Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/130 E. 2026/1175 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/130
Karar No
2026/1175
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/130 Esas 2026/1175 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/130 KARAR NO : 2026/1175

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2020/194 Esas 2023/788 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2020

KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dilekçesinde takibe itirazın iptali talep edilmiş olup takipte gayri nakdi alacak da istenmişse de, davacı banka vekilinin 07/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkili bankanın gayri nakit alacağı bulunmadığını beyan etmiş olduğundan gayri nakdi alacağa ilişkin dava bulunmadığından bu konuda karar verilmediği, davalı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...’in sözleşmelere limitleri ile müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğu, kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı bankaca hesabın kat edildiği, hesap kat ihtarının davalılara 25/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen süre içinde borç ödenmediğinden davalıların 27/12/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, alınan bilirkişi kurulu raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarına davalıların itirazlarında haksız oldukları, takipten sonra dava açılmadan önce bankaca yapılan tahsilatların düşülmesi sonucu dava tarihi itibarıyla davacı bankanın rotatif krediden kaynaklanan 1.556,86 TL asıl alacak, 157,63 TL işlemiş faiz, 7,88 TL BSMV olmak üzere toplam 1.722,37 TL, ... nolu ticari krediden kaynaklanan 445.587,01 TL asıl alacak, 67.759,98 TL işlemiş faiz, 3.388,00 TL BSMV olmak üzere toplam 516.734,99 TL ile 755,56 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 519.212,92 TL alacağı bulunduğu, takibin bu miktarlar üzerinden devam etmesi gerektiği, davacı tarafın 447.142,87 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %45 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 i oranında BSMV uygulanmasını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2020/672 sayılı takip dosyasında davalıların rotatif kredi yönünden 1.556,86 TL asıl alacak, 157,63 TL işlemiş faiz, 7,88 TL BSMV olmak üzere toplam 1.722,37 TL, ... nolu ticari kredi yönünden 445.587,01 TL asıl alacak, 67.759,98 TL işlemiş faiz, 3.388,00 TL BSMV olmak üzere toplam 516.734,99 TL ile 755,56 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 519.212,92 TL yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 447.142,87 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %45 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 i oranında BSMV uygulanmasına, takip tarihi itibariyle haklılık durumuna göre 729.534,15 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 145.906,83 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 222.737,93 TL ana para üzerinden takibe geçilen 2 nolu asıl alacak olan ticari kredili mevduat alacağı ile ilgili olarak 11.03.2020 tarihinde 26.844,05 TL’lık bir tahsilat olmadığını, bilirkişi tarafından alınan ve rapora coppy pass olarak yapıştırılan hesap hareketlerinde de yer almadığını, olmayan 26.844,05 TL’lik tahsilatın hükme esas alındığını, zaten borçlunun da böyle bir ödeme iddiası bulunmadığını, hükme esas alınan 06.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun 12. sayfasının başında açıklanan tüm hesap hareketi ile sabit olduğu üzere 11.03.2020 tarihinde gerekleşen hesap hareketinde “253.116,39 TL KT 1 takip hesabına aktarım “ olarak yer alan miktar bir tahsilat işlemi olmayıp bankacılık sistemi gereği kredi hesabından kanuni takip hesabına aktarım işlemi olduğunu, yani her ikisinin de boçluya ait hesaplar arası aktarım işlemi olduğunu, dolayısıyla bu hususun bir tahsilat olarak değerlendirilmesi ve borçtan düşülmesinin yanlış bulunduğunu, zaten borçlunun da böyle bir ödeme iddiası bulunmadığını, hükme esas alınan 06.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun 15. sayfasında açıklanan tüm hesap hareketi detayı ile tarif edilen Dbs ödemesi yine rapordaki tabloda muhatap olarak yer alan ... firmasına garanti edilen ve davalının borçlusu olduğu 64.151,29 TL ve 1.545,31 TL tutarlı toplam 65.696,60 TL miktarlı yer alan iki adet faturanın 21.02.2020 tarihinde ödenmesi işlemi olduğunu, buradaki muhatap ile örneğin herhangi bir teminat mektubunun muhatap olarak ihale makamına veya mahkemeye veya icra dairesine verilmesinin aynı şey olduğunu, bir başka anlatımla fatura alacağının ödenmesinin garanti edildiği fatura alacaklısının ... ile hernagi bir teminat mektubunun verildiği muhatap aynı şey olup, aynı konumda olduklarını, 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesinde mahkemeye gayrınakdi alacağın kalmadığı yönündeki beyan icra takip talebi ve ödeme emrinde de takip konusu yapıldığı üzere alacağın nakde dönüştüğü anlamında olduğunu, yapılacak hesaplamada dışlanması anlamında olmadığını, takip talebi ve ödeme emrindeki talebin “....65.696,60 TL gayrınakit alacağımızın avukatlık ücreti ile birlikte müvekkilim bankada faiz getiröeyen bir hesapta depo edilmek üzere tahsili, depo edilmeden müvekkil bankadan tahsil edilmesi durumunda tahsil tarihinden itibaren yıllık %45 tmerrüt faizi, gider vergisi, masraf ve avukatlık ücreti ile tahsili ...” şeklinde olduğunu, zaten borçlunun da herhangi bir tutar ödenmeden gayri nakdi alacağın son bulduğuna dair bir iddiası bulunmadığını, dolayısıyla muhatabı tarafından tahsil ile nakde dönüşen gayrınakdi alacağın icra takip talebinde yer aldığı şekliyle nakit alacak olarak ve ödeme tarihi olan 21.02.2020 tarihinden itibaren faiz ve