İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2279 E. 2026/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2279
- Karar No
- 2026/101
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2279 KARAR NO : 2026/101
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, medikal sektöründe faaliyet göstermekte olup aynı sektörde faaliyet gösteren...A.Ş. ile uzun süredir devam eden gerçek ve meşru ticari ilişki kapsamında mal ve hizmet alışverişinde bulunduklarını, taraflar arasındaki bu ticari ilişki nedeniyle doğan borcun ifası amacıyla müvekkili şirket tarafından T.C. ...Bankası Rize Şubesi'ne ait, ...seri numaralı, 19.02.2026 keşide tarihli ve 93.341,38-TL bedelli çekin...Tıp (lehdar) lehine olacak şekilde usulüne uygun şekilde keşide edilerek lehdara teslim edildiğini, çekin, henüz lehdar tarafından serbest iradesiyle ciro edilerek tedavüle çıkarılmadan önce, hukuka aykırı şekilde kargo gönderimi sırasında çalındığını, dava konusu çek ile birlikte başkaca çeklerin de ...Kargo aracılığıyla gönderimi sırasında hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini, ...Kargo yetkililerince yapılan inceleme sonucunda hırsızlık olayına karıştığı değerlendirilen kişilerin tespit edilerek haklarında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu hususunun bildirilmiş olduğunu, ...Tıp tarafından, dava konusu çek üzerinde lehdar adına bulunan ciro imzasının şirket yetkililerine ait olmadığı ve sahte olarak oluşturulduğu iddiasıyla imzaya itiraz edildiğini, dava konusu çekin istirdadı istemiyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ayrıca dava açıldığını beyan ederek dava konusu T.C. ... Bankası Rize Şubesi'ne ait,... seri numaralı, 19.02.2026 keşide tarihli ve 93.341,38-TL bedelli çek nedeniyle, davalının Türk Ticaret Kanunu anlamında yetkili ve iyiniyetli hamil sıfatını haiz olmadığının tespitine, dava konusu çek üzerindeki hukuki muarazanın giderilmesine ve müvekkil şirketin söz konusu çek nedeniyle davalıya karşı kambiyo hukukundan kaynaklanan herhangi bir borç, çek tazminatı, tazminat ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasında icra veznesinde muhafaza edilen çek bedelinin, gerçek hak sahibi mahkeme kararıyla kesin olarak belirleninceye ve işbu dava kesinleşinceye kadar hiçbir surette davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kambiyo senedi(çek) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. Davacının davaya konu çek üzerindeki kendi imzasına dair bir itirazının bulunmadığı, kargoda hırsızlık suretiyle çalınan çekin dava dışı lehdar ...A.Ş.'nin rızası hilafına elinden çıktığı, lehdar ciro imzasının sahte olup dava dışı lehdar şirkete ait olmadığı ve çeki elinde bulunduran davalının kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 818. Maddesinin 1. Fıkrasının (c) bendinin atfı ile uygulanması gereken borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasına, yetkisiz imzaya, düzenleyenin sorumluluğuna ilişkin aynı kanunun 677. Maddesi ise şu şekildedir:"Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." İlgili hükümden görülebileceği üzere ciro zincirinin şekli olarak birbirini izleyen lehtar ve ciranta imzalarını içermesi halinde, söz konusu lehtar veya ciranta imzalarından birinin geçersiz olması veya hayali kişilerin imzasının bulunması halinde dahi bu durum diğer imzaların sahiplerini etkilemeyecek, ciro zincirinde kopukluğa yol açmayacaktır. Lehtarın imzasının lehtara ait olmaması 6102 sayılı Kanun'un 677. Maddesi gereğince ancak lehtar tarafından açılan davada öne sürülebilecek olup, lehtarın imzasının lehtara ait olmaması halinde dahi keşidecinin kendi imzasından kaynaklanan sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 677. Maddesi gereğince devam edecektir. Bu durumda keşideci tarafından lehtarın imzasının lehtara ait olmaması sebebiyle kendi keşide ettiği çekten keşideci olarak sorumlu olmadığı öne sürülemeyecektir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2021/991 E., 2024/801 K. Sayılı kararı da; "Somut olayda , keşideci olan davacının takip konusu çekteki imzasına itirazın söz konusu olmadığı, TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 677. maddesindeki , "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, lehtar cirosunun sahte olması keşidecinin sorumluluğunu ve çekin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. ." şeklindedir. Neticeten davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı keşideci tarafından kendi imzasına yönelik bir itirazda bulunulmadığı, takibe konu kambiyo senedi incelendiğinde şekli olarak ciro zincirinde bir kopukluğun bulunmadığı, imzaların istiklali prensibine göre davacının çekteki başkasına ait imzanın sahteliği iddiasına dayanamayacağı, lehtarın imzası sahte olsa bile bu durumun davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı anlaşılmakta olup davacı tarafından menfi tespite yönelik açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.753,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.021,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır