli olarak ayıplı olduğunu iddia ederek davalılardan karşılama çabasında olduğunu, Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1 D.iş sayılı dosyasında hukuki dayanağı olmayan 27/01/2017 tarihli bilirkişi raporuyla tespit yapıldığını, davacı şirketin dava konusu ... monte etme işini yapan marangoz olduğundan bilirkişi raporunun yanlı olduğunu, bu nedenle cevap ve itiraz etme hakkı dahi verilmeyen, eksik inceleme sonucu ele alındığını, hukuki dayanağı olmayan yanlı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ...'in müvekkil şirketin üretim müdürü olmadığını, imza yetkisi olmayan bir işçi olduğunu, davacının yanlış makine kullanımı ve döşeme yaptığı hatalı çelik karkas üzerine monte yapılmasından dolayı ürünlerin böyle olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı ... ...Ltd. Şti. vekili; Davacı taraf ile imzalanan sözleşmeden sonra müvekkili firma diğer davalı tarafından üretilen ... yine kendileri vasıtası ile 01/11/2016, 03/11/2016, 10/11/2016 tarihlerinde davacının belirttiği yere teslim edildiğini, davacı tarafından sipariş verilen malların tamamının 10 günlük bir süre içerisinde kendilerine teslim edildiğini, TTKnın 23. madde gereği 8 gün içinde ürünlerde ayıp tespit edilmesi halinde satıcıya bildirilmesi gerekirken yasal süreler geçtikten sonra davacı tarafından Üsküdar 14. Noterliğinin 29/11/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, bu nedenle davacı tarafından kanunun aradığı hal ve şartlarda yapılmış bulunan bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi ortada yapılmış bir ayıp ihbarı olmadığı için davanın reddinin gerektiğini, teslim edilen malların uygun ortamda muhafaza edilip edilmediği ve doğru malzemeler kullanılarak montajının yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, davacı tarafın tespit dosyası ile aldıkları bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği talepler ile bunlara gösterdiği gerekçelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Davalı ...Ltd.Şti ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını iddia etmiş olup, davacının davalı ...Ltd.Şti'ye gönderdiği anlaşılan 24/11/2016 tarihli mail yazışmasında diğer davalı çalışanı ...'in tutanağını ekleyip gerekenin yapılmasının talep edildiği, bu ihtar tutanakdan bir gün sonra olup, bilirkişilerce ayıbın ancak malzemenin özelliğine göre döşeme işlemine başlanıldığında ortaya çıkabilecek türde gizli ayıplı olduğu belirtildiğinden, tutanakla ayıpların tespit edildiği tarihin davacının ayıpları öğrenme tarihi olduğu , hemen ardından atılan mail de göz önüne alınarak ayıp ihbarının süresinde olduğu, Davacı tarafça davalılara 29/12/2016 tarihinde ihtarname gönderilmiş olup, ihtarname içeriğinde davacının ayıplı malların misliyle değişimini aksi takdirde sözleşme ile ödenen bedelin iadesi ve zararların tahsilinin talep edileceği bildirildiği, davacı öncelikle misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde dönme hakkını kullanacağını bildirdiği Davacı taraf dava öncesi gönderdiği ihtarnamesinde terditli olarak seçimlik haklarını kullandığından dönme talebi uygun bulunduğu, Davalı ürünlerin uygun ortamda muhafaza edilmediğini ve doğru malzemeler kullanılarak montaj yapılıp yapılmadığının bilinmediğini beyan etmiş olup, bilirkişi heyetince malzemeler bizzat görülerek tanzim edilen raporda; kalınlık farklılıklarının uygun ortamda muhafaza edilmemesi halinde oluşması durumunda esasen malzemelerin dayanıksız, kendisinden beklenen kalitede olmayacağının delili olacağı, dava konusu malzemelerin kaliteli olması durumunda belirtilen ortam şartlarına da dayanıklı olacağına değinilmiş, neticeten dava konusu malzemelerin ayıplı olduğu ortaya çıktığı,bir kısım yüzey deformasyonlarının montaj/demontaj yapılması sırasında meydana gelecek olması, davacının ayıbı montaj ile öğreneceği nazara alındığında sorumluluğunu doğurmayacağı, davacının sözleşmeden dönme talebi mahkememizce uygun bulunmuş, yine menfi zarar talebi olan (sözleşme hiç olmasaydı uğranılmayacak olunan zarar) montaj-demontaj talebi dahil toplam 236.374,45-TL'nin aynı anda ifa kuralı gereği ürünlerin teslimi ile faizine karar verilmiş, davacı vekili ihtar masrafı talep etmiş ise de; dosyada ihtarname masrafına ilişkin bir belge sunulmadığı,ancak ihtar masrafının yargılama gideri içinde değerlendirilmesi gerektiğinden bu kalemin dava değeri içinde değerlendirilmediği, davalı ...Ltd.Şti yönünden dava tam kabul edilmiş, delil tespiti gideri talebi yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu davalı tarafça davacıya satılan ... malzemelerin davalı ... ... ... .... Ltd. Şti'ye iadesi ile sözleşme bedeli olan 232.374,45-TL ve menfi zarar olan 4.000-TL olmak üzere toplam 236.374,45-TL'nin aynen ifa kuralı gereği davacı tarafça malzemelerin davalı ... ... Ltd. Şti'ye teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... ... ... Ltd. Şti'ye açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; alacağa iade tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, “sözleşme bedeli olan 232.374,45-tl ve menfi zarar olan 4.000-TL olmak üzere toplam 236.374,45-TL'nin “ihtar tarihi olan 29.12.2009 tarihinden (yahut en geç dava tarihinden itibaren) avans faizi ile davalı ... ...Ltd Şti den tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hüküm verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı ... ...Ltd Şti vekili; davacının dava konusu emtialardaki ayıpları 23.11.2016 tarihinde öğrendiğini ve aynı paragrafta davacı şirketin ayıp ihbarını 24.11.2016 tarihli mail ile yaptığı tespitinde bulunduğunu, bu tespitin hatalı olduğunu çünkü; 6102 sayılı TTK. 18/3 " Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmünün yürürlükte olduğunu ve tacirler arasında ihbar ve ihtarların geçerlilik şartları arasında mail yolu ile ihbar kabul edilmediğini, davacının 24.11.2016 tarihli mailinin geçerli bir ihbar olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkil tarafından davacı tarafa teslimi yaptırılmış bulunan bütün ürünlerin her türlü üretim ve kalite belgesi bulunduğunu, ayrıca ürünler ne kadar sağlam olursa olsun sonuçta insan üretimi olduğunu, insan üretimi ürünlerin nihai bir ömrü vardır ve belirli şartlarda kullanılması, muhafaza edilmesi ve montajının yapılması gerektiğini, bu şartlara uyulmaması durumunda bozulmalar, deforme olmalar olabileceğini, ... standartlarındaki ürünlerde bozulmaların olması üretiminde noksanlık olduğuna delalet etmediğini, tam tersi, davacı tarafın bu ... muhafaza etmede, istiflemede, montajda gerekli titizliği göstermediğine delalet ettiğini, üretici davalı ... ... çalışanı ...'in imzasını içerir 23/11/2016 tutanakta; 24 mm ... malzemelerde hatalar tespit edildiği bunların kalınlıklarının değişkenlik göstermesi, tutkal ve pres hataları nedeniyle boşluk oluşması, ezilme görülmesi, 4 kösede aynı ölçülerin görülmemesi, film katmanlarında soyulmalar olması olarak belirtilmiş hatalı malzemelerin müteahhit firma tarafından ayrılacağı ve bedelinin yükleniciye fatura edileceği belirtildiğini, görüldüğü üzere tutanakta davacının kusuru tespit edilmemiştir" şeklinde gerekçe ile ayıp tespitini yaptığını söyleyen ve ayıbında üretim hatasından kaynaklandığını tespit eden diğer davalı ... ... şirketinin çalışanın tespitini kabul etmiş, fakat ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı yönündeki açık ikrar şeklindeki tespite rağmen üretici olan ... ... şirketi ile ilgili davayı husumet yokluğundan reddettiğini, buna gerekçe olarakda sözleşmenin nisbiliği ilkesini gösterdiğini, ... ... isimli firma sözleşmenin tarafı değildir gibi bir yaklaşımın hatalı olduğunu, ürünlerin üreticisi konumunda olup, sözleşmenin de doğal tarafı olarak bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; davacı ile davalı ... ... ...Ltd.Şti arasında akdedilen ticari satım sözleşmesi nedeniyle davacıya teslim edilen malların ayıplı çıktığından bahisle malın üreticisi ve satıcıya karşı açılan sözleşmeden dönme nedeniyle satım bedelinin iadesi ve zararın tazmini istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı hüküm altına alınmış olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir. Bu nedenle içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkündür.

Satım konusu ürünlerin 01/11/2016-03/11/2016-09/11/2016 tarihlerinde davacı tarafça teslim alındığı, alınan bilirkişi raporlarında ürünlerin gizli ayıplı olduğu ve kullanılamaz durumda olduğu belirlendiği, 23.11.2016 tarihinde davalıların çalışanları ayıbı tespit eden tutanak tanzim edilerek ürünlerin yükleniciye fatura edileceğini kararlaştırdıkları, davacı tarafın bu tutanağı ekleyerek gereğinin yapılmasını davalı ...'dan e-posta talep ettiği böylelikle davacının ayıba 23.11.2016 tarihinde vakıf olduğunun incelemeye davet ile ayıbın bildirildiği ve ayrıca ayıp ihbarının 24.11.2016 tarihli mail ile yapıldığı, e-postaların HMK kapsamında belge niteliğinde olduğu ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulü gerekir. Aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Mahkemece; teknik bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda "Örnekleme metodu ile seçilen plakalarda yapılan ölçümlerde sehim yaptığının tespit edildiği, bunun sebeplerinin malzemenin düzgün zemine stoklanmaması ve malzemenin serbest kalmasının önem taşıdığını, keşif esnasında görülen stoklama zeminin düzgün olmasına rağmen bu alana malzeme taşınıncaya kadar daha kötü zeminlerde stoklandığının davalı çalışanı ... tarafından ifade edildiği, rastgele örnekleme yoluyla seçilen plakalar üzerinde yapılan kalınlık ölçümlerinde 16 farklı ölçüm değerleri elde edildiği, ...'in malzemenin dış mekanda istifli olmasından kaynaklandığını, hava şartlarından dolayı değişikliğe uğramış olabileceğini ifade ettiği, ancak ... kalitesinin kullanılan ahşap tabakaların sertliğine ve dayanıklılığına kullanılan tutkal kalitesi ve miktarına, pres sırasında uygulanan basınca ve fenolik filmin kalitesine göre değişeceğini, bu sayede ... dış hava koşullarında, gece ve gündüz ısı farklılıklarında, şişmeden, katmanları birbirinden ayrılmadan ve bombeleşmeden kullanılacağını, bu özelliği sağlamak için tutkalın önem kazandığını, yapılan ölçümlerden net ebatlamaların yapılmasında gerekli özen ve hassasiyetin sağlanamadığının görüldüğü, ... katmanları arasında cumbadan bakıldığında kısmi ayrılmalar ve boşlukların tespit edildiği, ... su rutubet, ısı değişikliği gibi olumsuz özelliklere dirençli ve özellikle inşaatlarda kalıp malzemesi olarak kullanılan mekanik dirençleri yüksek bir ahşap malzeme olduğunu, üst düzey film tabakasında kısmen soyulmalar, kısmen pot yapmalar meydana geldiğinin görüldüğü, bunun sebebinin montaj yapıldıktan sonra demontaj edilerek sökülmesi ve bu sırada deforme olmasının varlığı, paletli haldeyken forklift bıçağın verebileceği zararlar,çemberleme sırasında çemberin gerilmesinden kaynaklı ezilmeler olabileceği, ancak yüzeyde görülen potlamaların presleme sırasında katmanlar arasında hava kalmasından kaynaklı olabileceğinin düşünülebileceği, keşif mahallinde adı geçen malzemenin, ... plaka montajına uygun olan metal kiriş ve döşeme konstrüksiyonu üzerinde kullanılması durumunda kullanım sürecinde aksaklıklara yol açabileceğinin tespit edildiği, üretimden kaynaklı hataların olduğu ve montaj/demontaj işleminin gerçekleştirilmesi sırasında yüzey deformasyonunun olduğu" yolunda kanaat bildirmişlerdir.

