Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1396 E. 2026/2189 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1396
Karar No
2026/2189
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1396 - 2026/2189

T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1396 KARAR NO : 2026/2189

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2025 NUMARASI : 2023/553 Esas 2025/1119 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA TÜRÜ : MENFİ TESPİT BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/586 ESAS SAYILI DOSYASI TARAFLARI DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN ASIL DOSYA DAVACI BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI : VEKİLİ : Av. ASIL DOSYA DAVALISI- BİRLEŞEN DOSYA DAVACI : VEKİLİ : Av. TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2025 tarih ve 2023/553 Esas 2025/1119 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı vekilinin ve asıl dosya davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvuruları ile ilgili yapılan esas incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davalı elektrik şirketi tarafından düzenlenmiş olan 12/12/2018 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağına dayanılarak tahakkuk edilen 913.917.27.-TL kaçak faturasından dolayı borçlu olmadıklarını, zira davacının aboneliğine ait sayaç panosunun mühürlü olduğunu ve sayaç değiştirilmeden önceki 2018 eylül, ekim, kasım ayı okumaları ve faturalarının düzenli olarak çıkartılmış olduğunu, 15/11/2018 tarih ve ... seri nolu sayaç ve ölçü trafoları sökme/takma tutanağı ile sayaca herhangibir diş müdahale olmadığının tespit edilmiş olduğunu, bu şekilde 2018 aralık ayı okuması ve faturasının da çıkartılmış olduğunu, ancak davalının 12/12/2018 tarih ve ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile ölçü devresine müdahale edilmiş olduğundan bahsedilerek elektriğin kesilip, 913.917.27.-TL fatura çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu, ihtilaflı olan sürenin son okuma tarihi ile kaçak tutanağı tarihi arası 13 gün olduğunu, sayaç panosu dış kapağı ve iç kapaklarının mühürlü olduğunu ve sayaç okumalarının davalının takmış olduğu Modem kamerası ile yapıldığını, bu nedenle kaçak kullanımın mümkün olmadığını, sayaç bölümüne herhangi bir müdahale olsa idi davacı şirketin bunu ispatlayabileceğini belirterek, 12/12/2018 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik tutanağına dayanılarak haksız olarak çıkartılmış olan 27/12/2018 son ödeme tarihli 913.917.27 TL fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olamadığının tespitine, elektriğin kesilmemesini, icra takibi yapılırsa ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davacı şirket adresinde yapılan inceleme ile düzenlenmiş olan 12/12/2018 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik tutanağında sayaç panosu mühürlerinin kesilip ölçü devresine müdahale edilmiş olduğunu akım trafosu S1, S2 uçlarının sayaçta farklı faz gruplarına bağlandığını, akım trafosunun değiştirilerek uygun olmayan akım trafoları kullanıldığını, bu şekilde ölçü devresine müdahale edilerek sayacın eksik tüketim kaydetmesine sebebiyet verildiğini, bu şekilde elektrik tüketiminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine 42. maddesine göre kaçak elektrik kullanımı sayıldığını belirterek, tedbir kararının kaldırılmasını, yerinde olmayan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar yerilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/586 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davalı şirketin kaçak elektrik kullanımı yaptığını bu sebeple müvekkili şirket tarafından kaçak ve ek tahakkuk bedeli olmak üzere 27.12.2018 son ödeme tarihli toplam 913.917,27 TL bedel hesaplandığını, davalının 152.319,50 TL asıl alacak ödemesi (faizli 161.466,12.-TL) yaptığını, geriye 913.917,27.-TL - 152.319,50.-TL = 761.597,77.-TL ödenmeyen asıl alacak miktarının kaldığını, kalan 761.597,77.-TL asıl alacak borcu için takip öncesi ve sonrası işlenmiş faiz, KDV, takip masrafları ve icra vekalet ücreti birlikte tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2020/8221 Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/834 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi heyeti tarafından hesaplamanın 21 saat üzerinden yapılarak 642.926,33.-TL olarak hesaplandığı, 13.12.2018 tarihinde ödenen 161.466,12.-TL düşüldükten sonra davalı şirketin 642.926,33.-TL - 161.466,12.-TL = 481.460,21.-TL borçlu olduğuna karar verildiğini, davalı şirketin 04.03.2021 tarihinde 481.460,21.-TL ödeme yaptığını, ancak davalı şirket tarafından asıl alacak olarak kabul edilen 642.926,33.