Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2113 E. 2026/1269 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2113
Karar No
2026/1269
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2113 - 2026/1269 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2113 KARAR NO : 2026/1269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/205 E. 2023/184 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :DAVALI VEKİLİ KARAR TARİHİ :24/09/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :09/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında elektrik dağıtım lisansı sahibi olduğunu, ancak mülkiyeti müvekkiline ait trafo merkezleri, aydınlatma ve nakil direkleri ile diğer taşınmaz ve tesisleri işletme hakkının kapsamı dışında reklam, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı kurulumu ile kiralama amacıyla kullandırarak gelir elde ettiğini, söz konusu gelirlerin mülkiyet hakkı sahibi olan müvekkiline ait olduğunu ve davalının bu gelirleri tahsil etmesinin işletme hakkı devir sözleşmesi ile mevzuata aykırı bulunduğunu ileri sürerek, bu kapsamda elde edilen gelirlerden şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, reklam, kira, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı kurulumu nedeniyle elde edilen gelirlerin yürürlükteki mevzuat ve EPDK düzenlemeleri kapsamında dağıtım şirketinin elde etmesine izin verilen gelirlerden olduğunu, bu nedenle davacının söz konusu gelirleri talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI : Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf talebinde, dava konusu taşınmaz ve tesislerin mülkiyetinin ...'a ait olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile davalıya yalnızca dağıtım faaliyetinin yürütülmesine yönelik işletme hakkının devredildiğini, reklam, kira, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı gibi faaliyetlerden elde edilen gelirlerin davalıya ait olduğuna ilişkin sözleşmede bir düzenleme bulunmadığını, EPDK düzenlemelerinin ...'ın mülkiyet hakkını sınırlandırmayacağını ve EPDK yazıları ile Sayıştay raporlarının da iddialarını desteklediğini, davalının ticari defter ve kayıtları incelenmeden eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, ileri sürdükleri esaslı iddia ve itirazların mahkemece değerlendirilmediğini ve kararın yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, mülkiyeti davacıya ait elektrik dağıtım tesis ve taşınmazlarından davalının reklam, kiralama, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı kurulumu suretiyle elde ettiği gelirlerin tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait İHDS kapsamındaki taşınmaz ve tesisleri davalının elektrik iletimi ve dağıtımı faaliyeti dışında kullanma hakkı bulunup bulunmadığı, davalının dağıtım faaliyeti dışında gelir elde edebilmek için söz konusu taşınmaz ve tesisleri kiraya vermeye yetkili olup olmadığı, "kira ve reklam gelirlerinin" mülkiyet sahibi davacıya mı yoksa elektrik dağıtım yetkisi verilen davalıya mı ait olması gerektiği, noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen İşletme Hakkı Revir Sözleşmesinin 1. maddesinde Sözleşme'nin amacı; Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis illerinden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve ...'ın uhdesinde bulunan Dağıtım Sistemi'nin, Dağıtım Tesisleri'nin ve Dağıtım Tesisleri'nin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla ... Şirketi'ne işletme hakkının devredilmesi ile Dağıtım Tesisleri'nin ve gerekli diğer unsurların iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve yeni dağıtım tesisi yapımının esaslarını ve tabi olduğu hükümleri belirlemektir. Sözleşmenin 2. maddesinde "işletme hakkı" Şirket'in, Dağıtım Tesisleri ve Dağıtım Tesisleri'nin işletilmesinde kullanması gerekli diğer ilave unsurlar üzerinde bu sözleşmede yer alan hükümlerle sınırları belirlenen hakkı ve bu hakkın tanınması nedeniyle yürürlükteki mevzuattan ve bu sözleşmeden doğan bütün sorumlulukları, "işletme hakkı devri", dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesinde kullanılması gerekli diğer ilave unsurlar üzerindeki işletme hakkının bu sözleşme hükümleri kapsamında devrini, "dağıtım tesisleri" ise, iletim tesislerinin bittiği noktadan itibaren, müstakilen dağıtım faaliyetinin yürütülmesi için tesis edilmiş ve edilecek tesis ve şebeke olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin 3. maddesinde ise "Sözleşmenin konusu, sözleşmede yer alan kapsam ve şartlar dahilinde, dağıtım bölgesi'ndeki mevcut ve yeni yapılacak Elektrik Dağıtım Sistemi'nin, Dağıtım Tesisleri'nin ve Dağıtım Tesisleri'nin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların dağıtım faaliyeti için işletme hakkının devri bu tesislerin iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi ile ihtiyaç duyulan yeni dağıtım hat ve tesislerinin yapımı ve Sözleşme'nin herhangi bir şekilde sona ermesinde söz konusu bütün tesislerin ...'a veya ...'ın belirleyeceği kuruluşa geri devredilmesi ile bu konularda tarafların her türlü hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesi oluşturmaktadır." şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin “Devir” başlıklı 5.1 maddesi ise, “Devir, Dağıtım Bölgesi'nde yer alan, mülkiyeti ve/veya kullanma hakkı ...'a ait olan Dağıtım Tesisleri ve Dağıtım Sistemi ile bunların üzerlerinde yer aldığı mülkiyetindeki ve/veya kullanımındaki taşımazlar, bu taşımazlar üzerindeki kullanım hakları, Dağıtım Tesisleri'nin gereği gibi işletilebilmesi için varlığı sorumluluk arz eden taşınmaz, tesis, araç-gereç, iş makinaları, telsiz cihazları ve bunların mütemmim cüzlerinin mülkiyet hakları saklı kalmak kaydıyla, İşletme Haklarının halihazır fiili ve hukuki durumu ile Şirket'e devredilmesidir.” şeklinde düzenlenmiştir Taraflar arasında yapılmış olan İHDS niteliği itibariyle borçlar hukuku kapsamında bir özel hukuk sözleşmesi olup, tarafların iradelerinin uyuşması ile imza altına alınmıştır. Bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde de öncelikli olarak işbu sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözleşme hükümlerinin ise TBK'nın 19. madde hükmüne uygun yorumlanması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerinden anlaşıldığı üzere dağıtım faaliyetinin yürütülmesi, elektrik enerjisinin iletilmesi için varlığı zorunlu olan gayrimenkul ve menkullerin mülkiyet hakkı davacı üzerinde kalmak kaydıyla elektrik dağıtımı ve dolayısıyla dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme hakkı devredilmiş olup, mülkiyet hakkı kapsamındaki tüm hakları kapsayacak şekilde ayni hak niteliği olan tam yararlanma (intifa) hakkı tesis edilmemiştir. O nedenle mülkiyet hakkının daha geniş ve üstün olduğu gözetildiğinde tarafların gerçek iradelerinin kiraya verme hakkının devredildiği yönünde olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin kiraya verme yetkisi bulunmadığının kabulü gerekir. Hak sahibi davacının izni olmadan mülkiyeti davacıya ait varlıkları davalının kendi ad ve hesabına kiraya vermesi gerçek olmayan vekaletsiz işgörme niteliğinde olup, davacı kiralama nedeniyle davalının varsa yaptığı masrafları ödemek suretiyle elde edilen kira ve reklam gelirlerini talep etme hakkına sahiptir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/6942 Esas 2026/3922 Karar sayılı emsal kararında belirtildiği üzere) Davalının sözleşmeye aykırı şekilde işletme ve dağıtım faaliyeti kapsamı dışında üçüncü kişilerle sözleşmeler imzalayarak elde ettiği "kira ve reklam gelirlerinin" dağıtım tesislerinin mülkiyet hakkına sahip ...'a ait olduğunun kabulü ile davalının elde ettiği ve uhdesinde kalan gelirlerin (tüketicilere daha düşük bedelle elektrik verebilmek için sübvansiyon olarak kullanılan tutarlar hesaplama dışı bırakılarak) gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında dava tarihinden geriye dönük on yıl süre ile tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılarak, tespit edilecek "kira ve reklam gelirleri"nin davanın müddeabihini oluşturduğu gözetilip HMK'nın 107. maddesi uyarınca davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilerek talep artırımına imkan tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Her ne kadar aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak başka bir mahkeme tarafından verilen" davanın reddine" ilişkin karar, Dairemizin 2024/1603 E/-2024/1744 K sayılı kararı ile" davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine" karar verilmiş, verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemiz kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1605 E-2025/6818 K sayılı kararı ile onanmış ise de; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen son güncel kararı doğrultusunda eldeki dosya incelenerek karara bağlanmıştır. Belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-.ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/03/2023 tarih, 2021/205 E., 2023/184 K.sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2113, K. 2026/1269, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2113-e-2026-1269-k-62c2e2129f4e