Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1004 E. 2026/1421 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1004
Karar No
2026/1421
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1004 KARAR NO : 2026/1421

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :24/02/2026 tarihli ara karar NUMARASI :2026/13 Esas (derdest dosya)

DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVA :Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :08/01/2026 TALEP :İhtiyati tedbire itiraz TALEP TARİHİ :05/02/2026

KARAR TARİHİ :09/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :14/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30.09.2025 tarihli, 600.000,00-TL bedelli, 0003949 numaralı çekin konu edildiği Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 Esas sayılı ve 31.08.2025 tarihli, 600.000,00-TL bedelli, ... numaralı çekin konu edildiği Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 Esas sayılı icra dosyalarında borçlu, davalının ise alacaklı olduğunu, icra takiplerine konu edilen çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle davacının borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, çeklerdeki imzanın davacıya ait olmamasına karşın davalı tarafından icra takibi başlatılmasının bariz kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne, Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 E. sayılı icra dosyasının 600.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinden ve Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 E. sayılı icra dosyasının 600.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinden dolayı davacının davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar takibin ilerlemesinin ve haciz uygulanmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak durdurulmasına, takibe konu ettiği senet yönünden haksız ve kötü niyetli olduğu aşikar olan davalı alacaklının, ihtilaf konusu olan 1.200.000,00-TL alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince 15/01/2026 tarihli ara karar ile; "... Davacı vekilinin takibin durdurulması talebinin REDDİNE, alacaklının ibraz ettiği dilekçe ve ekinde bulunan belgeler ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde İİK'nın 72/3. maddesi yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen 15.01.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının davalının mağduriyetine neden olduğundan söz konusu ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde davalının alacaklı olarak, davacı tarafında keşide ettiği 2 adet çek sebebiyle borçlu olarak yer aldığı Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 Esas sayılı dosyası ve yine aynı şekilde Gebze İcra Dairesi'nin 2025/27571 Esas sayılı dosyasında takibin dayanağı olarak yer alan çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederek işbu huzurdaki menfi tespit davasını açtığını ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediğini, çeklerde yer alan imzaların davacının kendisine ait olmadığı yönündeki iddiaların, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın borçlu olarak, davalının da alacaklı olarak yer aldığı ve işbu huzurdaki davanın konusunu oluşturan Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davacı tarafa 24.09.2025 tarafında tebliğ edildiğini, davacı tarafın Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu mal beyanı bildirimiyle davacı tarafın, işbu huzurdaki davaya konu çekler üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, takibin dayanağı olan çeklerin mahkeme tarafından incelenmesiyle de beraber görüleceği üzere davalının söz konusu çeklerde lehtar konumunda olmadığını, ciranta konumunda olduğunu, davacı tarafın davaya konu söz konusu 2 adet çeki, lehtar konumunda yer alan Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenleyerek, Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisine verdiğini, lehtar konumunda yer alan Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin çekleri cirolaması üzerine söz konusu 2 adet çekin davalının eline geçtiğini, icra dosyalarında borçlu olarak yer alan dava dışı Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 9 adet araca haciz konulduğuna ilişkin haciz evraklarını mahkemeye sunduklarını, söz konusu icra dosyalarında yapılan ödeme emri tebligatlarına rağmen imzaya ve borca itiraz etmeyip tam tersine mal beyanı bildiriminde bulunan davacı taraf lehine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, mahkeme aksi kanaatte ise söz konusu ihtiyati tedbir kararının davacı taraftan tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi, söz konusu icra dosyalarında davacı tarafın haricinde borçlu olarak yer alan Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmesi şeklinde değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati tedbire karşı yapılan itirazın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan ödemelerden de anlaşılacağı üzere davalının, davacı tarafça ödenmeyen çekler sebebiyle çekleri ciro ederek vermiş olduğu dava dışı kişilere 1.200.000,00-TL tutarındaki çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını ve çok zor bir duruma düştüğünü, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması halinde de davalının alacağına kavuşamayacağını ve davalının mağduriyetinin daha da artacağını, davacı tarafın adına kayıtlı hiçbir mal varlığı bulunmadığı için davacı aleyhine haciz işlemi yapılamamış olup söz konusu çek borçlarının davacı taraftan tahsilinin zaten mümkün olmadığını, söz konusu icra dosyalarında yapılan ödeme emri tebligatlarına rağmen imzaya ve borca itiraz etmeyip tam tersine mal beyanı bildiriminde bulunan davacı taraf lehine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, aksi kanaatte ise söz konusu ihtiyati tedbir kararının davacı taraftan tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi, söz konusu icra dosyalarında davacı tarafın haricinde borçlu olarak yer alan Özkar Süt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmesi şeklinde değiştirilmesine karar verilmesini talep ederek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2026 tarih, 2026/13 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Talep; İİK'nın 72/2. maddesinde düzenlenen takibin durdurulmasına ilişkin tedbir istemine ilişkin olup, tedbir talebinin 72/3 maddesinde düzenlenen icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İlk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince müvekkilinin 30.09.2025 tarihli, 600.000,00-TL bedelli, 0003949 numaralı çekin konu edildiği Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 Esas sayılı ve 31.08.2025 tarihli, 600.000,00-TL bedelli, ... numaralı çekin konu edildiği Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 Esas sayılı icra dosyalarında borçlu, davalı ise alacaklı olduğunu, icra takiplerine konu edilen çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle davanın kabulüne, Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 E. sayılı icra dosyasının 600.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinden ve Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 E. sayılı icra dosyasının 600.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinden dolayı davacının davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak takibin durdurulmasını talep ettiği, Mahkemece davacı vekilinin takibin durdurulması talebinin reddine, alacaklının ibraz ettiği dilekçe ve ekinde bulunan belgeler ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde İİK'nın 72/3. maddesi yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davalının itirazı üzerine duruşma açılarak itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ise de, 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istemek mümkündür. Davacı dava dilekçesi ile icra takibinin tedbiren durdurulmasını istemiş, mahkemece de tedbir koşulları değerlendirilip takip tarihinden sonra tedbiren icra takibinin durdurulamayacağı gerekçe gösterilerek tedbir talebi reddedilmiş, dairemizin yerleşik kararlarında belirtildiği gibi çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiştir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası kapsamında İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği keşidecinin imzasının sahte olması hali dava dışı lehdarın senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla sadece davacı/keşideciden tahsil edilen paranın alacıklıya ödenmemesine karar verilmesi gerekirken tüm borçluları kapsayacak şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Diğer yandan; İİK'nın 72/3. Maddesi uyarınca tedbir kararı verilebilmesi için borçlunun teminat göstermesi gerekmekte ise de, bu emredici hükmün kamu düzeninden olmaması ve davalı alacaklı vekilinin istinaf dilekçesinde teminat gösterilmesi talebinin olmaması ve istinaf isteminin ancak taleple sınırlı olarak yapılması nedeni ile dairemizce verilen kararda da davacıdan teminat alınmamasına karar verilmemiştir. Mahkemece, ara karar başlığında; tarafların T.C. kimlik numaraları ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2026 tarih, 2026/13 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)İhtiyati tedbire yapılan itirazın KABULÜ ile; İİK'nın 72/3 maddesi gereğince teminatsız olarak Gebze İcra Dairesinin 2025/29520 Esas ve Gebze İcra Dairesinin 2025/27571 Esas sayılı icra dosyalarında sadece davacı tarafça yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi için davanın taraflarıyla sınırlı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbir konulmasına, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına, b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 4-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1004, K. 2026/1421, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1004-e-2026-1421-k-bd9730091aed