-TL’nin takip öncesi işlenmiş faizi, KDV ve bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takip masrafları, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işlenmiş faiz ve icra vekalet ücretlerine ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, kısmi ödemelerde 6098 sayılı Kanunun 100. Maddesi gereği öncelikle ferilere mahsup edileceğinin belirtildiği bu sebeple davalı şirketin ödediği bedellerin öncelikle hesaplanacak feriler ile mahsup edilmesi gerektiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin faiz ve ferileri ile kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ettiğini, borçlu tarafından .... İcra müdürlüğünün 2020/8221 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin faiz ve ferileri ile kaldığı yerden devamını, borçlunun takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davacı şirketin müvekkili şirket adına hukuka aykırı olarak 913.917,27.-TL kaçak bedeli tahakkuk ettirdiğini, bu hususta .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/834 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bilirkişi tarafından ... tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunun tespit edildiğini, hesaplamanın sanayi grubu ve 21 saat çalışma saatine göre hesaplanması gerektiğinin belirtilerek 642.926,33.-TL kaçak bedeli hesaplandığını, müvekkili şirket tarafından icra takip tarihinden önce davacı şirkete 161.566,12.-TL ödendiğini, bilirkişiler tarafından bu bedelin hesaplanan 642.926,33.-TL den çıkartıldığını ve mahkeme tarafından müvekkil şirketin davacı şirkete 642.926,33.-TL - 161.466,12.-TL = 481.460,21.-TL borçlu olduğuna karar verildiğini, (kararın henüz kesinleşmediğini ve istinafta olduğunu) müvekkili şirket tarafında davacı şirkete 04.03.2021 tarihinde 481.460,21.-TL ödeme yapıldığını, İcra dosyası içeriği ile menfi tespit davası içeriğinin ve taraflarının aynı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sonradan yapılan ödeme ile takipteki borcu ve alacağı kapsadığını belirterek davanın reddini talep ettiğini, dava değerinin % 20 haksız ve kötü niyet tazminatını, yargılama giderlerini davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI : İlk derece mahkemesince; "1-Mahkememizin ana dosyasında; -Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, a-Davacının davalıya 203.330,35.-TL borçlu olmadığının (710.586,92.-TL borçlu olduğunun) tespitine, b-Davacının borçlu olduğu meblağın 480.460,21.-TL 'si davadan sonra, 161.566,16.-TL si davadan önce ödendiğinden bu meblağlar açısından dava istirdat davası olarak addedilmekle birlikte, ödenen tutarın davacının borçlu oduğu meblağı karşılamadığı ve dolayısıyla istirdadı kabil alacağın da mevcut olmadığı belirlenmekle fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Birleşen Mahkememizin 2022/586 Esas sayılı dosyasında, -Davanın kısmen kabul kısmen reddine, a-319.370.73.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin %18 KDV'si, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2020/8221 Esas sayılı takip dosyasında yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, -Takibin devamına, b-Fazlaya ilişkin istemin reddine, c-Takip konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmakla likit nitelikte olmadığından taraafların tazminat isteminin reddine, "şeklinde karar verildiği görülmüştür. ASIL DOSYA DAVACI-BİRLEŞEN DOSYA DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/586 ESAS sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacıya 87.66,84.-TL ve 299.463,00.-TL borcu olduğu yönünde çelişkili tespitler yapıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi uyarınca bu çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, bilirkişilerin EPDK 44. madde hükümlerine aykırı olarak tüketim kıyaslaması yerine kurulu güç üzerinden hatalı hesaplama yaptığını, bu yöntemle müvekkil şirketten 43.694,551 Kw fazla kaçak tüketim ve 563.118,610 Kw kaçak ek tüketim bedeli talep edilerek haksız zenginleşmeye yol açıldığını, 13.12.2018 tarihinde PTT üzerinden yapılan 161.466,12.-TL tutarındaki ödemenin bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, ödenmiş olan bu tutarın borçtan düşülerek faiz hesabı yapılması gerekirken hatalı bir rapor tanzim edildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 15/06/2023 tarihli ve 2021/1277 E., 2023/1244 K. sayılı kararı uyarınca istirdat davası niteliğindeki ödemelerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/586 ESAS sayılı dosyasında verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davası öncesinde asıl alacağın tamamının ödendiğini, 161.000,00.-TL ve 481.000,00.-TL toplamı olan 642.000,00.-TL tutarındaki ödemelerin mahsup edilmediğini, bilirkişi raporunda mükerer hesaplama yapılarak 319.000,00.-TL tutarında haksız bir borç çıkarıldığını, hükme esas alınan raporun yargısal denetime elverişsiz olduğunu belirterek, öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DOSYA DAVALI-BİRLEŞEN DOSYA DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça muhtelif tarihlerde yapılan ödemelerin ve tahakkuk miktarlarının hatalı değerlendirildiğini, ödeme tarihine kadar faiz işletilip ödemenin mahsup edilmediğini, bu hususun müvekkil kurum alacağının olması gerekenden daha düşük hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, eksik ve yetersiz incelemeler içeren rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığını belirterek .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/553 E. 2025/1119 K. sayılı asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi kararının istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin asıl dosya davacısına tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. KABUL VE GEREKÇE: Asıl dava; kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit, birleşen dava ise kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, İlk derece mahkemesince , kaldırma ilamı öncesinde asıl dosya yönünden 432.457,06.-TL bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 15.06.2023 tarihli 2021/1277 Esas ve 2023/1244 Karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunun 3. Sayfasında ... Akım-Gerilim Tablosu ile, iş yerinde günün 24 saati elektrik kullanımı ölçülmüş ve kayıt altına alınmıştır denilmektedir. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma saatinin 24 saat olduğuna yönelik bir tespit bulunmadığı belirtilmiştir. Her iki rapor arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Buna göre somut olayda Yönetmeliğin 45/5. Maddesi uyarınca çalışma saati konusunda kaçak tespitini yapan davalı şirket kayıtlarında tespit olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Buna göre yeni oluşturulacak alanında uzman üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınıp, raporlar arasındaki bu çelişki giderilerek 2018 yılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, konuya ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları ile teknik hususlara yönelik yapılması gereken değerlendirmeler yönünden eksik inceleme sonucu mevcut şekilde hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına, usule, yasaya ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesine aykırı olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davadan önce yapılan 13.12.2018 tarihli 161.466,12.-TL'lik ödemenin istirdat davası gibi düşünülerek değerlendirilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına dair karar verilmiştir. Kaldırma ilamı sonrasında, ....Ticaret Mahkemesi'nin 2022/586 Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda asıl dosya yönünden; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının davalıya 203.330,35.-TL borçlu olmadığının (710.586,92.-TL borçlu olduğunun) tespitine, davacının borçlu olduğu meblağın 480.460,21.-TL 'si davadan sonra, 161.566,16.-TL si davadan önce ödendiğinden bu meblağlar açısından dava istirdat davası olarak addedilmekle birlikte, ödenen tutarın davacının borçlu oduğu meblağı karşılamadığı ve dolayısıyla istirdadı kabil alacağın da mevcut olmadığı belirlenmekle fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dosya yönünden ise; davanın kısmen kabul kısmen reddine,319.370.73.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin %18 KDV'si, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2020/8221 Esas sayılı takip dosyasında yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmakla likit nitelikte olmadığından taraafların tazminat isteminin reddine, dair karar verilmiştir. Karara karşı asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı vekili ile asıl dosya davalı-birleşen dosya davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı adına 12.12.2018 tarihli fatura ile Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli 733.463,72.-TL, Enerji Fonu 5.130,31.-TL, TRT Payı 10.260,61.-TL ve Elektrik Tüketim Vergisi 25.651,52.-TL olmak üzere toplam KDV dahil 913.917,27.-TL'lik fatura tahakkuk edildiği anlaşılmaktadır. 12.12.2018 tarihli ... seri numaralı kayıp kaçak tutanağına göre ... Tesisat numaralı aboneliğe ilişkin olarak ... Fabrikasına ait adreste "Osas'tan alınan veriler neticesinde sayaç ölçü devresine müdahale tespit edilmiş olup enerjisi kesilerek mühür altına alınmıştır. Akım trafolarının 3/2 oranında eksik (sayaca) akım gönderdiği mühürlerin sahte olduğu ve akım trafolarının sayaca gelen S1, S2 ve faz uçlarının sayaçta farklı gruplarda olduğu tespit edilmiştir." şeklinde tutanak tutulduğu görülmektedir. 