Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5893 E. 2026/4123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5893
- Karar No
- 2026/4123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1091 E., 2025/2178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/277 E., 2024/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ...'ın tek malvarlığı olan 60 87... parselde bulunan taşınmazını gönül ilişkisi yaşadığı davalıya ölünceye kadar bakma vaadi ile temlik ettiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalı ile muris arasında gönül ilişkisi olmadığını, murisin taksici olup davalıya uzun süre taksi hizmeti vermesi sebebiyle aralarında dostluk oluştuğunu, murisin son döneminde maddi ve manevi destekte bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalının yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin iddianın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararının davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tapu iptali ve tescil ile tenkis isteğinin ayrı ayrı reddine karar verilmesine rağmen tenkis isteği yönünden gerekçe yer almadığı belirtilerek karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin mirasçılarıyla arasında mal kaçırmasını gerektirecek herhangi bir husumet bulunmadığı, davalıya minnet duygusu ve ileride de kendisine bakacağı inancı ile taşınmazı devrettiği, murisin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, devrin karşılıksız olmayıp murise elden bir miktar para ödendiği ve murisin bakım ve ihtiyaçlarının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin evi terk ettiği ve davacılar ile uzun süre görüşmediği, davalı ile birlikte yaşadığı, taşınmazı satmayı gerektirir bir durumun olmadığı, ödemenin ispat edilemediği, murisin bakıma ihtiyacı olduğu ve bakım görevinin de yerine getirildiğinin yöntemince ispat edilemediği, davaya konu taşınmazın murisin en değerli malvarlığı olduğu, taşınmazda davalının annesine de intifa hakkı tanındığı, devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak, Mahkemece, dava konusu taşınmaz 60 87... parsel sayılı taşınmaz, 8. normal kat, 73 nolu bağımsız bölüm olmasına rağmen hükümde “60 87... parsel 8 nolu bağımsız bölüm” olarak yazılıp infazda tereddüt yaratacak şekilde 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dahili davalılar vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının A-1 numaralı bendinde yer alan “8” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “73” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.