Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/596 E. 2026/1015 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/596
- Karar No
- 2026/1015
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/596 Esas
KARAR NO:2026/1015 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/09/2021
NUMARASI:2020/202 E. - 2021/873 K.
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/05/2019
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2019/383 ESAS, 2019/652 KARAR SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:28/05/2019
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2019/482 ESAS, 2019/804 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:04/07/2019
KARAR TARİHİ:19/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:ASIL DAVADA TALEP:Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili .... Şti.'nin Ege Bölgesinde faaliyet gösteren en köklü ve en eski bitkisel yağ firmalarından biri olduğunu, uzun yıllardır çalıştığı bankalardan...ve... Bankası’nın müvekkili ile 27/05/2019 tarihinde irtibat kurarak, içinde davaya konu olan 17/04/2019 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 01/05/2019 vadeli, 400.000 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerin sahte kaşe ve imza ile 1 numaralı davalı .... Şti. tarafından ticari kredi ilişkisine istinaden 2 numaralı davalı bankaya kullanıldığının tespit edildiğini, konu çekler üzerindeki lehtar (ciranta) imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkilinin sahte imza ile borç altına sokulmaya çalışıldığını,çıplak gözle bakıldığında dahi çeklerdeki ciranta imzalarının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşılacağını, çek incelendiğinde , müvekkilinin sahte imzalı çek nedeniyle icra takibi riski altında olduğunun görüleceğini, aynı zamanda müvekkilinin birçok bankadan milyonlarca TL'lik uzun vadeli krediler kullanmış durumda olduğunu, bununla birlikte icra işlemleri neticesinde müvekkilinin kredibilitesinin ortadan kalkacağını ve telafi edilemez zararının doğacağını, bu durumda bankalar ve finans kurumlarının müvekkilini taksitli olarak geri ödemesi planlanan kredilerini peşin ödemek üzere geri çağıracaklarını ve bu durumun müvekkilinin iflasına neden olacağını belirterek,17/04/2019 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 01/05/2019 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, ...seri numaralı çekler için ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava neticesinde lehtar ( ciranta ) imzası müvekkiline ait olmadığından, anılan çek için borçlu olmadıklarının tespitini, % 20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı .... Şti. cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirket ve ... ... A.Ş.’nin aile şirketleri olup, iç içe geçmiş şirketler olduklarını, müvekkili ile davacı ve diğer davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacını dava konusu çekleri ödememek amacıyla böyle bir yola başvurduğunu, davacının uzun yıllardır çalıştığı ... Bankası'nın araması ve dava konusu çekleri ödeyip ödemeyeceğinin sorulması ile bu çeklerden haberdar olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacının farklı çeklere ilişkin olarak müvekkiline karşı ikame ettiği davalar da bulunduğunu, davacının banka kanalıyla çeklerden haberdar olmasının ardından, oğlunun şirketinde bu çeklerin boş ve imzasız olarak saklanmakta iken, devir işlemleri sırasında çeklerin elinden çıktığını ve oğlunun şirketi olan .... A.Ş.'nin tüm hisselerini devralan ...'in eline geçtiğini ve sahte olarak düzenlediğini anladığını beyan ettiğini, söz konusu hisse devrine ilişkin kararların 07.05.2019 tarihinde alındığını ve 31.05.2019 tarihinde tasdik edildiğini, davacının yine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/397 Esas sayılı dosyasında bankalar tarafından arandığını ve çeklerden haberdar olduğunu beyan ettiğini iddia ettiği tarihte henüz şirketin ...'e devredilmediğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarına dayanak yapmak amacıyla gerçek olmayan, "kurgusal" olaylar ileri sürdüğünü , davacının çekin keşidecisi olmasına rağmen, çekleri ödememek amacı ile bu yola başvurduğunu savunarak, haksız davanın reddini ve davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Bankası A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili bankanın dava konusu çeklere dair işlemleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacının müvekkili banka aleyhinde ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediğini, davacının açmış olduğu davanın hakkın kötüye kullanımının açık bir örneğini teşkil ettiğini, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen davacının bu tutumuna rağmen, açtığı davada iyiniyet iddiasından söz edilemeyeceği için, ileri sürdüğü mesnetsiz haklarının hukuk düzenince kabul görmemesi gerektiğini, bütün bu hususlar değerlendirildiğinde haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini belirterek, haksız olduğu iddia edilen işlem bakımından sorumluluğun kimde olduğu tespit edilmeden müvekkili bankaya takip açılması usul ve yasaya aykırı olup, müvekkili tarafından tesis edilen bir işlem bulunmadığından husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddine, hukuki yarar bulunmadığından ve dava şartı olan arabuluculuk faaliyeti yerine getirilmediğinden davanın usulen reddine, davacı tarafından açılan davanın açıkça hukuki dayanaktan yoksun olması, müvekkili bankanın kusurunun olmaması, davacının kötü niyetli olması sebebi ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2019/383 ESAS SAYILI DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili .... Şti.'nin Ege Bölgesinde faaliyet gösteren en köklü ve en eski bitkisel yağ firmalarından biri olduğunu, uzun yıllardır çalıştığı bankalardan...ve... Bankası’nın müvekkili ile 27/05/2019 tarihinde irtibat kurarak, içinde davaya konu olan 29/05/2019 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin sahte kaşe ve imza ile 1 numaralı davalı .... Şti. tarafından ticari kredi ilişkisine istinaden 2 numaralı davalı bankaya kullanıldığının tespit edildiğini, konu çek üzerindeki lehtar (ciranta) imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkilinin sahte imza ile borç altına sokulmaya çalışıldığını, çıplak gözle bakıldığında dahi çekteki ciranta imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşılacak nitelikte olduğunu, çek incelendiğinde , müvekkilinin sahte imzalı çek nedeniyle icra takibi riski altında olduğunun görüleceğini, aynı zamanda müvekkilinin birçok bankadan milyonlarca TL'lik uzun vadeli krediler kullanmış durumda olduğunu, bununla birlikte icra işlemleri neticesinde müvekkilinin kredibilitesinin ortadan kalkacağını ve telafi edilemez zararının doğacağını, bu durumda bankalar ve finans kurumlarının müvekkilini taksitli olarak geri ödemesi planlanan kredilerini peşin ödemek üzere geri çağıracaklarını ve bu durumun müvekkilinin iflasına neden olacağını belirterek, 29/05/2019 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek için ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava neticesinde lehtar ( ciranta ) imzası müvekkiline ait olmadığından, anılan çek için borçlu olmadıklarının tespitini, % 20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, dava konusu çeklerin diğer davalı ....Şti.’nden ciro ve teslim yoluyla alındığını, müvekkili yiniyetli hamil olduğu için, davacı taraf ile ciranta ....Şti. arasında doğan uyuşmazlıkların müvekkiline def'i olarak ileri sürülemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin kambiyo ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımasının, bu çeki davacı firmanın yetkililerinin imzalayıp imzalamadığını bilmesinin mümkün olmadığını, çek cirantacısı ....Şti. ile aralarındaki ticari ihtilafın müvekkiline yansıtılmaya çalışıldığını, diğer davalının açmış olduğu konkordato davası isnadıyla işbu davanın açıldığını, müvekkili Bankanın diğer davalı ....Şti.’nden alacaklı olduğunu, işbu davalının alacaklılarının takibine engel olmak amacıyla İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas sayılı dava dosyası ile konkordato isteminde bulunduğunu ve mahkemenin 3 aylık geçici mühlet kararı verdiğini, işbu davayı kabul etmemekle birlikte diğer davalının açmış olduğu konkordato davası sebebiyle işbu davanın taraflarına yöneltildiğini, mesnetsiz ,haksız ve kötüniyetli olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte lüzum görüldüğünde işbu olaya sebebiyet veren firma ve şahıslar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, açıklanan sebeplerle; sadece takibi uzatmak amacıyla açılan işbu davada müvekkili Banka aleyhine verilen tedbir kararının kaldırılmasına, bu talep kabul edilmez ise en az %15 teminat alınmasına, açılan işbu dava haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddine ve kötüniyetle açıldığından en az %20 kötüniyet tazminatına ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2019/482 ESAS SAYILI DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır çalıştığı...ve... Bankası’nın 01/07/2019 tarihinde müvekkilini arayarak, 06/07/2019 vadeli, 250.000,00 TL bedelli, ...seri numaralı çeki ödeyip ödemeyeceklerini sorduklarını, yaptıkları araştırmada bahse konu çekin o dönem müvekkilinin oğluna ait 1 numaralı davalı ... A.Ş.’nin kasasında boş ve imzasız saklanırken şirketteki tüm hisselerin ...’e devri sırasında ...’in eline geçtiğinin tespit edildiğini, çekteki keşideci imzasının müvekkili şirketin yetkilisi ...’na ait olmadığını, dava konusu çekin iki numaralı davalı .... Şirketi’nden diğer davalı ... Bankası A.Ş.’nin devraldığını belirterek, davaya konu 06/07/2019 vadeli, 250.000,00 TL bedelli, ...seri numaralı çek için takdiren teminatsız olarak HMK’nın 209/1. maddesi uyarınca ibrazı halinde ödenmemesi, ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi de dahil olmak üzere hiçbir işleme esas alınmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, eğer mahkeme aksi kanaate ise İ.