15.11.2018 tarihli ... seri numaralı Sayaç ve ölçü trafoları sökme, takma, değiştirme tutanağı ile ... No'lu tesisata sayaç takıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça 13.12.2018 tarihinde 161.466,12.-TL'lik bir ödeme yapılmıştır. Birleşen dosyaya konu olan .... İcra Dairesi 2020/8221 Esas dosyası ile 913.917,27.-TL - 152.319,50.-TL = 761.597,77.-TL ödenmeyen asıl alacak miktarının kaldığından bahisle asıl dosya davalı-birleşen dosya davacısı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından, kalan 761.597,77.-TL asıl alacak borcu için takip öncesi ve sonrası işlenmiş faiz, KDV, takip masrafları ve icra vekalet ücreti birlikte tahsili amacıyla 16.11.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra takibinin itiraz edilmesiyle durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça 04.03.2021 tarihinde de 481.460,21.-TL'lik bir ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldırma ilamı doğrultusunda, üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan bilirkişi heyetinin 13.11.2023 tarihli raporunda, dava konusu hesaplamaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45-3-c maddesine göre 21 saat üzerinden hesaplanmasının uygun olduğunun belirlendiği, 28/05/2024 tarihli heyet ek raporu ve bilirkişi ...'in 03/10/2025 tarihli ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik kullandığı hususunun tutanakla tespit edildiği, yapılan hesaplama neticesinde ana dosyadaki dava tarihi itibariyle davacının kaçak elektrik kullanımından dolayı davalıya 710.586,92.-TL borçlu olduğu, 12.12.2018 tarihli fatura ile 913.917,27.-TL'lik fatura tahakkuk edildiği, yapılan hesaplama neticesinde asıl dosyada davacının davalıya 203.330,35.-TL(913.917,27TL-710.586,92TL) borçlu olmadığı yönündeki tespitte isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08/10/2018 tarihli ve 2016/3163 E. 2018/9080 K. sayılı kararında; “....İtirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığından, bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilemez. Bu nedenle icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan 28.463,19 TL’lik ödemenin de TBK’nun 100. maddesi hükmü çerçevesinde hesaplamada dikkate alınarak, kalan miktar olan 1.516,81 TL (29.980-28.463,19) üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken açıklanan husus gözardı edilerek, 3.876 TL'lik kısmın itirazının iptaline ve icra takibinden sonra ödenen tutarın tahsil aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir...” şeklinde belirtilmiştir. (Bkz. Aynı yönde HGK. E. 2007/19-159 K.2007/220; HGK.E. 2005/19 K.2005/270 sayılı kararları) Buna göre , birleşen dava dosyasına konu davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle, icra takibine konu edilen borca ilişkin olarak yapılan tüm ödemelerin mahsubu suretiyle borç miktarının belirlenmesi gerektiği, bu durumda 942.406,49 - 461.469,60- 161.566,16= 319.370,73-TL asıl borcun kaldığı, ödeme miktarları mahsup edilerek,takip tarihi itibariyle belirlenen alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline hükmedilmiş olmasında, usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemesince uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak bu raporlar doğrultusunda karar vermesinde usul ve yasaya aykırı yan olmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı vekili ile asıl dosya davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dosyada davacı-birleşen dosya davalısının istinaf başvurusuna göre, asıl dosya yönünden alınması gereken 732,00.-TL ile birleşen dosyadan alınması gereken 21.816,21.-TL olmak üzere toplam 22.548,21.-TL istinaf karar ve ilam harcından yatırılan 5.455,00.-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.093,21.-TL harcın ... Ambalaj Malzemeleri Tarım Gıda Orman Ürünleri Nakliye İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Asıl dosyada davalı- birleşen dosyada davacı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusuna göre asıl dosya yönünden alınması gereken 13.889,49.-TL ile birleşen dosyadan alınması gereken 732,00.-TL olmak üzere toplam 14.621,49.-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 732,00.-TL ve 3.472,37.-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.417,12-TL harcın ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

6-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK'nın ve 359/4 md. uyarınca Dairemiz tarafından taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere tarihinde oy birliği ile karar verildi.14/10/2026

Başkan- Üye- Üye - Katip- ¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1396, K. 2026/2189, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1396-e-2026-2189-k-b1ad20a2fcc4