Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/284 E. 2026/1758 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/284
Karar No
2026/1758
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/284

KARAR NO: 2026/1758

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/12/2018

NUMARASI: 2018/498 Esas - 2018/1205 Karar

DAVANIN KONUSU: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili; Müvekkili Bankanın Yönetim Kurulunun, 10.05.2018 tarih ve ... nolu kararıyla, ... Şubesi’nde görev yapmak üzere uzman statüsünde bir personelini imza yetkilisi olarak tayin ettiğini, Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca imza yetkilisi tayin kararının tescili için davalı ...Müdürlüğü’ne müracaat edildiğini, ancak ...Müdürlüğünün 30.05.2018 tarihli yazısıyla, müvekkil Bankanın tescil talep ettiği Yönetim Kurulu kararının elektronik imza (e-imza) ile imzalandığını gerekçe göstererek tescil edilmeyeceğini bildirdiğini, red bildirimi incelendiğinde ...Müdürlüğü’nün, tescili talep edilen Yönetim Kurulu kararının, üyelerce elektronik imza ile imzalanmış olmasını kabul etmediğini, ıslak imzalı bir karar metni sunulmasını istediğinin anlaşıldığını, Yönetim Kurulu kararı altındaki imzaların Elektronik İmza Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan güvenli elektronik imza ile atılmış ve Yönetim Kurulu karar defterine işlendiğini, ayrıca anılan kararın .... Noterliği tarafından da ... Mayıs 2018 tarih ve ... yevmiye no.su ile tasdik edildiğini, tasdik evrakı incelendiğinde .... Noterliğinin; bu Yönetim Kurulu Kararının, e-imza ile imzalanmış olduğu ve http://....... internet sitesinden de e-imza doğrulamasının yapıldığını teyit ettiğinin açıkça görüldüğünü, Elektronik İmza Kanunu 5. md uyarınca hukukumuzda elektronik imza, elle atılan imza ile (ıslak imzayla) aynı hukuki sonuçları doğurduğunu, Türk Borçlar Kanunu 15. md uyarınca da, güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurduğunu, Yönetim Kurulu toplantı ve kararlarını düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’nun 390. maddesinde de, bu kararların mutlaka elle imzalanması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, aksine elektronik ortamda da kararların imzalanabileceği, toplantı ve karar nisaplarına uymak suretiyle alınan kararların, imzalanıp karar defterine geçirilmesinin, geçerlilik için gerekli olduğu hususlarının düzenlendiğini, konuya ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Düzenleme Dairesi Başkanlığı da, tüm bankalara gönderilmek üzere gönderdiği 27/01/2017 tarih, .... sayı ve Elektronik imza hakkında konulu yazısında, banka yönetim kurulu kararlarının ilgili yönetim kurulu karar defterine usulünce işlenmesi halinde, güvenli elektronik imza ile imzalanmasında TTK ve Bankacılık Kanunu açısından herhangi bir hukuka aykırılık olmayacağı görüşünün ifade edildiğini, Ticaret Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre de ...Müdürlüğü’nün, tescil talebini red gerekçelerinin haklı ve hukuki olmadığının görüldüğünü, itiraza konu yönetim kurulu kararının güvenli elektronik imza ile imzalanmasının, hem TBK hem TTK ve hem de 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa uygun olduğunu belirterek müvekkili Bankanın 10.05.2018 tarihli ... no.lu... Şubesi imza yetkililerine ilişkin Yönetim Kurulu kararının tescili talebinin reddi kararı hukuka aykırı olduğundan, anılan kararın tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı; usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece; "Elektronik Ortamda Kurullar" başlıklı 6102 sayılı TTK'nun 1527. maddesinde "...şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede düzenlenmiş olması şartıyla, sermaye şirketlerinde yönetim kurulu ve müdürler kurulu tamamen elektronik ortamda yapılabileceği gibi, bazı üyelerin fiziken mevcut bulundukları bir toplantıya bir kısım üyelerin elektronik ortamda katılması yoluyla da icra edilebilir. Bu hallerde kanunda veya şirket sözleşmesinde ve esas sözleşmede öngörülen toplantı ile karar nisaplarına ilişkin hükümler aynen uygulanır" hükmü uyarınca anasözleşme değişikliğine gidildiği, yine 10.04.2015 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ana sözleşmenin değişikliğine ilişkin tadili içerir 37. maddede yönetim kurulu toplantılarının elektronik ortamda yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, 31.03.2017 tarihli ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen davacının ana sözleşmesinin 6102 sayılı Yasanın 1527. maddesine uygun olarak yönetim kurulu toplantılarının elektronik ortamda yapılabileceğine ilişkin tadillerini de yapmış olduğu ve buna göre de elektronik ortamda yönetim kurulu toplantısının yapıldığı, güvenli elektronik imza ile yönetim kurulu üyelerinin şirket ana sözleşmesine uygun yasanın aradığı şekliyle kararını almış olmasına rağmen ve yasak bir halde bulunmamasına binaen, kaldı ki bu hususun EPDK tarafınca da bankalara davacı tarafça dosyaya sunulan 27.01.2017 tarihli elektronik imza hakkında dağıtım yerlerine ilişkin duyuruda da konunun değerlendirilerek muhatapları olan ve BDDK denetiminde olan bankalara duyurusunun da yapıldığı, bu duyuruya istinaden de davacı tarafın ana sözleşme tadillerini de yapmış olarak hem sözleşmesine hem yasalara uygun yönetim kurulunun elektronik ortamda yaptığı, bu nedenle elektronik ortamda ilgili yönetim kurulunca imzalanan kararın 6102 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca tescili gerekirken, tescil yapılmamasının yasaya aykırı olduğu gerekeçleriyle davacının itirazının kabulü ile yönetim kurulunun kararının sicile tesciline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;...... Müdürlüğü'nün TTK 32. maddesine ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tescil talebinin iadesinin hukuka uygun olduğunu, zira dava konusu yönetim kurulu kararı, 01.10.2012'de yürürlüğe giren Ticaret Şirketlerinde Anonim Şirket Genel Kurulları Dışında Elektronik Ortamda Yapılacak Kurullar Hakkında Tebliğ hükümlerine uygun olmadığını, mahkeme kararında belirtildiği üzere, doğrulamanın yapılabileceği belirtilen Kuveyt Turk web sayfası ve aslında ... mevzuat hükümleri bakımından yetkilendirilmiş ve elektronik hizmet sağlayacak bir şirket olmadığını, elektronik ortamda yapılacak kurullara ilişkin ilkelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1527 ve devamı hükümlerinde düzenlendiğini, konunun ayrıntılarının da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1527/f.6 gereğince çıkarılan "Ticaret Şirketlerinde Anonim Şirket Genel Kurulları Dışında Elektronik Ortamda Yapılacak Kurullar Hakkında Tebliğ" ile düzenleneceğinin hükme bağlandığını, Tebliğin m.14/f.2 hükmü doğrultusunda merkezi kayıt kuruluşu ... olarak oluşturduğu sistemine ilişkin raporunu hazırladığını ve Bakanlığın uygun görüşünü de alarak müvekkili tarafından 22/11/2008 tarihinde tescil ettirildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği gibi Mevzuat düzenlemelerinin alt yapılarının dava konusu tescil başvurusundan çok sonra oluşturulduğu ve ancak, bundan sonra elektronik imzalı yönetim kurulu kararlarının tescilinin mümkün hale geldiğini, elektronik imza ile kayıt altına alındığı ifade edilen kararın mevzuata uygun şekilde ve yetkililerce elektronik imza ile kayıt altına alındığı hususunun kontrolü yapılamadığından dava konusu tescil başvurusu evrakının, davalı Müdürlük de dahil hiçbir ticaret sicili müdürlüğünde, dava konusu olayın cereyan ettiği dönemde kabul edilemediğini zira gerekli altyapıyı sağlayacak ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş şirket ya da şirketlerin faaliyete başlamadığını, ... Bankasının, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda elektronik toplantı hizmeti sağlayacak şirketlerden olmadığı gibi, imzaların da herhangi bir yerden doğrulanması değil, elektronik imzaların, mevzuatta öngörülmüş resmi ve güvenli, mevzuata uygun bir sistem üzerinden teyit edilmesi ve aslında tüm elektronik yönetim kurulunun da yetkili kuruluş sistemi kullanılarak yapılması gerektiğini, mevzuata uygun hareket ederek dava konusu tescil başvurusunu iade eden ve davanın açılmasına neden olmayan davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tululamayacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davanın TTK 34.maddesinde düzenlenen süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı Banka, Yönetim Kurulu tarafından elektronik imza ile imzalanan 10.05.2018 tarih ... no'lu kararının tescilini talep etmiş; Davalı Ticaret Sicil Memurluğu talebin reddine karar vermiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 15. maddesi "...güvenli elektronik imza da, el yazısı ile atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğrurur"; 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. maddesi "...güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğrurur"; 6102 sayılı TTK'nun 1526. maddesindeki 3. fıkrası "...ticaret şirketleri ile gerçek ve tüzel kişi diğer tacirlere ilişkin olarak, bu kanunun zorunlu tuttuğu bütün işlemler elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile de yapılabilir.

Bu işlemlerin dayanağı olan belgeler de aynı usulle elektronik ortamda düzenlenebilir", aynı yasa maddesinin 4. fıkrası "...şirket adına imza yetkisine haiz kişiler, şirket namına kendi adlarına üretilen güvenli elektronik imza ile imza atabilirler.

Bu durumda, kullanılacak nitelikli elektronik sertifikalarda, sertifika sahibi alanı içerisine, sertifika sahibinin ismiyle birlikte temsil ettiği tüzel kişinin de ismi yazılır. Bu husus tescil ve ilan edilir"; 6102 sayılı TTK'nın 1527. maddesi de "...şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede düzenlenmiş olması şartıyla, sermaye şirketlerinde yönetim kurulu ve müdürler kurulu tamamen elektronik ortamda yapılabileceği gibi, bazı üyelerin fiziken mevcut bulundukları bir toplantıya bir kısım üyelerin elektronik ortamda katılması yoluyla da icra edilebilir. Bu hallerde kanunda veya şirket sözleşmesinde ve esas sözleşmede öngörülen toplantı ile karar nisaplarına ilişkin hükümler aynen uygulanır" hükümlerine havidir.

Somut olayda, davacının ana sözleşmenin tadiline ilişkin 37. maddesinde toplantının 6102 sayılı yasanın 1527. maddesine uygun olarak elektronik ortamda yapılabileceğine ilişkin değişiklik yapılmış olup, 31.03.2017 tarih 9296 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir. TTK 1527. maddeye uygun olarak elektronik ortamda yönetim kurulu toplantısının yapıldığı, yönetim kurulu üyelerinin şirket ana sözleşmesine uygun yasanın aradığı şekliyle karar alarak, güvenli elektronik imza ile kararı imzaladıkları anlaşılmaktadır.

Diğer yandan her ne kadar davalı yanca, Tebliğ hükümleri gerekçe gösterilerek tescil talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğu iddia edilmiş ise de; Yasa hükümlerine uygun şekilde yönetim kurulu kararını elektronik imza ile imzalayan davacıya, Tebliğ ile yasada öngörülmeyen şartlar ve yükümlülükler getirilmesi mümkün görülmemiştir. Bu itibarla, davalının istinaf sebeplerine Heyetimizce itibar edilmemiş, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 08/10/2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/284, K. 2026/1758, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-284-e-2026-1758-k-17e75469f63e