Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/281 E. 2026/1017 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/281
- Karar No
- 2026/1017
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/281 Esas
KARAR NO:2026/1017 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/11/2024
NUMARASI:2023/240 E. - 2024/736 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:19/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...Şti. arasında otel ekipmanları satışı konusunda anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşmaya istinaden de iş bu davaya konu ... ... Şubesi’ne ait 250.000,00-TL bedelli, 31.03.2023 tarihli, El-... seri numaralı çekin keşide edilerek teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Şti. adına keşide edilen ... ... Şubesi’ne ait 250.000,00-TL bedelli, 31.03.2023 tarihli, E1-... seri numaralı çekin tarafınca ve dava dışı çek lehtarı .... Şti. tarafından kimliğinin tespit edilemediği ve bilinmediği kimse/kimseler tarafından çalındığını, çalıntı çeki eline geçiren kimselerin, başta lehtarın kaşesini taklit etmek, şirket yetkilisinin imzasını sahte olarak atmak ve hatta çeke birden fazla sözde ciranta eklemek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin çek bedelini ödememesi/ödeyememesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, çekin ibraz tarihinde çek hesabı çekin bedelini ödemeye müsait durumda olduğundan ve fakat yalnızca çalıntı çekle ilgili olarak ödemeden men talimatı nedeniyle ödeme yapılmadığından, salt bu nedenle alacaklı tarafın müvekkili şirkete müracaat hakkının bulunmadığını beyan ederek, çalıntı çekten ve İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekin keşidecisi olup, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesinde, dava konusu çekin keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan dava dışı ... şirketine verildiğinin belirtildiğini, davacının dava konusu çeki keşide edip çekin lehtarına verdiğini beyan ettiğine göre, hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiğini, dava dilekçesinde, çekteki cironun dava dışı ... şirketi yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de, kabul anlamına gelmemek üzere, çekteki lehtar cirosunun sahte olmasının TTK’nın 677. maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği çekteki imzasına itiraz etmeyen keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığını, müvekkilinin dava konusu çeki, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden dava dışı... şirketinden aldığını, ayrıca dava dilekçesinde çekin nerede ve nasıl kaybolduğuna dair hiçbir açıklamaya yer verilmediğini ve hiçbir delil sunulmadığını, bu haliyle çekin çalındığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/11/2024 tarihli, 2023/240 Esas, 2024/736 Karar sayılı kararı ile; "…Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından keşide edilen davaya konu çekin ticari ilişki kapsamında dava dışı ... ... Şirketine teslim edildiği, daha sonra davaya konu çekin çalındığı iddiasıyla icra takibinden sonra davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, davacı keşidecinin çekteki imzasını inkar etmediği, davaya konu çeki lehtara teslim ettikten sonra çekin çalındığını iddia ettiği anlaşılmış olup, TTK 818/1-c maddesi atfıyla, 677. Madde de düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince imzanın sahiplerini bağlayacağı, ciro silsilesindeki en son hamil davalı olup, ondan önce dava dışı 3. kişilere ait ciroların bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davalı ile bir önceki ciranta arasında ticari ilişkinin bulunduğunun tespit edildiğine göre çeki düzenleyerek keşide eden keşidecinin çek bedelinden sorumlu olduğu, çekin kötüniyetli olarak ele geçirildiği ve çekin çalındığını bildiği halde alarak tedavüle konu edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça dosyaya bu yönde delil sunulmadığı,davacının çekteki lehtara ait cirodaki imzanın sahte olduğundan bahisle çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edemeyeceği, bu sebeple ceza soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine…" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu çekte lehtar .... Şirketi'nden sonra ciro silsilesinin koptuğu,davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve .... Şirketi’nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini,TTK’nın 790. maddesi uyarınca bir çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olduğunu, yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebileceğini, çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısıyla ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağını, Ciro silsilesinin koptuğu mahkemece de kabul edildiği halde, yasal düzenleme göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,Mahkemece TTK’nın 677. maddesinin hatalı değerlendirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Mahkemenin, davalının çeki kötüniyetle elinde bulundurduğunun yahut çalıntı olduğunu bilerek tedavüle koyulduğunun ispatlanamadığına dair gerekçesinin de yerinde olmadığını,Davalının TTK’nın 790. maddesi uyarınca çekin yetkili hamili olduğunu ispatlayamadığını, lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olmadığını,Mahkemenin ceza dosyasının beklenilmesine gerek olmadığına dair kabulünün de yasal düzenlemelere aykırı olduğunu,Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıkladıkları nedenlerle, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve içtihatlara uygun şekilde yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçluların ... Şirketi, ... Şirketi olduğu, .... Şirketi, ... ve .... Şirketi oldukları, 250.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 276.044,52 TL alacak için 05/04/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 31/03/2023 günlü, ... seri numaralı, 250.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... ... Şubesi’ne ait 31/03/2024 keşide tarihli, E1-... seri numaralı, 250.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... Şirketi, lehtarının ... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, .... Şirketi, ..., .... Şirketi ile ... Şirketi’nin cirolarının bulunduğu, çekin 03/03/2023 tarihinde bankaya ibraz edildiği, İstanbul 5. Asliye Tic. Mahkemesinin 22/11/2022 tarihli, 2022/790 Esas sayılı ödeme yasağı nedeniyle işlemsiz olarak iade edildiğinin çekin arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.İstanbul C. Başsavcılığının 2023/90876 Soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davaya konu çekle ilgili sahtecilik suçundan çekte cirosu bulunan lehtar dışındaki cirantalar hakkında şikayette bulunulduğu, 22/09/2023 tarihli ve 2023/35148 Karar sayılı kararla yetkili C. Başsavcılığının Küçükçekmece C. Başsavcılığı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği tespit edilmiştir.Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2023/68627 Soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde; İstanbul C. Başsavcılığından yetkisizlikle gönderilen soruşturma dosyası olduğu, soruşturmanın devam ettiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişi ...’dan alınan 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "…1. Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının sürelerinde alındığı, envanter defterlerinin süresinde noter tasdiklerinin yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
2. Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı,
3. Davaya konu çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, çekin dava dışı lehdar .... Şti'ye tevdi edilmiş olduğu,
4. Davaya konu çekte dava dışı lehdar .... Şti.'den olan sonra ciro silsilesinin koptuğu,
5. Dava konusu çekte 3. ciranta olan .... Şti.'in BA/BS formları incelendiğinde BA formunda davalı .... Şti. ile 5 adet fatura ile 2.732.611,77TL tutarında mal hizmet satışı yapıldığı beyan edildiği, Bu durumda davalı ile 3. Ciranta arasında ticari ilişkinin olduğu…" yönünde tespit ve görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının çekte keşideci olduğu, çekin lehtarının elinden çalındığını ve lehtara ait cironun sahte olduğunun iddia edildiği anlaşılmışsa da, dava konusu çekte ciro silsilesinin görünürde düzgün olduğu, davalı son hamilin ciroların sahte olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi nedeniyle kendi imzasını inkar etmeyen davacının lehtara ait ilk cironun sahteliğini ileri sürerek borçtan kurtulamayacağı, alınan bilirkişi raporu ile davalının çeki ciro yoluyla devraldığı kendisinden önceki ciranta olan .... Şirketi ile aralarında ticari ilişki bulunduğunun tespit edildiği, davalının çekin çalıntı olduğunu bilerek davacının zararına hareket ettiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, Mahkemece ceza soruşturmasının sonucu beklenmeden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.