Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2226 E. 2026/91 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2226
Karar No
2026/91
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2226 - 2026/91 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2226 KARAR NO : 2026/91

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2026 NUMARASI : 2026/367 Esas ve 2026/297 Karar

DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih, 2026/367 Esas ve 2026/297 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında "back-office" verilerine haksız müdahale edildiğini, kargolanan ve müşteriye sorunsuz ulaşan ürünlerin hiçbir fiziksel iade süreci olmadığı halde sistemde "İptal/İade" statüsüne çekilerek hakedişlerinin silindiğini, bu yöntemle toplam 624.865,29.TL tutarındaki alacağının gasp edildiğini, bu sürecin nakit akışını imkansız hale getirdiğini ve doğrudan şirketin kapanmasına sebep olduğunu, bu nedenlerle; borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyetli tutumu nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, adli yardım talebinin kabulüne, gasp edilen toplam 624.865,29.TL alacağın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih, 2026/367 Esas ve 2026/297 Karar sayılı kararında, davacının 20/04/2026 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, davanın 29/04/2026 tarihinde açılmış olduğunu, arabuluculuk son oturum tutanağının 11/05/2026 tarihinde düzenlendiğini, uyuşmazlığın nitelik ve özü itibariyle arabulucuya başvurulmasının zorunluluğu bulunduğunu, dava açılmadan arabuluculuğa başvuru ön şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk ön şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, bu nedenlerle; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 30/04/2026 tarihli ara kararı ile müvekkilin mali durumunu incelediğini, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunu tespit ederek adli yardım talebini kabul ettiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinde adli yardımın koşulları düzenlendiğini, yerel mahkemenin davanın "arabuluculuk dava şartı yokluğu" nedeniyle usulden reddine karar verirken davalı lehine 22.500,00.TL gibi fahiş bir nispi vekalet ücretine hükmettiğini, arabuluculuk dava şartının eksik olduğunun iddia edildiğini, bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığını, arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneğinin dosyaya sunulabileceğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarihli 2026/367 E. ve 2026/297 K. sayılı kararınının kaldırılmasına, istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m. 335/3 ve m. 339/2 uyarınca müvekkilin tüm harç ve yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına, davalı lehine hükmedilen 22.500,00.TL nispi vekalet ücretinin AAÜT m. 7/2 uyarınca maktu ücrete indirilmesine ve bu maktu ücretten de HMK m. 339/2 kapsamında muafiyet sağlanmasına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih, 2026/367 Esas ve 2026/297 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 05 Nisan 2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği, kanunun geçici 1. maddesinde "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı" belirtilmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda davanın 29/04/2026 tarihinde açıldığı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ise dava açıldıktan sonra 11/05/2026 tarihinde düzenlenmiş olduğu, dava açıldığı tarihte arabuluculuk işleminin tamamlanmadığı, kanunun uygulanmasındaki amaçta gözetilerek Mahkemece arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacı taraf adli yardımdan yararlanmış ise de adli yardımın kabul edilmiş olması tarafı haksız çıktığı davada karşı taraf lehine hükmedilecek yargılama giderleri ile vekalet ücretinden muaf kılmayacağı, bu haliyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT hükümleri gereğince usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarih, 2026/367 Esas ve 2026/297 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gerektiği halde, adli yardım kararı nedeniyle alınmayan 732,00 TL istinaf karar harcı ile, 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/09/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2226, K. 2026/91, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2226-e-2026-91-k-7d3f619e86c1