İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/236 E. 2026/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/236
- Karar No
- 2026/630
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/236 KARAR NO : 2026/630
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2024 tarihinde ... ili ... ilçesi ... üzerinde, davalı ... A.Ş.’nin ... sayılı poliçe ile ihtiyari mali mesuliyet (kasko) sigortası kapsamında teminat altına aldığı ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının pert işlemine tabi tutulduğunu, aracın rayiç değerinin 550.000,00 TL kabul edilerek sovtaj bedeli ve zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti dahilinde yapılan ödemelerin mahsubundan sonra zararının bir bölümünün karşılanmadan kaldığını, oysa 1998 model ... marka aracın gerçek rayiç değerinin en az 662.000,00 TL olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL pert (fark + bakiye) bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, 25/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dosyadaki 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen bakiye pert bedeli doğrultusunda talebini artırarak dava değerini 106.000,00 TL olarak belirlemiştir. Davalı, usulüne uygun tebliğ edilen dava dilekçesine yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış; bu nedenle HMK m.128 uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. Davalı vekili, 10/07/2026 tarihli dilekçesinde; talep artırımının dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun hatalı, yetersiz ve gerçek rayiç değeri yansıtmayan fahiş bir tutara dayalı olduğunu belirterek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, artırım talebinin ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacı adına kayıtlı ...plakalı aracın pert işlemine tabi tutulması, davalı nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigortası bulunan ... plakalı araç için zorunlu mali sorumluluk sigortacısınca poliçe limiti dahilinde yapılan ödeme ile sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra davacının karşılanmayan pert fark bedelinin bulunup bulunmadığı ve miktarı olarak belirlenmiştir. DELİLLER; 24/07/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve eki kroki/fotoğraflar, dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin müzekkere cevabı ile hasar dosyası (14/08/2024 tarihli ekspertiz raporu, 12/08/2024 tarihli Tam Hasar Mutabakatnamesi, 16/08/2024 tarihli 200.000,00 TL ödeme belgesi), davalı ... A.Ş.’nin dosyaya sunduğu ... sayılı ... Poliçesi, araca ilişkin tramer kayıtları, arabuluculuk son tutanağı ve Makine Mühendisi/Adli Trafik ve Otomotiv Uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporudur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına karşı, zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan zararın tahsili istemine ilişkin olup 6102 sayılı TTK’nın sigorta hükümlerinden ve 2918 sayılı KTK’dan kaynaklanan ticari dava niteliğindedir; mahkememiz görevlidir. Konusu para alacağı olan davada TTK m.5/A uyarınca dava şartı olan arabuluculuk bakımından, ... Arabuluculuk Bürosu... sayılı dosyasında yürütülen sürecin 19/03/2025 tarihinde anlaşamama ile sona erdiği ve son tutanağın dava dilekçesi ekinde sunulduğu görülmüş, dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Dava, HMK m.107/1 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacının zararının kapsamı, ancak rayiç değerin ve sovtaj bedelinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesiyle ortaya çıkabileceğinden dava dilekçesinde asgari miktar belirtilerek davanın bu şekilde açılmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporuyla alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelmiş, mahkememizce HMK m.107/2 uyarınca davacıya talep artırım dilekçesini sunup sunmayacağını bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı 25/05/2026 tarihli dilekçesiyle süresi içinde talebini 106.000,00 TL’ye çıkarmıştır. Belirsiz alacak davasında HMK m.107/2 gereğince yapılan talep artırımı ıslah niteliğinde olmayıp iddianın genişletilmesi yasağına ve karşı tarafın muvafakatine