İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1550 E. 2026/12 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1550
Karar No
2026/12
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1550 Esas KARAR NO : 2026/12

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin tekstil yan ürünleri satışı ile iştigal olduğunu, davalının ise tekstil ürünleri imalat ve satışı yaptığını, müvekkilinin davalıya bir takım tekstil yan ürünleri satışı yaptığını ve bedelini alamadığını, yapılan görüşmelerin neticesiz kaldtığını, sattığı ürünlerden kalan alacağını tahsil amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalıya 25.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini davalının takibe 26.06.2026 tarihinde itiraz ettiğini, haksız olan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, borçlunun itirazının dayanaksız olduğunu, gelinen aşamada yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına haksız itirazının asıl alacak tutarı olan 146.114,44 üzerinden iptalini ve takibin koşulları ile devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Dava, davacı tarafından fatura alacağına dayanan bedelin tahsili istemiyle başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin fatura bedelini ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce Uyap sisteminden yapılan araştırma sonucunda toplanan belgelere göre davacının tacir olduğuna dair dosyaya sunulmuş delilin olmadığı, tescil kayıtlarına göre gerçek kişi tacir kaydının olmadığı Güngören Vergi Dairesi'nin yazı cevabı ile davacının 2. Sınıf tüccar olduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu ve VUK 176. ve 177. maddeleri kapsamında olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup davacının tacir olmaması nedeniyle somut uyuşmazlık ticari dava sayılmadığından HMK'nın 2. maddesi gereğince uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi.04/08/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1550, K. 2026/12, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1550-e-2026-12-k-6a637c7d4562