İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/58 E. 2026/549 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/58
Karar No
2026/549
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/58 Esas KARAR NO:2026/549

Mahkememiz asıl dosyasında:

DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ :25/01/2023 KARAR TARİHİ:25/06/2026

Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında:

DAVA:Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ:24/03/2023 BİRLEŞEN DOSYA KARAR TARİHİ : 20/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememiz asıl dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı Sn. ...'in ortağı olduğu davalı ...' nin ilaç ve tıbbi cihaz alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin 26.10.2022 tarihinde 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirdiğini, bu toplantıda gündemin 2., 4., 5. ve 9. maddelerinde alınan kararların, aşağıda izah edilen nedenlerden dolayı hukuka aykırı olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ettiğini, davacının Sn. ..., müteveffa babası Dr. ...'in, 29.10.2021 tarihinde vefatı üzerine, mirastan kaynaklı davalı şirketin paylarının geçişi üzerine, davacının, davalı şirketle mevcut paylarının arttırıldığını, Dr. ...'in payları, miras hukuku çerçevesinde, kardeşler ... ve ... arasında paylaştırıldığını Dr. ...'in vasiyeti üzerine, paylarının bir kısmı ise yine miras hukuku çerçevesinde ...'a devredildiğini, davalı şirket tarafından, 01.09.2022 tarihinde, aşağıda belirtilen gündem başlıkları ile genel kurul toplantısının yapılacağı ilan edildiğini, belirtilen tarihte toplantı yapıldığını, ilk genel kurul toplantısının ertelenmesi üzerine, 04.10.2022 tarihli ilanla, 26.10.2022 tarihinde davalı şirketin merkezinde ikinci toplantı yapıldığını, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... ve eşi ... olduğunu, Yönetim kurulu başkanı ...'in davalı şirketi iyi yönetemediği ve zarara uğrattığı bilindiğini, yıllardır şirketin faaliyet alanı konusunda herhangi bir bilgisi ve tecrübesi olmayan ...'in yönetim kurulu üyesi olarak istihdamı sağlandığını, bu iki yönetim kurulu üyesinin davalı şirkete verdiği zararlara ilişkin şimdilik bütün haklarını saklı tuttuklarını, ... A.Ş.'nin ortağı davacı açısından, genel kurul kararlarının geçersizliğinin ileri sürülmesini için gerekli şartların oluştuğunu, bu hususların şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde ortaya çıkacağını, mahkemece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının celbine karar verilmesini, gündemin 2., 4. Ve 9. Maddesinde alınan kararın geçersiz olduğunu, bu kararın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, dava konusu kararların (gündemin 5. ve 9. maddesinde alınan kararların) yürütülmesinin geri bırakılmasını, bu nedenlerle; davalı şirketin 26.10.2022 tarihli genel kurul toplantısında,gündemin 2., 4., 5. ve 9. maddelerinde alınan kararların yoklukla malül olduğunun tespitini, bu talebin kabul görmemesi halinde kararların batıl olduğunun tespitini, yoklukla malullük ya da butlan talebimizin kabul görmemesi halinde ise alınan kararların tamamının iptalini, 26.10.2022 tarihli genel kurul toplantısı gündeminin 5. ve 9. maddelerine ilişkin kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasını, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkememiz asıl dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 21.09.2022 tarihinde saat 10.00'da yapılması planlandığı, anılan gün ve tarihte davacı pay sahibi, TTK m. 420 uyarınca finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesi talebinde bulunduğunu, Bu nedenle toplantı, toplantı başkanlığınca ertelendiğini, ertelenen toplantının, 26.10.2022 tarihinde saat 10:30da ... Mahallesi ... Sokak No. 14/1 .../ İstanbul adresinde gerçekleştirildiğini, Olağan genel kurul toplantısına şirketin 60.000.000 Türk Lirası tutarındaki sermayesini temsil eden 2.400.000 adet payın tamamının katıldığını, davacı davaya konu kararların "yoklukla malul ve butlanla batıl" olduğunu ve terditli olarak iptal edilebileceğini iddia ettiğini, bu kapsamda; dava dilekçesinde "yokluk", "butlan" ve "iptal edilebilirlik iddialarının hukuki sebebinin yer almadığını, iptali talep edilen kararların hangi nedenlerle kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair hiçbir somutlaştırma yapılmadığını, davaya konu kararların yokluğundan söz edilemeyeceğini, yokluk genel kurul kararının oluşması için gerekli iradenin bulunmamasını ifade ettiğini, genel kurul kararları açısından yokluk hali, toplantı ve karar nisaplarına uyulmadığında söz konusu olduğunu, davalı şirketin esas sözleşmesinde genel kurulda aranacak nisaplara ilişkin özel bir düzenleme bulunduğunu, davaya konu kararlar bakımından butlan söz konusu olmadığı, iptal edilebilirliğinin şartlarının oluşmadığını, finansal tablolara ilişkin dipnotlar ise 2021 yılına ilişkin bağımsız denetim raporundan görülebileceğini, davacının iddia ettiği gibi bir işlem hiçbir surette gerçekleşmediğini, bu işlemin gerçekleşmediğine ilişkin finansal tablo dipnotları da ticari defterler ile karşılaştırılmak sureti İle bağımsız denetçi tarafından tasdik edildiğini, bağımsız denetim ile finansal tabloların ticari defterler, mizan ve envanter ile uyum içerisinde olup olmadığı denetlendiğini, davacının 2 numaralı kararın iptali yönündeki haksız ve dayanaksız talibinin reddini, dava konusu 5 ve 9 numaralı kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin Davacı talebinin reddini, davacının haksız ve mesnetsiz davası sebebiyle davalı şirketin uğraması muhtemel tüm zararlarını karşılaması amacıyla ve bu tutarı karşılayacak miktarda olmak üzer davacı aleyhine, 200.000,00 tl ' den az olmamak üzere nakdi teminata hükmedilmesini, nakdi teminatın uygun görülmemesi halinde, davacının; davalı şirket sermayesindeki tüm paylarının teminat olarak alınmasını, davacının haksiz ve hukuki mesnetten yoksun davasının tümüyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, talep etmiştir. Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin dağıtılabilir karının tespiti ve müvekkilinin payına düşen kardan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı şirketin 26.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hukuka aykırı hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından açılan davanın aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle işbu dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında davalı vekili savunmasına özetle; davacının netice ve talebini açıklaması gerektiğini, ayrıca; mevzuat ve Yargıtay kararları gereğince, kar payı dağıtımına ilişkin kararın iptalinin mahkemece mümkün olduğunu, mahkemenin genel kurul yerine geçerek kar payına ilişkin değerlendirme yapamayacağını açıkça ortaya koymakta olduğunu, genel kurul kararının iptali için açılan İstanbul 12.ATM dosyasının derdest olduğunu belirterek, huzurdaki davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava genel kurul karar iptali davasıdır. Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı şirketin 26.10.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 2., 4., 5. ve 9. maddelerinde alınan kararların yokluk/butlan ile geçersiz olup olmadıkları, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, iptallerinin gerekip gerekmediği Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki davanın kar payı farkının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu, bu hali ile uyuşmazlığın; davacı yanın kar payı farkının tahsili isteminde bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişi... ve ...' den alınan 25/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davaya konu genel kurulda alınan (5) numaralı kararla, görev süresi dolan “yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerinin seçilmiş olmasına, Dairemizin 16.02.2021 tarihli .... sayılı kararında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi halinde buna ilişkin gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddesi ile bağlantılı olmasını öngörmesine, aksi halde, yani dava konusu genel kurulda olduğu gibi görev süresi dolan yönetim kurulu üyeleri yerine yenilerinin seçimi halinde, bu gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesi ile bağlantılı kabul edilmesinin mümkün olmamasına, bu itibarla, davacılarca iptali istenilen yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin (5) numaralı, bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin (8) numaralı ve yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etmelerine ilişkin (9) numaralı kararların finansal tabloların görüşülmesiyle ilgili hususlar olarak kabul edilemeyecek olmasına göre asıl ve birleşen dosya davacıları” vekillerinin aşağıdaki paragrafları kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dosya davacılarının iptalini talep ettikleri (5) numaralı karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadıkları belirtilmiş ise de genel kurula asıl dosya davacıları adına katılan vekillerin, oylamanın yapılmasından sonra söz alarak ilgili kararın görüşülmesi sırasında belirttikleri gerekçelerle dava açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettikleri ve bu beyanlarını tutanağa geçirttikleri anlaşıldığını, Bu hale göre asıl dosya davacılarının (5) numaralı karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyduklarının kabulü zorunlu olup Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmadığını, Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada (5) numaralı karara ilişkin ileri sürülen iptal sebebinin yukarıdaki (1) numaralı bentte belirtilen gerekçeler doğrultusunda esastan karara bağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğini, bozmayı gerektirdiğini, yapılan değerlendirmeler sonucunda; dosya kapsamında yapılan mali inceleme sonucunda gündemin 2., 4. Ve 5. Maddeleri kapsamında alınan kararların şirketin mali yapısı ile uyumlu olduğu, bu sebeple geçersizliği şartlarının bu aşamada gerçekleşmediği, gündemin 9. Maddesi kapsamında alınan kararın yok hükmünde olduğu" şeklinde raporunu ibraz etmişlerdir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; Asıl dava yönünden dava konusu genel kurul kararları incelenmiştir. Genel kurulun 2. maddesi 2021 yılına ait finansal raporların (Bilanço ve Kar/Zarar hesapları) okunması, müzakeresi ve tasdikine ilişkin olup, bilirkişi kök raporunda yapılan mali incelemede, şirketin kısa vadeli borçları rahatlıkla ödeyebileceği, finansal riskin kontrol altında olduğu, güçlü ve güvenli bir sermaye yapısı olduğu, hem risk hem likidite açısından dengeli bir şirket olduğunu, bu veriler ışığında, şirketin herhangi bir borca batıklık veya mali iflas riski taşımadığı; aksine, istikrarlı bir mali yapıya sahip olduğu belirlenmiş olup, bu değerlendirmeler ile birlikte mali tabloların gerçeği yansıtmadığı konusunda olumsuz bir kanaat bildirilmemiştir. Genel kurulun 4. maddesi, dönem karının kullanım şeklinin, dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesinin görüşülmesine ilişkindir. Yapılan mali incelemede 26.10.2022 tarihli 2021 yılına ait olağan genel kurulun 4. Maddesinde alınan karara göre dönem karından (33.888.725,66.- TL) yasal yedekler ayrıldıktan sonra, 2.000.000.-TL’nin sermaye artırımında kullanılmasına, 3.800.000.-TL’nin ortaklara payları oranında dağıtılmasına karar verildiği, 3.800.000.-TL kar payı dağıtımını, temettü dağıtım oranına göre (dağıtılan temettü/net dönem karı) çıkan sonuç % 0-20 arasında olduğu için düşük olarak değerlendirebilir ise de böyle bir değerlendirme mutlak surette mevcut ekonomik şartlar(faiz oranları, dış kaynak bulmadaki zorluklar ve bu kaynakların maliyeti, ekonomiye dönük beklentiler vb.) ve şirket içi planlamalarla birlikte değerlendirilmesinin gerektiği belirlenmiş ve şirketin daha yüksek bir oranda kar payı dağıtma imkanı bulunduğu ancak dağıtılmasına karar verilen tutarın makul olduğu değerlendirilmiştir. Genel kurulun 5. maddesi Yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların ücretlerinin belirlenmesine ilişkindir. "Yönetim kurulu üyelerinden ...'e brüt 420.000 Türk Lirası huzur hakkı ödenmesine ve Yönetim Kurulu üyesi ...'e şirkette fiilen SGKlı olarak çalıştığından dolayı ayrıca huzur hakkı ödenmemesine" karar verilmiştir. Huzur hakkı, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 394'te “Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları” başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre anonim şirket yönetim kurulu üyelerine, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile belirlenecek tutarda huzur hakkı ödemesi yapılması mümkündür.” 02.11.2021 tarihli olağanüstü genel kurulu toplantı tutanağının 3. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinden ...’e aylık 200.000.