Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1015 E. 2026/1321 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1015
- Karar No
- 2026/1321
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1015
KARAR NO : 2026/1321
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2026
NUMARASI : 2023/401 Esas - 2026/338 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının davalı şirketten ... (eski ...) plaka sayılı ... model aracı, 14.11.2022 tarihinde satın aldığını, aracı satın aldığı gün bulunduğu Konya iline götürürken yaklaşık 180 km sonra Düzce'de motorun arızalandığını, aracı çekici ile Konya'ya götürdüğünü, 16.11.2022 tarihinde Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/44 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; motorun arızalı olduğu, krank mili ve silindir-piston boşluğunun fazla olmasından dolayı motorun yenilenmesi gerektiğini,onarım ve işçilik bedelinin %18 KDV dahil 61.419-TL olarak tespit edildiğini, tespit ücreti gideriyle birlikte toplam 62.866,10-TL için başlatılan icra takibine karşı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline, alacağın %20si oranında inkar tazminatının davalı-borçludan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; aracın satılmadan önce bir ay kadar kendileri tarafından kullanıldığını, aracın satış ilanında; aracın 500.000 km'de olduğunun bilgisi verildiğini, yapılan pazarlıkla aracın 239.000-TL'ye sattıklarını, davacı şirketin, oldukça yüksek kilometre yapmış olan aracın motorunun hiç yenilenmediğini, revizyona uğramadığını, ticari olarak faaliyet gösterdiği faaliyet alanın araç alım satım işi olduğu düşünüldüğünde uzmanlık alanına giren bir konuda riskleri kabul ederek aracı satın aldığını, alınan bilirkişi raporunda araçta meydana gelen arızanın ne olduğunun tespit edildiğini, aracın motorunun çalışmama sebebinin krank milinin kırıldığı ve değişimi gerektiğinin tespit edildiğini, fakat bu arızaların ortaya çıkış sebeplerinin ortaya konulmadığını, aracın satışı esnasında bu arızanın mevcut olup olamayacağı hususunda bir tespitte bulunulmadığını, aracın satışı sırasında krank milinin kırık olmasının mümkün olmadığını, çünkü krank mili kırık olan aracın motorunun çalışmayacağını, araçtaki arızanın kullanıcının hatalı kullanımından kaynaklandığını, kullanıcının seyir halindeyken yığdırma yaptıysa, devirsiz kullanarak hararet yaptırdıysa, seyir halindeyken yağ müşürü bozulduysa motorun yağsız kalarak bozulmuş olabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 14.11.2022 tarihinde davacının davalı şirketten ... model aracı satın aldığını, araç satın alındıktan sonra Konya iline götürülürken yaklaşık 180 km sonra arızalandığını,delil tesbiti dosyasında incelemede motorun krank milinin kırık olduğu ve silindir-piston boşluğunun fazla olmasından dolayı motorun yenilenmesi gerektiğinin tespit edildiğini, yaptırılan teknik incelemede ise dava konusu aracın satışı esnasında araç üzerinde var olan, alıcının makul bir inceleme ile tespit edemeyeceği türden olan, yağlama sisteminin işlevini yerine getirememesi gizli ayıbının olduğunu, yağlama sisteminin işlevini yerine getirememesi sonucu, motor içerisindeki hareketli ve birbirine sürtünen parçaların, arada yağ filminin olmaması neticesinde sürtünme ile oluşan yüksek ısının etkisiyle birbirine kaynayarak zarar görmüş olduğunu, sızdırmazlık elemanı olan segmanlarının işlevini yerine getirememesinden dolayı yanma hücresine, yağlama sisteminde bulunan yağın kaçtığı, yanma hücresine kaçan yağın yakılarak egzozdan dışarıya atıldığı, sistem içerisinde yakılarak dışarıya atılan yağdan dolayı yeterli miktarda yağ olmamasından veya yağlama sisteminin işlevini yerine getirmemesinden dolayı aracın motorunun içindeki hareketli ve yağlanması gerektiği halde yeterli miktarda yağlanamayan parçaların kuru sürtünmeden dolayı zarar gördüğü,yağlama sisteminin işlevini yerine getirememesinin de etkisi ile aracın motorunun yüksek ısı değerlerine ulaşmasından dolayı contasının zarar görmüş olduğu tespit edildiği, 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmeli, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesinin uygulanacağı, açıklanan kanun maddesi dinlenen tanık beyanı da dikkate alındığında davacı alıcının aracı satın almadan önce motora ilişkin bilgi aldığı,aracı kontrol için geelen teknik elemanın aracı kontrol ederek onay verdiği fakat buna rağmen davalı satıcının aracı servise götürüp ekspertiz raporu aldılmadan aracı satın aldığı, böylelikle kendi