İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/28 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/28
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/28 Esas KARAR NO : 2026/532 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 10/01/2026 KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA /TALEP :Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum Nezdinde -------- sayılı dosyada işlem gören, --------- Şirketi'nde istihdam edilen --------- 22.10.2019 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda meydana gelen maluliyeti nedeniyle ---------- Esas sayılı dosyası ile rücuen alacak davası ikame edildiğini, dava safahatında şirketin tasfiyesinin sona ererek sicil kaydının bulunmadığı anlaşıldığını, Bu durum sebebiyle ---------- Esas sayılı dosyası kapsamında taraf teşkilinin sağlanması açısından tanzim edilen ara karar ile Müvekkili Kuruma, ---------- Şirketi'nin canlandırılması için yetki verildiğini, ---------- Şirketi'nin , ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ------------ numarası ile kayıtlı olup son adresi --------- Mah. -------- Cad. No:--------- ---------- olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ---------- Şirketi'ne karşı, Müvekkili Kurum alacağının tahsili amacıyla ikame edilen davaya devam edebilmeleri için ---------- Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, gerekir ise tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ---------- ŞİRKETİ'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yöneltildiğini, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, Bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını savunarak, müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; --------- Şirketi unvanlı şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ticaret sicil kayıtları ve -------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ticaret sicil numarasına kayıtlı ---------- Şirketi unvanlı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; Şirketin tasfiyesinin sona erdiği21/10/2022 tarihinde sicil kaydının terkin olunduğu, davacı tarafça ---------İş Mahkemesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemler ile ilgili ---------- Şirketi unvanlı şirketin ihyası istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin ticaret sicilinde tescil edilmesi gereklidir. 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, dova konusu olay bakımından tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle;--------- ticaret sicil müdürlüğünü ticaret sicil numarasına kayıtlı ---------- Şirketi unvanlı şirketin ---------- Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemler ile sınırlı olarak ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeyi tam ve usulüne uygun bir şekilde tamamlamayıp bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile, 1-TTK'nun 547. maddesi gereğince -----------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---------- sicil numarasında kayıtlı---------Şirketi'nin ----------- Esas sayılı dosyasında yapılacak İŞ VE İŞLEMLER İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE İHYASINA, 2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ...'İN (T.C NO: ... ) TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA, 3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 4-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL , ve peşin harç 732,00-TL'nin davalı tasfiye memurundan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafça bu dava nedeni ile yapılan 625,90-TL bilirkişi, posta, tebligat giderinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026