Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/288 E. 2026/1759 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/288
Karar No
2026/1759
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/288

KARAR NO: 2026/1759

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/10/2022

NUMARASI: 2022/11 Esas - 2022/719 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili özetle; Müvekkilinin ticari işleri nedeniyle ihracat ve ithalat yapmakta olduğunu, yurt dışında faaliyet gösteren firmalar ile ticari faaliyet, ihracat, ithalat faaliyeti gösterdiğini, ticari konuda çalışmakta olduğu bir firmadan elektronik posta yolu ile 29.06.2021 tarihinde ödeme talimatı aldığını, 29.06.2021 tarihli bu elektronik mail talimatta .... Şti firması ...Bankacılık Hesap No : ...... IBAN NO TR ..... SWIFT KODU : ......hesabına 315.000 USD ön ödeme yapılması istenilmesi ve mail gönderilmesine rağmen, siber saldırı ile farklı mail geldiğini, bu siber saldırı mailinde .... Şti.'nin ödeme konusu ticari konular değiştirilmeyerek sadece banka ve hesap bilgilerinin değiştirildiğini, mail yazışmaları esnasında mail hesaplarına girilerek, müvekkiline gönderilen ödeme bilgilerinin aynısı kopyalanarak mail gönderen firmadan .... Şti. firmasına ödeme talimatı isteniyormuş gibi hesaba girilip elektronik postalar gönderilerek, sadece ödeme yapılacak ön ödeme hesap bilgileri değiştirilmiş olarak, .... Şti.nin ... Bankası ..... Şubesi; ... ....... hesabı ve ..... hesap numarası; ...SWIFT KODU Gönderildiğini, aynı bilgilerin yer aldığı gerçek maildeki belirtilen hesap numarası ...Bankacılık Hesap no : ..... IBAN NO TR .... SWIFT KODU: .....hesabına 315.000 USD ön ödeme yazılan gerçek mail üzerinden bütün bilgiler ve ödeme yapılacak firmanın bilgilerinin aynı olduğunu, aynı bilgilere sadece ödeme yapılacak hesap numarasını .... Şti.'nin ... Bankası ..... Şubesi; ... .........Hesabı ve.... hesap numarası; ...SWIFT KODU hesabı şeklinde değiştirerek sahte Banka ve hesap numarası mail gönderildiğini, .... Şti.'nin ... Bankası ..... Şubesi; ... ........ Hesabı ve ... Hesap Numarası; ...SWIFT KODU olarak gönderilen sahte hesaba ticari görüşme gereği müvekkilinin ... A.Ş. TR ..... hesabından 29/06/2021 tarihinde 315.000 USD gönderildiğini,.... Şti.nin yetkilisi ... ile yapılan sonraki görüşmelerde paranın hesaba gelmediğinin beyan edilmesi üzerine yapılan incelemede mail adres bilgilerinin çalınarak .... Şti. ile yazışmalar esnasında .... Şti.'nden mail geliyormuş gibi gönderildiğini ve sahte hesaba para gönderildiğinin tespit edildiğini, ayrıca ... Bankta, ....'de ve ....'da yurt dışında böyle bir hesaplarının olmadığını, şirketlerinin adı ile aynı olan bu hesabın sahte olduğunu veya böyle bir hesabının olmadığını, yasal işlemleri başlatacaklarını beyan ettiklerini, müvekkilinin davalı ... A.Ş. ..... Şubesinde TR ......hesabı bulunduğunu, müvekkilinin bu hesabından ..../06/2021 tarihinde .... Şti.'nin hesabına EFT gönderilmesi sırasında, bankacılık kuralı gereği EFT de hesap numarası ve gönderilen ismin uyuşması gerekirken, davalı ... A.Ş.'nin, EFT de hesap numarası ve gönderilen ismin uyuşmasını kontrol etmeden karşı banka ile bilgileri teyit etmeden, bankasındaki hesap sahibi müvekkilinin haklarını koruma, kontrol, özen yükümlülüğünü yerine getirmeden, hesap numarası ve isim uyuşmayan hesap numarasına EFT ile parayı göndermesi nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, siber dolandırıcılar tarafından yanlış isim ve hesap uyuşmayan hesaba ödetilen bu ödemenin müvekkili firma tarafından tespit edildiği anda davalı taraflara, BDDK'ya bildirimde bulunulduğunu ve ..... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Müdürlüğüne ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalı banka Türkiye ... üzerinden 07.07.2021 tarihli Swift mesajı ile gönderilen paranın bloke edilmesi ve geri gönderilmesinin talep edildiğini ve kendilerine dönüş olmadığını, gönderilen EFT hesap numarası ile gönderilen ismin uyuşmadığı hesaba gönderilen paranın iadesinin talep edildiğini, paranın çekilip çekilmediğine, verilen dilekçenin işleme alınıp alınmadığına dair cevap verilmediğini, olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/111673 sayılı dosyasında savcılık soruşturmasının, ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığının ..... sayılı soruşturma dosyasının, BDDK'nın .... sayılı incelemesinin halen devam ettiğini belirterek, davalılardan 315.000 USD'nin iadesi talep ettiklerini ve şimdilik kısmi olarak 10.000 USD'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 20.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplerini 315.000 USD olarak ıslah ettiklerini belirterek, 315.000 USD'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Davalı ... ... A.Ş. vekili özetle; Müvekkilinin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkil bankanın Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulu bir tüzel kişilik olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre faaliyet göstermekte olduğunu, davada yer alan iddialara konu olan bankanın ... ......'nın ise ..... ve ...... kanunlarına göre kurulu ve o ülke kanunlarına göre faaliyet gösteren, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişilik ve ayrı bir banka olduğunu, bu bankanın davada hatalı olarak "... .....Şubesi" olarak anılmakta olduğunu, ... ... ile müvekkili banka arasında herhangi bir şube- merkez ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili bankanın bir başka ülke kanunlarına göre kurulu ayrı bir banka olan ... .. nezdindeki bu işlemler hakkında bilgi talep etme veya bu işlemlere müdahalede etme vb. hususlarda herhangi bir yetkisinin bulunmadığını, davacının davaya konu olaydaki işlemlerin müvekkili banka tarafından yapıldığını veya yapılan işlemlerde müvekkili bankanın sorumlu olacağı yönündeki iddialarının kesinlikle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın müvekkili banka açısından husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili banka bünyesinde ve sorumluluğunda olmayan bir tutarın müvekkili banka tarafından davacıya iadesine karar verilmesinin beklenemeyeceğini, müvekkili bankadan bağımsız ve yaptığı işlemler açısından bir bağlantısı bulunmayan firmanın yaptığı iddia edilen işlemlerin ve para transferlerine ilişkin müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının davayı müvekkili bankaya yönlendirmesinin müvekkili bankanın ilgili firmanın .... şubesi olduğunu düşünmekten kaynaklandığının aşikar olduğunu, ancak davacının iddia ettiği EFT tutarlarının hiçbir şekilde müvekkili banka kayıtlarında yer almadığını, müvekkili bankanın ... .... firmasının şubesi-acentesi olmadığını belirterek davanın öncelikle husumet itirazları kapsamında usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili özetle; davanın yetkili mahkemede açılmaması nedeniyle reddinin gerektiğini, yetkili mahkemenin, müvekkili bankanın adresinin ..... ilçesinde bulunması sebebiyle İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, kısmi dava açmanın şartları bulunmadığından HMK.nın 115. maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davaya konu zararlarının 315.000 USD olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak davacı tarafça dava değeri olarak dava tarihi itibariyle 10.000 USD'nin TL karşılığı olan 114.488,60 TL'nin gösterildiğini, davacının talimatının gereği olan bankacılık işleminin, dikkat ve özen ile ifa edilmiş olması nedeniyle, varsa uğranılan zarardan dolayı müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuken mümkün bulunmadığını, davacının müvekkilinin...... şubesi müşterisi olduğunu, kendisi ile ..../09/2020 tarihli iletişim araçlar sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından müvekkili bankaya ibraz edilen 24/06/2020 tarih ve ... numaralı imza sirküleri ile kendilerini münferiden temsile yetkili kişinin ... olduğunun bildirildiğini, işbu davaya konu olayda davacının, 29/06/2021 tarihinde müvekkilinin Bağcılar şubesine hitaben .... Şti. firmasının ... nezdindeki ... numaralı hesabına 315.000 USD ödenmesine yönelik döviz transfer talimatı verildiğini, müvekkili bankanın personeli tarafından öncelikle talimat üzerindeki imzalar kontrol edildiğini, talimat üzerindeki imzanın 24/06/2020 tarih ve ... numaralı imza sirkülerinde münferiden temsile yetkili olan ...'a ait olduğunun görüldüğünü, davacının da transfer talimatının kendileri/yetkili kişileri tarafından verildiği hususunda bir itirazının bulunmadığını, yine müvekkili bankanın standart kontrolleri çerçevesinde; müşteriyle 01/09/2020 tarihinde imzalanan iletişim araçları sözleşmesinde mutabakat için yetkili olduğu bildirilen kişi bilgisine uygun olarak, transfer talimatı işleme alınmadan önce firma yetkilisi ...'un telefon ile arandığını ve transfer talimatında yer alan bilgiler telefon ile de teyit edildiğini, müvekkili bankanın Bağcılar şubesi nezdindeki kontrollerin mevzuata ve bankacılık prensiplerine uygun olarak tamamlandıktan sonra, transfer talimatı ilgili Genel Müdürlük birimine iletildiğini ve bu birim tarafından yapılması gerektiği ve mümkün olan kontroller yapıldıktan sonra müşteri talimatına konu ödeme emrinin .... Şti. firmasının ... nezdindeki ... numaralı hesabına ödenmek üzere muhabir olan ....'ya gönderildiğini, her ne kadar davacı tarafından Swift işlemleri için muhatap bilgisinin de kontrol edileceği iddia edilmekte ise de; EFT ve Swift işlemlerinin hatalı olarak karıştırıldığının anlaşıldığını, Swift işlemlerinde sadece İBAN numarasının geçerliliği kontrol edilebilmekte olduğunu, alıcının ad-ünvan bilgilerine ulaşılamamakta olduğunu, müvekkili bankanın, davacının hesaplarına yönelik saldırıyı fark etmesi ve bildirmesi üzerine de, sorunun çözümü için gerekçeli çabayı gösterdiğini, hesap muhabiri .... nın, 02/07/2021 tarihinde müvekkili bankaya gönderdiği Swift mesajında ödemenin alıcısına 30/06/2021 tarihinde ödendiğini belirttiğini, davacı şirketin 07/07/2021 tarihli talimatında ise ödemenin mail dolandırıcılığı ile yapıldığını beyan ettiklerini, müvekkili bankanın aynı gün hesap muhabiri ....'ya Swift mesajı gönderilerek ödeminin iptali talep edildiğini, hesabı muhabiri .... alıcı bankadan bilgi talep ettiğini, ...'den "alıcı ile ilgili gerekli aksiyonu aldıklarını, ancak hesapta para bulunmadığı" bilgisini edindiklerinin 23/07/2021 tarihinde müvekkili bankaya iletildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince de davacının uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle müvekkili bankanın tazminat talep etme hakkının bulunmadığını belirterek davalı banka aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece özetle; "...Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacının vermiş olduğu talimat üzerinde yapılan transfer ile ilgili tüm bilgilerin mevcut olduğu, davalı ...Bankasının, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkanının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak İngiltere'deki lehdar bankanın görebileceği, dava konusu bedelin gönderimi ile ilgili davacının davalı ...Bankasına göndermiş olduğu talimatın, taraflar arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve İletişim Hizmetleri Sözleşmesine istinaden mail yolu ile ulaştırıldığı, e-mail yolu ile ulaştırılan talimatın, davalı banka tarafından gerekli imza kontrolü ve işlem teyidi gibi tüm kontroller yapılarak işleme alındığının anlaşıldığı, dava konusu bedelin gönderim talimatının davalı bankaya ulaşmadan önce davacının e-mail sistemine yapılan siber saldırının bulunduğu, ancak davalı ...Bankasının bu durumu bilmesinin mümkün olmadığı bu nedenlerle davalı ...Bankasının zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacının vermiş olduğu 21.06.2021 tarihli 315.000 USD transfer talimatında lehdar banka olarak ... bildirildiği ve bu bankanın davalı ... A.Ş'den ayrı bir tüzel kişilik olduğu ve bu banka ile davalı ... A.Ş arasında merkez-şube ilişkisinin olmadığı anlaşıldığından davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı bankanın isminin ... olduğunu, ... Merkezli ... Bankın Türkiye'deki işlemlerini yürüten aynı merkeze bağlı şubesi olduğunu, Türkiye'deki mevzuat ve vergi sistemi işlemleri nedeniyle ... A.Ş. olarak kurulmuş olmasının şube olduğu, sahibinin ... olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, dahili davalı olarak katılmaları taleplerinin değerlendirilmediğini, davalı .... .... şubesine talimat bilgisi sorulması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, davalı ... A.Ş.'nin muhabir bankası .... Bankasından; Davalı ... A.Ş.'nin talimatları ve ... ödemeye ilişkin swift ve bütün yazışmaların dosyaya sunulması taleplerini değerlendirilmediğini, davalı ... .... Şubesi ... A.Ş. isim ve hesap numarasının uyuşmamasına rağmen swıft ile gönderilen parayı alması Ali Ibrar'a ödemesi nedeniyle sorumlu olmasına ilişkin talebinin değerlendirilmediğini, mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, yargılamada deliller toplanılmadan karar verildiğini, bilirkişiye itiraz gerekçeleri değerlendirilmemiş; davalı bankaların TBK 49 md-76 md haksız fiilden kaynaklı düzenlemeleri; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı hususlarının değerlendirilmediğini; bankanın müşterilerine karşı TBK 1-48 md sözleşmeye ilişkin "sözleşmeden doğan borç ilişkileri" başlıklı kanuni düzenlemeleri sözleşmeden doğan sorumluluğu sayın mahkeme kararında değerlendirilmeden karar verildiğini, sorunun sözleşmenin tarafı davalı ........A.Ş.'nin sözleşmeden kaynaklanan bankacılık kurallarına göre davacının müşterisinin haklarını hesabını borcunu sözleşme koşullarını yerine getirmemesi neticesi ile ortaya çıktığını, bu durumda davalının sözleşmenin koşullarının yerine getirilmiyor oluşu, sözleşmeden doğan sorumluluk şeklinde tanımladığını, TBK ikinci ayrım kısmında Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri

49 md – 76 md maddeleri arasında düzenlendiğini,

Haksız fiilin gündeme gelebilmesi için 4 unsurun varlığının arandığını, bunların; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı olduğunu, haksız fiilin borç doğuran bir ilişki türü olduğunu, huzurdaki davada davalı bankalar tarafından; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurları gerçekleşmesine rağmen yargılamada bu unsurların değerlendirilmediğini, talep ve duruşma zabtında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/111673 soruşturma dosyasındaki soruşturma dosyasında yapılan suç duyurusu, şikayet soruşturma sonucunun beklenilmesi talebinin değerlendirilmediğini, davacı ....Şti. ile davalı ... A.Ş arasında, 01.09.2020 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi, 01.09.2020 tarihli İletişim Araçları Sözleşmesi akdedildiği tespiti yapılmasına rağmen, dava dilekçesinin ana konusu davalı ......A.Ş. de hesabının olması hesabına verilen talimatların bankacılık mevzuatına uygun özen, denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirilmemesi, ön sorgulama ön onay alınmaması, verilen swift talimatında alıcı adının .... Şti. olması gönderim konusuna ilişkin ekte .... Şti'ye kesilen faturanın sunulmasına rağmen, davalı ......A.Ş.'nin alıcı ismi ile hesap numarasının uyuşmamasına rağmen ön teyit kontrol yapılmadan hesaptaki 315.000,00 USD'nin gönderilmesine ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini, yargılamada davalı bankanın sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun değerlendirilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; döviz havale işleminde bildirilen IBAN ile alıcı isim eşleştirmesi yapılmadan gerçekleştirilen havale işlemi nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın ... A.Ş. yönünden husumet yönünden reddine, davalı ... A.Ş. yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalıların döviz havale talimatında yer alan iban alıc eşleştirmesi yapmakla yükümlü olup olmadığı, davacının zarar uğramasında davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı, vekalet ücretinin hatalı takdir edilip edilmediği kaynaklanmaktadır. noktasındadır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, ticari ilişkisi bulunduğu firmadan 29.06.2021 tarihinde, .... Şti. Firmasının ...Bankacılık TR...... ıban numaralı, ..... Swıft kodlu hesabına 315.000,00 USD ödeme yapılmasına ilişkin mail gönderildiğini, daha sonra gelen mailde, aynı mail kopyalanıp .... Şti.'nin hesap bilgisi ... ...... numaralı ..... swift kodlu hesaba gönderilmesinin istenildiğini, şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede paranın hesaba gelmediğini öğrenince yapılan firmasından mail geliyormuş gibi gönderilerek sahte hesaba para gönderildiğinin tespit edildiğini, siber dolandırıcıların mail trafiğinin arasına girerek ödemeyi kendi hesaplarına yapılmasını sağladıklarını, 07.07.2021 tarihinde ödemenin durdurulması ve paranın iadesinin istediklerini, davalıların iban numarası ile hesap sahibi bilgilerini kontrol etmeden, teyit yapmadan para transferi yaptıklarından 316.000,00 USD'nin tarafına ödenmesini talep etmiştir.

Davacı ile davalı ... A.Ş. arasında 01.09.2020 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve İletişim Hesapları Sözleşmesi imzalanarak, 02.09.2020 tarihinde USD hesabı açılmıştır. Davacı 29.06.2021 tarihli .....swift mesajı ile 315.000,00 USD'nin hesaba geçirilmesi talimatında bulunmuş, davalı banka İletişim Hizmetleri Sözleşmesine istinaden şirket yetkilidi ...'tan teyit alıp, imza kontrolünü yaptıktan sonra işlemi yapmıştır.

