Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2036 E. 2026/1135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2036
Karar No
2026/1135
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/2036 KARAR NO : 2026/1135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2024/1275 2025/848 DAVACI : .... VEKİLLERİ ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında mal alım satım ilişkisi ile düzenlenen faturalara konu borcun fatura tarihinden sonra takip eden 1 ay içerisinde ödemesinin yapılması gerekirken davalının ödeme yapmadığını, Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasıyla faturalara dayalı olarak 870.059,08 TL asıl alacak tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başladığını, davalı 14.04.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir ödemeye belgesi sunmadığının görüldüğünü, icra dosyasına konu faturaların davacının davalıya satmış olduğu alüminyum profil ve aksesuar vb. malzemelere ilişkin olduğu, davalıya teslim edilen mallara ilişkin 5 adet fatura düzenlendiğini, bu faturaların e-arşiv sisteminde kayıtlı olduğunu, davalı tarafından bu faturaların sistemden kabul edildiği, kabul tarihinden sonra faturaya konu alacaklara ilişkin yasal süre içerisinde itiraz yapılmadığı belirterek davalının Samsun İcra Müdürlüğü ....esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının Samsun İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 87.504,76 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar yönünden kaldığı yerden devamına, kabul edilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, dava açılmadan öne dava şartı eksikliği olan arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmesi gerektiğini, herhangi bir arabulucu başvurusunun bulunmadığını, bilirkişi kök raporu ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin borcu olmadığına dair yemin ettiğini, mal teslimi ve akdi ilişki yönünden hiç inceleme yapılmadan fatura ve defter kayıtları üzerinden sonucu gidildiğini, davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırılığı ve aksine haksız fahişin takip nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kabul edilen değer üzerinden alacağın likit olmadığı gözetilerek, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin kısmın kaldırılmasına, davalı müvekkili hakkında haksız başlatılan faizin takip nedeni ile %20 oranda kötü niyet tazminatının ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine tek başına delil olabilmesi için uyuşmazlıkta her iki tarafın da tacir olması gerekmekte olup,Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; mahkeme, ticari davalarda, kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bir önceki cümlede belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrasında, Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edilmeden önce davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuk tutanağının sunulduğu da gözetildiğinde davalının bu husustaki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafa ticari defterlerini sunması için yapılan ihtaratın usulüne uygun tebliğ edildiği görülmekle bu husustaki istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, verilen süre içinde davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, davalı tarafça ise verilen kesin süre içinde ticari defterlerini sunmaması nedeniyle, HMK 222. Maddesi uyarınca sadece davacı defterileri üzerinde inceleme yapılmasında isabetsizlik olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve takip fatura alacağına dayandığından likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik olmadığı (benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı) isabetsizlik olmadığı , verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2.Davalı taraftan alınması gerekli 5.977,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.494,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.482,95 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/06/2026

... Başkan ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Katip ... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/06/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2036, K. 2026/1135, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2036-e-2026-1135-k-c3fd89101bee