Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1323 E. 2026/2051 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1323
- Karar No
- 2026/2051
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1323 KARAR NO : 2026/2051
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2021/569 Esas 2023/277 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında davalı-borçlu tarafından işletilen tren bar isimli işletmesinde müvekkili şirkete ait mamullerin satışı ile ilgili olarak 16/07/2019 tarihinde satış noktası sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ...,...., ... ve ... isimli işyerlerini kapsadığını, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, kendisinden talep edilen ürünleri zamanında, ürünlerin sağlıklı bir şekilde müşterilere teslimi için soğutucuları teslim ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan iskontoları uyguladığını, sözleşmenin özel şartlarının 6. Maddesi gereğince yükümlendiği nakit yardımı-KDV dahil 47.200,00 TL.’yi 16.07.2019 tarihli fatura gereğince davalıya verdiğini, ancak davalı-borçlunun sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin özen borcunda belirtilen aylık olarak en az 100 kasa koli ürün kotasını dolduramadığını, iş yerini kapatıp devrettiğini sözleşmede kararlaştırılan 3000 kasa koli ürün kotasını doldurmadan ürün alımını kestiğini, davalı-borçlunun nakit yardımının iadesi için İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/9354 Esas dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazların haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve zaman kazanmaya yönelik olup, iptalinin gerektiğini, davalı borçlu ...’ın sözleşme şartlarına uyması noktasında yapılan tün girişimlerin sonuçsuz kaldığını ve sözleşmenin kurulmasından bu yana geçen sürenin ardından satış kotasını doldurmaması, özen borcu maddesine aykırı davranması ve akitte bulunan ilgili hükümler ışığında müvekkili şirket tarafından haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini, bu sebeple 40.000,00 TL. münhasır satış ve reklam yeri bedeli borcunu icra takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalarının kabul edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacının alacağı olduğu iddiası ile İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/9354 E. nolu dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin karşı tarafa borcunun bulunmadığından icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının, müvekkilinin özen borcu maddesine aykırı olarak davrandığını, taraflar arasında sözleşme 16/07/2019 tarihinde imzalandığını, 2020 yılında Covid-19 salgının başlaması sokağa çıkma ve iş yerlerinin kapanması gibi tedbirler alındığını, müvekkilinin covid nedeniyle iş yerini çalıştıramadığını, buna bağlı olarak gelir elde edemeyerek, giderlerini ve kiralarını ödeyemediğini, davacı sözleşmenin 3 yıllık olarak imzalandığını belirtse de boşluklu kısım davacı yanca sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığında sürenin belirtilmediğini, müvekkilinin davacıdan aldığı tüm ürünlerin bedelini peşin olarak ödediğini belirterek haksı ve hukuki dayanaktan yoksun, yasal şartları oluşmayan davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; 16/07/2019 tarihli satış noktası sözleşmesinden kaynaklanan satış ve reklam yeri bedeli fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir 9 İcra Müdürlüğü' nün 2020/9354 Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine toplam 40.000.00- TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir Davacı taraf, davalının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ödenen borcunda belirtilen aylık olarak en az 100 kasa koli ürün kotasının doldurulmadığının, iş yerinin kapatılmış/devredilmiş olduğunu iddia ederek sözleşme hükümlerine