İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/499 E. 2026/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/499
Karar No
2026/567
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/499 Esas - 2026/567 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/499 KARAR NO : 2026/567

.... DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 03/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 14/03/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yoldan çıkılarak beton bloğa çarpılması sonucu tek taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; kaza sonucunda anılan araçta yolcu konumunda bulunan davacılar ... ve ...'ün yaralandığı; davacı ...'ün elmacık kemiğinin, burnunun ve iki bacağının kırıldığı, sağ bacağına platin ve 8 adet vida, sol bacağına 5 vida takıldığı ve bu sebeple geçici ve sürekli olarak iş göremez ve bakıma muhtaç hâle geldiği; davacı ...'ün kafatasında kırık bulunduğu, sol kaburgasının kırıldığı, yüzünün çeşitli yerlerinin (elmacık kemiği ve alt çene kemiği) kırıldığı, sol böbreğinin işlevinin durduğu, iki gözünde şişlik oluştuğu ve 27/04/2023 tarihinde göz ameliyatı geçirdiği, bu sebeple sürekli olarak iş göremez ve bakıma muhtaç hâle geldiği; trafik kazası tespit tutanağına göre sürücü ...'ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesindeki kuralı ihlal ettiği kanaatine varıldığı; ... soruşturma numaralı dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda sürücünün dikkatsiz ve tedbirsizce araç kullandığı ve oluşta tek ve ana etken taraf olduğu, ölen ve yaralanan yolcuların kural ihlalinin bulunmadığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ihmalinin bulunmadığının tespit edildiği; davacıların kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığı; davacı ...'ün sürücü ...'ün eşi, davacı ...'ün ise öz oğlu olduğu ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre yakın akrabaların taşınmasında taşıyanın maddi ve manevi menfaati bulunduğundan hatır indirimi uygulanamayacağı; ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalıya ait ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçenin kişi başına sakatlık ve ölüm hâlinde 1.200.000,00.-TL, kişi başına sağlık giderleri yönünden 1.200.000,00.-TL olmak üzere toplam 2.400.000,00.-TL teminat sağladığı; bakıcı gideri zararı hesaplanırken brüt asgari ücretin esas alınması gerektiği; davacıların yaşı, mesleği ve geliri yönünden asgari ücrete muvafakat edildiği; davalı sigorta şirketine gönderilen ihtarnamenin 11/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince sekiz iş günü içinde ödeme yapılmaması nedeniyle davalının 25/05/2023 tarihinde temerrüde düştüğü; dava öncesinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında arabulucuya başvurulduğu ve 21/06/2023 tarihli son tutanak ile anlaşmaya varılamadığı; davalının Ankara'da şubesi bulunduğundan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu; talepte tüm denkleştirme nedenlerinin dikkate alındığı ve davalının sigortalısının tam kusuruna dayanılmadığı beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere davacı ... için 300,00.-TL (sürekli iş göremezlik zararı için 100,00.-TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00.-TL, bakıcı gideri zararı için 100,00.-TL) ve davacı ... için 200,00.-TL (sürekli iş göremezlik zararı için 100,00.-TL, bakıcı gideri zararı için 100,00.-TL) maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, limit sınırları içerisinde ve teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile her bir davacı için ayrı ayrı hesap edilecek vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili tarafından sunulan 14/03/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; 12/03/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda davacı ... yönünden yapılan terditli hesaplamalardan, .... kararı doğrultusunda pasif dönemin vergi iadesi dâhil net asgari ücret üzerinden hesaplandığı seçeneğin esas alındığı; artırılan değerin 2.023.564,98.-TL, harca esas değerin ise 6.911,50.-TL olduğu beyan edilmiş olup; davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik zararının 711.665,11.-TL'ye, geçici iş göremezlik zararının 92.283,87.-TL'ye ve bakıcı gideri zararının 20.016,00.-TL'ye çıkarılması suretiyle toplam 823.964,98.-TL maddi tazminatın; davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik zararının 1.200.000,00.-TL'ye yükseltildiği (bakıcı gideri kalemi artırılmamıştır) suretiyle toplam 1.200.100,00.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili tarafından sunulan 04/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ise özetle; 30/04/2026 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun sonuç kısmının 11 No'lu maddesindeki hesaplamanın esas alındığı ve yalnızca davacı ...'ün sürekli iş göremezlik zararı yönünden 185.810,27.-TL'lik ıslah yapıldığı; 14/03/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinin ıslah niteliğinde olmadığı ve bu nedenle ıslah hakkının baki bulunduğu; bu hususta .... Karar sayılı ilamına dayanıldığı beyan edilmiş olup; davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik zararının 897.475,38.-TL'ye yükseltildiğinin bildirildiği; geçici iş göremezlik zararı 92.283,87.-TL ve bakıcı gideri zararı 20.016,00.-TL olmak üzere toplam 1.009.775,25.-TL maddi tazminatın; davacı ... yönünden ıslah yapılmayacağı belirtilerek 14/03/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi esas alınmak suretiyle sürekli iş göremezlik zararı 1.200.000,00.-TL ve bakıcı gideri zararı 100,00.-TL olmak üzere toplam 1.200.100,00.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı; davacıların 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. ve 99. maddeleri gereğince davalı şirkete yasaya uygun başvuruda bulunmadığı ve bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu; dava konusu kazada davacıların ve araç sürücüsünün hatır için taşındığı; kaza tespit tutanağında yolcuların kemer takıp takmadığı belirtilmese dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği; ... plakalı aracın 12/11/2022 - 12/11/2023 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalı şirket tarafından ....poliçe numarasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığı; davalı şirketin sorumluluğunun kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve kazada sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı; poliçe kapsamında sağlık gideri yönünden kişi başına 1.000.000,00.-TL ve sakatlanma-ölüm yönünden kişi başına 1.000.000,00.-TL limit bulunduğu; davacıların maluliyet tespitinin poliçe genel şartlarına ve yürürlükteki maluliyet tespit yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiği, her iki davacının da iyileşme sürecinde olduğu ve son durum raporlarının en erken Mart 2024 tarihinde belirlenmesi gerektiği, davacı ... için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, davacı ... için Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği; tazminat hesabının poliçe genel şartlarının Ek-2'sinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiği; poliçe genel şartları uyarınca davalı şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığı ve sağlık giderleri teminatının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu; ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği ve ceza dosyasında uzlaşma sağlanmış ise tazminat davası açılamayacağı; davalı şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceği; hasar dosyası ile poliçe örneğinin dilekçe ekinde sunulduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER 1. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 2.....Tarafından 11/11/2022 Tarihinde Tanzim Edilen .... Numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi. 3. .... Numaralı Poliçeye Ait Poliçe Detay Kayıtları. 4. Davalı ..... Tarihli Cevap Dilekçesi Ekinde Sunulan Hasar Dosyası. 5. Malatya Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği Tarafından Düzenlenen 14/03/2023 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Ekli Kroki. 6. ....Sor. Sayılı Soruşturma Dosyası. 7. ... Tarihli Genel Adli Muayene Raporları. 8. ....Raporu. 9. .... Hastanesinden Celbedilen Tedavi Belgeleri. 10. Davacılar Vekili Tarafından Davalı Sigorta Şirketine Gönderilen İhtarname ile 10/05/2023 Tarihli Kabul ve 11/05/2023 Tarihli Teslim Kayıtlarını İçerir Posta Gönderi Belgeleri. 11. ... 24/07/2023 Tarihli Yazısı Kapsamında Gönderilen Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması Belgeleri. 12. .... 13. ..... 28/07/2023 Tarihli Yazısı Kapsamında, Davacılar Adına Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ödenmediği ve Haklarında Rücu Dosyası Bulunmadığı Bildirimi. 14..... 27/07/2023 Tarihli Yazısı Kapsamında Gönderilen ... Plakalı Araca Ait Tescil Özet Raporu. 15. .... Tarafından Düzenlenen 12/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. 16. .... Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Tarafından Düzenlenen 23/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. 17. ....Numaralı Bilirkişi Raporu. 18.....Numaralı Bilirkişi Raporu. 19. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 12/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. 20. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 03/08/2025 Tarihli Bilirkişi 1. Ek Raporu. 21. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 30/04/2026 Tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacılar ... ve ... tarafından, davalı ...'ye yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı .... tarafından düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı bulunduğu ve poliçe süresinin 12/11/2022 - 12/11/2023 olduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 14/03/2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacı ...'de geçici ve sürekli iş göremezlik meydana gelip gelmediği ve anılan davacının bakıcı giderleri sarfına sebebiyet verilip verilmediği; davacı ...'de sürekli iş göremezlik meydana gelip gelmediği ve anılan davacının bakıcı giderleri sarfına sebebiyet verilip verilmediği; belirtilen hususların mevcudiyetinin tespiti hâlinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yazılı başvuruda bulunulmuş olduğu; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra ..." hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "..." ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacıların, 14/03/2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olarak bulundukları sırada yaralandıkları; kazanın oluşumunda davacıların hiçbir kusurunun bulunmadığı; kaza nedeniyle her iki davacıda sürekli iş göremezlik, davacı ...'de ayrıca geçici iş göremezlik meydana geldiği ve her iki davacı yönünden bakıcı gideri zararı doğduğu; davalının ise anılan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigortacısı olduğu belirtilerek; dava dilekçesi, 14/03/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ve 04/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ulaşılan miktarlar üzerinden, davacı ... yönünden 1.009.775,25.-TL ve davacı ... yönünden 1.200.100,00.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı; davacıların hatır için taşındığı ve emniyet kemeri takmamaları nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği; davalı şirketin sorumluluğunun kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, poliçe kapsamında sakatlanma-ölüm teminatının kişi başına 1.000.000,00.-TL bulunduğu; maluliyet tespitinin yürürlükteki yönetmeliklere göre yapılması, davacı ... yönünden Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması ve son durum raporlarının en erken Mart 2024 tarihinde belirlenmesi gerektiği; tazminat hesabının poliçe genel şartlarının Ek-2'sine göre yapılması gerektiği; geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığı ve sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu; ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği; davalı şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceği belirtilerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi : Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun irdelenmesi hususunda, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. ... Tarafından Düzenlenen 12/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; kazanın meskûn mahal dışında, iki şeritli, 7,0 metre genişliğinde, asfalt kaplama, ıslak-nemli yüzeyli, eğimsiz ve bölünmüş karayolunda, bulutlu havada ve gündüz vakti meydana geldiği; kaza mahallinde azami hız sınırının 100 km/saat olduğu; trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesindeki kural ihlali ile kusurlu bulunduğu; ceza soruşturması dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda ,,, Müdürlüğünün ihmalinin bulunmadığının belirtildiği; kazanın sürücünün sevk ve idare hatasıyla meydana geldiği ve yoldan kaynaklanan bir sorunun bulunmadığı; sürücünün dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile asli kusurlu olduğu; sürücü ...'ün tam kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan 05/02/2024 tarihli dilekçe kapsamında ise, "meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; adli tıp raporunda müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılmadığı; kaza tespit tutanağında yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı belirtilmese dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve bu hususun aydınlatılması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilerek dosyanın ... sevkinin talep edildiği anlaşılmıştır. 12/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin itirazının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. ... Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Tarafından Düzenlenen 23/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dosyanın Trafik İhtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan 22/07/2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunda ele alındığı; trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemeri hususunda tespit bulunmadığı ve kazaya etken bir yol sorunu bulunmadığının belirtildiği; görüntü çözümleme tutanağına göre aracın sağ şeritten çıkarak emniyet şeridine, ardından yolun sağındaki refüje girdiği ve çarpmanın etkisiyle yaklaşık 2 metre yükseldiği; sürücünün beyanında kaza anını hatırlamadığını ve kazadan önce aracın hız sınır ayarını 110 km/saat yaptığını belirttiği; ceza soruşturması dosyasına sunulan 02/05/2023 tarihli raporda sağ bankette araca ait 22 metre uzunluğunda lastik izi bulunduğunun belirtildiği; sürücünün yola gereken dikkati vermeyip direksiyon hâkimiyetine gerekli özeni göstermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu; yolculardan ...'ün vefat ettiği, ... ile ...'ün yaralandığı; yolcuların oluşa etken kural ihlallerinin bulunmadığı ve dosya kapsamında emniyet kemeri hususunda bir tespit veya veri tespit edilmediği; oluşta sürücüden başkaca kişi ya da unsura kusur atfının uygun görülmediği; sürücü ...'ün tam kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiği hususları rapor edilmiştir. Kusurun irdelenmesi hususunda Mahkememizce aldırılan 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 02/08/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "adli tıp raporunda müterafik kusura ilişkin elde veri bulunmaması sebebiyle değerlendirme yapılamayacağının ve takdirin Mahkemeye ait olduğunun belirtildiği; ancak veri bulunmasa ve kaza tespit tutanağında yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı belirtilmese dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik itirazlara yönelik yapılan değerlendirmede; davalı vekili tarafından dosyada emniyet kemeri hususunda veri bulunmasa dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılabilmesi için zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğunun ispatlanması gerektiği, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca bu hususta ispat yükünün indirim talebinde bulunan davalıda olduğu, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından dosya kapsamında emniyet kemeri hususunda hiçbir tespit veya veri bulunmadığının açıkça belirtilmiş olması ve davalı tarafından bu yönde herhangi bir delil sunulmaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından kaza tespit tutanağında yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı belirtilmese dahi indirim yapılması gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanının, dosyanın bu husustaki ilk itiraz üzerine Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna tevdi edildiği, anılan Kurul tarafından konunun ayrıntılı biçimde ele alınarak takdirin Mahkememize bırakıldığı ve bu suretle itirazın gereğinin fiilen yerine getirilmiş olduğu, bu nedenle yeniden rapor alınmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı gerekçeleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Mahkememizce Kusurun İrdelenmesi Hususunda Alınan Bilirkişi Raporlarının Mahkememizce Nihai Değerlendirmesi : Mahkememizce ... Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; her iki rapor kapsamında belirtilen verilerin dosya kapsamındaki verilerle örtüştüğü, nitekim kaza tarihinin, kaza mahallinin, yol ve hava durumunun, sigortalı araca ait plaka ve sürücü bilgilerinin, araçta bulunan yolcuların ve yolculardan iki kişinin vefat edip iki kişinin yaralandığı hususunun 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 14/03/2023 tarihli ölü muayene tutanakları ve tedavi belgeleriyle birebir uyumlu olduğu; raporların düzenlenmesinde trafik kazası tespit tutanağı ve ekli kroki, görüntü çözümleme tutanağı, sürücü beyanı, ceza soruşturması dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli trafik bilirkişi raporu ve bu rapordaki 22 metre uzunluğundaki lastik izi tespiti ile Karayolları Genel Müdürlüğünün ihmalinin bulunmadığına ilişkin tespitin birlikte değerlendirildiği ve uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının irdelendiği; raporların kendi içlerinde ve birbirleriyle çelişki barındırmadığı, aksine 12/01/2024 tarihli raporda ulaşılan sonucun 23/07/2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile oy birliğiyle teyit edildiği; dava konusu uyuşmazlığın bir trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle ayrıca incelenen 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile Mahkememizce aldırılan raporlar arasında da çelişki bulunmadığı, zira anılan tutanakta sürücünün 2918 Sayılı KTK.'nın 52. maddesinin (b) bendini ihlal ettiğinin belirlendiği ve her iki raporun da bu tespitle örtüşen biçimde sürücüyü asli kusurlu kabul ettiği; müterafik kusur teşkil edebilecek hususlar bakımından ise anılan tutanakta emniyet kemeri kullanımına ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı, sürücünün alkollü olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, kazanın tek taraflı olması nedeniyle istihap haddinin aşılmasının veya koruyucu ekipman kullanımının söz konusu olmadığı ve bu hususta raporlar ile tutanak arasında herhangi bir çelişkinin doğmadığı anlaşılmakla; anılan raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte bulundukları kanaatine varılmıştır. iv. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Dava konusu uyuşmazlıkta kusurun tespiti hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; dosyada mübrez 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ve ekli kroki, 14/03/2023 tarihli ölü muayene tutanakları, 14/03/2023 ve 15/03/2023 tarihli genel adli muayene raporları, davacıların tedavi gördükleri hastanelerden celbedilen tedavi belgeleri, ... plakalı araca ait tescil özet raporu, ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile ... Merkezi poliçe detay kayıtları münferiden değerlendirilmiş olup; dava konusu kazanın 14/03/2023 tarihinde Malatya ili Darende ilçesi sınırlarındaki ... karayolunun 42. kilometresinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin, 23/07/2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda değerlendirilen görüntü çözümleme tutanağına göre sağ şeritten çıkarak emniyet şeridine ve ardından refüje girmesi ve beton bloğa çarpması biçiminde, hiçbir başka aracın karışmadığı tek taraflı bir kaza olarak gerçekleştiği; kaza mahallinde azami hız sınırının 100 km/saat olmasına rağmen sürücünün, anılan raporda aktarılan beyanına göre kaza öncesinde aracın hız sınır ayarını 110 km/saat olarak belirlediği ve ceza soruşturması dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli raporda sağ bankette araca ait 22 metre uzunluğunda lastik izi bulunduğunun tespit edildiği, bu iki tespitin birlikte değerlendirilmesinden sürücünün hızını yol ve hava şartlarına (kaza anında yol yüzeyinin ıslak-nemli, havanın bulutlu olduğu sabittir) uydurmadığı ve direksiyon hâkimiyetini kaybettiği sonucuna varıldığı; bu davranışın 2918 Sayılı KTK.'nın 52. maddesinin (b) bendindeki "hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" yükümlülüğünün ihlali niteliğinde bulunduğu; kazaya etken bir yol kusurunun bulunmadığının hem ceza soruşturması dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli raporda hem de Mahkememizce alınan her iki raporda münferiden tespit edildiği ve dosyada Karayolları Genel Müdürlüğüne veya üçüncü bir kişiye kusur atfını gerektirir hiçbir delil bulunmadığı; davacıların kaza anında araçta yolcu konumunda bulundukları ve yolcu sıfatının niteliği gereği aracın sevk ve idaresine ilişkin hiçbir kural ihlalinin kendilerine yüklenemeyeceği; müterafik kusur bakımından ise davalı tarafından ileri sürülen emniyet kemeri iddiasının, 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemeri kullanımına ilişkin hiçbir kayıt bulunmaması, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından da dosyada bu hususta hiçbir tespit veya veri görülmediğinin açıkça belirtilmiş olması ve davalı tarafından iddiasını destekler nitelikte herhangi bir delil sunulmaması nedeniyle ispatlanamadığı; 4721 Sayılı TMK.'nın 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu ve 6098 Sayılı TBK.'nın 52. maddesi kapsamındaki indirim talebinin dayanağını oluşturan olguyu ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu; kaldı ki kazanın, aracın refüje çarparak yaklaşık 2 metre yükselmesi ve araçtaki dört yolcudan ikisinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan şiddeti dikkate alındığında, davacıların yaralanma bölgelerinden hareketle emniyet kemeri kullanılmadığı yönünde varsayıma dayalı bir sonuca ulaşılmasının da mümkün bulunmadığı; dosyada sürücünün alkollü olduğuna, aracın istihap haddinin aşıldığına veya koruyucu ekipman kullanılması gerektiği hâlde kullanılmadığına ilişkin hiçbir tespit bulunmadığı; bu nedenlerle davacılara müterafik kusur atfedilemeyeceği anlaşılmakla; Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarındaki kusur değerlendirmelerine aynen iştirak edilmiştir. Hatır taşımacılığı ile ilgili olarak ise; dava konusu kazada yaralanan davacılar ... ve ...'ün, ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu; anılan aracın, poliçede sigortalı olarak gösterilen ... tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Nüfus kayıt örneği ile dava dilekçesindeki beyanların örtüşmesinden anlaşıldığı üzere; davacı ... sürücü ...'ün eşi, davacı ... ise öz oğludur. 2918 Sayılı KTK.'nın 87. maddesi, yaralanan veya ölen kişinin "hatır için karşılıksız taşınmakta ise" işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tâbi olacağını düzenlemekte olup; eş ve çocuğun taşınmasında taşıyanın kendisinin de maddi ve manevi menfaati bulunduğundan, bu taşımanın münhasıran taşınanın yararına ve hatır için yapıldığından söz edilemez. Hatır taşıması indiriminden, yaralananın hatır için taşındığı aracın işleteni ve sürücüsü ile bu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketinin yararlanabileceği kabul edilmekte ise de; dava konusu uyuşmazlıkta hatır taşımasının koşullarının (yukarıda açıklanan gerekçelerle) oluşmadığı anlaşıldığından; hatır taşıması indirimi uygulanması gerekmediği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda; dava konusu 14/03/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, davacılar ... ve ... ile üçüncü kişilere ve yola atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı; davacılar yönünden müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi koşullarının oluşmadığı, bu nedenle hesaplanan tazminat tutarlarından bu başlıklar altında herhangi bir indirim yapılmayacağı kanaatine varılmıştır. Maluliyetin Değerlendirilmesi : Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespitine yarar yeterli delil toplanmış olduğu anlaşılmakla; müteakiben maluliyetin tespiti hususunda bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir.

