Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/666 E. 2026/1271 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/666
Karar No
2026/1271
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/666 Esas 2026/1271 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/666 KARAR NO : 2026/1271

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2026 NUMARASI : 2026/100 Esas 2026/198 Karar

DAVA : Kayyım Tayini(Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 06/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026

Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, ilgili ...'nun süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, % 24 ortağı davacı ve %75 ortağı babası ...'dan oluşan bir aile şirketi olup uzun süreden beri iki ortağın münferit imza yetkisi ile yönetildiğini, son bir yıl içerisinde aralarındaki ticari anlaşmazlıklar ve uyumsuzluklar nedeniyle genel kurul yapılamadığını, 02/12/2024 tarihinde biten yetkilere istinaden 2024 yılı olağan genel kurul toplantısının haksız ve hukuka aykırı olarak 06/08/2025 tarihinde yapıldığını ve ...'nun münferit imza ile ... ve ...'nın ise müştereken imza ile yönetim kuruluna atandığını, alınan bu kararların iptali talebi ile tarafından, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/608 Esas sırasında dava açılmasıyla mahkemece, 14/01/2026 tarihinde alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verildiğini, karar celsesinde genel kurul toplantısında ( E ),( G ) ve ( Ğ ) bentlerinde alınan kararların icrasının tedbiren durdurulduğunu, mevcut durumda şirketi temsil ve ilzama yetkili geçerli bir yönetim kurulu bulunmadığını, şirketin fiilen organsız hale geldiğini, organ boşluğu nedeniyle yönetilemediğini, kötü yönetim sonucu telafisi imkansız zararlara süreklendiğini belirterek TMK 427/4 . maddesi gereği davalı şirkete davacı pay sahibi ...'nun, mahkeme aksi kanaatte olması halinde resen belirlenecek kişinin yönetim kayyımı olarak atanmasını talep ve dava etmiştir. İlgili ... tarafından sunulan dilekçe ile; davacı tarafça önerilen ...'nun şirkete kayyım olarak atanmasının hukuken mümkün olmadığını, pay sahibi olduğu şirketler lehine başlatılan icra takipleri sonucunda davalı ... Anonim Şirketi'nin malvarlığına ve banka hesaplarına haciz uygulandığını, icra takiplerine dayanak teşkil eden kıymetli evrakın düzenlendiği tarihte ...'nun davalı şirket adına temsil ve ilzama yetkili olmadığını, buna rağmen ... Anonim Şirketi adına imza atmak suretiyle kendi himayesinde bulunan şirketler lehine ... Anonim Şirketi'ni borç altına soktuğunu, şirket menfaatleri ile adı geçen kişinin menfaatlerinin açık biçimde çatıştığını, ... Anonim Şirketi'nin yönetim kurulunun bulunmaması nedeniyle şirketin temsil edilemediğini, ticari karar alınamadığını, borç ve yükümlülüklerinin yönetilemediğini, kamu ve üçüncü kişiler nezdinde telafisi güç zarar riski doğduğunu belirterek ... Anonim Şirketi’ne, 6102 sayılı TTK 530. maddesi uyarınca ivedilikle yönetim kayyımı atanmasına, kayyım olarak öncelikle ...’nun atanmasını, mahkeme aksi kanaatte olması halinde şirket menfaatlerini koruyacak tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin yönetim kayyımı olarak görevlendirilmesine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ...'nun temsil kayyımı atanması talep edilen davalı ... Anonim Şirketi 'nin ortağı olduğu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/608 Esas sayılı davasında 14/01/2026 tarihli duruşmada yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin gündem maddesinin icrasının tedbiren durdurulmasına karar verildiği ve aynı duruşmada alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine hükmedildiği, bu suretle davalı şirketin gerekli organlardan yoksun kaldığı, asli müdahale talep eden %75 pay sahibi ... vekilinin 02/03/2026 tarihli dilekçesinde de organsız hale gelen davalı şirkete ivedilikle yönetim kayyımı atanması talep ettiği gerekçeleriyle "davanın kabulü ile, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Anonim Şirketi'ne, Genel Kurul toplantısı ile yetkili organ seçilene kadar Av. ... 'un temsil kayyımı olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilamına, temsil kayyımı Av. ... 'un emek ve mesaisi karşılığı aylık net 150.000,00 TL ücret takdirine, ücretin davalı şirket tarafından karşılanmasına" dair karar ve maddi hata düzeltimli ek karar verilmiş, karara karşı ilgili ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İlgili ... istinaf dilekçesinde özetle; savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılanma hakkının engellendiğini, asli müdahale talebinin reddinin hatalı olduğunu, davaya etkin katılımının engellendiğini, hiçbir somut gerekçe gözetilmeden 3. kişinin kayyım olarak tayininin hatalı olduğunu, öncelikli atanma hakkının göz ardı edildiğini, davacının şirketleri lehine ... aleyhine olacak şekilde takipler başlatıldığını, davacının şirketi temsile ve ilzama yetkili olmadığını, vekil yönünden menfaat çatışması olduğunu,% 75 pay sahibi olan ...'nun şirkete yönetim kayyımı olarak atanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlgili ... vekilinin 11/09/2026 tarihli dilekçesi kapsamında; istinaf başvurusundan feragat ettiğini bildirerek feragat nedeniyle istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirdiği, Ankara 42. Noterliği'nin 17/06/2026 tarihli, ... yevmiyeli vekaletnamesinde ilgili ... vekiliAv. ...'in " davadan ve kanun yollarından feragat etmeye" yetkisi bulunduğu görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı ... Anonim Şirketi'ne yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek yapılan incelemede; İlgili ... vekilinin 11/09/2026 tarihli dilekçesi kapsamında; istinaf başvurusundan feragat ettiğini bildirerek feragat nedeniyle istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep ettiği, dosyada mevcut Ankara 42. Noterliği'nin 17/06/2026 tarihli, ... yevmiyeli vekaletnamesinde ilgili ... vekili Av. ...'in " davadan ve kanun yollarından feragat etmeye" yetkisi bulunduğu görülmüştür. Davacı vekili Av. ... tarafından sunulan 14/09/2026 tarihli dilekçe kapsamında ise davacı vekilinin, davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra istinaf kanun yoluna başvuran İlgili ... tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla; ilgili ...'nun istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine, davacı yanın, davasından feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakta ise de istinaf talebinden feragat edilmesi nedeniyle Dairemizce dosya hakkında karar verme yetkisi sona ermiş olmakla bu aşamada davacı vekilinin davadan feragat beyanının hukuki niteliği ve sonuçları hakkında Dairemizce olumlu olumsuz bir karar verilemeyecek olması göz önünde bulundurularak davacının, davasından feragat beyanı hakkında ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak ek karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İlgili ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-İlgili ... tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 732,00-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan tarafa iadesine, 3-İlgili ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı vekilinin davadan feragat beyanı hakkında ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılarak ek karar verilmesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/666, K. 2026/1271, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-666-e-2026-1271-k-5f83f38443ec