İ.K’nın 72/1. maddesi uyarınca ibrazı halinde ödenmemesi, ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... ... Şubesi ve davalı ...Bankası Genel Müdürlüğü'ne bu hususta müzekkere yazılmasını, dava neticesinde keşideci imzası müvekkiline ait olmadığından, anılan çek için borçlu olmadıklarının tespitini, davalı banka aleyhine % 20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı .... Şti. cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı/müvekkilinin yerleşim yeri olan İzmir Mahkemeleri olduğunu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı şirket ve ... ... A.Ş.’nin aile şirketleri olup iç içe geçmiş şirketler olduklarını, davacının da beyan etmiş olduğu üzere, ...Şirketi’nin davacının oğluna ait olduğunu, bugüne dek davacı tarafından işbu şirkete ciro edilen, yine ... Şirketi'nin müşterilere ciro ettiği çok sayıda çek bulunduğunu, zira bu iki şirketin iç içe geçtiğini ve ticari faaliyetini bu şekilde yürüttüğünü, müvekkili ile işbu şirketler arasında geçmişten gelen ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu çeklerin davacılar tarafından müvekkiline verildiğini, dava konusu çekin de,davacı tarafından diğer davalıya ciro edildiğini, davacının dava konusu çekin ve çek koçanının rızası dışında elinden çıktığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının tamamen dava konusu çeki ödememek amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının keşidecisi olduğu başkaca çekler için de müvekkili aleyhine menfi tespit davası ikame ettiğini, kötüniyetli olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde ticari ilişkinin görüleceğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, davacının iddiasının, kendi yetkililerinin imzasının ... tarafından taklit edildiği yönünde olduğunu, davacının çalındığını iddia ettiği çekin kim tarafından keşide edildiğini nasıl bildiğinin anlaşılamadığını,dava dilekçesinde bahsedilen şirketin devredildiği ...'in davacı şirketlerin eski personellerinden birisi olmasının da muhtemel olduğunu, ... için ... kayıtlarının celbini, davacı şirket ve diğer davalı şirketin devirden önceki tüm yetkililerinin, ortaklarının ve personellerinin ve ...'in imza örneklerinin alınmasını talep ettiklerini, davacının dava konusu çekleri ödememek amacı ile böyle bir yola başvurduğunu, davacının uzun yıllardır çalıştığı ... Bankası'nın araması ve dava konusu çekleri ödeyip ödemeyeceğinin sorulması ile bu çeklerden haberdar olduğuna dair iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının farklı çeklere ilişkin olarak müvekkiline karşı başka davalar da açtığını, dava konusu çeklerle ilgili bankalar tarafından arandığını iddia ettiğini, banka kanalıyla çeklerden haberdar olmasının ardından, oğlunun şirketinde bu çeklerin boş ve imzasız olarak saklanmakta iken, devir işlemleri sırasında çeklerin elinden çıktığını ve oğlunun şirketi olan .... A.Ş.'nin tüm hisselerini devralan ...'in eline geçtiğini ve sahte olarak düzenlediğini anladığını beyan ettiğini, söz konusu hisse devrine ilişkin kararların 07.05.2019 tarihinde alındığını ve 31.05.2019 tarihinde tasdik edildiğini, yani davacının yine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/397 E. sayılı dosyasında bankalar tarafından arandığını ve çeklerden haberdar olduğunu beyan ettiğini iddia ettiği tarihte henüz şirketin ...'e devredilmediğini, davacının iddialarına dayanak yapmak amacıyla gerçek olmayan, "kurgusal" olaylar ileri sürdüğünü savunarak, açıklanan tüm sebeplerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI:Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2019 tarih, 2019/382 esas, 2019/823 karar sayılı kararı ile, davanın ticari dava olduğu ve arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu, taraflarca ara bulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davaların dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararı asıl ve birleşen davaların davacı vekili istinaf etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:Dairemizin 25/02/2020 tarihli, 2020/391 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile; “…Asıl ve birleşen davalar, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.Eldeki davalar, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki davalar zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Hal böyle olunca asıl ve birleşen davaların davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davaların davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2019 tarih, 2019/382 esas, 2019/823 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE…” karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarihli, 2020/202 Esas, 2021/873 Karar sayılı kararı ile; “…Somut olay bakımından asıl dava yönünden İncelenen çeklere göre davacı şirket yetkilisi 1.ciranta konumundadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda çekin arka yüzünde davacı adına atılan ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmza sahteliği mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülmesi mümkündür. Dava konusu çekteki birinci ciranta konumunda olan davacı ciro imzasının sahteliği tespit edildiğinden davacının çekten dolayı borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı, davalıdan kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de, çekteki ciro silsilesine göre davacı ile davalı şirket arasında bir banka ile iki ciranta bulunmaktadır. Davalıların bu balkımdan davacı imzasının sahte olduğunu bilmesi mümkün değildir. Davalının kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.Birleşen dosya yönünden ise her ne kadar davacı ...'nun eli ürünü olmadığı, inceleme konusu ...seri nolu çekteki keşideci imzası ile ...'nun karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumluluk ve benzerlikler nedeni ile, söz konusu çekteki imzanın ...'nun eli ürünü olduğu tespit edildiği gibi mahkememizce incelenenbelgelerdeki imza ve çekteki imza karşılaştırıldığında da benzerlik olduğu anlaşıldığından davacı imzasının sahteliğini ispat edemediğinden birleşen dosya yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen mahkememizin 2019/383 Esas sayılı dosyaları yönünden davanın kabulü ile ; davacının '... ... şubesine ait keşide yeri İzmir olan ve keşide tarihi 17/04/2019 Tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı ve ... ... şubesine ait keşide yeri İzmir olan ve keşide tarihi 01/05/2019 Tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı.... Şubesine ait 29/05/2019 tarih 400.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çekten dolayı davacının asıl ve mahkememiz dosyası ile birleşen davalılarına borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, mahkememizin birleşen 2019/482 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine, şartları oluşmaması sebebiyle davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL (2019/382 ESAS) VE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2019/383 Esas sayılı dosyaları yönünden davanın KABULÜ ile ;Davacının.... şubesine ait keşide yeri İZMİR olan ve keşide tarihi 17/04/2019 Tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı ve ... ... şubesine ait keşide yeri İZMİR olan ve keşide tarihi 01/05/2019 Tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı, ... ... Şubesine ait 29/05/2019 tarih 400.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çekten dolayı davacının asıl ve mahkememiz dosyası ile birleşen davalılarına BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Şartları oluşmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Mahkememizin birleşen 2019/482 Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE,
-Şartları oluşmaması sebebiyle davalıların kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE…” karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEPLERİ:Davalı ... Bankası A.Ş. vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkili Bankanın birleşen davalarda davalı konumunda olup, asıl davada taraf olmadığını,birleşen davalardan 2019/383 E. sayılı dosya yönünden davanın kabulüne, 2019/482 E. sayılı dosya yönünden ise davanın reddine karar verildiğini, ancak taraf olmadıkları asıl dava ile birlikte 2019/383 E. sayılı dosyasına ilişkin davanın kabulü ve feri hükümlerinin birlikte kurulduğunu, her iki davanın davalıları farklı olmasına rağmen müvekkili Bankanın taraf olmadığı bir davadan müteselsilen sorumlu tutulduğunu, öncelikle bu yönüyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekir.Dava konusu çeklerin müvekkili Bankanın kredi borçlusu olan diğer davalı .... Şti. tarafından cirolanıp borcuna istinaden ödeme aracı olarak müvekkili bankaya devir ve teslim edildiğini, müvekkili Bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, bu nedenle, davacı taraf ile ciranta .... Şti. arasında doğan uyuşmazlıkların müvekkili Bankaya def’i olarak ileri sürülemeyeceğini,Dava konusu çekin yetkili kişi tarafından keşide edilip edilmediğini, keşide tarihi değişikliğinin davacı firma tarafından yapılıp yapılmadığını müvekkili Bankanın bilmesinin mümkün olmadığını,Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği, müvekkili Bankanın keşideci ve önceki hamiller arasındaki ticari ilişkiyi bilme, inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, çekler üzerindeki imzaların keşideci şirkete ait olup olmadığını bilmesinin de mümkün olmadığını,Müvekkil Bankanın iyiniyetli hamil olduğunun yerel mahkemenin de kabulünde olduğunu, Mahkeme tarafından davacının imza itirazı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında çekte yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespit edilememiş olmasına rağmen, başka bir ifadeyle davacıların imza itirazı ispatlanamamış olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,İmza