İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/748 E. 2026/784 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/748
Karar No
2026/784
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/748 Esas KARAR NO : 2026/784 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ... tanzim tarihli senede dayalı olarak Antalya Genel İcra Dairesi ... /... E. Sayılı dosya üzerinden ödeme emri müvekkiline ... tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı 5 günlük yasal süresi içerisinde borca, ferilere ve takibe itirazların sunulmuş olup, Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi ... /... E. D.İş dosyası üzerinden devam ettiğini , takibe konu edilen ... tanzim tarihli, ... EUR bedelli senede (bono) ilişkin olarak müvekkilinin alacaklı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, müvekkilinin alacaklı şirketten olan muaccel yıllık ücretli izin alacağı nedeniyle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139 uyarınca takas ve mahsup haklarınına takas iradesinin açıklanmasıyla birlikte borç, takas edilebileceği anda sona erdiği, müvekkilinin davalı taraftan olan karşı alacağının muaccel olduğu, müvekkilinin davalı nezdindeki çalışmasından kaynaklanan yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili amacıyla İşçi-İşveren Uyuşmazlığına dair ... /... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden yasal süreç başlatılmış olup, bu kapsamda arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve sürecin derdest olduğu, müvekkilinin davalıdan olan işçilik alacağının, davaya konu senede dayalı borçtan takas ve mahsup edilerek müvekkilinin borçlu olmadığının açık olduğu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, işbu menfi tespit davası takip öncesinde başlatılan hukuki koruma sürecinin devamı gereğince İİK m. 72/2 uyarınca %15 teminatla takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse, takip sonrası açılan menfi tespit davalarında İİK m. 72/3 uyarınca; takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketi ile davacı ... ... arasında akdedilen ... tarihli ... Hizmet Akdine EK Protokol, havacılık sektörünün doğası gereği yüksek maliyetli ve uzmanlık gerektiren eğitim süreçlerini teminat altına almak amacıyla düzenlendiği, Havacılık sektörü, personelin teknik yetkinliğinin uluslararası standartlarda (..., ... ve ...) olmasını zorunlu kılan, bu doğrultuda işverenin çalışanına çok yüksek bedelli yatırımlar yaptığı bir alan olduğu, somut olayda davacı, müvekkili şirketi bünyesinde ... uçak tipi eğitimi aldığı; bu eğitimin maliyeti tarafların serbest iradesiyle imzaladıkları protokolün 10.5 maddesinde ... Euro olarak kararlaştırıldığı, söz konusu eğitim, işçinin mevcut mesleki bilgisini artırmanın ötesinde, ona ... gibi geniş gövdeli ve stratejik öneme sahip uçak tiplerinde uçuş yapma yetkisi kazandıran, işçinin piyasa değerini ve kariyer olanaklarını doğrudan yükselten bir yatırım olduğu, müvekkili şirketi, bu denli yüksek bir maliyeti üstlenirken, karşılığında davacıdan beş yıl boyunca şirkette çalışma taahhüdü aldığı, ancak, protokolde yer alan beş yıllık çalışma taahhüdüne aykırı olarak, henüz taahhüt süresinin yarısı dahi dolmadan kendi isteğiyle istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırdığı, bu durum, müvekkili şirketinin yaptığı yatırımın karşılığını alamamasına ve operasyonel planlamasının aksamasına neden olduğu, dolayısıyla, protokolde öngörülen eğitim giderinin iadesi yükümlülüğü, davacının haksız istifası ile muaccel hale geldiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/3172, K. 2018/2642, T. 01.03.2018 sayılı ilamında belirtildiği üzere; "Anılan sözleşme ve taahhütnamenin sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde düzenlenen özel hukuk hükümlerine tabi olarak yapılan bir taahhütname olduğu gözetildiğinde, taraflar açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir." senet bedeli davacı tarafça çalışılmayan süreye oranlandıktan sonra eğitim bedelinin kalan tutarın karşılığı olduğu bu nedenle davacının açmış olduğu işbu davanın kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının haksız ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olarak durdurulması veya geciktirilmesi ihtimaline binaen, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya GİM .../... Esas sayılı takip dosyasına konu kambiyo senedi nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacının davalı şirketten takas talep edebileceği yıllık ücretli izin alacağı ve işçilik alacağı bulunup bulunmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Somut olayda; davacının tacir tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı, davaya kon kambiyo senedinin kokpit personeli hizmet akti ve belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca düzenlendiği, nitekim davacının davalıdan muaccel yıllık ücreti alacağı bulunduğu iddiası ile takas talebini de ileri sürdüğü, bu halde davaya bakmaya 4857 Sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında İş Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Antalya BAM 3.HD 2024/1877 E-2025/73 K sayılı emsal kararı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya İş Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.22/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/748, K. 2026/784, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-748-e-2026-784-k-420076c082d9