göre geri ödenmesi gereken katkı payı alacaklarının doğduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf ise, Covid-19 pandemi nedeniyle işletmesini çalıştırılmadığını, tedbir kararlarına kadar üzerine düşün yüklülüğü yerine getirdiğini ve bu durumun mücbir sebep olduğunu savunmaktadır. Dava dilekçesi ekinde yer alan davalı tarafında davacı adına düzenlenen 16/07/2019 tarihli 47.200.00-TL bedelli münhasır satış yeri ve reklam bedeli açıklamalı faturanın kapalı fatura olarak düzenlenmiş olması ve davalının iş bu faturaya ilişkin ödeme almadığına yönelik savunması bulunmadığından 47.200.00-TL'nin davalı tarafa ödendiği ihtilaflı değildir. Tarafların kabulünde olan 16/07/2019 tarihli "Satış Noktası Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde, "(madde II).Sözleşme'nin konusu ....'nin halen üretmekte olduğu ve/veya ileride üreteceği veya sadece satış ve dağıtımın üstlendiği ve/veya bundan böyle üstleneceği ürünlerin,MÜŞTERİ'nin mevcut iş yerinde açacağı, ve /veya MÜŞTERİ'nin trachise verdiği iş yerlerinde ve/veya ürünün türü ve özelliğine göre,...'nin mülkiyetinde olup,emanet olarak MÜŞTERİ'ye bırakılmış Emanet Cihazlar aracılığı ile bardak,şişeve kutularda aşağıda belirlenen şartlarda satış hak ve imtiyazının MÜŞTERİ'nin sözleşme süresi içinde açacağı yeni iş yerlerinde Emanet Cihaz aracalığı ile bardakta satışve tank'a mamul servis verme imkanı olmaması halinde .... tek taraflı olarak sözleşme'nin açılacak yeni iş yerleri için kapsamını sadece şişe ve/veya kutu ambalajda satış ile sınırlamakta serbesttir.MÜŞTERİ ....'nin bu uygulamasına itiraz edemez. ....'nin sözleşme kapsamında ürün vereceği işyeri Ek-1 de yer almaktadır. MÜŞTERİ sözleşme süresi içinde... Piyasaya sürdüğü yeni ürünleri de satışa tanımlayarak mağazalarında satacaktır. MÜŞTERİ'nin ürünleri nihai tüketicilere satmak amacıyla ve ...'nin buna göre belirlediği fiyat ve satış koşulları çerçevesinde tedarik etmekte olup ürünleri yeniden satış yapması amacıyla 3. Kişilere satamaz. MÜŞTERİ'nin yeniden satış yapmak isteyen 3. Kişilere satmak amacıyla ürün tedarik etmek durumunda bunun koşulları taraflar arası ayrıca mutabakata bağlanacaktır. (maddeIII). "Sözleşme'nin süresi sözleşmede belirtilen tarihten başlayarak 3 (üç) yıl süreli ve 3000(üç bin) premix kasakolli kotalıdır. Süre dolmuş olmasına rağmen henüz belirtilen kotaya ulaşmamış ise sözleşme kota doluncaya kadar devam eder. Süre dolmamış olmasına rağmen kota dolmuş ise sözleşme süre tamamlanmış sayılır. (madde IV).Müşteri....'nin ve ürününün haklı isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin edecek ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlayacaktır.Optimum seviyesinde kasıt müşterinin haftalık/aylık en az 100 (yüz) ... .. Grubu ürün satışını gerçekleştirmektir. Aksine eylem ve işlemler sözleşme ihlali sayılır. Bu miktarın hesaplanmasında resmi fatura irsaliyeler esas alınır. Kayıtlar arasında çelişki bulunması durumunda ....'nin defter ve kayıtlarında yer alan meblağlar esas alınır. (genel şartlar madde 17) Emanet cihazları MÜŞTER'ye tesliminden itibaren 3 ay içinde müşteri'nin sözleşme'nin IV.Özen borcu maddesinde haftalık/aylık ortalama olarak satmayı taahhüt ettiği miktarda ürün satışını gerçekleştirmemesi ve/veya daha önceden çektiği miktarlara göre kalan süre sonuna kadar bu taahhüdü gerçekleştirmeyeceğini ... tarafından 3 aylık süre içinde anlaşılması; ve/veya bu taahhüt ilk 3 aylık süre içinde gerçekleşmiş olmasına rağmen sözleşme'nin süresi içinde herhangi bir dönemde optimum ortalamasının düşmesi ve takip eden ay içinde "IV.Özen Borcu"maddesinde yazılı taahhüde uygun ürün satışını gerçekleştirmemesi (genel şartlar madde 18) Sözleşme'nin feshi halinde MÜŞTERİ,ayrıca ariyet aldığı Emanet Cihaz,Tüp,Tankgibi sabit kıymetli aynen iade edecektir. Bu konuda ayrıca herhangi bir ihtar ve ihtibara gerek kalmaksızın ödemeyi kabul ve taahhüt eder. (Özel şartlar madde 6-8) Münhasır satış yeri ve reklam bedeli olarak bir defaya mahsus olmak üzere 40.000-TL +KDV müşterinin vermiş olduğu ıban'ına nakit olarak yatırılacaktır. İş bu anlaşma... ,... ....'yi kapsamaktadır. "Şartlar Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz bir parçasıdır. Sözleşme ile belirlenen süre, kota özen borcu,mühhasırlık ve cezai şart hükümleri dahil olmak üzere Özel Şartlar ile değiştirilmeyen tüm hükümler geçerliliğini korumaktadır" şeklinde düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/11/2022 tarihli celsesi 3 nolu ara karar gereğince, tüm dosya kapsamı taraflar arasındaki sözleşme ,vergi kayıtları ve davalı tarafın ticari defterleri incelenerek,satış noktası sözleşmesi başlıklı sözleşme ve ekleri incelenerek davalının faaliyetine devam edip etmeyeceği,faaliyetini sona erdiği tarihin belirlenmesi(her işletme yönünden) bu belirlenme yapılırken covid tedbirleri tarihleri ile birlikte değerlendirme yapılmasının istenmesi ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi hususunda, Bilirkişinde alınan raporun sonuç kısmına göre; "Mahkemenizin 2021/569 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak tüm dosya kapsamı ve davalının 2019 yılı ticari defterleri ve faturaları üzerinde yapılan incelemede; Davalının 2019 yılı ticari defterlerinin incelenebilmiş olmasına rağmen 2020 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmediği için incelenemediği, Davacının ... Mahallesindeki şubesinin 15.01.2020 tarihinde, ... Mahallesindeki asıl iş yerinin faaliyetinin ise 03.08.2020 tarihinde sona erdiği, Davalının 4 adet değil, 2 adet iş yerinin bulunduğu, Dosyada bulunan Gelir Vergisi Beyannameleri incelendiğinde işletmenin ilk dört yılını (2016,2017,2018 ve 2019 yılları) kar, 2020 yılını ise 11.615,29 TL. zararla kapattığı, Davalının aylık 100 koli/kasa kotasını dolduramadığı, zaten davalının Aralık/2019 ayında hiç alım yapmadığı, 2020 yılındaki meşrubat alımının ise 02.01.2020 tarihinde ve KDV dahil sadece 209,21 TL. olduğu, diğer taraftan davalının da belirtiği gibi Covid-19 salgını kısıtlamalarının 12.03.2020 tarihinde başladığı dikkate alındığında ise davalının bir işletmesinin (şubesinin) 15.01.2020 tarihinde zaten kapandığı, kısacası Covid tedbirlerine gelindiği döneme kadar olan sürede bile aylık kotanın doldurulamadığı, kanaat ve sonucuna varılmıştır."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Sözleşmeye göre, davalının davacı şirketten sözleşme süresince alması gereken ürün miktarının aylık 100 kasa koli olduğu, ancak dosyadaki belgelerden davalının davacıdan almış olduğu ürün miktarının 392 koli olduğu, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme tacirler arasında düzenlenmiş olup, sözleşmenin incelenmesinde Borçlar Kanunu genel işlem koşullarına (TBK. 20/1 -25. maddelerine) aykırılık teşkil edecek bir hüküm bulunmamaktadır. Tüm bu nedenler ile, taraflar arasındaki 16/07/2019 tarihli "Satış Noktası Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ve ekinde yer alan genel şartlar ile özel şartlara göre, davalının davacıdan aylık 100 kasa koli ürün alımı yapmasının kararlaştırıldığı, bu karşılık davalının 28/07/2019-02/01/2020 tarihleri arasında toplam 392 koli/kasa ürün aldığı, 2019 yılı aralık ayında ürün alımının gerçekleşmediği, 2020 yılının 1. Ayında ise yalnızca 209,21 TL bedelli alım yapıldığı, işletmenin 15/01/2020 tarihinde kapandığı ayrıca davalının 2 adet işletmesinin bulunduğu diğer işletmenin ise 03/08/2020 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla davalının sözleşme ile kararlaştırılan kotada ürün alımı gerçekleştirmediği mahkememizce sabit