Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1318 E. 2026/2049 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1318
- Karar No
- 2026/2049
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1318 KARAR NO : 2026/2049
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/430 Esas 2023/293 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... Mah.... Cad. No:.. Torbalı, İZMİR adresinde faaliyet gösterdiğini, tarafların, davalı tarafından, güneş enerji sistemi yapılması hususunda şifahen anlaştığını, müvekkili, davalının istemi üzerine, işin başlangıç aşamasında, davalı şirketin banka hesabına, dava konusu 25.000 TL tutarı gönderdiğini, ancak davalı şirket hiç bir zaman işe başlamadığı gibi her türlü isteme rağmen ödenen tutarı da iade etmediğini, davalının, borca itiraz ederken böyle bir borcunun bulunmadığına ilişkin sadece afaki beyanlarda bulunarak zaman kazanmaya çalıştığını, borcunun olmadığına dair hiçbir hukuki gerekçe ve/veya yazılı belge ibraz edemediğini, alacağın miktarı banka kayıtları ve whatsapp yazışmalarıyla sabit olup ödeme emrinde alacaklı olarak müvekkil şirketin ünvanını gören borçlunun, mevcudiyeti sabit ticari ilişkiyi ve bu ticari ilişkiden doğan bakiye borcu inkâr etmesi veya bu borçtan haberdar olmaması hayatın ve ticari ilişkilerin olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, alacakların tahsili amacıyla, Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2022/1341 E. sayılı dosyası üzerinden yasal takip işlemleri başlatıldığını, davalının, takibe, yetkiye, faize ve fer'ilerine haksız ve hukuka aykırı itirazı ve 01.04.2022 tarihli arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını bildirmiş, davanın kabulünü, davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, alacak likid ve muayyen olduğundan, davalı aleyhine, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz konulmasını, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: davalı taraf usulüne uygun olarak çıkartılan tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği, duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. MAHKEMECE: "...Taraflar arasındaki ihtilaf güneş enerji sistemi yapılması hususunda anlaşıldığı iddiasıyla başlangıçta ödenen bedele karşılık herhangi bir ifanın olmadığı, ödenen bedelin iadesi kapsamında Torbalı İcra Müdürlüğünün 2022/1341 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Tüm deliller toplanmış, Torbalı 12.İcra Müdürlüğü'nün 2022/1341 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş, borçlu vekilinin 07/03/2022 tarihli dilekçesi ile yetkiye, borcun aslına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir 11. İcra Dairesi 2022/10866 esas sayılı dosyasından gelen 16/12/2022 tarihli müzekkere cevabı ile 22/11/2022 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 11/08/2022 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin İ.İ.K'nun 72(3) maddesi uyarınca kabulüne karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesi, takip dosyası, ödemeye ilişkin açıklamalı dekont, yazışma dökümü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın davaya cevap vermediği, davacı ile davalı taraf arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, whatsapp yazışmalarının içeriğine göre yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davacının sunduğu dekonta göre yapılan ödemeye karşılık bir hizmet alınmadığı tüm dosya kapsamıyla davacının iddiasını ispat ettiği, davaya konu takip dosyası ile alacağın mevcut olduğu, davalı taraf itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile, Torbalı İcra Müdürlüğü 2022/1341 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin itirazın iptali ile takibin 25.000,00-TL asıl alacak üzerinden değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile; Torbalı İcra Müdürlüğü 2022/1341 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin itirazın iptali ile takibin 25.000,00-TL asıl alacak üzerinden değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davalı müvekkili .... A.Ş.'ye gönderilen dava dilekçesi ve diğer tüm tebligatların, davacıya tebliğ edilmediğini, davacının sahip olduğu işyerindeki posta kutusuna bırakılarak geçildiğini, tebligatların hiçbirinde tebliğ imzasının bulunmamakta olup usulsuz tebligatın hükümlerine tabi olduğunu, tebligatların üsulsüz tebliğ edildiği içinde adil bir yarılama yapılmadığını, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, davacının iddialarına karşı savunma hakkını kullanamadığını, bunun yanında davalı tarafça talep edilen alacağın müvekkili tarafından yapılan işler ve Enerji danışmanlığı işi için ödenen bir ücret olup davacıya da bunun karşılığının hizmette verildiğini, dava dilekçesi ve diğer tebligatlar usulen tebliğ edilmemiş olduğu için taraflarınca verilen hizmete ilişkin hiç bir tebligatın ellerine ulaşmadığı için savunma ve bunun delillerinin de dosyaya ibraz edilemediğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalı taraf adresine çıkartılan tebligatın tanınmadığından bahisle iade edilmiş olmasına, bunun üzerine davalının mersis adresi olan adrese TK 35'e göre tebligat çıkartılmış olmasına tebligatın TK 35. E göre usulüne uygun olmasına, davacı tarafça dosyaya sunulan dekontta 80 kilovat enerji ön ödeme şeklinde açıklama yazılarak davalı şirkete 25.000 TL nin gönderilmiş olmasına, ispat yükünün davalı tarafta olmasına, davalının ön ödeme gereği işi yaptığını ispatlayamamış olmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret mahkemesinin 13/04/2023 tarih, 2022/430 Esas ve 2023/293 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.707,75-TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 427,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.280,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 30/09/2026