İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/343 E. 2026/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/343
- Karar No
- 2026/86
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/343 Esas KARAR NO : 2026/86
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 25/10/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.08.2024 günü saat 20.35 sıralarında müvekkile ait aracın müvekkilin eşi ... kullanımında otopark içerisinde seyir halinde iken davalı ...'a ait ve kendi sevk ve idaresindeki araç müvekkile ait araca çarptığı, Mezkur kazada davalı ...'a ait ve kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, taraflarınca davalı ...Sigorta'ya gönderilen mail ile kaza sebebiyle değer kaybı ve ikame araç bedelinin ödenerek oluşan mağduriyetin giderilmesi, aksi takdirde tarafımızca yasal yollara başvurulacağı belirtilerek ... Sigorta Anonim Şirketi'ne bildirildiği, davalı sigorta şirketince ... nolu değer kaybı dosyası açıldığı, 04.10.2024 tarihinde vekil olarak hesabımıza sadece 60.000,00-TL yatırılmış olduğu, müvekkilin kusursuz olduğu kaza neticesinde müvekkile ait araçta yüklü bir tamir ve bakım gerçekleştirilmiş olup, müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğu, Dava konusu kaza 15.08.2024 tarihinde gerçekleşmiş olup, müvekkil aracını ancak fatura tarihi olan 11.09.2024 tarihinde teslim alabildiği, müvekkilin bu süreçte araçtan yoksun kaldığı, bu sebeple araçtan mahrum kalma-ikame araç bedelinin davalı ...'dan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini istediklerini beyan ederek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00-TL (Belirsiz Alacak) değer kaybı bedelinin 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00-TL (Belirsiz Alacak) araçtan yoksun kalma tazminatının (ikame araç bedelinin) 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın açılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacının dava konusu kazaya ilişkin değer kaybı tazminatını müvekkili şirketten tam ve eksiksiz bir şekilde tahsil ettiğini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, 15.08.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı adına tescilli ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araç ile kazaya karışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 07/03/2024 - 07/03/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin müvekkili şirket tarafından davacı vekilinin hesabına ödeme yapıldığını, değer kaybı tazminat taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olabileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı hesaplamalarının trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılabileceğini, değer kaybı hesaplaması yapılırken davacı tarafa ait aracın kmsi, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşının göz önüne alınmasının gerektiğini, faize, ticari faiz talebine, araç mahrumiyet bedeline de itiraz ettiklerini beyan ederek, davanın öncelikle usulden reddine, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesine rağmen davacının haksız olarak açtığı iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 03.06.2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; 24.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkile ait aracın kusursuz olduğu, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, değer kaybının 83.000,00-TL olduğu ve bakiye değer kaybının 23.000,00-TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin 11.000,00-TL olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itirazlarının bulunmadığını, davanın HMK 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, raporda müvekkilin 11.000,00-TL araçtan mahrum kalma/ikame araç bedeli alacağı bulunduğu, müvekkilinin bakiye 23.000,00-TL değer kaybı alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, belirlenen tutarlar üzerinden bedel artırım dilekçesini sunduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere: bedel artırım dilekçesinin kabulüne, davanın kabulüne, 23.000,00-TL bakiye değer kaybı bedelinin 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, 11.000,00-TL araçtan yoksun kalma tazminatının (ikame araç bedelinin) 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Cevap dilekçesi ekinde davalı sigorta şirketine yazılan müzekkerede istenilen evraklar dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosya arasına alınmıştır. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 15.08.2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ...plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ...'a ait olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ...plakalı araçta değer kaybı (her iki davalı aleyhine) ve yoksun kalma tazminatı alacağı (davalı ... aleyhine) oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 2.000,00 TL tazminat davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada dava şartları ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, dava açılmadan dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve Mahkememizin görevli olduğu, diğer dava şartlarının da mevcut olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 24.05.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/C2 maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ...plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uyumlu olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 83.000,00 TL olabileceği, yapılan 60.000,00 TL ödemenin mahsubuyla bakiye değer kaybının 23.000,00 TL olacağı, 10 günlük kiralama bedelinin 11.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda, 03.06.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 23.000,00 TL'ye (her iki davalı aleyhine), mahrumiyet bedeline ilişkin alacak taleplerini 11.000,00 TL'ye (davalı...aleyhine) çıkarmıştır. Artırılan bedelin poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih 2012/11998 esas 2013/7875 karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça ticari faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı sigorta yönünden, başvuru tarihi olan 12.09.2024 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 25.09.2024 tarihi itibariyle, diğer davalı ... yönünden, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının teselsül talebi de dikkate alınarak, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 34.000,00 TL'nin; 23.000,00 TL'sinin (bakiye değer kaybı), davalı sigorta şirketi yönünden 25.09.2024 tarihinden itibaren; davalı ... yönünden 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere), 11.000,00 TL'sinin (araç mahrumiyet bedeli), 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'dan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 34.000,00 TL'nin; -23.000,00 TL'sinin (bakiye değer kaybı), davalı sigorta şirketi yönünden 25.09.2024 tarihinden itibaren; davalı ...yönünden 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere), -11.000,00 TL'sinin (araç mahrumiyet bedeli), 15.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.322,54 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşih harç ile 153,05 TL ıslah harcının toplamı olan 580,65 harcın mahsubu ile 1.741,89 davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,(davalı sigorta şirketinin poliçe limitine bağlı olarak oranlama yapılmak suretiyle 1.167,06 TL ile sınırlı olmak üzere), 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL peşin harç, 153,05 TL tamamlama harcının toplamı olan 580,65 harç gideri, 12.000 TL bilirkişi ücreti, 2.182,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 14.763,15 TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin poliçe limitine bağlı olarak oranlama yapılmak suretiyle 9.891,31 TL ile sınırlı olmak üzere), 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,(davalı sigorta şirketinin poliçe limitine bağlı olarak oranlama yapılmak suretiyle 2.412,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 34.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin poliçe limitine bağlı olarak oranlama yapılmak suretiyle 22.780,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 6-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı ... tarafından yapılan 135,00 TL posta masrafının bu davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere (dava açılış yılı olan 2024 senesi dikkate alınarak) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır