İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/536 E. 2025/887 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/536
Karar No
2025/887
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/536 Esas - 2025/887 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/536 KARAR NO : 2025/887

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2025 Mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Medikal Sağlık ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan diğer müvekkili ...' e, keşide tarihinde şirketin ortağı ve de eşi olan ... tarafından tedarikçi firmaya ödeme yapılacağının belirtilmesi üzerine, alacaklılara verilmek üzere 29/08/2024 keşide tarihli 1.489.476,96 TL bedelli ve 29/09/2024 keşide tarihli, 1.489.476,96 TL bedelli 2 adet çekin, imza dışındaki kısımları boş şekilde imzalayarak verildiğini. Ancak daha sonra çekin lehtarı olarak alacaklılar yerine, müşterek kızları davalı ...'ın ismi yazılarak, boşanma aşamasında olduklarından, şirketi borçlu göstererek kızı üzerinde haksız olarak şirketten para aktardığını. Çeklerin imzalatıldığı sırada tedarikçi firmaya ödeme yapılacağı zannının oluşturulduğunu. Çeklerde sadece imzanın müvekkiline ait olduğunu, diğer kalemle doldurulan kısımlarının şirket yetkilisi müvekkiline ait olmadığını. Amerika'da okuyan ve yaşayan ...'ın şirketle herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, şirkete herhangi bir mal veya hizmet sunmadığını, annesi olan müvekkili Nesibe'nin şirket yetkilisi olarak kızına 2 adet yüksek meblağda çeki düzenlemesinin mümkün olmadığını belirterek, müvekkili şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine, çeklerin iptaline, müvekkiline iadesine ve %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; Öncelikle davacının kendisinin imzaladığı çeklerin diğer kısımlarının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunun yazılı delille ispatlaması gerektiğini. Yine 29/08/2024 vade tarihli çekin bankaya sunulduğu ve tahsil edilerek çekin davacıya iade edildiğini. Davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanan çeklerin, kızının eğitim ve öğretim giderlerini karşılamak maksadıyla hem müdürü, hem de şirket ortağı olduğu sermaye şirketi üzerinde finansman kullanarak verilen çekler olduğunu. Yapılan bu işlemin TTK'nun 358. Ve 395/2 maddeleri kapsamında, müdürün şirkete şahsi borçlanması niteliğinde olduğunu. Sermaye şirketlerinin, ortaklarına cari hesap yoluyla borç para kullandırmalarının, ticari anlamda bir finansman hizmeti olduğu, bu şekilde ortada usulüne uygun düzenlenmiş çekler ve bunlara dayalı alacak olduğunu, 29/08/2024 tarihli çekin muaccel olduğunu ve tahsil edildiğini, diğer çekin de 29/09/2029 tarihinde muaccel olacağını belirterek, davanın reddine ve haksız davadan dolayı %20 oranında icra inkar tazminatı lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava,kısmen boş olarak düzenlenen çeklerin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğundan bahisle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; çeklere, ticari kayıtlara, banka kayıtlarına, müvekkilinin el yazısı örneklerine, bilirkişi incelemesi, tanık, isticvap ve yemine, davalı vekili ise; 29/08/2024 tarihli 3203659 seri numaralı çekin ödeme dekontu ile bu çekin ödenmesi için bakaya yazılan talimat yazısına, davacı şirketin ticaret sicil kaydına, yemin, ikrar, keşif, istivap, bilirkişi ve tanık deliline dayanmıştır. Dava konusu çekler incelendiğinde; Albaraka Türk Ostim Şubesi'ne ait, davacı şirket tarafından davalı ... lehine keşide edilmiş; 3203660 seri numaralı 29/09/2024 keşide tarihli 1.489.476,96TL bedelli ve 3203659 seri numaralı 29/08/2024 keşide tarihli 1.489.476,96TL bedelli çekler olduğu görülmüştür. Yine davalının cevap dilekçesinde bildirdiği ödendiği iddia edilen çek incelendiğinde; T.C. ...Bankası A.Ş. Adıyaman Şubesi'ne ait, Bioject Medikal Ltd. Şti. Tarafından davacı ... Medikal Sağlık Hizmetleri İnşaat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi lehine keşide edilmiş 521. 046,08TL bedelli çek olduğu ve davacı lehtar tarafından davalı Hatice Ayça'ya verildiği ve çekin bankaya ibrazıyla ödendiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilip incelendiğinde; çeklerin keşide tarihi itibariyle tek temsilcisinin davacı ..., diğer ortağının ise Yavuz Polat olduğu görülmüştür. İş bu davada, davacı Nesibe Gündüzün eski eşi ve şirketin ortağı olan ... kendisine, şirketin alacaklılarına verilmek üzere alacaklı kısmı boş çekleri, şirketin imzaya yetkili temsilcisi olduğunda imzalattırıldığını. Ancak sonradan lehdar kısmına, alacaklılar yerine, şirketin borçlu olmadığı ABD okuyan müşterek kızları davalı adının yazıldığının, bu şekilde anlaşmaya aykırı olarak doldurulana çeklerden keşideci davacı şirketin borçlu olmadığı iddia edilmektedir. Dava konusu senetlerin miktarı gözetildiğinden anlaşmaya aykırı düzenlendiği hususunun yazılı delile ispatı gerektiği, ancak tarafların tanık dinletmesine karşılıklı muvaffaktı üzerine, taraf tanıkları dinlenmiş, yine davalı tanığı ...' a Talimat mahkemesi marifetiyle dinlenmiştir. Öncelikle davacının dinlenen tanıkları Münevver Ergen, Efe Çankaya ve Songül Kökmen 'in senet düzenlemesi aşaması ve sonrasında davacının senet düzenleme iradesinin sakatlanmasına ilişkin bizzat görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı analaşılmıştır. Davacı tanığı Sultan Polat ise; çekler imzalandığı sırada keşidecinin yanında bulunmadığını, ancak düzenlenmesinden iki gün sonra davacı Nesibe'nin yanında bulunduğu sırada, boşandığı eşi ...'ın telefonla aradığı ve telefonunun hoparlörünün açık olduğunu, bu nedenle aradaki konuşmaları duyduğunu, konuşmada; Nesibe hanımın Hatice Ayça adına düzenlenen çeklerden dolayı sinirlendiği, ...'ın ise, çekleri ödemesi gerektiğini, şahsi imzasının bulunduğunu aksi halde ceza alacağını söylediğini. Nesibe'nin kızlarına nakit akışı yaptığını, neden çek yazması gerektiğini anlamadığını söylediğini duyduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında; çeklerin düzenlendiği tarihte şirkette çalıştığını, fatura alacak vereceklerini takip ettiğini, ödeme yapılması durumunda çek yazılacağı zaman Nesibe hanımdan koçanı alıp içini kendisinin düzenlediğini, imzanın da Nesibe Hanım tarafından atıldığını, hiçbir zaman Nesibe'nin alacaklı kişi ve çek miktarı yazılmamış çekleri imzalamadığını, dava konusu çeklerin el yazılı kısımlarını kendisi tarafından yazdığını ve Nesibe Hanım tarafından imzalandığını, ayrıca bundan başka kendi çalıştığı dönemde Nesibe'nin kızları lehine çek düzenlenmediğini beyan etmiştir. Yine Talimatla dinlenen davalı tanığı ...; davacı ile boşanma sürecinde malların bölüşülme konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin Nesibe'de, bir kısım taşınmazların ise kendisinde kaldığını. Şirketten 3.500.000,00TL civarında alacağının kaldığını, bunun için de Nesibe'nin toplam 3 adet çeki kendisine verdiğini. Bir tanesinin Bioject çeki olduğunu ve cirolayarak verdiğini, geri kalan tutarı da ikiye bölüp Ağustos ve Eylül vadeli olarak imzaladığını. Yine lehtar kısmına kızının adının yazılmasını istediğini. Kızlarının ABD'de okuduğunu, parayı ona gönderileceğinin, çekleri başka yerde kullanmayacağını görmek istediğini. Bu nedenle lehtar kısmına kızının adını yazığını vede kendisine güvenmediği için çekleri de bankaya götürüp tahsil ettiğini. Tedarikçi firmalara bazen nakit bazen de çekle ödeme yapıldığını, şirketin o dönemdeki muhasebesiyle ortağı olduğu için ilgilendiğini, ...'nın muhasebede yetkili olduğunu, çeklerin imzalandığı tarihte davacının yetkili olduğunu, imza için