İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/407 E. 2026/588 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/407
- Karar No
- 2026/588
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/407 Esas KARAR NO :2026/588
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/05/2026 KARAR TARİHİ:28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 13.12.2025 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarparak hasar almasına neden olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K’nın ilgili maddeleri doğrultusunda tam ve asli kusurlu olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı kazanç kaybının davalı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ve sair hususlara ilişkin tüm dava, talep ve delil ileri sürme hakları saklı kalarak davanın kabulüne, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, şimdilik 1.000TL kazanç kaybının en yüksek faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 06/06/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; belirlenebilir asgari tutar belirlenmeksizin alacak davası ikame edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, dava dilekçesinin zorunlu unsurları taşımadığını, davacının hangi delilin hangi iddiayı ispatlayacağını belirtmediğini, yer almayan delillerin nereden getirtilebileceğine dair herhangi bir açıklamada bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine ve davacının delilerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın kazanın meydana gelişinde müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, bu iddiayı kabul etmediklerini, kazadaki kusur durumu ve talep edilebilecek alacak miktarının ancak yargılama neticesinde belirlenecek yargılamayı gerektirir hususlardan olduğunu, davacının ticari defterleri ve kayıtları üzerinde mali müşavir ve sektör uzmanı bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılarak bahsedilen tüm zorunlu giderler düşülmek suretiyle yalnızca net safi kar tespiti yapılmasını talep ettiklerini, aracın serviste kaldığı fiili gün süresince kazanç kaybı talep edildiğini, tazminat hukukunda davalı tarafın ancak hasarın niteliğine göre aracın onarımı için objektif ve makul olarak gereken süre ile sorumlu tutulabileceğini belirterek yasa ve usule aykırı, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 13/12/2025 tarihli kaza neticesinde davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın onarımda geçirdiği süre için şimdilik 1.000,00TL kazanç kaybı bedelinin belirsiz alacak olarak en yüksek faizle davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce davacının ve davalı asilin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının ve davalı asilin tacir kaydının bulunup bulunmadığının, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiğinin, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12. ile VUK'un 177. maddesi uyarınca (1. fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı hususları sorulmuş ve cevabi yazılar dosya arasına alınarak incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce, davacı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu...Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; "....Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ...'un gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır..." şeklinde cevap verildiği, davacı ... için yazılan müzekkereye ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında "...Bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde, ilgilinin 07.12.2022 tarihinde ... - ŞEHİR İÇİ, BANLİYÖ VE KIRSAL ALANLARDA KARA YOLU İLE PERSONEL, ÖĞRENCİ, VB. GRUP TAŞIMACILIĞI (ŞEHİR İÇİ PERSONEL VE OKUL SERVİSLERİ, VB.) faaliyetinden mükellefiyet tesis ettirdiği ve mükellefiyetinin halen devam ettiği, açılış tarihinden itibaren gerçek usule tabi 2. Sınıf tacir olarak işletme esasına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup, 2025 yılına ilişkin gelir-gider durumunu ihtiva eden Gelir Vergisi Beyannamesi yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur. ..." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Davalı ... için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "...Gerçek ve tuö zel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır. ..", Başakşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "...Mükellefin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, İlgili şahsın dairemiz yetki alanında 01.01.2025 tarihi itibariyle götürü usulde 0012 - YIL.GLV.GMÜD (Gayrimenkul Sermaye İradı) yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunduğu, tespit edilmiş olup mükellefiyete ilişkin doküman yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur. .." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. İş bu dosyaya her ne kadar duruşma günü verilmiş olsa da ...Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Daireleri'nden gelen yazı cevapları doğrultusunda, usul ekonomisi ilkesi gereği ve HMK'nın 138. Maddesi gereğince Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında '' Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' düzenlemesi gereğince hukuki düzenlemeler dikkate alınarak dosya duruşmadan çekilerek ele alınmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davacının ve davalı asilin ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, faaliyetinin VUK 177. md belirtilen sınırları aşmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının ve davalı asilin dava açıldığı tarihte tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (Emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D. 2021/2076 esas 2022/939 karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2022/2442 Esas, 2023/1074 karar, İstanbul BAM 3. HD 2024/1000 Esas,2024/1319 Karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2025/1054 Esas, 2025/2988 Karar) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 28/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır