Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1223 E. 2026/1145 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1223
- Karar No
- 2026/1145
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1223
KARAR NO : 2026/1145
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2026
NUMARASI : 2026/328 D.İş, 2026/350 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Talep eden vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28/11/2024 tarihli ... Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşme kapsamında karşı taraftan her biri 10.000.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 7 adet teminat çeki düzenlenerek müvekkili şirkete teslim edildiğini, sözleşme konusu işin aradan geçen süreye rağmen hiç başlamadığını ve ifasının fiilen imkansız hale geldiğini, bu nedenle teminat çeklerinin bedellerinin tahsilinin talep edildiğini ancak borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan görüşmelerde karşı tarafın KDV iadesi alacağını, bu iadenin alınması halinde ödeme yapılacağını beyan etmesine rağmen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ve bu durumun alacağın tahsilini güçleştireceğini iddia ederek toplan 87.214.246,58 TL tutarındaki alacağın teminat altına alınması beyanıyla borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 03/07/2026 tarihli kararla, ihtiyati hacze konu edilen yedi adet toplam bedeli 70.000.000,00 TL bedelli çeklerin tamamı bankaya ibraz edilip karşılıksız işlemi yapılmadığı, bu haliyle alacağın muaccel hale gelmediği, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümlerine göre de gerek çek bedelleri olan 70.000.000,00 TL ve gerekse bu bedel dışında talep edilen 17.214.246,58 TL alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı yargılamayı gerektirdiği, İİK 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati haciz yargılamasında tam ve kesin ispat aranmadığı, sunulan yazılı delillerle alacağın varlığı ve muacceliyeti bakımından yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağlandığı, ihtiyati haciz talebine dayanak çeklerin, soyut ve bağımsız bir kambiyo taahhüdü niteliğinde olmayıp sözleşme ve ek protokoldeki yükümlülüklerin ifasını güvence altına almak amacıyla verilmiş teminat çekleri olduğu, bu nedenle çeklerin bankaya ibraz edilmemiş olmasının sözleşmesel alacağa dayalı ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmeyeceği, borçlu şirketin sözleşme konusu işe hiç başlamaması ve edimin ifasının artık mümkün olmaması nedeniyle teminatın paraya çevrilmesi için kararlaştırılan koşulun gerçekleştiği, müvekkilinin alacağının muaccel hâle geldiği, borçlu şirket ve ilgililer hakkında aynı maddi vakıalar nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ceza soruşturması yürütüldüğü, borçlu şirket’in mali durumu ve sergilediği davranışlar alacağın tahsilinin ciddi ve yakın bir tehlike altında bulunduğunu gösterdiği iddialarıyla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, müvekkili şirketin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 87.214.246,58-TL tutarındaki alacağı karşılayacak miktarda olmak üzere borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, özellikle vergi dairesi nezdindeki mevcut ve doğacak KDV iadesi alacaklarının, uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz koşullarının alacağın tamamı bakımından oluşmadığı kanaatine varılması hâlinde, ek protokol ve teminat çekleriyle sabit olan 70.000.000,00-TL tutarındaki asıl alacak yönünden ihtiyati haciz talebiminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz istem koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. aynı kanunun 258. maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle, bu aşamada, talep eden lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir rehinle temin edilmemiş muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/07/2026 tarih ve 2026/328 D.İş, 2026/350 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.