Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1765 E. 2026/905 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1765
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1765 KARAR NO : 2026/905

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2022 (Dava) - 14/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/1407 Esas - 2023/448 Karar DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) BAM KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarihli 2022/1407 Esas ve 2023/448 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin katılım sağlamadığı davalı kooperatifin 30/06/2022 tarihinde yapmış olduğu Olağan Genel Kurul toplantısında üyelerin aylık aidat bedelinin 1400 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin toplantıya katılan bir üyeden aidat bedelinin 1.400-TL olarak kararlaştırıldığını öğrenmesi üzerine bu taihten sonra düzenli olarak aidatını ödemeye başladığını, müvekkilinin düzenli olarak yeni belirlenen aidat miktarını ödemeye devam ettiği sırada davalı kooperatif tarafından kendisine keşide edilen Beyoğlu 46. Noterliği'nin 10/11/2022 tarihli aidat borçlarının ödenmesi konulu birinci ihtarnamesini 16/11/2022 tarihinde tebliğ alması üzerine şaşkınlık yaşadığını, ihtarname içeriğine baktığında diğer üyelerden 6 kat oranında fazla alınması yönünde karar alındığını gördüğünü, bu duruma anlam veremediğini, davalı kooperatife cevap olarak Bodrum 5. NOterliği'nin 09/12/2022 tarihli 10811 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı kooperatif genel kurulunda alınan kararın yok hükmünde olduğunu, genel kurula müvekkilinin katılmadığını, usulüne uygun bir şekilde kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, sürelere riayet edilmeksizin ve yeterli sayıya ulaşılmaksızın genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin diğer üyelerden 6 kat fazla oranında aidat ödemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, anayasanın eşitlik ilkesine ve mülkiyet ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, taşınmazını pansiyon ruhsatı yapmış olmasının kooperatif içindeki hisse oranını artırmadığını, artırmadığı gibi kooperatif yükünü de artırmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 30/06/2022 tarihli genel kurulunda alınan müvekkilinin aidat miktarına ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın süresi içerisinde açılmadığını, kooperatif toplantısının 30/06/2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, davanın bir ay içerisinde davanın açılması gerektiğini, davacıya genel kurul toplantısının tarihine ilişkin tebligatın 27/05/2022 tarihinde kendisine elden tebliğ edildiğini, kooperatif genel kurulunda alınan kararların davacıya 19/07/2022 tarihinde elden teslim edildiğini, bu tarih dahi kabul edilse davanın 19/08/2022 tarihine kadar açılması gerektiğini, tüm bu nedenle davanın reddedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...Somut olayda, davaya konu 30/06/2022 tarihli genel kurula çağrının, ana sözleşmenin 28/1 maddesine uygun olarak, Bodrum 10. Noterliği'nin 20 OCak 2023 tarih ve 000962 yevmiye sayılı evrakı ile onaylı teslim tutanağına göre, 75. Sıradaki davacı ...'a yazılı olarak ve elden imza karşılığı yapıldığı, davacının genel kuruldan haberi olmasına rağmen genel kurula katılmadığı, iptalini talep ettiği, 30/06/2022 tarihli genel kurulun aidat ile ilgili 6. Nolu gündem maddesi için dava şartı olan muhalefet şerhini yazdırmadığı ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1 maddesinde belirtilen 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten genel kurulun yapıldığı 30/06/2022 tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 14/02/2022 tarihinde iptal davası açtığı anlaşıldığından davalı ... (...).. Kooperatifi'nin 30/06/2022 tarihinde, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 6 nolu gündem maddesi ile ilgili olarak; 6102 sayılı TTK'nın 446/1 (a) maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davalı ... (....) ....KOOPERATİFİ'nin 30/06/2022 tarihinde, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 6 nolu gündem maddesi ile ilgili olarak; 6102 sayılı TTK'nın 446/1 (a) maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurulda alınan karardan müvekkilinin 16.11.2022 tarihinde haberi olduğunu, bu süreden sonra da bir aylık dava açma süresi içerisinde huzurdaki davanın açıldığını, ne var ki mahkeme gerekçesine bakıldığında genel kurula çağrı tutanağının davacı müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedildiğini, müvekkiline çağrı kağıdı ile genel kurul tarihinin bildirilmiş olmasının dava açma süresinin başlangıcı bakımından hukuken hiçbir önem arz etmediğini, yine mahkeme gerekçesinde toplantıya katılıp müvekkilinin muhalefet şerhi yazdırmadığına vurgu yaptığını, bu hususun da dava açma süresi ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, ne var ki hem toplantıya çağrı kağıdının tebliğ edilmiş olması hem de toplantıya katılmayarak muhalefet şerhinin yazılmamış olmasının mahkemece dava açma süresi ile ilişkilendirildiğini , hukukun en temel ilkelerinden olan sürelerin ilgili kararın ilgisine tebliğ edilmesi yada ilgilinin kararı öğrenmesi ile başlayacağını, ısrarla dava konusu işlemi öğrendikleri tarihin 16.11.2023 olduğunu söylemelerine, Noter ihtarnamelerinin tebliğ şerhlerinin de iddialarını doğrulamasına rağmen davanın süresinden sonra açıldığı yönünde hüküm kurulmasının akla,mantığa ve hukuka aykırı olduğunu, müddeinin iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davalı tarafın dava konusu işlemden daha önce haberleri olduğunu iddia ediyorsa bunu yazılı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu ne var ki davalı tarafça da böyle bir tebliğ evrakı sunulmadığını, cevap dilekçesinin eklerine bakıldığında davalının eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğine dair emsal yargı kararı ile müvekkilinin su tüketimine ilişkin sayaç evrakı ve toplantı tutanağını sunduğunu, dosyaya giren evraklar arasında müvekkilinin dava konusu işlemden önceden haberi olduğuna dair, sürenin geçtiğine dair hiçbir tebliğ-tebellüğ belgesi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu işlemi öğrenir öğrenmez süresi içerisinde huzurdaki davayı ikmal ettiğini, kaldı ki tek başına toplantıya çağrı evrakının tebliğ edilmesinin bir aylık sürenin toplantı tarihinden itibaren başlayacağı sonucunu doğurmayacağını, kooperatifler hukuku gereğince toplantıda alınan kararın da üyelere tebliğ edilmesi gerektiğini, kooperatif ana sözleşmesinin kanunun önüne geçemeyeceğini yahut sözleşme ile hukukun temel ilkelerinin bertaraf edilemeyeceğini, ayrıca davalı tarafın bile cevap dilekçesinde kendisi ile çelişkiye düştüğünü hem davanın 01.07.2022 tarihinden itibaren bir ay içerisinde açılabileceğini söyleyip hem de akabinde 19.08.2022 tarihine kadar açılması gerektiğini belirttiklerini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.06.2023 tarih ve 2022/1407 E. 2023/448 K. sayılı ilamının istinafen incelenerek kararın kaldırılmasını, yargılamanın yapılmak üzere dosyanın külliyen ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kooperatif genel kurul kararının iptali istemine İlişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi ‘... yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.’ şeklindedir. Toplantıda davacı aleyhine bir karar alınması halinde bu süre tebligatın yapıldığı tarihten başlar. Somut olayda genel kurulun 6. maddesinde davacının aidat bedelinin diğer üyeler için belirlenen aidat bedelinin 6 katı olacağının kararlaştırıldığı, hal böyle olunca genel kurulun 6 nolu kararının doğrudan davacı aleyhine alınmış karar olduğu, 1 aylık sürenin genel kurul kararının davacıya tebliğinden itibaren başlayacağı, dosya kapsamında genel kurul kararının davacıya tebliğine ilişkin belge bulunmadığı dolayısıyla davanın yasal süresinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece davanın esasına girerek karar verilmesi gerekirken davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır(bkz. Yargıtay 23. HD'nin 08.10.2019 tarihli 2016/6160 E., 2019/4103 K. sayılı kararı). Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme sikararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarihli 2022/1407 Esas ve 2023/448 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1765, K. 2026/905, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1765-e-2026-905-k-4fb8d011e92d