Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/93 E. 2026/1261 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/93
Karar No
2026/1261
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/93 Esas 2026/1261 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/93 KARAR NO : 2026/1261

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2022/111 Esas 2023/754Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/02/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar ile dava dışı ...'nın 2008 yılına kadar ortak olarak çalıştıklarını, taraflar arasında düzenlenen 01/04/2008 tarihli sözleşme uyarınca davalının müvekkiline bir takım taahhütlerde bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafça müvekkile yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin sözlü ve yazılı uyarılarına davalı tarafça cevap verilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde hak sahibi olduğunu, taşınmazların rayiç bedellerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek sözleşme gereği tamamının müvekkiline ait olduğu hüküm altına alınan 250 m2'lik 1 daire bedeli yönünden şimdilik 1.000,00 TL'nin, sözleşme gereği 1/3'nün müvekkiline ait olduğu hüküm altına alınan 250 m2'lik bir daire bedeli yönünden şimdilik 500,00 TL'nin, sözleşme gereği 1/3'nün müvekkiline ait olduğu hüküm altına alınan Çamlıdere'deki yayla evinin bedeli yönünden şimdilik 500,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 2.934.121,00 TL'ye artırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar ile dava dışı ...'nın akdedilen protokolün 1. maddesinde belirtilen şirketlere 1/3 oranında ayrı ayrı ortak olduklarını, tarafların anılan protokolle aralarında bulunan adi ortaklıklarını ve şirket ortaklıklarını sonlandırmaya karar verdiklerini, bu amaçla da şirketlerde belirtilen pay devirlerini birbirlerine yaparak şirket ilişkilerini sonlandırdıklarını, protokolün geçersiz olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen 01/04/2008 tarihli sözleşme uyarınca ortak oldukları şirketlerin tasfiyesi ve sözleşmenin 10 ve 11. maddeleri uyarınca şirket ortağı davalı ...'a tahsis edilecek daireler ve adına kayıtlı Çamlıdere'de bulunan yayla evinin paylaşımının kararlaştırıldığı, dava tarihine kadar ... taşınmazların tescilinin davacı adına gerçekleşmediği, ortak mal olan ve ... adına olan Ankara ili Çamlıdere ilçesinde bulunan yayla evinin de halihazırda davalı ... adına kayıtlı olup satışının gerçekleşmediği, davacının sözleşmeden kaynaklı alacağını talep etmekte haklı olduğu, mahallinde yapılan değer tespitleri ve sözleşmedeki hükümler gözetildiğinde davacının Çankaya'daki taşınmazlardan birinin tamamı, diğer bir taşınmazın ve Çamlıdere'deki taşınmazın da 1/3'ü üzerinde hak sahibi olduğu, tespit edilen değerler gözetildiğinde ... adına kayıtlı Çankaya'daki taşınmazların belirlenen değerlerin ortalamasının 1.816.666,00 TL, Çamlıdere'deki taşınmazın 1/3'nün 511.900,00 TL olmak üzere toplam 2.934.121,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, keşide edilen ihtarnamede öngörülen mehil süresi bitimi 10/12/2021 tarihinde temerrütün oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.934.121,00 TL'nin 2.000,00 TL'sine 10/12/2021 temerrüt tarihinden, 2.932.121 TL'ye 08/06/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 28/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nın, müvekkiline karşı açmış olduğu Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2021/555 Esas ile görülmekte olan alacak (adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan) davasının halen derdest olarak devam ettiğini, dava dışı ..., müvekkili ... ve davacı ... ile adi ortaklığı oluşturan üçüncü kişi olduğunu, gerek ortaklıkta gerekse daha sonra oluşturulan şirketlerdeki payı 1/3 olarak ileri sürüldüğünü, bu nedenle de esas numarası verilen alacak davasını açtığını, bu dava ve işbu görülen dava, dayanağı olan 01/04/2008 tarihli sözleşme bir an için geçerli sözleşme kabul edilse dahi, davanın hem alacak hem de adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklanması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde olduğunu, bu nedenle dosyaların birleştirilmesi taleplerinin bulunduğunu, 01/04/2008 tarihli ön sözleşmenin ilgili maddelerinde kesin hükümsüzlük söz konusu olduğunu, 01/04/2008 tarihli protokolde söz konusu protokolün 10. maddesinde belirtilen taşınmazlar ile ilgili sözleşme hükmünün, hukuken geçersiz ve bağlayıcı nitelikte olmadığını, tapuya kayıtlı taşınmazların mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması için MK 706/ı madde hükmüne göre resmi şekilde yapılmaları gerekmekte olup, protokolde öngörülen taşınmazların devri bakımından resmi şekilde yapılmış bir sözleşmenin mevcut olmadığını, bu haliyle protokolün taşınmaz devrini öngören hükümlerinin bu yönüyle kesin hükümsüz olup hukuken geçerli olmadığını, zira 01/04/2008 tarihli sözleşme bir ön sözleşme olup 3. maddede belirtilen belirlemeyi yapacak asıl sözleşme taraflar arasında hiçbir şekilde yapılmadığını, şekil şartına uyulmadığından sözleşmenin 10. maddesi ve 11. maddesi düzenlemelerinin kesin hükümsüz bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı, davalı ve dava dışı ... arasında akdedilen 01/04/2008 tarihli protokol uyarınca tarafların ortak olduğu şirketler ve adi ortaklığın tasfiyesine bağlanan hak ve borçlar kapsamında davacıya devri gereken 1 adet 250 m2'lik dairenin tam bedeli, 1 adet dairenin ve yayla evinin değerinin 1/3'üne tekamül eden bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından işbu davaya dayanak yapılan 01/04/2008 tarihli protokolde davacı, davalı ile dava dışı ...'nın imzasının bulunduğu, protokolün 1. maddesinde adı geçenlerin ortak olduğu şirketler ile bu şirketlerin iştirak ettiği diğer şirket ve adi ortaklıklar tek tek belirtildikten sonra davalı tarafından bu şirketlerdeki hisselerin tamamının davacıya ve dava dışı ...'ya devredileceği, buna karşılık ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti.'deki hissenin tamamının davalıya veya belirlediği bir kişiye devredileceği, ayrıca ... ile adi ortaklık şeklinde çalıştırılan ... ve ... Ltd. Şti ... şubesinin davalıya devretmek üzere kapatılacağı hüküm altına alınmıştır. İşbu davada, protokole konu hisse devirleri gerçekleşmiş olup, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağın bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususundan kaynaklanmaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemelerce de resen gözönünde bulundurulması gereken usul kurallarındandır. Somut olayda, taraflar tacir olmadığı gibi, adi ortaklık sözleşmesi TBK'nun 620. maddesinde düzenlenmiş olup, tarafların sıfatı da gözetildiğinde anılan sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. 30/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/(3). maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Hal böyle olunca, taraflar arasında şirketler hukukundan kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığı, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin işbu davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Nitekim, işbu davaya dayanak 01/04/2008 tarihli protokolde imzası bulunan dava dışı ... tarafından davalı aleyhine protokol nedeniyle davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, taşınmazların devirlerinin gerçekleşmediği ileri sürülerek taşınmaz bedellerinin tahsili talebiyle Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, anılan mahkemece 2021/555 Esas 2024/277 Karar sayılı karar ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Anılan kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince 2024/444 Esas 2024/504 Karar sayılı karar ile asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmedilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince 2025/809 Esas 2025/868 Karar sayılı karar ile tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda 2025/261 Esas 2026/222 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf incelemesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince yapılmaktadır. Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarih ve 2022/111 Esas 2023/754 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 4-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 5-Davacıdan peşin alınan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalıdan peşin alınan toplam 50.106,85 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, 7-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 8-İİK'nun 36. maddesindeki koşullar oluşmadığından yatırılan teminatın bu aşamada iadesine yer olmadığına,

9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/93, K. 2026/1261, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-93-e-2026-1261-k-50888cecfca0