Ek raporda; ürünün özellikleri nazara alındığında nemli,ıslak korumasız alanda tutulduğunu ileri sürmenin gerçekte malzemenin bu özelliklere sahip olmadığının kabulünün kanıtı olduğu, ölçülen değerlerin standart dışı olduğu, 27/01/2017 tarihli raporda depoda ... ile döşeme yapılacak kısmın döşemeye uygun olduğunun tespit edildiği, heyet olarak taraflarınca yapılan tespitte de aynı neticeye ulaşıldığı, malzemenin döşeneceği çelik karkasın döşemeye elverişli bir zemin olduğu, plakaların boylarının kabul edilen sınırların üzerinde olduğu, genişliklerinin ise kabul edilebilir değerler içerisinde olduğu, ... malzemedeki kısmi ayrılma ve boşlukların malzemenin özelliklere haiz olmadığını gösterdiği, davacı tarafın malzemeye talebinin konstrüksiyon üzerinde döşeme yapılması amacı taşıdığı, malzemenin şantiyeye getirilmesi bir süre stoklanması ve döşeme işine başlanması ile malzemenin amacına uygun özelliklere sahip olmadığının anlaşıldığı, ürünlerin kullanım amacına göre kusurlu olduğu" ,ikinci ek raporda ; ayıbın ancak kullanılmakla malzemenin özelliğine göre döşeme işlemine başlanılması suretiyle ortaya çıkabilecek türde gizli ayıp olduğunu belirtmişlerdir.

Davacı vekili ihtar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; TBK'nın 227/1. maddesi uyarınca, sözleşmeden dönme halinde birlikte ifa kuralı gereğince, iadesine karar verilen bedele ayıplı ürünün davalıya fiilen iadesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden dönme bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Davalı ... davacının taleplerinden davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de; davacı ile adı geçen davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı,davalının ürüne garanti veren olmadığı , ticari satım nedeniyle ayıptan doğan taleplerinin davalı satıcıya yönlendirmesi gerektiğinden ,davacının akdi ilişkisi olmayan ... şirketi hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle; ürünlerin amacına uygun şekilde kullanımını engelleyecek şekilde ayıplı bulunduğu ,ayıbın ancak döşeme işlemi başladığında tesbit edilebileceğinden gizli ayıp sayılması gerektiği ;davacının dönme hakkını yerinde kullandığı anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve Davalı ... ... Ltd Şti vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

Davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 672,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine,

Davalı ... ...Ltd Şti'nden alınması gereken 16.146,74-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.036,68-TL harcın mahsubu ile kalan 12.110,06-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1556, K. 2026/1277, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1556-e-2026-1277-k-41bfbb91bfac