Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5506 E. 2026/6261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5506
Karar No
2026/6261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2026/37 E., 2026/149 K.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davacıların murisi ... adına tespit ve tescil edilen 1 18... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak kullanılan ancak 1975 yılında taşınmazdan yol geçmesi nedeni ile üç parçaya ayrılan ve kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan, sınırları dava dilekçesinde yazılı yaklaşık 3.0 25... 'lik üç parça taşınmaza davacıların 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz bölümlerinin davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu edilen yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı tarafın zilyetliğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş ve taşınmazın TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın ... Baraj Gölü çevresinde gösterilen havza sınırı ve koruma kuşakları alanında kaldığını, taşınmazın kamulaştırmayı yapacak olan idarenin sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın husumet nedeni ile reddini savunmuştur.

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; davacı taraf yararına Yasa'da aranan şartların gerçekleşmediğini, dava konusu edilen kısımların yolda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili; 1 18... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını ve parasının maliklerine ödendiğini, tespit harici bırakılan kısım olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2018 tarih ve 2015/674 Esas, 2018/284 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararının, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.07.2019 tarihli 2018/2007 Esas ve 2019/1099 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli 2019/241 Esas ve 2021/426 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararının, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 31.03.20 22... /167 Esas, 2022/781 Karar sayılı kararı ile, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yeniden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2023 tarih ve 2022/196 Esas ve 2023/149 Karar sayılı son kararında, taşınmaz bölümlerinin 1960 tarihli memleket haritasında meyvelik olarak göründüğü ve evveliyatında davacıların murisi olan ...'ya ait fındıklık olarak kullanılmakta iken 1975'li yıllarda bölgede yapılan karayolu nedeni ile taşınmazın bölündüğü, ...'nun davacılar dışındaki mirasçılarının dava konusu edilen bölümdeki hisselerini davacılara sattığı, (A) harfi ile gösterilen bölümün 76 parselle birlikte fındıklık olarak bugüne kadar kullanılageldiği ancak (B) ve (C) parçalarının üzerindeki zilyetliğin terk edildiği, bu halde Yasa'da aranan zilyetlik şartının (A) harf ile gösterilen bölüm yönünden gerçekleştiği, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden hem imar-ihya hem de zilyetlik koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 293,89 m²'lik kısmın fındık bahçesi vasfı ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı DSİ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde zilyetliğe ilişkin kazanım koşullarının dava tarihi itibariyle gerçekleştiği, dava konusu diğer taşınmaz bölümleri yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar yararına oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı DSİ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 06.11.2025 tarihli kararıyla; temyize konu kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının tamamının; davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı DSİ vekilinin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan orman mühendisi-harita mühendisi ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu (A) harfi ile gösterilen kısmın 1 18... nolu kamulaştırılan parsele bitişik olduğu ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması sonucunda fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilip tescil talep edilen üç parça yerin baraj gölü kamulaştırma sınırı içerisinde kaldığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmakla birlikte çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince Mahkemece bu kısma yönelik mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, tescil hükmü kurulması isabetsiz olup kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerektiği ifade edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen tapusuz taşınmazın zilyetlik koşullarının oluştuğu, imar-ihyanın tamamlandığı, davacıların taşınmazı irsen intikal ve miras taksimi sonucu aralıksız olarak ekip biçmek suretiyle 20 yıldan fazla süredir kullandığı, davayı açmakta ehliyetli oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 11.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 293,89 m²'lik kısmın fındık bahçesi vasfı ile davacılar adına mülkiyetinin tespitine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar Hazine, DSİ ve Kocaali Belediye Başkanlığı vekilleri ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalılar Hazine ve DSİ'den harç alınmasına yer olmadığına, Temyiz eden davacı ve davalı Belediyeden alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/5506, K. 2026/6261, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-5506-e-2026-6261-k-510a8b417b38