i. .... Düzenlenen 27/11/2024 Tarihli ve ... Karar Numaralı Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ... hakkında .... tarafından düzenlenen 14/03/2023 tarihli genel adli muayene raporunda kişinin genel durumunun orta, bilincinin konfüze olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğunun belirtildiği; ... 14/03/2023 tarihli konsültasyon notunda sol böbrekte laserasyon ve vasküler intimal yaralanma bulunduğu, parsiyel kanlanma nedeniyle girişimsel müdahale düşünülmeyerek takip kararı alındığı; beyin bilgisayarlı tomografisinde sol zigomatik hatta, mandibula korpusunda, nazal kemikte ve sol maksiller duvarlarda deplase multipl fraktür hatları saptandığı; ... 29/08/2024 tarihli epikriz raporunda 28/04/2023 tarihinde mandibula parasimfizis fraktürüne yönelik serklaj teli uygulandığı ve sol zigoma fraktürüne yönelik elevasyon yapıldığı; 20/09/2024 tarihli statik böbrek sintigrafisinde sol böbreğin hipofonksiyone ve atrofik olduğu (sağ böbrek %95,3 - sol böbrek %4,7); 27/07/2024 tarihli bilateral uyluk manyetik rezonans incelemesinde patoloji saptanmadığı; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte travmaya bağlı yaralanmalarda esas alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamının bulunmaması nedeniyle değerlendirmenin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında yapıldığı; kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği; başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin Ek-3 kısmındaki tabloya göre özel gereksiniminin bulunmadığı ve anılan tespitlerin oy birliği ile mütalaa edildiği hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından anılan bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan 28/01/2025 tarihli dilekçe kapsamında ise, "davacı ... için tanzim edilen raporda, kaza tarihinde geçerli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özel gereksiniminin bulunmadığının tespit edildiği ve bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin çocuklar için uygulanma alanının bulunmadığı; maluliyet oranının fahiş hesaplandığı ve iyileşme süresinin yüksek belirlendiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. ii. ... Tarafından Düzenlenen 27/11/2024 Tarihli ve... Karar Numaralı Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ... hakkında .... tarafından düzenlenen 14/03/2023 tarihli epikriz raporunda maksillofasiyal fraktürler ile sağ akciğerde kontüzyon izlendiği, göğüs ve genel cerrahi yönünden acil cerrahi girişim düşünülmediği, göz muayenesinde görme düzeyinin her iki gözde en az... olarak belirlendiği ve fundus bakısının doğal bulunduğu, nazal fraktürün redükte edilerek tampon yerleştirildiği; ... Hastanesi .... Kliniğinin 29/08/2024 tarihli durum bildirir raporunda sağ distal femur parçalı kırığı nedeniyle plak-vida ile tespit uygulandığı, kırık kaynamasının tam ve dizilimin iyi olduğu, kas gücünün tam bulunduğu, diz ekstansiyonunun tam ancak fleksiyonunun 100 derece ile kısıtlı olduğu, sol femur diafiz fraktürü nedeniyle intramedüller çivileme uygulandığı ve bu tarafta hareket açıklığının tam olduğu; ... 24/10/2024 tarihli epikrizinde bilateral alt ve üst orbital rimler ile zigomatik arklarda step saptanmadığı, diplopi tariflenmediği, oklüzyonun değişmediği ve maksillofasiyal bilgisayarlı tomografide nazal kemik sol yarısında fraktür hattı izlendiği; Kurul tarafından yapılan görüntüleme incelemesinde nazal kemik, bilateral maksiller sinüs duvarları, sağ orbita medial duvarı ve sol femur diafizinde kırıklar ile sağ femur kırığında psödoartroz saptandığı; yaralanmanın 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre değerlendirildiği ve Kas İskelet Sistemi Alt Ekstremiteye Ait Yaralanmalarda Özürlülük Tablo 3.9'a göre %10 oranı esas alınarak, Tablo 3.2 uygulanmak suretiyle tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği; başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği; anılan tespitlerin oy birliği ile mütalaa edildiği hususları rapor edilmiştir. Maluliyetin tespiti hususunda Mahkememizce aldırılan 27/11/2024 tarihli ve ... karar numaralı bilirkişi raporlarına yönelik olarak; davacılar vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 28/01/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "davacı ... hakkındaki raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca özel gereksiniminin bulunmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği; çocuk için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyet oranı belirlenmesinin hatalı olduğu; her iki davacının maluliyet oranının fahiş hesaplandığı; iyileşme sürelerinin yüksek belirlendiği; davacı ...'ün 2 aylık bakıcı ihtiyacı tespitinin kabul edilmediği ve bakım ihtiyacının hangi sebeple, hangi yaşamsal faaliyetler için ve günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu hususunda ayrıntılı inceleme yapılması gerektiği" ile ... Kurulundan yeni bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik itirazlara yönelik yapılan değerlendirmede; davalı vekili tarafından davacı ... yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanamayacağı hususunda sunulan itiraz beyanlarının, haksız fiile dayalı maluliyetin, zarar görenin yaşına göre değil, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu kazanın 14/03/2023 tarihinde ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelmesi nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının zorunlu bulunduğu (... karar numaralı raporunda da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte travmaya bağlı yaralanmalarda esas alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamının bulunmaması nedeniyle değerlendirmenin anılan Yönetmelik kapsamında yapıldığının açıkça belirtildiği gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından davacı ...'ün özel gereksiniminin bulunmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanının, anılan ... İhtisas Kurulunun 27/11/2024 tarihli ve ....karar numaralı raporunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 olarak ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği biçiminde tespit edilmiş olması hususları dikkate alındığında, bu davacı yönünden bir beden gücü kaybının varlığının aynı rapor ile sabit bulunması ve itirazın, dayandığı raporun kendi içeriğiyle bağdaşmaması ve 18/11/2017 doğumlu davacının kaza tarihinde 5,32 yaşında olduğu ve hâlen gelir elde etmiyor olmasının, beden gücü kaybının çalışma çağına ulaşmasıyla birlikte ekonomik geleceğini sarsması sonucunu ortadan kaldırmaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından her iki davacının maluliyet oranlarının fahiş hesaplandığı ve iyileşme sürelerinin yüksek belirlendiği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, her iki raporun da hangi tıbbi bulguya hangi tablo ve oranın uygulandığını göstermek suretiyle denetime elverişli biçimde düzenlenmiş olması, davacı ... yönünden sol böbreğin fonksiyonunun %4,7'ye düştüğünün statik böbrek sintigrafisi ile, davacı ... yönünden ise diz fleksiyonunun 100 derece ile kısıtlı olduğunun ortopedi kliniği raporu ile sabit bulunması ve itirazın hangi tıbbi veriye dayandığının somut olarak açıklanmamış olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından davacı ...'ün 2 aylık bakıcı ihtiyacı tespiti hususunda sunulan itiraz beyanlarının, anılan tespitin her iki femurunda kırık bulunan ve sağ femur kırığında psödoartroz saptanan bir kişinin iyileşme süresi içerisindeki hareket kısıtlılığının doğal sonucu olması ve ...İhtisas Kurulu tarafından oy birliğiyle mütalaa edilmiş bulunması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından ... Kurulundan yeni rapor alınması hususunda sunulan itiraz beyanının, dosyanın maluliyet değerlendirmesinin Kanun kapsamında yetkilendirilmiş resmî bilirkişi kurumu olan ... tarafından ve oy birliğiyle yapılmış olması, raporların dayandığı tıbbi belgelerin dosyada mübrez bulunması ve itirazın raporların denetime elverişliliğini ortadan kaldıracak somut bir eksikliğe dayandırılmamış olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Mahkememizce Maluliyetin Tespiti Hususunda Alınan Bilirkişi Raporlarının Mahkememizce Nihai Değerlendirmesi : Mahkememizce ...karar numaralı bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; her iki rapor kapsamında belirtilen verilerin dosya kapsamındaki verilerle örtüştüğü, nitekim raporlar kapsamında anılan genel adli muayene raporlarının, konsültasyon notlarının, epikrizlerin, radyoloji ve nükleer tıp tetkiklerinin tamamının davacıların tedavi gördükleri hastanelerden Mahkememizce celbedilen tedavi belgeleri arasında mevcut bulunduğu ve tarih ile içerikleri yönünden uyumlu olduğu; raporların düzenlenmesinde davacıların kaza tarihinden rapor tarihine kadar geçen tüm tedavi sürecine ilişkin belgelerin, Kurul tarafından bizzat yapılan görüntüleme incelemesinin ve son durum raporlarının birlikte değerlendirildiği, bu suretle uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının irdelendiği; raporların kendi içlerinde ve birbirleriyle çelişki barındırmadığı, bu bağlamda... karar numaralı raporda Ortopedi Kliniğinin 29/08/2024 tarihli raporundaki "kırık kaynamasının tam" olduğu bilgisine yer verilmesine rağmen Kurulun kendi görüntüleme incelemesinde sağ femur kırığında psödoartroz saptanmış olmasının bir çelişki oluşturmadığı, zira birinci tespitin tedaviyi yürüten klinikten aktarılan bilgiye, ikinci tespitin ise Kurulun bizzat yaptığı incelemeye dayandığı ve Kurulun nihai maluliyet oranını kendi tespitini esas alarak belirlediği; incelenen 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile anılan raporlar arasında da herhangi bir çelişki bulunmadığı anlaşılmakla; anılan raporların birlikte değerlendirilmeleri neticesinde; hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte bulundukları kanaatine varılmıştır. Aktüer Hesaplama Hususunda : Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti ile maluliyet tespitine yarar yeterli delil toplanmış olduğu anlaşılmakla; müteakiben gerçek zararın tespiti hususunda aktüer hesaplama yapılması amacıyla bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 12/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ...'ün 18/11/2017 doğumlu olduğu ve kaza tarihi itibariyle 5,32 yaşında bulunduğu; TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 68,26 yıl olduğu; 18/11/2035 tarihinde üretici konuma geçeceğinin ve ... tarihleri arasında 6 ay askerlik yapacağının varsayıldığı; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 28. maddesine göre 65 yaşına kadar aktif dönemde bulunacağı; yolcu konumunda olması nedeniyle kusur indirimi yapılmadığı; ... ödemesi ve davalı sigorta şirketi ödemesi bulunmadığından bu yönde indirim yapılmadığı; taleple bağlı kalınarak bu davacı yönünden geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı; işlemiş dönem zararının 44.895,30.-TL, işleyecek aktif dönem zararının 2.224.341,98.-TL ve işleyecek pasif dönem zararının 287.231,23.-TL olmak üzere sürekli iş göremezlik zararının toplam 2.556.468,51.-TL olduğu ve bu tutarın poliçe teminat limitini aştığı; davacı ...'ün 14/12/1998 doğumlu olduğu ve 24/07/2023 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre ev hanımı bulunduğu, bu nedenle hesabın net asgari ücret üzerinden yapıldığı; 2022 yılından itibaren pasif dönem hesabına esas net asgari ücretin tespitinde oluşan görüş farklılığı nedeniyle alternatifli hesaplama yapıldığı; pasif dönem hesabının 18.591,02.-TL net asgari ücret üzerinden yapılması hâlinde 77.617,28.-TL geçici iş göremezlik ve 598.560,41.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı;...kararı doğrultusunda pasif dönem hesabının 22.104,00.-TL vergi iadesi dâhil net asgari ücret üzerinden yapılması hâlinde ise 92.283,87.-TL geçici iş göremezlik ve 711.665,11.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; bu davacı yönünden 2 ay süreyle geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğundan brüt asgari ücret esas alınarak 20.016,00.-TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı ve hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dâhilinde kaldığı; kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminat limitinin 1.200.000,00.-TL olduğu; davalıya yapılan başvurunun 11/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve temerrüt koşullarının gerçekleştiğinin kabulü hâlinde 25/05/2023 tarihinde temerrüde düşüleceği ve sigortalı aracın kullanım amacının kamyonet olduğu hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan 21/03/2025 tarihli dilekçe kapsamında ise, "davacı ... için tanzim edilen maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre düzenlendiği ve bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği; raporda müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılmadığı ve davacıların emniyet kemeri takmadığı; davacı ... için yapılan ikili hesaplamada aktif ve pasif dönem ayrımının yapıldığı hesaplama yönteminin esas alınması gerektiği; ev hanımı olan davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanamayacağı; hesaplamanın poliçe genel şartlarının Ek-2'sine göre, TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden bakiye ömür esas alınarak, iskonto uygulanarak ve teknik faiz 1,8 kabul edilerek yapılması gerektiği; progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğu; geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığı; temerrüt tarihinin dava tarihi olması gerektiği; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı ve hukuka aykırı rapora istinaden yapılan dava değeri artırımının kabul edilemeyeceği" gerekçeleriyle itiraz edilerek yeniden rapor alınmasının talep edildiği anlaşılmıştır. 12/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin itiraz beyanlarının her birinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve cevaplandırılması gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 03/08/2025 Tarihli Bilirkişi 1. Ek Raporu : Anılan bilirkişi 1. ek raporu kapsamında; 27/05/2025 tarihli celse ara kararı gereğince davalı vekilinin itirazlarının tek tek değerlendirildiği; .... Karar sayılı ilamına atıfla, 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda çocuklar yönünden de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği; müterafik kusur takdirinin Mahkemeye ait olması nedeniyle bu yönde indirim yapılmadığı; davacı ... yönünden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılsa dahi hesaplanacak zararın (2.045.174,80.-TL) poliçe teminat limitinin üzerinde kalacağı; kök raporda ulaşılan tutarların korunduğu ve davacı ... yönünden 2.556.468,51.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacı ... yönünden alternatifli olarak 77.617,28.-TL geçici ve 598.560,41.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı veya 92.283,87.-TL geçici ve 711.665,11.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 20.016,00.-TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan 13/08/2025 tarihli dilekçe kapsamında ise, kök rapora yönelik itirazlarının tekrarı niteliğinde olmak üzere "maluliyet yönetmeliği, müterafik kusur, aktif ve pasif dönem ayrımı, ev hanımı olan davacı yönünden geçici iş göremezlik, poliçe genel şartlarına aykırı hesaplama yöntemi, iskonto ve teknik faiz, geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinin teminat kapsamı ve temerrüt tarihi" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. 03/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan inceleme neticesinde; dosyadaki hesabın 2025 yılı asgari ücret verilerine dayanması ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılması amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. iii. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 30/04/2026 Tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu : Anılan bilirkişi 2. ek raporu kapsamında; 10/03/2026 tarihli ara karar gereğince güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapıldığı; davacı ... yönünden 3.177.214,05.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı ve bu tutarın 1.200.000,00.-TL olan poliçe teminat limitini aştığı; davacı ... yönünden pasif dönem hesabının 18.591,02.-TL net asgari ücret üzerinden yapılması hâlinde 77.617,28.-TL geçici iş göremezlik ve 669.850,94.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda pasif dönem hesabının 22.104,00.-TL vergi iadesi dâhil net asgari ücret üzerinden yapılması hâlinde ise 92.283,87.