çekleri eşine götürdüğünü, belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, çekler, davalının sunduğu annesiyle Wahtssap yazışmaları, boşanma dava dosyası ile şirket ticari kayıt belgeleri ile sicil özeti , bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu iki adet çekin davacı şirketinin keşide tarihi ve sonrasında tek imza ile temsile yetkili temsilcisi olan davacı Nesibe Tarafından imzalandığı, imzaya itirazın bulunmadığı ancak çekin imza dışındaki kısımlarının boş olarak imzalanarak, şirketin ortağı olan eski eşi ... şirket alacaklılarına borç ödenmesi için verileceği belirtildiği halde boş kısımların anlaşmaya aykırı olarak sonradan müşterek kızları davalının isminin yazılarak doldurulduğu ve şirketin davalıya borçlu olmadığı iddia edilerek borçlu olunmadığı tespiti istenmiş ise de, anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun dinlenen tanık anlatımlarıyla ispat edilemediği, davacı tanığı Sultanın çeklerin imzalanması sırasında orada bulunmadığı daha sonraki telefon görüşmelerinde davacının kızı adına çeke itiraz ettiğini duyduğu beyan edilmiş ise de telefon görüşmesindeki çeklerin bu çekler olup olmadığını net olmadığı, yine davalı tanığı Büşra nın çeklerdeki imzanın davacı tarafından atılmadan önce kendisine söylendiği gibi alacaklı miktar keşide tarihi ve yerini el yazısı ile yazdığı ve Nesibe nin imza ettiği beyanı, YİNE davalının sunduğu davacı annesiyle Wathsapp yazışmalarında, 3.5 binlilik çek yazıldığını söylemesi, dava konusu çekler ile ödenen üçüncü kişi çeki toplamının bu miktar kadar olduğu, üçüncü kişi çekinin ödendiği de görülmekle , davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Ayrıca şirket kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı şirket ile davalı arasınada ticari ilişkin bulunmadığı ve çeklerin kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de; keşide tarihinde tek temsilci ve daha sonra tüm hisseleri kenidisine devir edilen tek ortağı olarak, şirketine karşı TTK nun 395. maddesinde belirtilen borçlanma (şirketi üzerine de kızına para aktarımı) yasağı ihlali suretiyle, şirketine borçlandığı ve bu şekilde kızı lehine şirketten finansam sağladığı görülmekle, bu hususun kendisi ile şirketi arasındaki iç ilişki olduğu, lehdar kızı bağlamadığı ve çeklenin anlaşmaya aykırı düzenlendiği iddiası da ispat edilemediğinden, şirketi davasının esastan, Nesibe Gündüzün ise, çeklerde şahsı adına attığı bir imzası vede sorumluluğu bulunmadığı ve iş bu davada aktif husumet sıfatı olmadığı görülmekle, davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir. Yine dava konusu çeklerin takibe konu edilmediği nazara alındığından İİK nun 72. Maddesi kapsamınca şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı ...'ün davasının, husumet yokluğundan reddine, 2-Davacı ... Medikal Sağlık Hizmetleri İnşaat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davasının, esastan reddine, 3-İİK'nun 72. Maddesi kapsamında davalının tazminat isteminin şartlar oluşmadığından reddine, 4-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 1.708,16 TL peşin harç, 49.164,92 TL ıslah harcı toplamı olan 50.873,08 TL harçtan düşümü ile artan 50.257,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 5-Davalının karşıladığı 310,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı ... yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin adı geçen davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı ... Medikal Sağlık Hizmetleri İnşaat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.489.476,96 TL üzerinden takdir edilen 226.526,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2025

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/536, K. 2025/887, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-536-e-2025-887-k-5413132dba47