üzerine düşen muayene yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve aracın mevcut durumu ile kabul edildiğini, bu aşamadan sonra davalı satıcının gizli ayıptan sorumluluğunun olamayacağı anlaşılmış olmakla açılan danın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ... model, ... marka, ... tek katlı aracını, 239.000-TL bedel karşılığında, Bakırköy 15. Noterliği'nin 14/11/2022 tarih, ... yevmiye nolu “Araç Satış Sözleşmesi” ile satın aldığını, İstanbul elinden 14/11/2022 tarihinde satın aldığı aracı, aynı gün, Konya iline doğru sevk halindeyken yaklaşık 180 km. sonra, Düzce'ye yaklaşık 40 km. kala arızalandığını, davalı-borçlu şirket, müvekkili şirkete aracın arızalı olduğundan hiç bahsetmeyerek, aracı müvekkili şirkete satmış, araç aynı gün 200 km dahi gitmeden motor arıza yaptığını, "...Dava konusu aracın satışı esnasında araç üzerinde var olan, alıcının makul bir inceleme ile tespit edemeyeceği türden olan, yağlama sisteminin işlevini yerine getirememesi gizli ayıbının olduğunun belirlendiğini,tüm satış işlemini başından sonuna kadar davalı şirket adına gerçekleştiren, görüşmeleri yapan, satış bedelini dahi şahsi hesabına alan, davalı şirket çalışanı, ...'ın, taraflılığı açıkça ortada olmasına rağmen, mahkemece, şahsın, tanık sıfatı ile dinlenilerek, şahsın gerçek dışı, subjektif beyanlarına dayanarak davanın reddine karar vermiş olması, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına fahiş ölçüde aykırı olduğunu, müvekkili tarafından motorun incelenmesi için teknik eleman gönderildiğini, teknik elemanın satışa onay verdiği, sözde tanık tarafından, aracın ekspere götürülmesi için ısrar edildiği ,ancak bu teklifin müvekkili tarafından kabul edilmediği ve bunun için gizli ayıplı malı müvekkilinin bilerek aldığından bahsedildiğini, ..., aracın vekaleten satın alınmasında ve aracın Konya'ya getirilmesini gerçekleştiren, teknik eleman veya motor ustası olmayan birisi olduğunu, müvekkilinin araçtaki gizli ayıbı bilerek ve isteyerek satın alması, aracın motorundaki kusuru bilmesine rağmen, yolda kalmayı göze alarak, aracı İstanbul'dan, Konya iline getirmeye çalıştığı(iddiası) dosyadaki tüm fiziki deliller göz ardı bile edilse, hayatın olağan akışına aykırılığın ötesinde olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari araç satım sözleşmesi kapsamında davalı satıcının davacı alıcıya ayıplı araç sattığından bahisle ayıptan kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Somut olayda, davacı davalıdan ... (eski plaka ...) plaka sayılı ... model aracı, 14.11.2022 tarihinde gerek bilirkişi raporunda gerekse değişik tesbit dosyasında bir tesbit yapılmamış olsa da davaya cevap dilekçesinde aracın ... model ve 500.000-kilometrede iken ilana çıkıldığı belirtilmiş olup, açık kaynaklarda yer aldığı üzere 400.000-kilometreden sonra motor değişimi yapılmamış araçlarda ekonomik ömrünü tamamlamış sayılmaktadır. Dinlenen tanık beyanlarına göre de davacının aracın kilometresine vakıf olduğu, rektefe yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi istenildiği anlaşılmaktadır. Satıldığı gün Konya'ya yola çıkan aracın Düzce'de arızalandığı yolda kaldığını, çekici ve onarım için masraf yapıldığını belirterek ayıptan kaynaklanan zararının tazminini talep etmektedir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede arızanın motorun yağlama sisteminde meydana gelen arızadan dolayı yatak sardığı ve yağlama sistemine mazot karıştığı, buna mazot pompası keçesinin deforme olmasının neden olduğu, aracın arızalanmasının satış sırasında var olan sonradan kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan gizli ayıptan ileri geldiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafça aracın ekspertiz incelemesi de yaptırılmadığı anlaşılmakla, aracın satış tarihi itibariyle yaşı ve kilometresi dikkate alındığında aracın mevcut durumu ile satın alındığının ve fiyatının mevcut durumuna göre belirlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı satıcının mevcut arızadan sorumlu olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının arızalarını bilerek,bilmesi gerektiği aracı mevcut durumuna göre satın aldığı, aracın yaşı ve kilometresi itibariyle ekonomik ömrünü dolduran, motor revizyonuna ihtiyacı olduğunun otomobil alım satımı ile iştigal den davacı tarafından bilindiği veya bilindiğinin kabulü gerekeceğinden ikinci el araçta meydana gelen arızalardan dolayı davalı satıcının ayıp sorumluluğu bulunmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/07/2026