Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/162 E. 2026/2419 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/162
- Karar No
- 2026/2419
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/162 - 2026/2419 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/162 KARAR NO : 2026/2419 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2022/281 Esas, 2023/773 Karar
DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... BANK ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/281 esas ve 2023/773 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava hayat sigortası poliçesinin yapılamaması sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın ölmeden önce davalı bankadan 10 ay vadeli ticari kredi kullandığını, ancak davalı banka tarafından krediye bağlı hayat sigortası poliçesi düzenlenmediğini, kredi ödemeleri devam ederken murisin vefat ettiğini, müvekkilleri tarafından kredi borcunun sigortadan karşılanması için davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini, ayrıca murisin ölüm tarihi itibariyle hesabında bulunan paraya el konularak kredi borcunun kapatıldığını, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkillerinin, murisin kredi borcu sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca hesaptan haksız olarak çekilen paranın istirdadına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı banka ise bankanın ticari kredilerde hayat sigortası poliçesi yaptırma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, murisin de hayat sigortası yaptırmadığını, hesaba bloke konulması işleminin kredi sözleşmesine ve bankacılık teamüllerine uygun olduğun belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği ile kredi kuruluşuna getirilen ihbar yükümlülüğü tüketici kredisi niteliğindeki bireysel kredilere ilişkin olup sözkonusu yönetmeliğin ticari krediler yönünden uygulanmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla dava konusu ticari krediye ilişkin hayat sigortası yapılması yönünde davalı bankaya yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığı, ayrıca söz konusu kredinin iş yeri konut teminatlı olarak verildiği, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın reddine dair verilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 680.000,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 30/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır