Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1678 E. 2026/1603 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1678
Karar No
2026/1603
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1678 - 2026/1603 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1678 KARAR NO : 2026/1603 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2023 NUMARASI : 2022/261 E. - 2023/182 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük

Dairemizce verilen 19/09/2025 tarih ve 2023/1443 Esas, 2025/1644 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/06/2026 tarih ve 2025/6656 Esas, 2026/3487 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin bankacılık sektöründe öncü bulunduğunu, “...”, “...” şeklinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, “... ” markasının ödeme sistemleri pazarında ilk 3 marka arasında yer aldığını, davaya konu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı marka başvurusu ile müvekkilinin markaları arasında benzerlik bulunduğunu, markalara ait mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin açık bulunduğunu, davalı markasının tescilinin haksız yararlanmaya neden olacağını ve davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2022 M 7220 sayılı YİDK kararının iptali ile 2020/68245 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin bankacılık sektöründe markalarını uygun şekilde tescil ettirdiğini, markalarının ayırt edici olduğunu, kendilerine ait şekil markasının ... A.Ş. ile özdeşleştirilmiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru markasının "..." şeklinde, davacı markalarının da "..." şeklinde görselini içermesi karşısında esasen benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmeyeceği, SMK'nın 5/1-ç maddesine göre mutlak ret sebebinin oluşturmayacağı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel benzerlik oluştuğu, her iki markada "..." ibaresinin asli ve belirleyici ayırt edici marka işareti olarak öne çıktığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, diğer yandan dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 2022-M-7220 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/68245 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mükekkili adına tescil edilen marka ile davacının markası arasındaki şekil, renk ve tasarım farklılığının çok açık ve net şekilde ortada olduğunu, farklılığın markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde bulunduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibasın şartlarının gerçekleşmediğini, markaların bankacılık ve finans ürünlerinden yararlanan belirli bir bilgi ve tecrübeye sahip olan/olması beklenen özel bir kesimine hitap ettiğini, bilirkişi heyeti raporunda da, SMK m.6/1 kapsamında markaların karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik olmadığı ve sonuç olarak iltibasın mevcut olmadığı tespitinin yapıldığını, ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremeyeceğini, yapılan incelemenin yeterli bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler yönünden görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda ortak unsur olarak yer alan “...” harfinin stilize tarzı birbirinden tamamen farklı olduğu için taraf markalarını gören hedef tüketici kesiminin markaları birbiri ile ilişkilendirmeyeceğini, davacı ve davalı markasının benzer kabul edilmesinin, “...” ibaresinin kullanımının bir nevi davacının tekeline verilmesi anlamına geleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce, davalı şirketin başvurusuna konu biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle özgün niteliği bulunan siyah noktalı zemin üzerine eğik bir stil ile yazılılan "..." harfi ve etrafındaki siyah noktalardan oluşan marka ile davacının itirazına mesnet gösterdiği, markaları arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan "..." harflerinin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılamayacağı, iltibas incelemesinin sadece işaretlere bakılarak değil, onların kapsamında bulunan ürünler ile onların niteliğini gözeterek ve her ikisinin birbirine etkisi nazara alınarak yapılmasının gerektiği, ortalama tüketicilerin davacının başvurusuna konu işareti davalının itirazına mesnet markaları ile ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 11/06/2026 TARİH VE 2025/6656 ESAS, 2026/3487 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, markaların biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla yapılan değerlendirmede taraf markalarının ana unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve bu kapsamda işitsel, anlamsal ve görsel olarak davalı şirketin başvuru markasının davacının itiraza mesnet markalarıyla ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduğu, davalı şirket başvuru markasındaki "..." ibaresinin eğimi ve yazım tarzının da bu benzerliği arttırdığı, davalı şirket başvuru markasındaki çeşitli büyüklüklerden oluşan siyah daire şeklindeki unsurların markayı davacı markalarından ayırt edilecek seviyede farklılaştırmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince davacı şirketin itiraza mesnet markaları ile davalı şirketin başvuru markası arasında SMK'nın 6/1. hükmündeki benzerlik ve karıştırma koşullarının oluştuğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/06/2026 tarih 2025/6656 esas 2026/3487 karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile uyulan bozma ilamına göre, somut olaydaki uyuşmazlığın, davacının "..." işaretli markaları ile davalı şirketin (...) işaretli başvuru markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında benzerlik bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, SMK'nın 6/1. maddesindeki "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, uyuşmazlık konusu markalar arasında iltibasın varlığı için hem markaya konu ibarelerin benzerliği, hem de tescili istenen sınıflar bakımından benzerliğin olması gerektiği, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında, bütünsel inceleme yoluyla yapılan karşılaştırma neticesinde, markaların biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarının ana unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, ayrıca davalı şirketin başvurusuna konu markasındaki "..." ibaresinin yazım tarzının da taraf markaları arasında oluşan bu benzerliği pekiştirdiği, davalı şirket başvuru markasındaki unsurların markaları farklılaştırmadığı, davacı şirketin itiraza mesnet markaları ile davalı şirketin başvuru markası arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki benzerlik ve karıştırma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne yönelik olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 2022-M-7220 sayılı YİDK kararının İPTALINE, 2-Dava konusu 2020/68245 sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yapılan 2.900‬,00-TL bilirkişi ücreti, 256,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 435,00-TL posta ve tebligat masrafı, 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 6.624,70-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı eklenerek hesaplanan toplam 6.786,10-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 7-Davalılardan alınması gereken 732,00'şer.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90'ar.TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10'ar.TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına, 8-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 22.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 23/09/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1678, K. 2026/1603, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1678-e-2026-1603-k-ff8c89e91d0c