İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/273 E. 2026/528 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/273
Karar No
2026/528
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/273 Esas KARAR NO :2026/528

DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/04/2026 KARAR TARİHİ:02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 01/04/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı, müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/.... Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkil şirketi zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, müvekkili şirketin gerçekte böyle bir borcu olmamasına rağmen, haciz işlemleriyle karşılaşmamak için söz konusu borç miktarını19.01.2026 tarihinde davalıya ödemek zorunda kaldığını, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı davaya konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açtıklarını, müvekkili ... Grup Mak.'ın keşidecisi olduğunu, dava dışı ... İş Mak..'nın hamil olduğu ... Seri Nolu 21.12.2025 tarihli 831.600,00-TL'lik .../... Şubesine ait çek kaybolduğunu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas nolu dosyası ile çek iptal davası açılmış ve 25.11.2025 tarihinde iş bu çek üzerine bankaca ödeme yasağı konulduğunu, dava konusu çek dava dışı ... İş Mak.'nın eline geçmeden kaybolduğunu, ... İş Mak yetkilisi olan ... ... bunun üzerine 17.11.2025 tarihinde ... ... Polis Merkezi Amirliğine şikayette bulunmuştur.(EK)Şikayet sonrası çekin kaybolduğuna dair ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/.... sayılı dosyasıyla çek iptal davası açıldığını, devamında 25.11.2025 tarihinde çek hakkında bankaya ödeme yasağı konulmuş, ödeme yasağı bankaya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, çekin kaybolduğuna dair Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanlar yapıldığını, bu hususlar nedeniyle çekin hukuki geçerliliği ve tedavül kabiliyeti yargılamaya konu ve ciddi şekilde ihtilaflı olduğunu, dilekçe ekinde sunacağını, belgelerde belirttiğimiz üzere icra dosyasına konu borç, unsurlarını taşımadığından borç niteliği kazanmadığını, sözde borcun tahsili yasaya ve usule aykırı olduğunu, var olduğu iddia edilen borç haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranı tüketici hukukuna borç ilişkilerine aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda bırakılan müvekkil adına, 1.103.000,00-TL'nin istirdatını talep ettiğini, müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/.... Sayılı dosyasına konu takibin iptalini, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 1.103.000,00- TL’nin ödeme tarihi olan 19.01.2026 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadını, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;huzurdaki davada dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmamış olup arabulculuk dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunmakta olup davanın öncelikle zamanaşımı yönünden usulden reddini, davacının hem tarafınca yapılan ödemeyi istirdat talebi hem de borçlu bulunmadığının tespiti talebi hukuken aynı anda ileri sürülemeyeceğini, ... A.Ş. ... ... Şubesi, keşide yeri ... olan, ... Seri Numaralı, 31.12.2025 keşide tarihli, 831.600,00 TL miktarlı çek borçlu ... tarafından Faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkile verildiğini, ... seri numaralı Çek vadesinde ve tutarında ödenmediğini, bu nedenle çek .... İcra Müdürlüğü 2026/ ... E.Sayılı dosyasından takibe konulduğunu, dava dilekçemiz ile dava konusu çekten doğan müvekkili şirketin alacağı için davalıların mal kaçırması ve yargılama sonucu verilecek kararın etkisiz bırakılması her an mümkün bulunduğundan davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... D.İş dosyası ile ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verildiğini, her davanın kendine özgü koşulları ve delilleri bulunmadığını, sunulan kararda davalının kötü niyetli iktisabı somut delillerle ispatlanmışken somut olayımızda müvekkilimizin kötü niyetli olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, bu nedenle söz konusu Yargıtay kararı somut olayımıza emsal teşkil etmediğini, hukukta ispat zorunluluğu vardır ve ispat da ancak hukuka uygun delillerle olacağını, illetten mücerret ve ödeme aracı olan çekin borç ödeme dışında başka bir nedenle verildiğinin ancak aynı nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlanması gerektiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın iddialarının doğru olduğu kabulünde dahi kıymetli evrak niteliğindeki çekin herhangi bir sigorta vs. yapılmadan alelade şekilde kaybolması iddiası davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini gösterdiğini, soyut ve hayali beyanlar dışında hiçbir somut ve akılcı delil bulunmadığından işbu davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, GİB'den alınan fatura teyidi, faktoring sözleşmesi ve dava dışı müşteriye kullandırılan finansmanın kayıtlı olması, müvekkilin basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini ve yeterli araştırma yaptığını, mahkemece Finansal Kurumlar Birliği'ne, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna, Gelir İdaresi Başkanlığı vb. Kurumlara müzekkere yazılarak dava konusu çeke ilişkin bir çalıntı kaydı yahut ihbarı olup olmadığı temlik alınan faturanın geçerli olup olmadığı fatura hakkında bir sahtecilik bildirimi olup olmadığı vb. hususlar