İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/177 E. 2026/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/177
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/177 Esas KARAR NO : 2026/494

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/03/2023 KARAR TARİHİ:24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari faaliyete ilişkin olarak ... şirketi tarafından ciro edilerek müvekkiline teslim edilen çekin ( ..., ... şubesine ait olan; hesap sahibi, ... tarafından keşide edilen, 15/03/2023 vade tarihli, 38.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek) müvekkili şirket tarafından ciro edilerek yine ticari faaliyet içerisinde bulunduğu ... ... Ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verildiğini, müvekkili şirket tarafından, ... ... Ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verilen dava konusu çek, kimliklerini bilmedikleri ve tespit edemedikleri kişi veya kişilerce TCK m.141 ve devamı maddeleri uyarınca çalındığını; bu durumun, ... ... yetkililerinin müvekkillerine geri bildirimi sonucunda öğrenildiğini, bu durum üzerine ... ... vekilleri aracılığıyla TCK 141 ve devamı hükümleri uyarınca Hırsızlık suçundan re'sen tespit edilecek şüpheliler hakkında soruşturmanın yapılarak haklarında kamu davası açılmasını istemiyle ... Cumhuriyet Basşsavcılığında 2022/... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu çekler hakkında ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E. sayılı dosyasından çek iptal davası açıldığını, bu davada mahkemece ödemeden men kararı da tesis edildiğini, bu sürecin devamında takibe konu çekin, bankaya ibraz edildiğini, detayları zikredilen çekin, ... şirketinin imzası sahte olarak taklit edilerek bankaya ibraz edildiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu, borçlu olunmadığının tespitini, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekte ikinci ciranta olduğunu, davacının çekteki imzaya bir itirazının bulunmadığını, davacının hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul etmiş sayıldığını, davacının müvekkiline karşı ileri sürebileceği şahsi bir defisinin dahi bulunmadığını, bu yüzden davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının 16/03/2023 tarihli ara kararı ile %15 teminat karşılığında kabul edildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 12/11/2025 tarihli celsesinde davacı vekilinin e duruşma talebinde bulunduğu, talebin mahkememizce kabul edildiği, davacı vekilinin e duruşmaya bağlanmadığı, e duruşma talep formunda bildirilen telefon numarasının arandığı ancak davacı vekilinin yakını olduğunu beyan eden şahsın telefonu açtığını, davacı vekiline birden fazla kez e duruşma çağrısında bulunulduğu, e duruşma talep formuna e duruşmaya katılınamaması halinde mazeretli sayılmasına ilişkin bir talebinde olmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 14/11/2025 tarihli talep dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasının talep edildiği, mahkememiz dosyasının 17/11/2025 tarihli tensip zaptı ile dosyanın yeniden işleme konulduğu ve yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/02/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davalıya vasinin atanmış olduğunun anlaşıldığı ve vasiye ilgili tebligatların yapılmasına karar verildiği, ilgili tebligatın yapılmış olduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dosya incelendiğinde, davacının çekte lehtar olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, davadına sonra çek üzerinde yer alan ciro silsilesine göre davaya konu çekin dava dışı ... ... .. Ltd. Şti.'ye geçtiği, bu şirkte tarafından dava dışı ... Gıda ..Ltd. Şti.'ye cirolandığı buradan dava dışı başka bir şahsa ciro edildiği bu kişiden de davalı ...'e cirolandığı anlaşılmıştır. TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. Davacı çekteki hamil olan davalıya karşı, kendisinin çeki ciroladığı dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin imzasının sahteliğini ileri süremez. Zira davalı hamil, çeki ciro ile devralırken çekteki ciroların düzgün olup olmadığını, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığını incelemeye mecbursa da, önceki cirantaların imzalarının sıhhatini araştırmak zorunda değildir. Davacı, davalıların çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini ve kötüniyetli olduğunu ispat külfeti altındadır. Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5193 E., 2024/1553 K. Sayılı kararında da benzer şekilde değerlendirme yapılmış yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/892 Esas 2025/6 Karar sayılı kararında " Dosya incelendiğinde, davacının çekte keşideci olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan dava dışı .....San. Tic. Ltd. Şirketi’nin adına atılan ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla dava açtığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli, ... sayılı kararı ile imzanın lehtara ait olmadığına karar verilmişse de, TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. .. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2022/1644 Esas 2024/672 K. Sayılı kararında " Somut uyuşmazlıkta, davacı çekteki ciranta imzasını inkar etmemiş, kendisinden 2 sonraki cirantanın elindeyken kargoya verilmesi sırasında rıza dışı elinden çıktığını ileri sürmüştür. Çek, bir ödeme aracı olup illetten mücerrettir. Davacı ile davalı arasında pek çok ciranta olduğu, çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, davalının çeki iktisapta ağır kusurlu yahut kötüniyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığı, çek illetten mücerret olup taraflar arasında çekte temel ilişki de olmadığından mahkemece ayrıca defter incelemesi yapılmamasının yerinde olduğu dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacının istinafının esastan reddi gerekmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesi hükmüne göre, ticari senetteki geçersiz imza sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur. Senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, poliçeye atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Kural olarak geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Buna göre davacı ciranta tarafından açılan davada, davacının imzasını inkar etmemesi ve borçtan sorumlu olması, çeki düzenlediğini iddia ettiği dava dışı cirantaya karşı herhangi bir def'i ileri sürmemesi , kaldı ki bu kişinin davalı olarak da gösterilmediği, davacının çeki ciroladığı dava dışı ... ..... Ltd. Şti.'nden sonra davaya konu çekin ... Gıda ..Ltd. Şti.'ne oradan farklı bir cirantaya oradan da davalıya geçtiğinin çek suretinden anlaşıldığı, bu hali ile çekin ciro silsilesinin görünüş itibari ile kopuk olmadığı, davalının çeki iktisap etmede ağır kusurlu olduğuna dair dosya kapsamında somut delil bulunmayıp ispat külfeti davacıda olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar mahkememiz dosyasında tedbir kararın verilmiş ise de; icra dosyasının uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamasında dosya kapsamında yapılmış bir tahsilat görülemediğinden ve koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 648,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 83,05 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/177, K. 2026/494, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-177-e-2026-494-k-155960f32d5b