İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/207 E. 2026/667 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/207
Karar No
2026/667
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/207 Esas - 2026/667 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/207 Esas KARAR NO : 2026/667 HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalıya süt ürünleri hazırlanıp teslim edildiğini, süt ürünlerindeki artışın davalıya e-posta yoluyla bildirildiğini, yeni fiyatlar üzerinden de alım satım yapıldığını, yeni fiyatlı faturalar da düzenlendiğini, davalı tarafından hiç bir itiraz olmadığını, ödeme yapılmaması üzerinde Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2026/1559 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davaya konu borcun likit nitelikte olması, alacağın miktarının belirli veya belirlenebilir olduğu anlamına gelmediğini, bu husus, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin değerlendirilmesi bakımından önem taşıdığını, taraflar arasında gerçekleştirilen mal alım-satımı ve diğer ticari işlemlerden doğan borç ve alacakların, tek tek ifa edilmesi yerine cari hesapta izlenmesi ve belirli dönemler sonunda hesap bakiyesinin tespit edilerek tasfiye edilmesi hususunda mutabakata varıldığını, Bu çerçevede taraflar, aralarındaki ticari ilişkinin süreklilik arz eden bir nitelik taşıdığını, kabul etmiş ve cari hesap ilişkisi doğrultusunda karşılıklı edimlerini yerine getirmeyi taahhüt ettiklerini, somut olayda da görüldüğü üzere, cari hesap ilişkisi çerçevesinde taraflar arasındaki borç ve alacak kalemleri gerektiği gibi karşılaştırılmadan ve nihai bakiye ortaya konulmadan icra takibine girişildiğinin anlaşıldığını, oysa cari hesap sözleşmelerinde, tarafların birbirlerinden olan talepleri, hesap kesimi yapılmadan bağımsız bir alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, müvekkili aleyhine başlatılmış olan icra takibine konu edilen borç, gerçekte mevcut olmayıp her hâlükârda müvekkili şirketin ticari defter ve cari hesap kayıtlarında böyle bir borcu bulunmadığını, bu husus, yalnızca soyut bir iddia niteliğinde olmayıp somut delillerle de açıkça ortaya konulduğunu, açıklanan nedenlere davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2026/1559 Esas sayılı takip dosyası, vergi dairesi kayıtları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Erciyes Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabından, davacının işletme usulü esasına göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tüccar(esnaf) olduğu anlaşıldığından davacının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2. maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/207, K. 2026/667, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-207-e-2026-667-k-f5c11a9ddcb8