Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1299 E. 2026/1599 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1299
Karar No
2026/1599
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/1299 KARAR NO : 2026/1599

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04.08.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/553E. İHTİYATİ TEDBİR

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 25/09/2026 İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı vekilinin dava konusu davalı kooperatifin 23.06.2026 tarihli genel kurulunda alınan kararların yürürlüğünün durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi noktasında; Kooperatif Kanunun 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın 449. madde hükmü uyarınca mevcut yönetim kurulu üyesi/üyelerinin tedbir talebine ilişkin beyanlarının alınması hususunda davacı vekiline tensip tutanağının 10. maddesi uyarınca isim ve adreslerini bildirmek üzere süre verildiğini, davacı vekili 20.07.2026 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerini bildirdiğini, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 449. maddesi uyarınca beyanlarının alınmak üzere tebligat çıkartıldığını ve tebliğden itibaren 7 gün süre verildiğini, sonrasında tedbir talebinin celse arası değerlendirilmesine tensip tutanağının 12. maddesi ile karar verildiğini, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nin ayrı ayrı sundukları 31.07.2026 tarihli beyan dilekçeleri ile kooperatifin tüzel kişilik mevcudiyetini korumak, kamu borçlarını ödemek, ruhsat ve iskan süreçlerinin durmasına engel olmak ve 13 ortağın telafisi imkansız zararlara uğramasını önlemek adına davacı tarafın dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince "...İhtiyati tedbirle ilgili düzenlemeler HMK. 389-399. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelere göre ihtiyati tedbir isteyen taraf ihtiyati tedbir istediği dilekçesinde dayandığı tüm tedbir sebeplerini belirtmek ve davasının esası yönünden de haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki yaklaşık ispat tam ispat değildir. Mahkemenin ihtiyati tedbir isteyenin haklılığının mevcut olduğuna kanaat getirmesi (onu kuvvetle muhtemel görmesi) yeterlidir. Mahkeme ihtiyati tedbiri haklı görürse talebi kabul eder ve ihtiyati tedbir kararını verir. Bununla birlikte hakim her kararında olduğu gibi ihtiyati tedbir kararı verirken de taraflar arasındaki menfaat dengesini ve tedbir kararı ile ulaşılmak istenilen amacı göz önünde tutmak zorundadır. (Kuru – Aslan – Yılmaz – Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 22. Baskı sayfa 585) Somut olaya gelindiğinde, dosya kapsamı, dava dilekçesi ve ekleri içerikleri; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yeterli nitelikte görülemediği, HMK. 389 maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteğinin reddine..." karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olup; HMK m. 297, m. 391 ile Anayasa m. 141'e açıkça aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinin dava dilekçelerinde sundukları somut mutlak butlan sebeplerini Kooperatifler Kanunu'nun emredici nisap düzenlemelerini ve TTK 449 madde çerçevesinde yapılması gereken menfaat dengesi değerlendirmesini kararda hiçbir şekilde tartışmadığı, yaklaşık ispat şartının fazlasıyla gerçekleştiği, genel kurul kararlarının açıkça mutlak butlanla batıl olduğu, HMK m. 389 ve TTK m. 449 uyarınca ihtiyati tedbir değerlendirmesinde tarafların menfaat dengesinin ve doğacak zararların telafi edilebilirliğinin esas alınacağı, TTK m. 449 uyarınca teminatsız olarak kararların yürütülmesinin durdurulması gerektiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK m. 449 hükmü uyarınca muhtemel zararları önlemek amacıyla mahkemece organların kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebileceği, kararların emredici kanun hükümlerine aykırılığı ve mutlak butlanın dosyadaki resmi belgelerle sabit olduğundan, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, genel kurul kararının mutlak butlanla iptali bu aşamada alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulması taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.f ve 391/3 madde madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1299, K. 2026/1599, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1299-e-2026-1599-k-cfabba195dbf