Davacı, 07.07.2021 tarihinde swift mesajı ike muhabir banka olan ...'ya ödemenin durdurularak paranın iade edilmesi ile ilgili mesaj göndermiş, muhabir banka 02.07.2021 tarihli cevabı ile bedelin 29.06.2021 tarihinde müşterinin hesabına aktarıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacı ....Şti. ile davalı ... A.Ş arasında 01.09.2020 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, 01.09.2020 tarihli İletişim Araçları Sözleşmesi akdedildiğini, davacı .... Şti. firması yetkilisinin 01.09.2020 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 44. sayfasında “Sözleşmenin bir nüshasını elden aldım” ibaresini kendi el yazısı ile yazıp firma kaşesi üzerine imzaladığının anlaşıldığını, davacı .... Şti. ile davalı ... A.Ş arasında akdedilen 01.09.2020 tarihli hesap sözleşmesine istinaden 02.09.2020 tarihinde TR.... İBAN numaralı USD hesabı açıldığı ve bu hesabın açıldığı tarihten itibaren davacı tarafından aktif olarak kullanıldığını, davacı.... Şti. ile davalı ... A.Ş arasında imzalanan 01.09.2020 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki olan İletişim Hesapları Sözleşmesine istinaden 29.06.2021 tarihinde 315.000 USD transfer talimatının davalı bankaya mail yolu ile gönderildiğini, davalı ... A.Ş tarafından, İletişim Hizmetleri Sözleşmesine istinaden 29.06.2021 tarihinde davacı firma çalışanı ...'dan teyit alınıp, imza kontrolü yapılarak talimatın işleme alındığını, davacı firmanın göndermiş olduğu talimata istinaden 315.000 USD'lik tutarın, talimat üzerinde belirtilen ....Şti. firmasının ... nezdinde bulunan ....... İBAN numarasına ...swift kodlu ...bankası muhabir kullanılarak uluslararası transfer sistemi ile gönderildiğinin dosyaya sunulan..... SWIFTmesajından anlaşıldığını,... SWIFT mesajı incelendiğinde; 315.000 USD bedelin talimat tarihi olan 29.06.2021 valörü ile belirtilen müşteri hesabına aktarılmasının talep edildiğini, gönderilen bedel ile ilgili 07.07.2021 tarihinde davacı firmanın talebi üzerine davalı ... A.Ş tarafından SWIFT mesajı ile muhabir Banka olan .......'ya ödemenin durdurulması ve paranın iadesi ile ilgili akıbet mesajı gönderildiğini, muhabir bankanın da 02.07.2021 tarihinde verdiği cevap ile bedelin 30.06.2021 tarihinde lehdara ödendiği bilgisini ilettiğinin dava dosyasına sunulan SWIFT mesajlarından görüldüğünü, banka para transferi sisteminde kullanılan IBAN (Uluslararası Banka Hesap Numarası), bankaların ödemeleri kişiden kişiye otomatik olarak göndermesine yardımcı olan benzersiz bir tanımlayıcı olarak Avrupa Birliği ülkeleri dahil birçok ülkede kullanımının zorunlu olduğunu ve hesap numarası, banka ve şube bilgileri ve ülke kodu gibi bir banka hesabının sahibinin tüm gerekli bilgilerini içerdiğini, davacı firmanın vermiş olduğu talimat üzerinde yapılan transfer ile ilgili tüm bilgilerin mevcut olduğunu, davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkanının olmadığını, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak İngiltere'deki lehdar bankanın görebileceğini, dava konusu bedelin gönderimi ile ilgili davacı firmanın davalı Banka ...Bankasına göndermiş olduğu talimatın, taraflar arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve İletişim Hizmetleri Sözleşmesine istinaden mail yolu ile ulaştırıldığını, e-mail yolu ile ulaştırılan talimatın, davalı banka tarafından gerekli imza kontrolü ve işlem teyidi gibi tüm kontroller yapılarak işleme alındığının anlaşıldığını, dava konusu bedelin gönderim talimatı davalı bankaya ulaşmadan önce davacının e-mail sistemine yapılan siber saldırının bulunduğu, davacı firmanın talebi üzerine ... firması tarafından hazırlanan ve dava dosyasına sunulan inceleme raporunda görüldüğünü, davacı firmanın vermiş olduğu 21.06.2021 tarihli 315.000 USD transfer talimatında lehdar bankası olarak ... bildirildiğini, davalı ... A.Ş'nin ise Türkiye Cumhuriyet kanunlarına göre kurulu bir tüzel kişilik olduğunu, davalı ... A.Ş tarafından verilen cevap ve dosya evrakına göre, ... ...'nin .... ve .... kanunlarına göre kurulu ve o ülke kanunlarına göre faaliyet gösteren ve Türkiye'de kurulu, T.C. kanunlarına göre faaliyet gösteren davalı ... A.Ş'den ayrı bir tüzel kişilik, ayrı bir banka olduğu ve davalı ... A.Ş ile aralarında merkez-şube ilişkisinin olmadığının tespit edilmiştir.

Taraflar arasında davacının davalı ... A.Ş.'de hesabı bulunduğu, bu hesabından dava dışı firmanın yurt dışında bulunan banka hesabına havale yapılmasına ilişkin döviz havale talimatı verdiği, talimat tarihinden 8 gün sonra havale talimatında yer alan iban numarasının hatalı olduğunun bankaya bildirilerek işlemin iptalinin talep edildiği, banka tarafından davacının iptal talebinin muhabir bankaya bildirildiği ve talimat doğrultusunda para transferinin yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Banka güven kuruluşu olup, hafif kusurlarından dahi sorumludur. Davacı ise tacir olup basiretli davranmakla yükümlüdür. Dava konusu havale işlemi ile paranın gönderildiği hesap yurt dışı bankasıdır. Davalı bankanın davacı tarafından düzenlenen döviz havale talimatında yer alan havale alıcısı ile iban numarasını eşleştirmesinin mümkün olmadığı alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.

Davacı tarafından 29.06.2021 tarihli döviz havale talimatı verildikten sonra 07.07.2021 tarihinde havale alıcısı firmanın mailleri hacklendiğinden sahte iban numarası gönderildiği, ödemenin sahte hesaba yaptırıldığı, gönderilen talimatın iptal edilerek, ödemenin iadesi istenilmiş olup, söz konusu yapılan iş ve işlemlere ilişkin davalı ... A.Ş.'ye yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Davacı, sahte mail ile ilgili yurt dışında yerleşik firmadan herhangi bir teyit almadan para transferi yapmakta kusurludur. Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, talimat üzerinde yapılan transfer ile ilgili tüm bilgilerin mevcut olduğu, davalı ...Bankasının, davacı şirketin kendisine ilettiği Iban'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında ıbanın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkanının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak yurtdışındaki bankanın görebileceği, davacı tarafından mail yolu ile gönderilen talimatta davalı banka tarafından imza kontrolü ve işlem teyidi de yapıldığı, davacıya gelen sahte maili davalı ...Bankasının bilmesinin de mümkün olmadığı bu nedenlerle davalı ... zarardan sorumlu tutulamayacağından, Mahkemece davanın bu davalı yönünden reddine, diğer davalı ... A.Ş. ile para transferinin yapıldığı ...'nin ayrı tüzel kişilikleri olduğu, aralarında merkez-şube ilişkisinin olmadığından, bu davalı yönünden de davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı vekili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı 2021/111673 Soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmediğine itiraz etmişse de, Uyap üzerinden yapılan sorgulamada söz konusu soruşturma dosyasında 22.11.2022 tarihinde davalılar ... A.Ş. ve ...A.Ş., hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek karara yapılan itirazın reddine karar verildiği görüldüğünden davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafından talep edilen alacağın tazminat kabilinden olduğu anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/4. maddesinde yer alan "maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesi gereğince davalı ... yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 292.055,07 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü gerekir.

Her ne kadar davalı dava dışı muhabir banka ile diğer davalı ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan davaya dahil edilmelerini talep etmişse de, 6100 sayılı HMK'nun 124. maddesinde öngörülen iradi taraf değişikliği ile 55. maddesi gereğince yargılama sırasında bir tarafın vefatı halinde mirasçılarının ve 59.madde gereğince zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu haller dışında davada taraf olmayan bir kimsenin ıslah yoluyla dahi davaya taraf olarak eklenmesi, dahil edilmesinin mümkün olmadığı, HMK'nın 124/3-4 maddesi hükümleri ve HMK'nun 61 vd. maddeleri uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişinin, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı olmadığından, hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve davada taraf sıfatı taşımayan, davalılarla arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan dava dışı şirketin davaya dahil edilmesi talebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca KISMEN KABULÜ ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine,

2-... A.Ş. hakkındaki davanın esastan reddine,

3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 80,70 TL harcın peşin alınan 2.049,30 TL ve 91.000 TL ıslah harcı toplamı olan 93.049,30 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 92.968,60 TL.nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4-Davalı ... A.Ş. duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

5-Davalı ... A.Ş. duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,

8-Kullanılmayan gider ve delil avanslarının HMK’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,

9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

b- Davacı tarafça yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 91,00 TL olmak üzere toplam 311,70 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/288, K. 2026/1759, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-288-e-2026-1759-k-a0b849dfcc54