incelemesinin dosyada mevcut yetersiz raporlarla sonuca bağlanmasının mümkün olmadığını, ancak mahkeme tarafından eksik ve tespitten dahi noksan şekilde hazırlanan bilirkişi raporları ile davacı iddiaları ispat edilmişçesine imza sahteliği gerekçesiyle hüküm kurulduğunu,İyiniyetli hamil konumunda bulunan müvekkili bankanın davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle müvekkili banka aleyhinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davanın kabulüne karar verilmesi halinde davanın açılmasına sebebiyet vermeyen, sadece ve sadece çeklerin iyiniyetli hamili olan, çeklerin bedelinin tahsili için herhangi bir girişimde bulunmayan, ibraz dahi etmeyen müvekkili Bankanın yargılama giderinden, harçlardan ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,Kaldı ki dava konusu birden fazla çek bulunması ve her birinin yetkili hamil ve cirantalarının farklı olması sebebiyle, tüm yargılama giderinden ve harçlardan tüm davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mah. 2020/202 E. - 2021/873 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların davasında haklı olduğunun kabulü halinde her türlü yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden müvekkili Bankanın sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Bankası vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece öncelikle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu etmiş olduğu iddialarına ilişkin davalı konumunda olması gerekenin müvekkili Banka değil, davacı tarafından yetkilendirilen ve ilgili çekler üzerinde tasarruf işlemini gerçekleştiren kişi veya kişiler olduklarını, müvekkili Bankanın, yükümlü olduğu işlemleri gerekli güvenlik aşamalarını tamamladıktan sonra yerine getirmek zorunda olduğunu, bu durumda davacı şirketin, kendi kusurundan kaynaklı kötü niyetli taleplerine ilişkin müvekkili Bankanın sorumlu tutulamayacağını, kusur izafe edilemeyeceğini, bu nedenle yerel mahkemece müvekkili Banka yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Yerel mahkeme kararında müvekkili Bankanın kötüniyetli olmadığına karar verildiğini, davacının kötüniyet tazminatı talebinin de reddedildiğini, müvekkili Bankanın kötü niyetli olmamasına ilişkin değerlendirme karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,TTK’nın 687. maddesinde, "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesinin mevcut olduğunu, yine TTK’nın 792. maddesi uyarınca "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" düzenlemesinin mevcut olduğunu, bu durumda müvekkili Bankanın iyiniyetli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Davacının, dava konusu ettiği ve uğradığını iddia ettiği zararın, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklandığını, iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, müvekkili Banka aleyhine ileri sürdüğü iddialarını ispat edemediğini, müvekkili Banka aleyhine ikame edilen haksız davanın reddi gerektiğini belirterek, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 23/09/2021 tarih 2020/202 E. - 2021/873 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Asıl davaya konu çek örnekleri incelendiğinde; ... ... Şubesi’ne ait, 17/04/2019 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, keşidecisinin .... ... Şirketi, lehtarının .... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, .... ... Şirketi, ... Şirketi ve... Bankası A.Ş.’nin cirolarının bulunduğu, ... Bankası A.Ş.’nin cirosunun üzerine iptal yazıldığı, çekin bankaya 26/04/2019 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız olduğunun yazıldığı, daha sonra ... Şirketi tarafından 24/10/2019 tarihinde yeniden bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun çek arkasına yazıldığı anlaşılmıştır.... ... Şubesi’ne ait, 01/05/2019 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, keşidecisinin .... ... Şirketi, lehtarının .... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, .... ... Şirketi, ... Şirketi ve... Bankası A.Ş.’nin cirolarının bulunduğu, ... Bankası A.Ş.’nin cirosunun üzerine iptal yazıldığı, çekin bankaya 02/05/2019 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız olduğunun yazıldığı, daha sonra ... Şirketi tarafından 24/10/2019 tarihinde yeniden bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun çek arkasına yazıldığı anlaşılmıştır.Birleşen 2019/383 esas sayılı davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... ... Şubesi’ne ait, 29/05/2019 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, keşidecisinin ... Şirketi, lehtarının .... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, ...Şirketi’nin ve .... Şirketi'nin cirolarının bulunduğu, bankaya ibraz edildiğine dair bir kaydın olmadığı, ancak ... Bankası A.Ş.'nin 25/06/2019 tarihli müzekkere cevabında çekin .... A.Ş. tarafından ... Şubelerine ibraz edildiği ve 29/05/2019 tarihinde takas aracılığıyla karşılıksız işlemi yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.Birleşen 2019/482 Esas sayılı davaya konu edilen ... seri numaralı ve 250.000,00 TL bedelli çekin ön ve arka yüzünü gösteren çek örneği dosyada mevcut olmadığından incelenememiş, Dairemizce ilk derece Mahkemesinden çek örnekleri talep edilmiş olmasına rağmen, bulunamadığından gönderilemediğine dair cevap verilmiştir.İlk derece mahkemesince adli tıp uzmanı ...’dan alınan 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; “…İnceleme konusu çeklerdeki imzalar ile ...’nun karşılaştırma belgelerindeki imzalar arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan benzemezlikler nedeni ile, ..., ... ve ... nolu çeklerdeki birinci ciranta imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’nun eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır…” şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince adli tıp uzmanı ...’dan alınan 21/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporu incelendiğinde; “…İnceleme konusu ..., ... ve ... seri nolu çeklerdeki 1. Cirantacı imzaları ile ...’nun karşılaştırma belgelerindeki imzalar arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile, söz konusu çeklerdeki imzaların karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’nun eli ürünü olmadığı,İnceleme konusu ...seri nolu çekteki keşideci imzası ile ...’nun karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumluluk ve benzelikler nedeni ile, söz konusu çekteki imzanın ...’nun eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır…” şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
GEREKÇE:Asıl ve birleşen davalar, imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece asıl dava ile birleşen 2019/383 Esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2019/482 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davalı... Bankası A.Ş., birleşen 2019/383 Esas sayılı davada davalı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya konu her iki çekte de davalının çekleri bankaya ibraz etmesinden sonra cirolarını iptal ettiği, çeklerin daha sonra davalı bankadan önceki ciranta ve diğer davalı .... Şirketi tarafından yeniden bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduklarının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.Davalı... Bankası'nın ciroları iptal edilmiş olmakla, husumet itirazında bulunmasına rağmen, Mahkemece bu savunma hiç değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Birleşen 2019/383 Esas sayılı davada davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya konu çekin dosyada mevcut örneği incelendiğinde, çekte davalı ... Bankası A.Ş.’nin cirosunun mevcut olmadığı, çekin diğer davalı .... Şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğinin banka tarafından bildirildiği, çek asılları imza incelemesi için dosyaya sunulmuş ve dosyada çeşitli kasa numaralı alınmış olmasına rağmen, istinaf incelemesi sırasında kasadaki çek asıllarının örneklerinin gönderilmesi için ilk derece mahkemesine yazılan yazıya çek örneklerinin bulunmadığına dair cevap verildiği anlaşılmıştır.Davalı ... Bankası A.Ş.’nin davada taraf sıfatı bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için, davaya konu çekteki tüm cirantaları ve bankaya ibraz şerhini içeren ön ve arka yüzünü gösteren örneğinin dosya içine kazandırılması hükmün denetimi için zorunludur. Ayrıca, asıl ve birleşen her bir dava için harç ve yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, asıl davada taraf olmayan davalı... Bankası A.Ş.'nin asıl davadaki yargılama giderleri ile de sorumlu tutulması doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; asıl davada davalı... Bankası A.Ş. vekili ile birleşen 2019/383 Esas sayılı davada davalı ...Bankası A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece asıl davada davalı... Bankası’nın husumet itirazının değerlendirilmesi, Mahkeme kasasında detaylı araştırma yapılarak, birleşen 2019/383 Esas sayılı davaya konu edilen çekin taraflara ya da başka bir yere iade edilmiş olması halinde buradan istenilerek davaya konu çekin ön ve arka yüzünü gösteren örneğinin dosyaya kazandırılması ve yargılama sonucunda her bir dava için harç ve yargılama giderleriyle ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma gerekçesine göre asıl davada davalı... Bankası A.Ş. vekilinin ve birleşen 2019/383 Esas sayılı davada davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Asıl davada davalı... Bankası A.Ş. vekilinin ve birleşen 2019/383 Esas sayılı davada davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/09/2021 tarihli 2020/202 E. - 2021/873 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Asıl davada davalı ile birleşen davada davalı vekillerinin istinaf talepleri kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde davalılara iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/06/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.