sorulduğu takdirde müvekkili şirket tarafından ilgili kurumlardan istihbarat çalışmaları kapsamında teyid alınarak faktoring işlemi gerçekleştirildiğini, mesnetten yoksun haksız davanın öncelikle usulden mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddini, takibe konu çek değerinin %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının ve yine bu miktar üzerinden %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak tarafımıza ödenmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - 2026/... Arabuluculuk Son Tutanağı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, İcra takibinde davacı tarafından ödenen miktarın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiş; takip dosyasında alacaklının dosyamız davalısı; borçlularından birinin ise takip konusu dava dışı ... İş Mak..'nın hamil olduğu ... Seri Nolu 21.12.2025 tarihli 831.600,00-TL'lik .../... Şubesine ait çekin keşidecisi davacı olduğu; dosya borcu infaz edildiğinden çek aslının davalı faktoring şirketinde bulunduğu, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Değişik sayılı dosyasında çek hakkında ihtiyati haciz kararı verildiği görülmüştür. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/.... sayılı dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiş; davanın takip konusu çek yönünden çek iptali davası olduğu, davanın 18/11/2025 tarihinde açıldığı, 25/11/2025 tarihinde ödeme yasağı tedbir kararı verildiği görülmüştür. Davalının cevap dilekçesi ekinde dava konusu çekin takibe konu edilmesine sebep faktoring sözleşmesi ve ekleri çek tevdi bordrosu, çek sureti, cirantalar arasındaki fatura ve dayanak belgeleri sunduğu; müşterinin hamilden bir önceki ciranta ... (...) olduğu görülmüştür. Davacının çekin keşide edildikten sonra ... İş Mak. Şirketine gönderilmeden kargoda kaybolduğunu, konu ile ilgili 17.11.2025 tarihinde ... ... Polis Merkezi Amirliğine şikayette bulunduklarını beyan etmiş; ancak kargoda kaybolduğuna ilişkin kargo takip numarası, personel ile düzenlenmiş bir tutanak veya buna dayanak belgenin kollukta veya mahkememize bildirilmediği görülmüştür. Davacı keşidecinin lehtarı şirket tarafından da bir dava açılmadığı, davacının buna dayalı iddiası bulunmadığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamından yapılan değerlendirmede; Dava, İcra takibinde davacı tarafından ödenen miktarın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, icra dosyası, takibe konu edilen çek ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı şirketin ... Seri Nolu 21.12.2025 tarihli 831.600,00-TL'lik çeki dava dışı ... İş Mak. Şirketi lehine düzenlediği, işbu çekin kargoda kaybolduğunu beyan ettiği ve kaybolduktan sonra cirolandığını, bu nedenle davalı yana borçlu olmadığının tespiti ile ödediği bedelin iadesi talebiyle işbu davayı ikame etitği, davalının davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu çek suretinin incelenmesinden; çekin davacı tarafından keşide edildiği, lehtar olarak ... İş Mak. Şirketi gözüktüğü, çekin sırasıyla cirantalar ... Elektrik, ... Elektronik, ... (...) ve son olarak davalı hamile devredildiği görülmüştür. Her ne kadar, davacının açık şekilde dava dilekçesinde lehtar imzasının sahte atıldığından bahsetmediği görülmüşse de; kargoda çalındığı iddia edilen çekin farklı cirantalara imza ile cirolandığı ve davacının çekin lehtara ulaşmadığı iddiasına dayalı olarak talebini ileri sürdüğü görülmekle, talebinin imzanın sahteliğine dayalı olduğu varsayılmıştır. 1-Çekteki lehtar imzasının sahteliği ve ciro silsilesinin kopuk olduğuna ilişkin yapılan değerlendirmede; keşideci olan davacının takip konusu çekteki imzasına itirazı söz konusu değildir. TTK 677. maddesindeki, "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, lehtar cirosunun sahte olması keşidecinin sorumluluğunu ve çekin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz ve üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel teşkil etmez. 2-Davalı şirketin yetkili hamil olmadığına yönelik yapılan değerlendirmede; TTK 687.maddesi gereğince, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Somut olayda, keşidecinin borçlu olmadığı ve istirdat iddiasının dinlenebilmesi için hamilin çekin çalıntı olduğunu bile bile hareket etmiş olması gerekmektedir. Davalının faktoring şirketi olduğu, faktoring sözleşmesi ve eklerini dosyaya sunduğu, kanuni yükümlülüklerini yerine getirerek çekin hamili olduğu, faktoring sözleşmesi tarihi 04/09/2025 olup; davacının şikayet tarihi 17/11/2025, ödeme yasağı kararı ise 25/11/2025 tarihli olduğu görülmekle; kötüniyetli olduğu kanıtlanamayan ve çeki elinde bulunduran davalının dava konusu çekteki ciro silsilesinin birbirini takip ettiği ve çek metninden anlaşılamayan defiler yönünden sorumlu tutulamayacağı, davalının iyi niyetli meşru hamil olduğu, davacının lehtar imzasının sahteliğine kambiyo hükümleri gereğince dayanamayacağı anlaşılmakla; tüm bu açıklamalara göre menfi tespit ve istirdat talebi yönünden davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin alınan 18.836,49 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 18.104,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 171.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.02/07/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/273, K. 2026/528, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-273-e-2026-528-k-17f2dcecc21f