Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5225 E. 2026/6154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5225
- Karar No
- 2026/6154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2255 E., 2026/811 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrekani Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2025/72 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; dava konusu ... köyü No:19 adresindeki bahçeli evi kadastrodan önce kendi parasıyla ...ndan satın aldığını, İstanbul’da çalışması nedeniyle taşınmazla babaannesinin ilgilendiğini, sonrasında yaşanan uyuşmazlık üzerine yürütülen yargılama sonucunda taşınmazın babaannesi adına tescil edildiğini, babaannesinin de 02.11.1998 tarihinde ..... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı işlemiyle taşınmazı kendisine sattığını, daha sonra yapılan kadastro çalışmalarından haberdar edilmediğini, kadastro sonucu babaannesi adına oluşan tapu kaydının davalı babası ...’na devredildiğini, bu durumu ancak 2024 yılında öğrendiğini, babaannesi ile davalının birlikte hareket ederek taşınmazı hileli şekilde davalı adına geçirdiklerini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; dava konusu taşınmazın alındığı tarihte oğlu olan davacının henüz çocuk olduğunu, davacının annesi .....'nu kandırmak suretiyle noterde işlem yaptırdığını, kadastro sonrasında taşınmazın annesi adına tescil edildiğini, annesinin daha önce bir arsasını iki daire karşılığında müteahhide verdiğini, dairelerden birini davacıya diğerini kendi kardeşine verdiğini, buna rağmen daha sonra annesiyle ilgilenilmediğini, annesinin de dava konusu taşınmazı bakımı karşılığında kendisine verdiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2007 yılında yapılan kadastro sonucu ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 929,86 m² yüz ölçümündeki taşınmazın ... adına tespit edildiği, kadastro tutanağının 06.12.2007-04.01.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, askı ilan süresi içerisinde tespite itiraz davası açılmaması nedeniyle tutanağın 07.01.2008 tarihinde kesinleşerek tespit maliki adına tapuya tescil edildiği, taşınmazın daha sonra 25.08.2015 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edildiği, davacının dayandığı 02.11.1998 tarihli noter devir işleminin kadastro tespitinden önceki bir hukuki sebep olduğu, kadastro tespitinin kesinleştiği 07.01.2008 tarihi ile davanın açıldığı 19.12.2024 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayandığı ve kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.