tabi değildir; artırılan miktar bakımından da temerrüt ve faiz, dava tarihi itibarıyla değerlendirilir (Yargıtay 3. HD, ... E.,....K., 24/10/2023). Davalı vekilinin artırım talebine yönelik itirazı, usule değil artırımın dayanağı bilirkişi raporunun esasına ilişkin olup aşağıda değerlendirilmiştir. Kazanın oluşu ve kusur: 24/07/2024 tarihli kaza tespit tutanağı, kroki, araç fotoğrafları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... adına tescilli ... plakalı aracı sevk ve idare eden...’nin, ... istikametinde sağ şeritte duraklama halindeyken geri geri manevra yaparak seyir haline geçtiği sırada,...istikametinden gelerek kavşağı kullanıp sahil istikametine sola dönüş yapan ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmı ile ... plakalı aracın arka sol kısmının çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. ...üzerinde ve çift şeritli yolun sağ şeridinde geri manevra yapmak, 2918 sayılı KTK m.67/1-b uyarınca yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye gitme yasağına aykırı olup, kavşakta sola dönüş manevrası yapan ve sürücüsünün geri giden aracı önceden görmesi ve kazayı önleyecek tedbir alması beklenemeyen davacı aracı sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Kusur belirlemesi hakimin görevinde olup bu konudaki bilirkişi görüşü mahkememizce de dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilmiş;... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacı aracı sürücüsünün ise kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının tazminat talebinden kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Davalının sorumluluğu: Dosyaya sunulan belgelerden, kazaya karışan .... plakalı aracın kaza tarihinde dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... sayılı zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesiyle, davalı... A.Ş. nezdinde ise 19/04/2024–19/04/2025 vadeli ... sayılı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı poliçesinde 1.000.000,00 TL “İMM Kombine” teminatı bulunduğu ve kazanın poliçe süresi içinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Poliçede, ihtiyari mali sorumluluk teminatının kullanımının trafik poliçesinin varlığına bağlı olduğu belirtilmiş olup ... poliçesi mevcuttur. ... Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesine göre sigortacı, aracın işletenine yüklenebilecek hukuki sorumluluğu, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım için poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Zorunlu sigortacı ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı arasında müteselsil değil sıralı bir sorumluluk bulunmakta olup zarar ... limiti içinde kaldığı sürece ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu doğmaz; limit aşıldığında ise aşan kısımdan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluk başlar. KTK m.97 ve m.100 gereğince zarar gören, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı doğrudan dava açabilir. ...A.Ş.’nin 17/07/2025 tarihli cevabına göre kaza tarihinde ... araç başına maddi hasar teminatı 200.000,00 TL olup bu tutar, 16/08/2024 tarihinde davacıya ödenerek tüketilmiştir. Davacının zararı bu limiti aştığı takdirde aşan kısımdan davalı, ihtiyari mali sorumluluk poliçesi kapsamında sorumludur. Davalı cevap vermediğinden poliçe kapsamındaki bir muafiyet veya teminat dışı hal ileri sürmemiş, kaza tutanağı ve bilirkişi raporu itibarıyla da sorumluluğu ortadan kaldıran veya sınırlayan bir hal saptanmamıştır. Davacının dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile imzaladığı 12/08/2024 tarihli Tam Hasar Mutabakatnamesi yalnızca anılan sigortacıyla ilgili olup davalıyı ibra etmediği gibi, davacının mutabakatnameye “kalan haklarımın saklı kalması şartıyla” şerhini düştüğü görülmüştür; dolayısıyla bu belge davalının sorumluluğuna engel değildir. Zararın miktarı: Araç ağır hasarlı olup dava dışı sigorta şirketinin ekspertizi sonucunda pert-total işlemine tabi tutulmuş, davacı aracı kendisinde bırakmıştır. Pert-total hasarda zarar, aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı aracın kalan değeri (sovtaj/enkaz bedeli) arasındaki farktır (Yargıtay 17. HD, ... E., ...K., 11/10/2018). Rayiç değerin de kaza tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekir (Yargıtay 4. HD, ... E., ...K., 30/01/2025). Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarlı aracın değeri (sovtaj) 294.000,00 TL olarak tespit edilmiş, bu bedel davacı tarafından da kabul edilmiş olup davalı bu hususa somut bir itiraz ileri sürmemiştir. Rayiç değer yönünden bilirkişi; aracın ... model ...olduğunu, kaza tarihinde 386.644 km’de bulunduğunu, yurt dışından ithal olduğunu ve önceki hasar kayıtlarını dikkate almış; rapor tarihine ait ilanlara dayalı 699.000,00 TL’lik değerin Merkez Bankası enflasyon hesaplayıcısıyla kaza tarihine indirgenmesi sonucunda 440.000,00 TL’ye ulaşmakla birlikte, kaza tarihinden yaklaşık dört ay sonraki (Ekim–Kasım 2024) emsal satış ilanlarının ortalamasının 620.000,00 TL olduğunu saptayarak aracın kaza tarihi itibarıyla rayiç değerini 600.000,00 TL olarak belirlemiştir. Mahkememizce; ikinci el araç fiyatlarının tüketici fiyat endeksiyle birebir hareket etmediği, kaza tarihine yakın tarihli emsal ilanların zarar tarihindeki piyasa değerini daha sağlıklı yansıttığı, bilirkişinin bu verilere dayanarak ulaştığı 600.000,00 TL’lik değerin gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı sigorta şirketi eksperinin 14/08/2024 tarihli raporundaki 550.000,00 TL’lik değer ise zorunlu sigortacının kendi ödeme yükümlülüğüne esas aldığı tespit olup mahkemeyi bağlamaz; davacının 662.000,00 TL’lik iddiası da ispatlanamamış, davacı raporda belirlenen 600.000,00 TL’yi kabul etmiştir. Buna göre davacının zararı 600.000,00 TL (rayiç değer) – 294.000,00 TL (sovtaj) = 306.000,00 TL olup, ... kapsamında ödenen 200.000,00 TL düşüldüğünde, ... limitini aşan ve davalının ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında karşılaması gereken bakiye zarar 106.000,00 TL’dir. Bu tutar poliçedeki 1.000.000,00 TL’lik İMM limiti içinde kalmaktadır. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve artırım talebine yönelik itirazları genel ve soyut nitelikte olup raporun hangi yönden eksik veya hatalı olduğu, hangi veriye göre farklı bir rayiç değer belirlenmesi gerektiği somut olarak gösterilmemiştir. Rapor; kusur, rayiç değer, sovtaj ve ... ödemesini ayrı ayrı irdeleyen, dosya içeriğine ve yukarıda açıklanan hukuki ölçütlere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, yeni bilirkişi incelemesi yapılmasına veya ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Faiz: Sigortacı, zarar görenin başvurusu üzerine temerrüde düşer; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılıp temerrüdün oluştuğu ispatlanmamışsa temerrüt dava tarihinde gerçekleşir (Yargıtay 17. HD, ... E., ...K., 05/03/2019; Yargıtay 17. HD, ... E., ... K., 01/04/2019). Dosyada davalının dava tarihinden önce, tarihi ve kapsamı belgelenmiş bir başvuruyla temerrüde düşürüldüğüne dair delil bulunmadığından faiz başlangıcı dava tarihi olan 27/03/2025 olarak kabul edilmiştir. Belirsiz alacak davasında talep artırımına konu miktar için de faiz dava tarihinden itibaren işletilir. Davacı avans faizi talep etmişse de zarara neden olan aracın poliçede özel otomobil olarak kayıtlı bulunması, yani ticari amaçla kullanılan bir araç olmaması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından 106.000,00 TL bakiye pert bedelini talep etmekte haklı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Teminat limiti (1.000.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere 106.000,00-TL bakiye pert total alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 7.240,86 TL nispi karar harcının peşin alınan 615,40 TL harç ile ıslah ile tamamlanan 1.808,51 TL harcın mahsubu ile geri kalan 4.816,95 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken ve ıslah ile yapılan toplam 3.126,81 TL( 615,40TL BVH, 87,50 TL VSH, 615,40 TL peşin harç, 1.808,51 TL ıslah harcı ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.727,90 TL ( 1.727,90 TL tebliğler ve posta, 9.0000,00.TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır