Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2071 E. 2026/1852 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2071
- Karar No
- 2026/1852
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2071 - 2026/1852 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2071 KARAR NO : 2026/1852
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2026 NUMARASI : 2026/190 2026/496
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
....Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.04.2025 tarihinde davalı kurumun sorumluluğunda bulunan rögar kapağının trafik yönünden tehlike arz eder bir biçimde bulunması ve kurumun gerekli önlemleri almamasından dolayı meydana gelen kazada müvekkili sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunun ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, müvekkilinin sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısının uğramış olduğu zarar tazmin edilmiş olup alacağın sorumlulardan rücuen tahsili için ... İcra Dairesinin 2025/2164 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itiraz neticesinde başlatılan takibin durduğunu, taraflarınca uyuşmazlığın sulhen çözülebilmesi amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşma sağlanmadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davasının kabulü ile davalı-borçlunun ... İcra Dairesi 2025/2164 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takip durduğundan ve asıl alacağın %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi; "... Davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açıldığı tarafların tacir olduğu ..." gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. .... Asliye Ticaret mahkemesi; "...davanın rücuan tazminat alacağına ilişkin olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin haksız fiil ilişkisi olduğu..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir.Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücuu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 gün ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Dava dışı sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, sigortalı ile zarar verdiği iddia olunan davalı arasındaki ilişki Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2018/5 E. 2018/4524 K.) Sonuç olarak, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/: Gerekçeleri Açıklandığı Üzere; 1-.... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için merci tayini talep eden MAHKEMESİNE İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi.. 08/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır