İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/662 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/662
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/662 Esas - 2026/45 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/662 Esas KARAR NO : 2026/45
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/01/2026 YAZIM TARİH : 17/02/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2024 tarihi saat 00:15 sularında davacı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ... caddesi istikametine doğru seyir halinde iken ... önüne geldiği esnada yol yapım çalışması nedeniyle toprak birikintisine çarparak su dolu havuza düşmesi sonucu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada davalıların yetersiz işaretleme sebebiyle %50 kusurlu olduğunu, meydana gelen olay sonrası hasar ihbarını alan davacının, ... plakalı araç için ekspertiz çalışması yaptırdığını, ekspertiz raporuyla sigortalı araçta KDV hariç 1.702.682,71-TL, KDV dahil 2.043.219,25-TL hasar meydana geldiği ve aracın ağır hasarlı olduğu tespit edilmekle perte ayrılmasına karar verildiğini, perte ayrılan sigortalı aracın rayiç bedeli 1.810.000,00-TL olarak belirlendiğini, aracın hurdasının 18.04.2024 tarihinde ... Şirketi tarafından 398.200,00-TL bedel karşılığı sigortalıdan satın alındığını, davacının hasarın teminat kapsamında kaldığına kanaat getirerek sigortalısının 1.810.000,00-TL - 398.200,00-TL =1.411.800,00-TL tutarındaki hasar bedelini sigortalı ... Şirketi’ne ödediğini; bu ödeme ile TTK m. 1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıların %50 kusurlu olması nedeniyle rücu edilecek tutar 705.900,00-TL olarak tespit edildiği, davalının müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın uğradığı zararlardan sorumlu olduğunun kabulüyle davalılar tarafından yapılmış haksız ve kötü niyetli itirazların iptalini, takiplerin kaldığı yerden devamına, kötü niyetli davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay ... İlçesinde gerçekleştiğinden yetkili Mahkeme ... Mahkemeleri olduğundan sebeple davanın yetki yönünden reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Sigorta konusu riskin gerçekleşmesi halinde sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin, zararın ortaya çıkmasında kusurlu bulunan üçüncü kişiye rücu etme hakkının olduğunu, sigorta şirketinin bu durumda, halefiyet hükümleri uyarınca sigortalısının yerine geçerek üçüncü kişiden tazminat talep edilebileceğini, uyuşmazlığın niteliği ve davada görevli mahkeme, sigortalı ile üçüncü kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirleneceğinin, müvekkili idarenin, ... ve ... kamu tüzel kişilikleri sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın birden fazla davalıya karşı açılması ve davanın özünde haksız fiilden kaynaklanması dikkate alındığında; iş bu davada yetkili mahkeme, haksız fiilin işlendiği yer olan Karasu Mahkemeleri olması sebebiyle davanın yetki yönünden reddini talep etmiştir. DELLİLER: Kasko Sigorta Poliçesi Kaza Tespit Tutanağı Ekspertiz raporu Ödeme Dekontu Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı ... Numaralı Hasar Dosyası ... Esas sayılı dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Davalılar, ..., ... ve ... tacir sayılıp sayılamayacağının TTK'nun 16. maddesine bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. TTK nın 16/2 maddesine göre "Devlet, İl Özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eli ile işletsinler kendileri tacir sayılmazlar." Somut olayda davalıların zarara sebep olduğu ileri sürülmüşse de, hasara uğrayan aracın hususi mahiyette olduğu, yasal düzenlemeye göre davalıların tacir sayılması mümkün olmadığı için davanın nispi ticari dava da kabul edilemeyeceği, bu hali ile Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduklarının tespitine, Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, davalı ... vekili Av. ... 'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.