-TL geçici iş göremezlik ve 897.475,38.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; geçici bakıcı gideri tazminatının 20.016,00.-TL olarak korunduğu; temerrüde ilişkin tespitin değişmediği hususları rapor edilmiştir. Aktüer hesaplama hususunda Mahkememizce aldırılan 30/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacılar vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 18/05/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı; davacı ... hakkındaki maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yerine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği; kaza tespit tutanağında emniyet kemeri hususunda tespit bulunmasa dahi müterafik kusur indirimi ile ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği; ev hanımı olan davacı ... yönünden geçici iş göremezlik zararının doğmayacağı ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğu; hesaplamanın poliçe genel şartlarının Ek-2'sine göre, TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden bakiye ömür esas alınarak, iskonto uygulanmak ve teknik faiz 1,8 kabul edilmek suretiyle yapılması, progresif rant yönteminin kullanılmaması gerektiği; davalı şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceği; dava değerinin 14/03/2025 tarihinde artırılmış olması nedeniyle ikinci kez ıslah yapılmasının mümkün olmadığı ve hukuka aykırı bilirkişi raporuna istinaden yapılan ıslahın da hukuka aykırı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Mahkememizce, anılan bilirkişi 2. ek raporuna yönelik itiraz beyanları ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; davalı vekili tarafından davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunda sunulan itiraz beyanının, dava konusu haksız fiilin 14/03/2023 tarihinde gerçekleşmesi ve davanın 14/07/2023 tarihinde açılmış olması nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesindeki iki yıllık ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış bulunması, ıslahla artırılan kısım yönünden de davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle zamanaşımının dava tarihinde tüm alacak bakımından kesilmiş olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından davacı ... hakkındaki maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre düzenlendiği hususunda sunulan itiraz beyanının, bu itirazın aktüer hesaplama raporuna değil maluliyet raporuna yönelik bulunması nedeniyle yerinde olmadığı ve maluliyet raporlarına yönelik itiraz beyanlarının Mahkememizce daha önce değerlendirilmiş bulunduğu; davalı vekili tarafından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, bilirkişinin takdirin Mahkememize ait olduğunu belirterek indirim yapmamasının usule uygun bulunması ve indirim koşullarının yukarıda kusur değerlendirmesi başlığı altında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere gerçekleşmemiş olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından ev hanımı olan davacı ... yönünden geçici iş göremezlik zararının doğmayacağı hususunda sunulan itiraz beyanının, ev hizmetlerini gören kişinin bu emeğinin ekonomik değeri bulunması ve iyileşme süresi boyunca bu emeği ortaya koyamamasının başlı başına bir zarar oluşturması, nitekim bu zararın asgari ücret esas alınarak hesaplanmasının yerleşik uygulama olması nedenleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından hesaplamanın poliçe genel şartlarının Ek-2'sinde yer alan esaslara göre, iskonto uygulanmak ve teknik faiz 1,8 kabul edilmek suretiyle yapılması ve progresif rant yönteminin kullanılmaması gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinin (c) bendindeki "bu Genel Şartların Ek-2'sinde yer alan esaslara göre" ibaresinin .... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması, bu nedenle tazminatın 6098 Sayılı TBK.'nın 55. maddesi uyarınca Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanmasının zorunlu bulunması ve bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmak ve iskonto uygulanmak suretiyle progresif rant yöntemiyle yapılan hesabın bu ilkelere uygun olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğu hususunda sunulan itiraz beyanlarının, anılan Genel Şartların A.5. maddesinin (c) bendinde "Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır." hükmünün açıkça yer alması ve aynı maddenin (b) bendindeki "bakıcı giderleri" ibaresinin.... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle bu kalemin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğundaki sağlık gideri teminatı içinde kalmaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceği hususunda sunulan itiraz beyanının, 2918 Sayılı KTK.'nın 99. maddesi uyarınca sigortacının, gerekli belgelerin kendisine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlü bulunması ve davalıya yapılan başvurunun 11/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından ikinci kez ıslah yapılamayacağı ve hukuka aykırı rapora istinaden yapılan ıslahın geçersiz olduğu hususunda sunulan itiraz beyanlarının, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki talep artırımı ile aynı Kanun'un 176. maddesindeki ıslahın birbirinden farklı usul işlemleri olması, 14/03/2025 tarihli dilekçenin belirsiz alacak davasında talebin tam ve kesin olarak belirlenmesine yönelik bir talep artırımı niteliği taşıması ve bu nedenle 04/05/2026 tarihli dilekçenin dosyadaki ilk ve tek ıslah olması, ayrıca ıslaha dayanak yapılan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan gerekçelerle denetime elverişli bulunması gerekçeleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iv. Mahkememizce Aktüer Hesaplama Hususunda Alınan Bilirkişi Raporlarının Mahkememizce Nihai Değerlendirmesi : Mahkememizce aktüer hesaplama hususunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, 03/08/2025 tarihli bilirkişi 1. ek raporu ve 30/04/2026 tarihli bilirkişi 2. ek raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; anılan raporlarda hesaba esas alınan verilerin dosya kapsamındaki verilerle örtüştüğü, nitekim davacıların doğum tarihlerinin nüfus kayıt örneği ile, davacı ...'ün ev hanımı olduğu hususunun 24/07/2023 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırması ile, hesaba esas alınan %15 ve %5 oranındaki sürekli maluliyet oranları ile 9 aylık iyileşme süresi ve 2 aylık bakıcı ihtiyacının 27/11/2024 tarihli ve .... karar numaralı adli tıp raporlarıyla, kusur oranının ....23/07/2024 tarihli raporuyla, temerrüde esas 11/05/2023 tarihli tebligatın posta gönderi belgeleriyle, ... ödemesi bulunmadığı hususunun ise Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinin 28/07/2023 tarihli yazısıyla birebir uyumlu olduğu; raporların düzenlenmesinde uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının irdelendiği; raporların birbirlerini tamamlar nitelikte bulunduğu ve aralarında tutarlılığın korunduğu; 30/04/2026 tarihli 2. ek raporun sonuç bölümünün 11 no'lu maddesinde pasif dönem hesabına esas net asgari ücretin kök rapordan aktarılmak suretiyle 22.104,00.-TL olarak, aynı bölümün 10 no'lu maddesinde ise vergi iadesi hariç net asgari ücret üzerinden yapılan hesaba esas tutarın yine kök rapordan aktarılmak suretiyle 18.591,02.-TL olarak gösterilmesi biçiminde maddi bir hata bulunduğu, ancak hesaplamanın fiilen güncel net asgari ücret üzerinden yapıldığının raporun verilerinden anlaşıldığı ve anılan maddi hatanın raporun denetime elverişliliğini etkilemediği; aynı raporda davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatının güncelleme sonrasında da kök rapordaki tutarlarla aynı bırakılmasının ise bir çelişki oluşturmadığı, zira geçici iş göremezlik döneminin 14/03/2023 tarihinden itibaren 9 ay ile sınırlı ve tümüyle işlemiş döneme ilişkin bulunması nedeniyle bu kalemin güncel asgari ücretten etkilenmediği anlaşılmakla; söz konusu bilirkişi kök ve ek raporlarının birlikte değerlendirilmeleri neticesinde, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede davanın; 14/03/2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olarak bulunurken yaralanan davacılar ... ve ... tarafından, anılan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigortacısı olan davalı ....'ye yönelik açılan haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin yaralanmasına sebep olması hâlinde işletenin doğan zarardan sorumlu bulunduğu, aynı Kanun'un 91. maddesi uyarınca işletenlerin bu sorumluluğun karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü oldukları ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi uyarınca zarar görenin, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteyebileceği; bu itibarla davalının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davacıların bedensel zararlarından sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımı ... yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı; 2918 Sayılı KTK.'nın 109. maddesinde de motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler yönünden aynı sürelerin öngörüldüğü; dava konusu haksız fiilin 14/03/2023 tarihinde gerçekleştiği ve davanın 14/07/2023 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; anılan ..., 12/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında reddedilmiş olup, davalı vekilinin 18/05/2026 tarihli dilekçesiyle ıslahla artırılan kısım yönünden yinelediği ... de, aşağıda açıklanacağı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması ve bu davada zamanaşımının dava tarihinde alacağın tamamı bakımından kesilmesi nedeniyle yerinde görülmemiştir. Davanın niteliği ve talebin artırılması yönünden yapılan değerlendirmede; dava dilekçesinde 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesine açıkça dayanılmak suretiyle davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği; anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebileceği; davacılar vekili tarafından sunulan 14/03/2025 tarihli dilekçenin, 12/03/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ile alacağın belirlenebilir hâle gelmesi üzerine ve tahkikat aşaması devam ederken verilen, anılan hükme dayanan bir talep artırım dilekçesi olduğu; buna karşılık 04/05/2026 tarihli dilekçenin, 30/04/2026 tarihli 2. ek rapor ile ortaya çıkan güncel hesap doğrultusunda yapılan ve aynı Kanun'un 176. maddesine dayanan ıslah niteliğini taşıdığı; 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki talep artırımı ile 176. maddesindeki ıslahın birbirinden farklı usul işlemleri olması nedeniyle, talep artırımının anılan Kanun'un 176. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." hükmü bakımından ıslah sayılamayacağı; bu itibarla 04/05/2026 tarihli dilekçenin dosyadaki ilk ve tek ıslah olduğu; nitekim davacılar vekili tarafından dayanılan ve dosyada mübrez bulunan ... Karar sayılı 07/05/2018 tarihli ilamında da, belirsiz alacak davasında davacının alacağını 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez artırabileceği ve ayrıca aynı Kanun'un 176. maddesi uyarınca bir kez de ıslah edebileceğinin belirtildiği anlaşılmakla; davalı vekilinin "ikinci kez ıslah yapılamayacağı" yönündeki itirazı yerinde görülmemiş ve ıslah geçerli kabul edilmiştir. Kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere....'ün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu hususunda birbiriyle tam uyumlu bulunduğu; her iki raporun 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağındaki 2918 Sayılı KTK.'nın 52. maddesinin (b) bendine aykırılık tespitiyle de örtüştüğü; kazanın tek taraflı olarak gerçekleşmesi ve oluşa etken bir yol kusuru bulunmaması nedeniyle sürücüden başka kişi veya unsura kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; sigortalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK.'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılabilmesi için zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğunun ispatlanması gerektiği, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca bu hususta ispat yükünün indirim talebinde bulunan davalıda bulunduğu; oysa 14/03/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemeri kullanımına ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından da dosyada bu hususta hiçbir tespit veya veri görülmediğinin açıkça belirtildiği ve davalı tarafından iddiasını destekler nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı; hatır taşıması bakımından ise 2918 Sayılı KTK.'nın 87. maddesinin, yaralanan kişinin "hatır için karşılıksız taşınması" hâlini düzenlediği, davacıların ise sürücünün eşi ve öz oğlu oldukları ve eş ile çocuğun taşınmasında taşıyanın kendisinin de maddi ve manevi menfaati bulunduğundan taşımanın münhasıran taşınanın yararına ve hatır için yapıldığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla; hesaplanan tazminat tutarlarından müterafik kusur ve hatır taşıması başlıkları altında herhangi bir indirim yapılmamıştır. Davalı vekilinin ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması ve ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının sorulması yönündeki talepleri bakımından; ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 02/05/2023 tarihli trafik bilirkişi raporunun, taraflar tarafından sunulan deliller kapsamında dosya arasında bulunduğu ve anılan raporun Mahkememizce aldırılan her iki adli tıp raporuyla aynı sonuca ulaştığı; kusur durumunun .... Kurumunun iki ayrı kurul raporuyla kesin biçimde belirlenmiş olması nedeniyle ceza yargılamasının sonucunun beklenmesini gerektirir bir hususun kalmadığı; uzlaşma bakımından ise dava konusu uyuşmazlıkta davalının sıfatının sigortacılık ilişkisinden doğduğu ve ceza yargılamasında şüpheli ile mağdurlar arasında gerçekleşebilecek bir uzlaşmanın, davalının sözleşmeden doğan tazminat borcunu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla; anılan talepler yerinde görülmemiştir. Maluliyet yönünden yapılan değerlendirmede;.... tarihli ve .... karar numaralı raporuyla davacı ...'ün tüm vücut engellilik oranının %15, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı; aynı Kurulun 27/11/2024 tarihli ve ....karar numaralı raporuyla ise davacı ...'ün tüm vücut engellilik oranının %5, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği hususlarının oy birliğiyle tespit edildiği; davalı vekilinin davacı ... yönünden Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki beyanlarının Yargıtay ve .... yerleşik uygulamaları doğrultusunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğinden yerinde olmadığı ... davalı vekilinin son durum raporlarının en erken Mart 2024 tarihinde belirlenmesi gerektiği yönündeki beyanının ise, her iki raporun 2024 yılının Temmuz ilâ Ekim ayları arasında düzenlenen son durum belgeleri ile Kurulun bizzat yaptığı görüntüleme incelemesine dayanılarak 27/11/2024 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle fiilen karşılandığı anlaşılmakla; hükme, anılan raporlarda tespit edilen maluliyet oranları, iyileşme süreleri ve bakıcı ihtiyacı esas alınmıştır. Teminat kapsamı yönünden yapılan değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinin (c) bendinde "Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır." hükmünün yer aldığı ve bu suretle geçici iş göremezlik zararının açıkça sakatlanma teminatı kapsamında bulunduğu; bakıcı gideri bakımından ise aynı maddenin (b) bendindeki "bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler" ibaresinin ... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle, bu kalemin 2918 Sayılı KTK.'nın 98. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunan sağlık gideri teminatı içinde kalmadığı; 2918 Sayılı KTK.'nın 92. maddesinde teminat dışında kalan hâller arasında da bakıcı giderine yer verilmediği ve 6098 Sayılı TBK.'nın 54. maddesinde bedensel zararlar arasında tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpların sayıldığı; anılan (c) bendinde "Geçici iş göremezlik süresi ve sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri de bu teminat kapsamındadır." denilmek suretiyle sürekli bakıcı giderinin ayrıca teminat kapsamına alınmış olmasının, iyileşme süresi içerisinde doğan geçici bakıcı giderini teminat dışına çıkarmadığı; bu itibarla davacı ... yönünden iyileşme süresi içerisindeki 2 aylık geçici bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik zararının, sakatlanma teminatı kapsamında ve kişi başına belirlenen teminat limiti dâhilinde davalının sorumluluğunda bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin bu kalemlerin teminat kapsamı dışında olduğu yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. Zararın hesabı yönünden yapılan değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinin (c) bendindeki "bu Genel Şartların Ek-2'sinde yer alan esaslara göre" ibaresinin .... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle, tazminatın 6098 Sayılı TBK.'nın 55. maddesindeki "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmü uyarınca hesaplanmasının zorunlu bulunduğu; bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmak ve iskonto uygulanmak suretiyle progresif rant yöntemiyle yapılan hesabın bu ilkelere uygun olduğu; pasif dönem hesabına esas net asgari ücret bakımından ise, davacı ...'ün ev hanımı olduğu ve gelirinin asgari ücret üzerinden belirlendiği dikkate alınarak, vergi iadesinin çalışanın eline geçen tutarın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş olması nedeniyle, bilirkişi raporlarında ... kararına atıfla ve vergi iadesi dâhil net asgari ücret esas alınarak yapılan hesabın hükme esas alınması gerektiği; bu doğrultuda 30/04/2026 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda davacı ... yönünden 897.475,38.-TL sürekli iş göremezlik, 92.283,87.-TL geçici iş göremezlik ve 20.016,00.-TL geçici bakıcı gideri tazminatı; davacı ... yönünden ise 3.177.214,05.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı anlaşılmıştır. Poliçe teminat limiti yönünden yapılan değerlendirmede; dosyada mübrez 531028015/0 numaralı poliçede sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 1.000.000,00.-TL olarak gösterildiği; ancak aynı poliçenin ön yüzünde yer alan Otomatik Teminat Artış Klozunda "Sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan tarafından teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur." düzenlemesinin bulunduğu; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin birinci fıkrasında "Bu Yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır." hükmünün yer aldığı; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesinde "Sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibarıyla uygulamaya esas alınır." ve A.3. maddesinde sigortacının tazminat taleplerini "kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde" karşılamakla yükümlü olduğunun düzenlendiği; poliçenin 11/11/2022 tarihinde tanzim edilmiş olmasına karşılık kazanın 14/03/2023 tarihinde meydana geldiği ve kaza tarihi itibariyle geçerli olan kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 1.200.000,00.-TL olduğunun aktüer hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 12/03/2025 tarihli kök rapor ile 30/04/2026 tarihli 2. ek raporda ayrı ayrı tespit edildiği anlaşılmakla; davalının sorumluluğunun her bir davacı yönünden 1.200.000,00.-TL ile sınırlı olduğu kabul edilmiş ve davalı vekilinin limitin 1.000.000,00.-TL olduğu yönündeki beyanı yerinde görülmemiştir. Bu doğrultuda davacı ... yönünden; hesaplanan 3.177.214,05.-TL tutarındaki sürekli iş göremezlik zararının poliçe teminat limitini aşması nedeniyle, davalının sorumluluğunun kişi başına 1.200.000,00.-TL olan teminat limiti ile sınırlı olduğu gözetilerek bu tutara hükmedilmiş; bu davacının bakıcı gideri talebi ise, 27/11/2024 tarihli ve .... karar numaralı adli tıp raporunda başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle reddedilmiştir. Davacı ... yönünden ise; hesaplanan tutarların poliçe teminat limiti dâhilinde kalması nedeniyle 897.475,38.-TL sürekli iş göremezlik, 92.283,87.-TL geçici iş göremezlik ve 20.016,00.-TL geçici bakıcı gideri tazminatına hükmedilmiş olup, bu davacının talebinin tamamı kabul edilmiştir. Temerrüt ve faiz yönünden yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.'nın 99. maddesi uyarınca sigortacıların, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlü bulundukları; aynı yükümlülüğün Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.1. maddesinde de düzenlendiği; davacılar vekili tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin 11/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve sekiz iş günlük sürenin 25/05/2023 tarihinde dolduğu anlaşılmakla; davalının 25/05/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş, faizin türü bakımından ise 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve davalı vekilinin faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği yönündeki beyanı yerinde görülmemiştir. Anılan tüm bu hususlar doğrultusunda; sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacıların araçta yolcu konumunda olmaları nedeniyle oluşa etken kural ihlallerinin bulunmadığı ve müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi koşullarının gerçekleşmediği; davacıların maluliyet oranları, iyileşme süreleri ve bakıcı ihtiyacının denetime elverişli adli tıp raporlarıyla, zararın miktarının ise ayrıntılı aktüer hesaplama raporlarıyla belirlendiği; davalı sigortacının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli olan ve kişi başına 1.200.000,00.-TL tutarındaki poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğu; davacı ...'ün bakıcı gideri talebi dışındaki taleplerin yerinde olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda 14/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; A) Davacı ... Yönünden; a) Sürekli İş Göremezlik ile ilgili olarak; 1.200.000,00.-TL'nin, 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, (poliçe teminat limiti gözetilmek suretiyle)

b) Bakıcı gideri talebinin reddine, B) Davacı ... Yönünden; a) Sürekli İş Göremezlik ile ilgili olarak; 897.475,38.-TL'nin, 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Geçici İş Göremezlik ile ilgili olarak; 92.283,87.-TL'nin, 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c) Bakıcı Gideri ile ilgili olarak; 20.016,00.-TL'nin, 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 150.949,75.-TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL peşin harç ve 7.546,14.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.815,99.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 143.133,76.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacılar tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL peşin harç ve 7.546,14.-TL ıslah harcı, 269,85.-TL başvurma harcı ve 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.124,24.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacılar tarafından yatırılmış bulunan 26.270,00.-TL bilirkişi ücreti ile 879,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 27.149,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 27.147,77.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE; bakiye kalan 1,23.-TL yargılama giderinin ise davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 6.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.000,00.-TL yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 0,27.-TL'nin, davacı ...'den tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 5.999,73.-TL yargılama giderinin ise davalı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.199,86.-TL'nin davalı taraftan tahsili; 0,14.-TL'nin ise davacı ...'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, ç) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : a) Davacı ...'ün, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce bu davacı yönünden kabulüne karar verilen miktar olan 1.009.775,25.-TL üzerinden) takdir edilen 157.466,29.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacı ...'e ÖDENMESİNE, b) Davacı ...'ün, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce bu davacı yönünden kabulüne karar verilen miktar olan 1.200.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 186.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacı ...'e ÖDENMESİNE, c) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 100,00.-TL üzerinden) takdir edilen 100,00.-TL vekalet ücretinin, davacı ...'den tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 343. ve 345. maddeleri uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/07/2026

Katip .... Hâkim .... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/499, K. 2026/567, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-499-e-2026-567-k-c97b3d63d1bb