-TL brüt huzur hakkı verildiği, 2022 yılı tüfe oranının %64,27 olması nedeniyle, önceki yıl huzur hakkına, 2022 tüfe oranını uygulandığında 200.000x1,647=329.400.-TL gibi bir huzur hakkı hesaplandığı, genel kurulda karar verilen 410.000.-TL huzur hakkı ile aradaki fark olan 80.600.- TL’nin şirketin finansal durumuna göre makul oduğu anlaşılmıştır. Genel kurulun 9. maddesi Yönetim kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanunu'nn 395 ve 396'ıncı maddelerine giren hususlardan dolayı izin verilmesine ilişkindir. Yapılan oylama sonucunda ... vekili Av. ... nin 252.105 red oyu ve ...' un 3.440 red oyu ile toplam 255.545 red oya karşılık ...'nin 2.144.455 kabul oyu ile oy çokluğu ile Türk Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396'ıncı Maddelerine giren hususlardan izin verilmesi kabul edilmiştir. Kararın davalı şirket yönetiminin olumlu oyu ile alındığı anlaşılmaktadır. somut olayda TTK m.395 ve 396 hükümleri uyarınca yapılan oylama davalı şirket yönetiminin oy hakkından yoksun olduğu onların oylarının geçersiz olduğu durumda alınan kararın nisabının sağlanamayacağı, bu sebeple kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır. Netice olarak: Dosya kapsamında yapılan ve mahkememizce hükme esas alınmaya elverişli görülen mali inceleme sonucunda gündemin 2, 4 ve 5. maddeleri kapsamında alınan kararların şirketin mali yapısı ile uyumlu olduğu, iptal koşullarının oluşmadığı kanaati ile, bu maddeler yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Gündemin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanunu'nn 395 ve 396'ıncı maddelerine giren hususlardan dolayı izin verilmesine ilişkin yapılan oylamada davalı şirket yönetiminin oy hakkından yoksun olduğu onların oylarının geçersiz olduğu durumda alınan kararın nisabının sağlanamayacağı, bu sebeple kararın yok hükmünde olduğu kanaati ile 9 nolu kararın yokluk ile malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Birleşen dosya ile davalı şirketin dağıtılabilir kârının tespiti ve payına düşen kârdan, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla, şimdilik 10.000-TL'nin ticari avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Bu talep asıl dosyadaki 4 nolu madde ile bağlantılı olup, asıl dosyada 4 nolu maddenin iptalini gerektirir bir durum olmadığı belirlenmiş ve mahkememizce de bu husus kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkememizin genel kurulun yerine geçenek dağıtılacak karın oranını belirlemek yetkisi bulunmamaktadır. Zira şirket kâr elde ettiği halde, somut, makul ve şirket menfaatiyle açıklanabilir bir gerekçe olmaksızın kârın dağıtılmaması durumunda pay sahipleri genel kurul kararının iptalini isteyebilir. Ayrıca genel kurul tarafından yasal olarak kâr dağıtım kararı alınmışsa, kâr payı talep edilebilir ve ödenmemesi durumunda dava edilebilir. Mahkemeler genel kurulun yerine geçerek kâr dağıtımına veya oranına karar veremez. Ancak genel kurul kâr payı dağıtımı kararı aldıktan sonra bu alacak kesinleştiğinden, ödenmeyen kâr payları için alacak davası açılabilir. Somut olayda bu durumların hiçbirisi yoktur. Bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, a-Davalı şirketin 26.10.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 2., 4., 5. maddelerinde alınan kararlara ilişkin davanın reddine, b-Davalı şirketin 26.10.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesi ile alınan yönetim kurulu üyeleri ile ilgili TTK 395 ve 396 maddeleri kapsamındaki izinlerin verilmesine ilişkin kararın yokluk ile malul olduğunun tespitine, 2-Birleşen davanın REDDİNE, 3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 552,10-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 385,40-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 31.201,25-TL masraf olmak üzere toplam 31.586,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, e-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; a-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 552,10-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, c-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği (talep olunan miktar aşılamayacağından) 10.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/58, K. 2026/549, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-58-e-2026-549-k-cacf9334f9ec