Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/865 E. 2026/2149 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/865
- Karar No
- 2026/2149
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/865 - 2026/2149 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/865 KARAR NO : 2026/2149
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2025 NUMARASI : 2025/542 Esas - 2025/880 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Sigortacının Sigortalıya Rücu İstemli)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/07/2026 YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarihli ve 2025/542 Esas-2025/880 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/12/2013 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan 7 kişinin yaralandığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından kazada yaralanan ... isimli kişiye 84.301,66 TL tazminat ödendiğini, sigortalı aracın kapalı kasa kamyonet olduğunu, kapalı kasa kamyonetlerde yolcu taşımacılığın yasak olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin rücu hakkının bulunduğunu, bu nedenle ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/3439 Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gerçekleşen kazadaki yaralanmaların basit yaralanma olduğunu, kimsenin işinden ve gücünden olmayarak herhangi bir tazminat almaya hak kazanmadığını, sigorta şirketinin tazminat ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/431Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine ... nolu Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait ... plakalı aracın tek taraflı kazaya karıştığını, kapalı kamyonet kasasında bulunan yedi kişinin yaralandığını, müvekkili şirket tarafından kazada yaralanan ... için 82.576,31.TL maluliyet tazminat ödendiğini, müvekkili sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın kapalı kasa kamyonet olduğunu, kapalı kasa kamyonetlerde yolcu taşımacılığın yasak olduğunu, kaza anında yolcu taşımacılığı yapmanın yasak olduğu araçta yolcular yaralandığından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B. 4-(e) maddesi hükümleri uyarınca müvekkili şirketin rücu hakkının bulunduğunu, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/5789 Esas sayılı icra dosyasında icra takibini başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Adana BAM 9. HD. 2020/1392 E-2023/182 K sayılı kaldırma kararı doğrultusunda, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 01/05/2024 tarihli raporda;dava konusu aracın yolcu taşıma ruhsatı alma durumunun söz konusu olamayacağını, kaza esnasında yolcuların araçta yasaklanan şekilde taşındıklarını, dava konusu kazada yaralanan kişilerin yasaklanan şekilde araçta taşınmaları sonucu yaralanmadıklarını, kazanın oluş şekli itibariyle nizami şekilde taşınmaları durumunda da yaralanabileceklerini, ancak yasaklanan şekilde taşınmalarının yaralanmalarını ağırlaştırmış olabileceğini belirtmişlerdir. Mahkememizin 15/11/2024 tarih 2023/312 esas 2024/1064 karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. İş bu kararı istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2025 tarih 2025/671 E 2025/1207 K. Sayılı kararı ile; Mahkemece, asıl davanın dava yönünden karar verilip, birleşen dava dosyası yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğinin anlaşıldığını, asıl dava bakımından hüküm kurulurken birleştirilen dava yönünden de ayrıca olumlu veya olumsuz hiçbir hüküm kurulmadığının belirtilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Adana BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2025 tarih 2025/671 E 2025/1207 K sayılı kaldırma kararına istinaden toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre hükme esas alınarak asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazaya karışan arcın yolcu taşıma ruhsatı alma durumunun söz konusu olmadığı, yolcuların araçta yasaklanan şekilde taşındığını tespit edildiğini, aracın oturma tertibatı olan kupa kısmındaki sürücü ve yolcunun önemli bir yararlanması söz konusu olmadığını, eğer kasada değil de yolcu tertibatının olduğu kupa kısmında seyahat ediyor olsalardı bu ağırlıkta yararlanamayacağın zarar unsuru yolcunun yaralanması olduğunu zararın ağırlığı bu unsurun parçalarından biri olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Asıl ve birleşen davalar hukuki niteliği itibariyle, sigortacının davadışı zarar görenlere yaptığı ödemenin sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı” başlığını taşıyan B.4-(e) maddesinde "Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tesbit edilmiş olan istiab haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise" zarar görene ödeme yapan zorunlu mali sorumluluk sigortacısının akidine rücu hakkı olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece alınan 04/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda, aracın istiap haddinin aşılmasının aktarma organlarının fren sistemi işlevini yerine getirmesini zorlaştırdığı, dolayısıyla yükün ağırlığının kazanın oluşumu ile ilişkili olduğu, kazanın teknik arızadan meydana geldiğini gösteren bir belirti olmadığının belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden 21.02.2020 tarihli raporda ise, olayın sürücüsü hatalı tutum ve davranışlarından kaynaklandığı, kamyonette istiap haddinden fazla yolcunun binmesinin münhasıran kazaya sebebiyet vermediği, sürücü ...'nın % 100 oranında kusurlu olduğu hususunda görüş bildirilmiştir. Mahkemenin önceki yargılaması neticesinde 10/07/2020 tarih ve 2019/332 Esas-2020/345 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin başvurusu üzerine Dairemizin 03/05/2023 Tarihli ve 2020/1392 Esas-2023/182 Karar sayılı istinaf kararıyla "... Somut olayda; ilk derece mahkemesince riziko ile istiap haddinden fazla yük yada yolcu taşınması arasında uygun nedensellik bağı bulunması kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerektiği, kazanın sırf bu nedenle meydana gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de,davacı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın açık kasa (Brandalı) kamyonet olduğu, yolcu taşımaya ruhsatlı olmadığı, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçta yolcu taşınması nedeniyle sigortalı araçta yaralanan kişilere ödenen maluliyet tazminatının davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4-e maddesinde belirtilen yolcu taşımaya ruhsatı olmayan araçlarda yolcu taşınması maddesine göre yolcunun sakatlanması ile yasaklanan şekilde araçta taşınması arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı buna bağlı olarak davacının rücu hakkının doğup doğmadığının araştırılması gerektiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında yolcuların sakatlanması ile yasaklanan şekilde araçta taşınması arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadığı, bu nedenle bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesince dava konusu aracın yolcu taşıma ruhsatının olup olmadığı, davaya konu kaza sırasında yolcuların araçta yasaklanan şekilde taşınıp taşınmadığı ve yaralanan kişilerin yaralanması ile yasaklanan şekilde araçta taşınmaları arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konularında İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/19218 Esas- 2014/84 ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/10372 Esas 2019/4688 Karar Sayılı sayılı kararları benzer mahiyettedir) ... " gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yeniden yargılamada, Dairemizin istinaf kararı doğrultusunda, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü Eski Fen Heyeti mensubu bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 01/05/2024 tarihli raporda, dava konusu aracın yolcu taşıma ruhsatı alma durumunun söz konusu olamayacağı, kaza esnasında yolcuların araçta yasaklanan şekilde taşındıkları, dava konusu kazada yaralanan kişilerin yasaklanan şekilde araçta taşınmaları sonucu yaralanmadıkları, kazanın oluş şekli itibariyle nizami şekilde taşınmaları durumunda da yaralanabilecekleri, ancak yasaklanan şekilde taşınmalarının yaralanmalarını ağırlaştırmış olabileceği belirtilmiştir. Mahkemece yeniden yargılama neticesinde 15/11/2024 tarihli 2023/312 Esas 2024/1064 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin başvurusu üzerine Dairemizin 03/05/2023 Tarihli ve 2020/1392 Esas-2023/182 Karar sayılı istinaf kararıyla "... Somut olayda, davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davalarda, müvekkili sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesiyle sigorta edilen davalı sigortalıya ait kamyonet cinsi aracın davadışı sürücünün sevk ve idaresinde bulunduğu sırada meydana trafik kazası sonucunda kamyonet kasasında taşınan yolcuların yaralandığı, bu sebeple müvekkilince yaralanan üçüncü kişilere tazminat ödendiği, yolcu taşımacılığının yasak olduğu araçta taşınan yolcuların yaralanması nedeniyle sigortalıya rücu şartlarının oluştuğu, üçüncü kişilere yapılan ödemenin rücuen tahsili için tahsili yapılan icra takibine davalı sigortalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğu ileri sürülerek, 2023/312 Esas sayılı asıl davada davadışı ...'ya yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/3439 Esas sayılı icra takibine, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/431 Esas sayılı birleşen davasında ise davadışı ...'e yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/3439 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline karar verilmesinin talep edilmiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden karar verilip, birleşen dava dosyası yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakta olup, yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek asıl dava bakımından hüküm kurulurken birleştirilen dava yönünden de ayrıca olumlu veya olumsuz hiçbir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir. ... " gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, Dairemizin istinaf kararı doğrultusunda yapılan yeniden yargılama sonucunda, yukarıda anılan 01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu aracın yolcu taşıma ruhsatı alma durumunun söz konusu olamayacağı, kaza esnasında yolcuların araçta yasaklanan şekilde taşındıkları, dava konusu kazada yaralanan kişilerin yasaklanan şekilde araçta taşınmaları sonucu yaralanmadıkları, kazanın oluş şekli itibariyle nizami şekilde taşınmaları durumunda da yaralanabilecekleri, ancak yasaklanan şekilde taşınmalarının yaralanmalarını ağırlaştırmış olabileceğine ilişkin görüş bildirildiği belirtilmek ve bu rapor hükme esas alınmak suretiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, sözkonusu bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak gerekçeli ve denetime açık düzenlendiği, bu haliyle raporun hükme alınmaya elverişli olduğu, davacı sigortacı şirketinin ödeme yaptığı davadışı kişilerin yaralanması ile yasaklanan şekilde araçta taşınmaları arasında illiyet bağının bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarihli ve 2025/542 Esas-2025/880 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla davacıdan alınması gereken 732,00.TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 08/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır