Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2285 E. 2026/1629 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2285
Karar No
2026/1629
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2285 - 2026/1629 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2285 KARAR NO : 2026/1629 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2021/225 E. - 2025/233 K.

DAVANIN KONUSU : Tasarım Hakkının İhlali - Haksız Rekabet

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/05/2025 tarih ve 2021/225 E. - 2025/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar önce Ankara'da kurulduğunu, kuruluşundan bugüne iç/dış mekan atık üniteleri, çocuk oyun park alanları, park/kent mobilyaları alanında hizmet veren bir firma olduğunu, ... (...) nezdinde yaklaşık 700 adet tasarımının mevcut olduğunu, davalı şirketin davacıya ait ürünleri taklit edip, söz konusu ürünleri daha düşük fiyatla piyasaya sunarak, davacının tasarım haklarını ihlal ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu, davalının haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle davalı aleyhine Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, bu dosya üzerinden düzenlenen bilirkişi raporunda davalının ... Bakanlığı'na sattığı ürünlerin, müvekkilinin 2014/00867 - 24 sıra sayılı tasarım ile genel izlenim itibariyle aynı olduğunun ve tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiğini, akabinde davalı şirkete hukuka aykırı eylemlerine son vermesi içi ihtarname gönderildiğini, davalının ise davacıya ait 2014/00867-24 sıra nolu tasarımın hükümsüzlüğü İçin Ankara l. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/104 E. sayılı dosyası, 2017/06400 - 14 sıra numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için ise Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/81 E. sayılı dosyaları üzerinden hükümsüzlük davası açıldığını, her iki davada da davanın reddine karar verildiğini, davalının bu kararlara rağmen tasarımın taklidi niteliğindeki ürünlerin davalıya ait "..." adlı internet sitesinde satışına devam edildiğini, davalının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, miktarı belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin Ankara l. FSHHM'nin 2018/104 sayılı dosyası ile işbu davaya konu 2014/00867 - 24 sıra numaralı tasarım ile ilgili olarak tescilin hükümsüzlüğünün tespiti talepli dava açtığını, bu davanın henüz kesinleşmediğini, davaya konu olan ürünün yenilik ve dolayısıyla tasarım vasfı taşımadığını, söz konusu çöp kovalarının, davacının tescilinden önce de dünyanın her yerinde yıllardır üretilerek satıldığını, davacı dilekçesinde tazminatın hangi hukuksal nedene dayandırıldığının anlaşılamadığını, davacının davaya mesnet tasarımlarını hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılan Ankara I. FSHHM'nin 2018/104 sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 Esas sayılı dava dosyasında, işbu davaya mesnet gösterilen tasarımlardan 2017/06400-14 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine yönelik davanın reddine karar verildiği, verilen kararın 16.06.2021 tarihinde kesinleştiği, Ankara 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/104 Esas sayılı dava dosyasında ise iş bu davaya mesnet gösterilen tasarımlardan 2014/00867-24 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine yönelik davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 25.01.2022 tarihinde kesinleştiği, davacıya ait 2014/00867-24 sayılı tasarım ile davalıya isnat edilen 07.09.2021 tarihli e-tespit tutanağında belirtilen davalıya ait internet sitesinde bulunan ürün görselleri, ... kapsamında toplama üniteleri malzemesi alım işi teknik şartnamesi içerisinde yer alan ürün görselleri ve Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası içerisinde tespit edilen davalıya ait ürün görselleri karşılaştırıldığında, bilgilenmiş kullanıcı üzerimle yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıkların bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, benimsenen bilirkişi raporunda da davacı tarafa ait 2014/00867-24 ve 2017/06400-14 sayılı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ... kod numaralı iki, üç ve dört kapağa sahip ürünler ile davalının iş yaptığı kamu kurumlarına ait teknik şartnamelerde yer alan bir, İki, üç ve dört kapağa sahip ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalının tespit edilen bu eylemlerinin davacının tasarım haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davacının davalı eylemlerinden kaynaklı olarak SMK 151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalıya ait ticari defterler üzerinde tespit edilen saptamalara göre; ay bazında ayrıştırmanın yapılamadığı, yıl bazında tespitin yapıldığı, buna göre, davalının 2017-2021 dönemi içerisindeki ihlallerden elde edilen net kârın 931.996,67 TL olarak belirlendiği, davanın 07.09.2021 tarihinde açıldığı, 931.996,67 TL 2021 yılının tamamını da içine aldığından, ay bazında ayrıştırma işleminin yapılamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2 hükmü uyarınca nihai tazminatın tespiti yoluna gidildiği, 2017-2021 dönemi içinde ayrıştırılması gereken dönemin takriben tüm dönemin yirmide birine karşılık geldiği, bu nedenle yukarıda tespit edilen bedelin yirmide birinin yuvarlanması suretiyle 46.600,00 TL'ye denk düştüğü, bu bedelin tespit edilen bedelden düşümü ile davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 885.396,67 TL olabileceği, davacının hak sahibi olduğu tasarımlar ile iltibas tehlikesi oluşturan kullanımlarda bulunma eyleminden kaynaklı olarak davacı tasarımlarının ticari piyasada edindiği imajı zedelediği, bu nedenle manevi tazminat talep etme kusulunun somut olayda oluştuğu gerekçesiyle davalının, davacıya ait 2014/0867-24 ve 2017 06400-14 sayılı tasarım haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, tecavüz oluşturan eylemlerin durdurulmasına, 885.396,67 TL maddi tazminatın 16.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya İlişkin üstemin reddine, 100.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusunun 2014/867- 24 tescil numaralı tasarım olmasına karşın, tekli üçlü ve dörtlü ürünler hakkında da karar verildiğini, dörtlü tasarımın üçüncü kişiye ait olduğunu, tescilsiz tasarımların koruma altında olmadığını, bu ürünlerin de maddi tazminatta hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, manevi tazminatın objektif ölçülere göre isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın 46.600TL kısmının reddine karar verildiğini, davalının bilirkişi raporunda hesaplamanın 2021 yılının tamamına ilişkin olduğu yönünden bir itirazda bulunmadığını, bu dönem bakımından usulü müktesep hakkının oluştuğunu, TBK 50/f-2 hükmü uyarınca talebin tamamı yönünden karar verilmesi gerektiğini, yasa yoluna başvuruda maktu harç alınması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, endüstriyel tasarım hakkının ihlali ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün meni ve maddi ve manevitazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, işbu davaya mesnet gösterilen 2017/06400-14 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine yönelik Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesihin 2018/81 Esas sayılı dava dosyasında davanın reddine karar verildiği, keza Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/104 Esas sayılı dava dosyasında ise iş bu davaya mesnet gösterilen 2014/00867-24 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine yönelik davanın da reddine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında davalının tespit edilen eylemlerinin davacının tasarım haklarına tecavüz oluşturduğu, davacıya ait 2014/00867 - 24 ve 2017/06400 - 14 sayılı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ürün ... kod numaralı iki, üç ve dört kapağa sahip ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer algılandıklarından üçlü ve dörtlü ürünler hakkında da karar verildiği, yine üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürülen üçlü ve dörtlü tasarımın davacı tasarımından sonra tescilli olduğu, davacının davalı eylemlerinden kaynaklı olarak SMK 151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalının bilirkişi raporunda hesaplamayı da içine alacak şekilde aleyhe olan hususlara itiraz etmiş olduğu, maddi tazminat miktarında kar marjının, davalı defterlerindeki dava konusu sınıfa ait satış cirosu ile dosya kapsamında sunulan satış tutarının toplam miktarına göre belirlendiği, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının ihlale konu tasarımların kullanım süresi, yoğunluğu niteliği, ihlale konu emtianın türü, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam ve hak ve nesafet ilkesine uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece davalının kullanımlarının tasarım hakkına tecavüzün yanında haksız rekabet de oluşturduğu benimsenerek tescilli tasarımın kümülatif olarak korunması yoluna gidilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/734 Esas ve 2026/377 Karar sayılı kararında belirlendiği üzere, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği tasarım hakkı tescilli olup, 6769 sayılı Kanun ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet korumasını da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlendiği, davacının bu özel hükümlere de dayanmış olduğu, tasarımın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda, yalnızca özel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığı, bu nedenle özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak genel hüküm olan haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, haksız rekabet hukuku hükümlerinin uygulanmasının, ancak, marka ve tasarımın kapsamı dışında kalan durumlarda ve marka ve tasarımın haksız rekabetle kesiştiği alan dışında kalan boşluk yönünden söz konusu olabileceği, somut olayda böyle bir boşluk bulunmadığı, bu nedenle de somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın geçerli olmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/05/2025 tarih ve 2021/225 E. - 2025/233 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının, davacıya ait 2014 00867-24 ve 2017 06400-14 sayılı tasarım haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, tecavüz oluşturan eylemlerin DURDURULMASINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, A)885.396,67 TL maddi tazminatın 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya İlişkin üstemin REDDİNE, B)100.000,00 TL manevi tazminatın 16/022018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, C)Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 67.927,85-TL nispi karar ve ilam harcından davacının peşin ve tamamlama ile yatırdığı 17.623,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 50.303,92-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, tasarım haklarına ihlalin tespiti, durdurulması, hükmün ilanı istemleri yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 138.809,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemleri yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 46.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 23.300,00-TL bilirkişi ücreti, 3.228,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 750,50-TL tebligat ve posta masrafı, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 28.962,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 2/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 19.308,06-TL.'ye, 1.878,53-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 21.245,89TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 374,50-TL posta masrafı ile 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.057,60-TL yargılama giderinin, davanın ret oranı 1/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 685,86-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 13-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 14-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 16.982,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2285, K. 2026/1629, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2285-e-2026-1629-k-5ac3614d93ec