görülmüş ve covid tedbirleri kapsamından önce alımın taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen kotada gerçekleşmediği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir 9. İcra Müdürlüğü' nün 2020/9354 Esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrine karşı yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 2-İİK' nın 67/2. Maddesi uyarınca, kabul edilen bedelin %20' si oranında hesap edilen 8.000,00 TL tazminatın davalından alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın 16.07.2019 tarihli taraflar arasındaki satış noktası sözleşmesinden kaynaklanan satış ve reklam yeri bedeli fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9354 Esas sayılı takip dosyasında davacı müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davacı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında müvekkilinin iki adet iş yerinde satışı yapılması konusunda 16.07.2019 tarihinde "Satış Noktası Sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşmeye göre sözleşmede belirtilen tarihten başlayarak üç yıl süreli 3000 kasa koli satış yapılması müvekkiline ait iki iş yeri içinde toplam adet olarak belirlendiğini, her iki iş yerinde ayrı ayrı satış kotası belirlenmemişken müvekkilinin .... Mahallesindeki iş yerini Covid 19 salgınından önce kapattığından bahisle özen borcunu yerine getirmediğinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin 2020 yılında zarar ettiği için sözleşmeye konu iş yerlerinden birini 15.01.2020 yılında kapattığını, fakat asıl iş yerindeki faaliyetlerine devam ettiğini, gerekçeli kararda belirtilen aylık 300 kasa koli satışın yapılamamasından iş yerinin salgın öncesi kapatıldığı gerekçesiyle Covid 19 Salgını kapsamında alınan önlemlerin mücbir sebep olarak kabul edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkiline ait işyerlerinin faaliyetleri tamamen durdurulan işyeri kapsamında yer aldığını, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan 8 ay sonra pandemi sürecine dair kısıtlama uygulamasının ülke genelinde başladığını, davacı müvekkilinin özen borcuna aykırı davrandığı için 3000 kasa koliden 707 kasa koli kadar kısmını doldurduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin sözleşme imzalandıktan sonra pandemi ile ilgili kısıtlama uygulamasının başladığı zamana kadar geçen 8 aylık sürede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve 707 kasa koli ürünün satışını yaptığını, işletmesinin tamamen kapalı olduğu süre içinde satış yapmasını beklemenin mantık dışı olduğunu, müvekkilinin mücbir sebep nedeniyle sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmesinin imkânsız hale geldiğini, bütün bunlardan ötürü müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı özen borcuna aykırı davrandığından söz edilemeyeceğini, bu duruma ilişkin taleplerinin ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirmeye alınmadığını, itiraz etmiş oldukları bilirkişi raporunda yer alan hukuksuz ve yanlış tespitlere göre hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 16/07/2019 tarihi olmasına, bu tarihten itibaren en son alımın yapıldığı 02/01/2020 tarihine kadar 392 koli/kasa ürün alımı yapılmış olmasına, her ne kadar davalı Covid nedeniyle işletmesinin faaliyetinin durduğunu ileri sürmüş ise de; Covide kadar olan dönemde zaten aylık 100 koli kotayı doldurmamış olduğunun anlaşılmasına, bu itibarla davalının sözleşme şartlarına uymadığı kanaatine varılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/03/2023 tarih, 2021/569 Esas ve 2023/277 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.732,40 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 683,10 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.049,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 30/09/2026