fer’ileriyle birlikte tahsilini temin edecek şekilde itirazın iptaline karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın ödenmediği gerekçesiyle kredi hesabının kat edildiği, alacağın tahsili talebi ile davacının davalılar aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazlarının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, davaya konu icra takibinde nakit alacağının yanı sıra 65.696,60 TL DBS'den kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. Davalı yanca ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine takibe konu alacağın tümüne itiraz edilmiştir. Dava dilekçesinde harca esas değer kısmında takibe konu nakit alacak miktarı yazılı ise de, netice talepte davalıların dava konusu icra takibine itirazlarının iptali talep edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi kök raporunda, gayri nakit alacağın dava konusu yapılmadığı belirtilince davacı vekili 21/04/2021 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile gayri nakit alacağın devam ettiğini, borcun tamamına yönelik itirazın tamamının iptaline ilişkin olarak işbu davanın açıldığını bildirmiştir. Anılan yazılı bildirim üzerine alınan ek raporda, davacının davalılardan nakit alacağın yanı sıra 65.696,60 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin 23. maddesinde, davacı bankanın müşteri ve kefillerden teminat mektubu, çek sorumluluk tutarları gibi gayri nakdi kredi alacaklarının nakit teminat olarak bankaya depo edilmesini talep edebileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Mahkemece kurulan ara karar üzerine davacı vekili 07/11/2022 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile davacının gayri nakit alacağının bulunmadığı beyanının önceki yazılı beyanlarıyla çeliştiği gibi, bu beyanın gayri nakit alacağı dava konusu olmaktan çıkarmayacağını bildirmiştir. Anılan yazılı beyan dilekçesi karşısında mahkemenin davacı vekilinin 07/11/2022 tarihli gayri nakit alacağı bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle gayri nakit alacağa ilişkin dava bulunmadığından karar verilmediği gerekçesi dosya içeriğine aykırıdır. Bir başka anlatımla, açılan işbu davada dava konusu icra takibinde depo edilmesi talep edilen gayri nakit alacağın da dava konusu olması nedeniyle mahkemenin gayri nakit alacağa ilişkin dava bulunmadığı gerekçesi dosya içeriğine aykırıdır. Açılan işbu itirazın iptali davasında gayri nakit alacak da dava konusu olup, mahkemece anılan talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması HMK'nun 297. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Gelinen aşamada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde takip tarihinden sonra gayri nakit alacağın nakde dönüştüğünü beyan etmesi karşısında mahkemece bu beyan üzerinde de durulup, gayri nakit alacağın nakit alacağa dönüşüp dönüşmediği yönünde gerekli görüldüğü takdirde bankacı bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkeme kabul şekline göre takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce davacı banka tarafından tahsilat yapıldığı belirtildiği halde, takip tarihinde sonra, dava tarihinden önce dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacağa ilişkin olarak yapılan bir ödeme var ise ödenen kısım yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, tahsil edilen kısım yönünden hukuki yarar dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmemiş olması da isabetsizdir. Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 12. sayfasında hesap dökümünde sadece 34.132,37 TL ödeme olduğu belirtilmiş olup, başkaca bir tahsilat bulunmamaktadır. Bu nedenle sayfa sonu hesaplamada 04/02/2020 tarihinde 26.844,05 TL tahsilat yapıldığı kaydıyla bu miktarın alacaktan mahsubu hesap özetiyle örtüşmediği gibi, hesap özetinde 11/03/2020 takip hesabına aktarım ibareli 11/03/2020 tarihli 253.116,39 TL'nin tahsilat olarak hesaplamaya esas alınması da davalı şirketin banka hesap dökümüyle örtüşmemektedir. 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi ise "Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tahsilat olarak belirtilen ödemelere ilişkin belgeler de rapora eklenmek suretiyle davacının davalılardan, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen kredi alacağı yönünden yaptığı bir tahsilat bulunup bulunmadığı, tahsilat var ise tarihi ve miktarı dayanaklarıyla birlikte incelenerek davacının takip ve dava tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespiti yönünde bankacı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Mahkemenin kabul şekline göre de, bilirkişi raporuyla dava tarihi itibarıyla hesaplanan alacak miktarı hüküm altına alındığı halde davalıların itirazının iptaline karar verilen asıl alacağa dava tarihi yerine takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi TBK'nun 100. maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, hüküm bu hali ile faize faiz işletilmesine neden olacağından kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu durum, istinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı gözetilmeksizin yasaya aykırılık teşkil eden bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355. maddeleri gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih 2020/194 Esas 20223/788 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 8.625,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/260573 sayılı takip dosyasına davacı ... A.Ş. tarafından sunulan 27/03/2024 tarih ... numaralı 45.331,48 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca davacı borçlu ... A.Ş.'ye iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/130, K. 2026/1175, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-130-e-2026-1175-k-84ad5acab1e5