İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/219 E. 2026/486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/219
- Karar No
- 2026/486
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/219 Esas KARAR NO : 2026/486
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2022 KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Dava dışı ... ile yürüttüğü ticari faaliyetler dolayısıyla ... Bankası .../... Şubesine ait ... çek numaralı, 21.12.2021 vadeli, 26.150 TL bedelli çek düzenlediğini ve ... ile ...'a gönderildiğini, kargo paketi açıldığında çekin bulunmadığını, kaybolduğu düşünülerek ... tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile çek zayiinden kaynaklanan kıymetli evrak iptali davası açıldığını, Çek iptali davasının görülmesi esnasında ... Bankasından mahkemeye gönderilen müzekkere ile ilgili çekin, ... aracılığıyla ... Tic. Ve San Ltd. Şti tarafından ibraz edildiği bildirildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ise çek istirdatına ilişkin dava açılmasını aksi halde ödeme yasağının ortadan kalkacağını belirtmiş olduğunu, bunun üzerine ... tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. Sayılı dosya ile çek istirdatı davası açılmış olduğunu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar vermesi üzerine çek üzerinde bulunan ödeme yasağı ortadan kalktığını, vade tarihine yakın bir zaman diliminde müvekkili şirketi bazı kişilerce arandığını, çek bedelinin kendilerine ödenmesini istediklerini, müvekkiline ait başka çekin yine ... kargoya verilmesi esnasında aynı şekilde kaybolması sonucu artık çeklerin çalındığının anlaşıldığını, ... ile iş ilişkisine son verildiğini, Davalı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti ise kötüniyetli olarak söz konusu çek ile .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatığını, müvekkili şirketin icra tehdidi altında olduğunu beyanla davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, ... Bankası .../... Şubesine ait ... çek numaralı, 21.12.2021 vadeli, 26.150 TL bedelli çekin iptaline, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasının müvekkil yönünden iptaline, kötü niyetle açılan takip hakkında alacağın %15 oranında yatırılan teminat ile yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konu çekin ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ticaret ve Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapmış olduğu ticaret karşılığında dava konusu çeki Birleşik Tedarik Hizmetleri Limited Şirketinden aldığını, ilgili çekin bankasına sordurduğunu, bankanın çek hakkında bir problem olmadığını söylemesi üzerine müvekkilinin malları teslim ederek ilgili çeki aldığını, ilgili çekin keşide tarihi geldiğinde bankaya verildiğinde ise ilgili çek hakkında ödeme yasağı kararı olduğunun öğrenildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına başvurarak çekin kaybolmadığını müdahil olarak belirttiklerini ve ödeme yasağının kaldırıldığını, davacı tarafından bu sefer de .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile çekin istirdadı talepli dava açıldığını, müvekkili firmanın çeke doğrudan hamil olmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı ...'a vasi atandığını, vasinin ... olduğunun bildirildiği ve ilgili tebligatların ...'a yapıldığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dosya incelendiğinde, davacının çekte keşideci olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan dava dışı ... ın .... AHM nin ... E. Sayılı dosyası nezdinde çek istirdadı davası açtığını ileri sürmüş ve davalıların basiretli tacir gibi davranmaksızın çeki eli geçirdikleri iddiası ile huzurdaki menfi tespit davasını açmıştır. .... AHM nin ... E. Sayılı sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı ile dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı kararına kaydedilmiş ve ilgili mahkemece yapılan değerlendirmede davanın reddine karar verilmiş, ilgili karar tarafların istinaf etmemesi üzerine kesinleşmiştir. TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. Davacı çekteki son hamil olan davalıya ve ciranta olan davalılara karşı ilk cirantanın imzasının sahteliğini ileri süremez. Zira davalı son hamil, çeki ciro ile devralırken çekteki ciroların düzgün olup olmadığını, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığını incelemeye mecbursa da, önceki cirantaların imzalarının sıhhatini araştırmak zorunda değildir. Davacı, davalıların çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini ve kötüniyetli olduğunu ispat külfeti altındadır. Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5193 E., 2024/1553 K. Sayılı kararında da benzer şekilde değerlendirme yapılmış yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/892 Esas 2025/6 Karar sayılı kararında " Dosya incelendiğinde, davacının çekte keşideci olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan dava dışı .. Ltd. Şirketi’nin adına atılan ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla dava açtığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile imzanın lehtara ait olmadığına karar verilmişse de, TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. .. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2022/1644 Esas 2024/672 K. Sayılı kararında " Somut uyuşmazlıkta, davacı çekteki ciranta imzasını inkar etmemiş, kendisinden 2 sonraki cirantanın elindeyken kargoya verilmesi sırasında rıza dışı elinden çıktığını ileri sürmüştür. Çek, bir ödeme aracı olup illetten mücerrettir. Davacı ile davalı arasında pek çok ciranta olduğu, çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, davalının çeki iktisapta ağır kusurlu yahut kötüniyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığı, çek illetten mücerret olup taraflar arasında çekte temel ilişki de olmadığından mahkemece ayrıca defter incelemesi yapılmamasının yerinde olduğu dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacının istinafının esastan reddi gerekmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesi hükmüne göre, ticari senetteki geçersiz imza sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur. Senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, poliçeye atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Kural olarak geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Buna göre davacı keşideci tarafından açılan davada, davacının imzasını inkar etmemesi ve borçtan sorumlu olması, çeki düzenlediğini iddia ettiği dava dışı lehtara karşı herhangi bir def'i ileri sürmemesi , kaldı ki lehtarın davalı olarak da gösterilmediği, dava dışı lehtar tarafından davaya konu çekin istirdadına ilişkin olarak açılan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı dosyasında davanını reddine karar verilmiş olduğu hususları dikkate alındığında, davalıların çeki iktisap etmeden ağır kusurlu olduğuna dair dosya kapsamında somut delil bulunmayıp ispat külfeti davacıda olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de koşulları oluşmadığından bu istemin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 446,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 285,42 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davalı ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 26.150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)