Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/372 E. 2026/1188 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/372
Karar No
2026/1188
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/372 KARAR NO : 2026/1188

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ....../...... Esas - ......./........ Karar DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- 5- VEKİLLERİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : : 3- VEKİLLERİ : : 4- VEKİLİ : DAVALI : 5- VEKİLİ : İHBAR OLUNAN : 1- VEKİLİ : İHBAR OLUNAN : 2- VEKİLİ : DAVA TARİHİ : Birleşen ................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../........ E. Sayılı Dosyası DAVACILAR : 1- 2- VEKİLLERİ : DAVALI : 1 VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- VEKİLİ : DAVALI : 4- VEKİLİ : İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada; TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ....................'de saat ...... sıralarında davalı ............'ya ait olan, diğer davalı .............. idaresindeki davalı firma bünyesindeki; aynı zamanda davalı ................ Şirketi nezdinde ZMSS'li yolcu otobüsü ile davacı .............'a ait olup davalı ....................Şirketi nezdinde ......... sigortalı ve mütevaffa .............'nın idaresindeki otomobilin .....................'nde çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazasında; davacılardan ..............'ın eşi, diğer davacıların annesi ........ ............'ın vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, kazaya karışan aracın kullanılmaz hale geldiğini belirterek, davacıların her biri için 5.000,00'er TL'den toplam 15.000,00-TL destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminatın tüm davalılardan, 1.000 TL araç bedelinin ................. Sigorta dışındaki tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle müştereken ve müteselsilen (Sigorta şirketleri yönünden poliçe üst limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilinin .................... tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini asıl dava yönünden 1.478.680,79 TL'ye, birleşen dava yönünden 229.796,68 TL'ye yükseltmiş ve ve harcını da aynı tarihte ikmal ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı ............. ............... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ......................... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketlerine maddi tazminat açısından yazılı başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinin davalının sahibi olduğu otobüsün teknik özelliklerinden, bir aksaklık ya da arızasından kaynaklanmadığı, kazada vefat eden ...............'nın kazada asli kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği, kaza tarihinde müteveffanın çalışmadığını, davacılara maddi desteğinin bulunmadığını, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. Davalı ...................... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ...................... plakalı aracın bedeli için başvurmadığından talebin usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin, sigortalısının kusuru oranında ve teminat limitinde sorumlu olduğunu, davacının zararını ve sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirketin kazadan dolayı bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının aracı yasak şekilde park edip araca binmeden önce yol durumunu kontrol etmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, haksız davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. Davalı ........................... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, vefat edenin davacıların dışındaki mirasçılarının destek paylarının zararda dikkate alınması gerektiğini, faiz bakımından sorumluluğunun dava ile başladığını belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. Davalı ......................... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin .................. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı ......................... A.Ş. yönünden kazaya karışan aracın maliki olmadığından pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davadan önce sigorta şirketlerine yazılı başvuru yapılmadığını, kazada müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığından kusurlu olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. Birleşen davada; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; yukarıda aynı hususları belirterek, alınan bilirkişi raporunda murisin annesi ......... .............. için 152.792,06 TL, murisin babası ......... ................... için ise 77.004,62 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığından bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, bu bedellerin davalılardan olay tarihinden işleyecek faiziyle müştereken ve müteselsilen (............... şirketi yönünden poliçe üst limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla) alınarak davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde yukarıda belirtilen hususları tekrar ederek, haksız davanın reddini savunmuşlardır. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...Asıl davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacı ...... .......... yönünden hesaplanan 939.356,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar .......... .............., ........ ..........., ........ .......................... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan ................'den itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı .................... A.Ş. yönünden (................... şirketi yönünden 832.838,32 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan ..................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı ....... .............'a verilmesine, 2-Davacı .... .......... ............. yönünden hesaplanan 29.637,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar ......... .........., ........ ........., ............................. A.Ş. yönünden kaza tarihi olan .....................'den itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı ....................... A.Ş. yönünden (............ şirketi yönünden 26.276,73 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan .................. tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı ......... ............ .............'a verilmesine, 3-Davacı ......... ................ yönünden hesaplanan 154.686,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar ........... .............., .......... .........., ..................... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan ........................ tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı ................... A.Ş. yönünden (............... şirketi yönünden 137.146,05 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan .................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı .......... ...........'a verilmesine, 4-Davacıların davalı ....................... A.Ş.'ye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 5-Davacının araç hasar tazminatına dair davasının kısmen kabulü ile; 88.750,00 TL maddi tazminatın; davalılar .......... .............., ......... ............, .................... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan .................. tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı .................. A.Ş. yönünden (............ şirketi yönünden 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan ..................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı .......... ..............'a verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Birleşen ............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .........../........... E. sayılı davasının kabulü ile; 1-Davacı ......... ............... yönünden hesaplanan 77.004,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar ..............,..................., ................... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan ....................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı .................... A.Ş. yönünden (........... şirketi yönünden 68.272,68 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan ...................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı .......... .................'ye verilmesine, 2-Davacı ......... ................. yönünden hesaplanan 152.792,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar ........ ...............,.......... ..........., ........................... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan ..................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı ................... A.Ş. yönünden (................ şirketi yönünden 135.466,21 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan ................... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alınarak davacı.......... .............'ye verilmesine...", karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davalı ........................... A.Ş. vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, kazaya karışan otobüsün maliki olmadığı gibi, otobüs sürücüsü ......................'in işvereni de olmadığından kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle usulden ret kararı verilmesi gerekirken sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu kazada müvekkili şirkete atfı kabil bir kusur bulunmadığını, kazanın otobüsün teknik özelliklerinden, aksaklık ya da arızasından yada araç sürücüsünün kusurundan kaynaklanmadığından hükmedilen tazminattan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Kişinin ölümünden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahipse, destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinden hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatıdan sorumlu olmadıklarını, Müteveffa ..................'nın kaza tarihinde çalışmayıp ev hanımı olduğu belli iken asgari ücretten geliri olduğundan bahisle hesaplamanın hatalı olduğunu, davacılara sigorta şirketince yapılan tüm ödemelerin mahsubu gerekirken yapılmadığını belirterek, hükmün kendileri yönünden kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinde; süresinde sunulmamışsa reddini dilediklerini, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya, hukuka uygun olup delillerin toplandığını, hukuka uygun şekilde davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, davalı tarafın tüm istinaf itirazlarının reddini talep etmiştir. D-)DELİLLER: ..................... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............... T.........../............ E. ........../................ K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davalı sürücü, işleten, otobüs firması ile karşı tarafın .............. Şirketi ile kendi ............ Şirketi'nden destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminat ile davalı sürücü, işleten, otobüs firması ile karşı tarafın .............. Şirketi'nden araç hasarına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; birleşen davanın davacılarının, asıl dosya davacıları arasında gösterilmesi ile tarafların ve vekillerinin tümünün adreslerinin yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar .................. günü saat .............. sıralarında meydana gelen trafik kazasında; davacı ...........'ın eşi, .......... ve ..............'un annesi,............ ve ............'in kızı ...............'nın vefat ettiğini, aynı zamanda davacı ..............'a ait aracın kullanılamaz hale geldiğini belirterek, destekten yoksun kalmaya ve araç hasarına dayalı maddi tazminat talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş, hüküm davalı ...................... A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir. Davalı istinafında özetle; husumete, kusur oranına, destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminatın hesaplamasına itiraz etmiştir. Husumet bakımından; 2918 sayılı KTK'nın "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde; "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlıklı 85/1.maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü, maddenin son fıkrasında ise; "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü mevcut olup, işletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. Otobüs firmalarının da kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç malik ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği yasal sorumluluktur. Dosya kapsamından kazaya karışan otobüs üzerinde ".........................." logosu bulunup teşebbüs sahibi olarak fiili ve kısmen ekonomik egemenliğinde olduğu, işletenin, hiçbir kusuru bulunmasa veya kusurlu olsa bile, doğan zarardan kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumluluğunun bulunmasına bağlı olarak aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. İşletenin sorumluluğu kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur. Bu nedenlerle davalı ............................. A.Ş.'nin araç işleticisi teşebbüs olarak maddi tazminattan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmayıp, bu yönlü istinaf sebebi yerinde değildir. Kusur bakımından yapılan değerlendirmede; olaya ilişkin olarak görülen ........... ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ........./.............. E. Sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen istinaf aşamasında olup kesinleşmediği anlaşılmıştır. Dosyada alınan kusur raporunda kazanın oluşumunun ....................... günü ..................... sıralarında, müteveffa sürücü ............... idaresindeki ..................... plakalı otomobil ile .......................... ilçesi ................. Mahallesinde bölünmüş karayolunda ...................... istikametine giden yol kesiminde kontrolsüz dönel kavşakta, banket üzerinde yavaş olarak ilerlediği, sola dönüş yaparak dönel kavşak ada kısmına girmek için sinyal vererek manevrasına başladığı esnada, sol şeride geldiğinde, yine aynı kavşakta ...................... istikametine sol şeritten doğru olarak ilerlemekte olan, sürücülüğünü ........... .................’in yaptığı otobüsün, gidiş şeridini kapatması nedeniyle çarpışmaları sonucu kazanın meydana geldiği, bu durumda kazanın oluşumunda; otomobil sürücüsü ........ ..................’ın %75 asli kusurlu, otobüs sürücüsü ........... ............’in; %25 tali kusurlu olduğunun belirtildiği, bu değerlendirmenin ceza dosyasındaki .................. Trafik İhtisas Dairesi'nin .................. tarihli raporu ile aynı yönlü olduğu görülmüştür. Bu tespit ve değerlendirmelere göre kazadaki kusur oranlarının dosya içeriğine ve oluşa uygun düştüğü, alınan kusur raporunun yeterli inceleme ve değerlendirme içerdiği, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından kusur yönlü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Destek hesabı maddi tazminat yönünden; alınan ................... bilirkişi raporunda hesaplamanın %25-%75 kusur oranlarına göre, TRH-2010 tablosu, teknik faizsiz progresif rant yönteminin kullanıldığı, müteveffanın kaza tarihinde 40 yaşında ev hanımı olması nedeniyle asgari ücretten hesaplama yapıldığı, SGK tarafından bağlanan bir gelir yada sigorta şirketlerince yapılan bir ödeme bulunmadığından mahsup edilecek bir rakam bulunmadığı, bu yöntem ve hesaplamaların kanuna ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, raporun yeterli inceleme ve değerlendirme içerdiği, oluşa uygun düştüğü anlaşılmış olup, bu yönlü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyada istinaf aşamasında davacılar vekilinin ..................... tarihli ........................... A.Ş. yönünden davada feragat dilekçesi sunduğu, dilekçe ekindeki protokolde; taraflar arasında varılan mutabakat gereğince 1.200.000 TL tazminat, 380.000 TL faiz, 208.500 TL vekaleti ücreti, 217.000 TL icra vekaleti ücreti ve 48.898 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.054.398,38 TL tazminatın, davalı ............................ A.Ş. tarafından hesaba havale edilmesi kaydıyla; ......................... tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak ........................ A.Ş.’yi ibra ettikleri, 208.500 TL ilam vekalet ücreti için 34.750,00 TL stopaj bedeli ile 17.375,00 TL KDV tevkifatı bedeli, 217.000 TL icra vekalet ücreti için 36.166,77 TL stopaj bedeli ile 18.083,33 TL KDV tevkifatı bedeli mahsup edilmek suretiyle, 1.948.023,00 TL davalı .................... A.Ş. tarafından davacı vekiline ödeneceğinin belirtildiği, devamında "bu hasar dolayısıyla ........................... A.Ş, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün zimmetini her türlü hak, alacak ve davadan (poliçe teminat limitlerini aşan kısım için haklarımız saklıdır) kayıtsız şartsız ibra ettiğimizi..." denildiği, yine devamında; "İş bu ibraname poliçe limitleri ile sınırlı olup poliçe limitlerini aşan kısım açısından bir sorumluluğun belirlenmesi halinde gerek sigortalı araç sürücüsünün gerekse de ruhsat sahibinin sorumluluğu, yalnızca poliçe limitlerini aşan kısım için devam edecektir. Yapılan sulh anlaşması nedeniyle Mahkemece herhangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığını, istinaflan/temyizden ve icradan karşılıklı olarak feragat edildiğini, gerek vekalet ücreti gerekse mahkeme masrafının tarafımızca anlaşılarak ödenmiş bulunduğunu, işbu anlaşmanın ilam hükmünde olduğunu kabul ve beyan ederiz. ................. şirketinin feragat nedeniyle hükmedilebilecek karşı vekâlet ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır." denildiği görülmüştür. Sonrasında davalı ........ ...............A.Ş. vekilince feragat karşılığında vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı yönünde beyan dilekçesi de sunulmuştur. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiş, ibranamede de; ........................... A.Ş. tarafından davacılar vekiline tüm kalemler için toplamda 2.054.398,38 TL, vergi ve stopaj kesintileri ile net olarak 1.948.023,00 TL ödenmesi karşılığında davadan feragat edileceğinin belirtildiği, sonrasında davacılar vekilince feragat dilekçesi sunulduğundan bu bedellerin ödendiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88.maddesinde, zarar verenlerin birden fazla olması halinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur." düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61.maddesinde "Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." denilmiş, 62. madde de ise "tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. TBK'nın müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder" denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. TBK'nın 166.maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. Davacılar vekili, davalı ..................... Şirketi vekilinin yerel mahkeme kararını istinafından ve dosyanın istinaf incelemesine gönderilmeden sonra ....................... tarihli dilekçesi ile davalı ............. şirketinin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının davacılara sulh olmaları nedeniyle ödediğini, bu nedenle davalı ........................... şirketi yönünden davadan feragat edildiğini, .................... şirketinden vekalet ücreti ve yargılama giderleri talepleri olmadığını beyan ederek dosyada gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı .................. şirketi vekili tarafından da davacılar vekili ile sulhen anlaşılıp ekli ibraname uyarınca ödeme gerçekleştirildiğini, davalı ............. şirketi lehine doğabilecek vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, davacı vekilinin beyanı gereği dosyanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesine ilişkin dilekçe sunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 307.maddesi gereğince; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 309/2. maddesi hükmüne göre, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nın 310.maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. HMK'nın 311.maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacılar vekili, davacılar yönünden maddi tazminat talepleri bakımından davalı .......... ..................... Şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. ......................Şirketi, 2918 sayılı KTK'nın 85. ve 91.maddeleri gereğince araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstleneceğinden, davacılar vekilinin, davalı ..................... şirketi yönünden feragatinin, açıklanan çerçevede davalılara sirayet edeceğinin kabulü gerekir. Davadan feragat borcu sona erdiren bir irade beyanı olup, kural olarak feragat edilen borçlu yönünden hüküm ifade etmekle birlikte, borçluların müteselsil sorumluluğunun bulunduğu hallerde, müteselsil borçlular ancak durumun ve borcun niteliği elverdiği ölçüde veya feragat ile borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmiş ise feragatten istifade edebilirler. Aksi takdirde, feragat ancak yapılan kişi lehine sonuç doğurur. Sürücü açısında ise, sigorta şirketi sürücünün sorumluluğunu üstlenmediğinden, .................. şirketi hakkında davadan feragat edilmesi halinde, sürücü kusurundan kaynaklanan zararlarında, sürücünün zararına ................ şirketinin durumunun iyileştirilmesi mahiyetinde olmadığından, ............. şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiş olması durumunda, sürücü yapılan ödeme var ise ancak ödeme yapılan miktar ile sınırlı olarak borcundan kurtulur (Yargıtay 17. H.D.'nin 2019/5845 E. 2020/3050 K. 2016/18007 E 2019/7784 K. Sayılı ilamları). Dosyaya sunulan ibranamede maddi tazminat bakımından sulh olunduğu belirtilmekle, Dairemizce bu feragatin maddi hasar tazminatını da kapsayıp kapsamadığı tam olarak anlaşılamamıştır. Ayrıca Mahkeme kararında maddi hasar bakımından da poliçe limiti 100.000 TL olarak belirtilse de, limitin kaza tarihi itibariyle 120.000 TL olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmış olup, bu yönüyle kararın infazda tereddüt yaratabileceği kanaatine varılmıştır. O halde, yukarıdaki tüm açıklamalar gözönüne alınarak kapsamındaki ibraname sulh belgeleri getirtilip bu belgelerin içerik ve kapsamları da değerlendirilerek, davacıların .................. A.Ş. sigortaya yönelik feragatinin diğer davalılara (davalı ....... ..........'nin işleten, davalı ...... .......... ...........'in sürücü, istinaf eden ............................ A.Ş.'nin de araç işleticisi sıfatıyla sorumlu olduğu da gözetilerek) sirayet edip etmeyeceği, sirayet edecekse poliçe limitleri de değerlendirilerek ne miktar için sirayet edeceği hususunda aktüerya bilirkişinden ek rapor alarak, davalı ....................... A.Ş.'nin feragati kabul beyanı ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi bulunmadığı da gözönünde bulundurulup, varılacak sonuç kanaate göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı .............................. A.Ş. vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönlerden kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ............................. A.Ş. vekilinin ................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .................. T. ......../....... E. ......./......... K. Sayılı ilk derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile anılan kararın, HMK’nın 353/1-(a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, 4-) Peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-)İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)Karar ilamının, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026

Başkan E-imza

Üye E-imza

Üye E-imza

Katip E-imza

Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/372, K. 2026/1188, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-372-e-2026-1188-k-640e814525d7