Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1451 E. 2026/1447 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1451
- Karar No
- 2026/1447
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1451 - 2026/1447 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1451 KARAR NO : 2026/1447
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2025 NUMARASI : 2022/693 Esas 2025/472 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2018 tarihinde, davacı müvekkili ...’in içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu, sürücü ...’un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kaza neticesinde yaralandığını geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava açmadan önce yapılan başvuru neticesinde davalı ... A.Ş. tarafından müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, bakiye maddi tazminat talebine ilişkin olarak gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... A.Ş.’ye ve ... A.Ş.'ye de başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa da başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, ... A.Ş. yönünden, bakiye kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici bakıcı gideri bedeli olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.200,00 TL bakiye maddi tazminatın, ... A.Ş. yönünden, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL geçici bakıcı gideri bedeli olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.200,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) kusurları oranında tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava açmadan önce müvekkil şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısının müvekkili olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur konusunda rapor alınmasını, müvekkil sigorta şirketi tarafından davacı tarafa kabul anlamına gelmemek kaydıyla %27 maluliyet oranına istinaden 70.554,65 TL tazminat bedelinin 21.11.2018 tarihinde nakden ve tamamen ödendiğini, somut olayda ibra tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava açılmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, meydana gelen kazada hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru olduğunu, bu nedenle tazminatlardan %20 indirim yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde; davacı tarafından Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/842 E sayılı dosya ile tazminat davası açıldığını, ATK tarafından, davacının maluliyeti %4 olarak ve sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun yargılama ile tespit edildiğini, akabinde davacı tarafından davanın takipsiz bırakıldığını, hali hazırda davacının ATK tarafından düzenlenmiş maluliyet oranı mütalaası olduğu dikkate alındığında, davacının tekrar maluliyet oranının belirlenmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, mahkeme yine de aksi kanaatte olursa, raporun yine Adil Tıp Kurulundan istenmesi gerektiğini, kusur durumunun tespit edilmesiini, başvuranın araç sürücüsünün alkollü olduğunu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH ve teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sağlık giderleri teminatı kapsamında ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, aynı hususta daha önce Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/842 Esas sayılı dosyasının görülmekle işbu dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, trafik kazası sebebi ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/50458 soruşturma numaralı dosyasının görülmüş olduğu, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/842 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde kusura dair 29/01/2020 tarihli raporun alındığı, işbu raporda... plaka numaralı araç sürücünün %70, ... plaka numaralı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, maluliyete dair ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan 27/09/2021 tarihli rapor alındığı, işbu raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince davacının %4 oranında malul olduğu, iyileşmesinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/50458 soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde, şikayet yokluğu sebebi ile 02/07/2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası arasında bulunan maluliyete dair raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla 29/09/2023 tarihli ara karar ile ATK 2. Üst Kurulundan rapor alınmasına karar verilmekle tanzim edilen 24/10/2024 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince davacının %1 oranında malul olduğu, iyileşmesinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, maluliyet oranı hususunda tanzim edilen ATK İkinci Üst Kurulu raporuna yönelik itirazın hükme esas alınabilir mahiyette olduğu kanaati ile itirazların reddi üzerine davacının alacağına dair hesap yapılması için dosya aktüer bilirkişiye tevdii edilmekle sunulan 13/03/2025 tarihli raporda maluliyet oranı nazara alınarak gelir katsayısı açısından terditli yapılan hesap neticesinde istenilmesi mümkün olan tazminat miktarı 24.955,86 TL ve 30.923,34 TL olarak hesap edilmiş olup davalı ... A.Ş. (...) tarafından 21/11/2018 tarihinde davacıya yapılan 70.554,65 TL ödeme nazara alındığında davacının talep edebileceği bakiye alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, sübut etmeyen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; 23.04.2018 tarihinde, davacı müvekkil ...’in içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile ... istikametinden... istikametine seyir halindeyken kavşağa geldiği esnada; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle müvekkil ağır şekilde yaralanmış, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, işbu başvuru neticesinde davalı şirket nezdinde 2 hasar dosyası oluşturulmuş olup, işbu hasar dosyası kapsamında aleyhe hususları kabul etmediklerini, söz konusu hasar dosyası kapsamında müvekkile kısmi ödeme yapılmış olup, yapılan işbu ödeme müvekkilin uğradığı zararını karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, taraflarınca işbu kazada müvekkil ...'in ağır şekilde yaralanması, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması nedeni ile bakiye maddi tazminat talebine ilişkin olarak gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... A.Ş.’ye başvuruda bulunulduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından da yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 04.11.2024 tarihli rapor, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulu'nun 12.07.2024 karar tarihli raporunun tekrarlanmasından oluştuğunu, öyle ki, 12.07.2024 karar tarihli önceki rapor içeriği ve bu rapora esas alınan muayene ve bulguların aynen tekrar edildiğini, aynı şekilde tekrar yazıldığını, yeni hiçbir belge incelenmediğini, yeni bir muayene yapılmadığını ve Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 22.10.2018 tarihli raporu ile 12.07.2024 Karar tarihli İkinci İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, öncelikle müvekkilinin maluliyet oranı ve bakıcı ihtiyacı tespiti usul ve yasaya uygun bir şekilde yapılmadığından haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim edilen maluliyet raporu ile aktüer hesabı yapılmasının da haksız ve kabul edilemeyeceğini, nitekim istinafa konu eldeki dava dosyası kapsamında ve başvuru aşamasında tarafların sorumlu oldukları araçların sürücülerinin kusurları oranında tazmin talep edilmiş olup müşterek ve müteselsilen tazmin talep edilmediğini, bu halde ... A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı aracın %30 kusuru kapsamında hiçbir ödeme yapılmadığı sabit olup, talepleri doğrultusunda ... A.Ş. yönünden ödeme olmadığından güncel hesaplama yapılarak rapor tanzim edilmesi gerektiğini, ... A.Ş. yönünden %30 kusura göre rapor tarihi itibariyle güncel verilerin dikkate alındığı rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin asgari ücretin üzerindeki gelirinin hesaplamada esas alınmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, bakiye tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (4 sayılı Kararname) ile de Adli Tıp Kurumu yeniden düzenlenmiş olmasına, Nitekim 4 sayılı Kararname'nin 7. maddesinde Adli Tıp Üst Kurulları hakkında düzenleme yapılmış olup Kararnamenin 16. maddesinin (d) bendinde Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyip kesin karara bağlamak Adli Tıp Üst Kurullarına verilen görevlerden biri olarak hükme bağlanmasına, Anılan düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, Adli Tıp Üst Kurulları çeşitli sağlık kuruluşları ile Adli Tıp İhtisas Kurulları raporları arasında çıkabilecek çelişkileri son merci olarak inceleyip kesin olarak karara bağlamakla görevli kılınmış olmasına, Adli Tıp Üst Kurulu tarafından çelişkinin giderildiğinin anlaşılmasına göre maluliyete ilişkin bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememesine, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekmesine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları), somut olayda kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinin uygulandığının , müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları TBK'nın 166. maddesinde düzenlendiğinin, ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verildiğinin anlaşılmasına, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.