Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/30 E. 2026/6269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/30
- Karar No
- 2026/6269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2562 E., 2025/2639 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/962 E., 2025/461 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, hükmedilen iştirak nafakası ile tazminatların miktarı, kişisel ilişki süreleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise asıl davanın kabulü ve yargılama gideri, kusur belirlemesi, kişisel ilişki süreleri, hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Somut olayda velâyeti anneye verilen ortak çocuk ile baba arasında düzenlenen kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişki süreleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Davalı-davacı erkek vekilinin kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde düzenlenen kişisel ilişki sürelerine ek olarak "her yıl yarıyıl tatilinin ilk pazartesi günü sabah saat 10.00'dan takip eden ilk pazar günü akşam saat 18.00'e kadar" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'ye yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran...'ye geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.