Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1291 E. 2026/1620 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1291
- Karar No
- 2026/1620
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1291 - 2026/1620 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1291 KARAR NO : 2026/1620 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2022/67 E. - 2024/143 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 Tarih ve 2022/67 Esas - 2024/143 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili; davacının 11.06.2021 tarihinde tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı tarafından da aynı tasarım için 19.04.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı başvurusuna itiraz ettiğini, oysa ki davalının tasarım müracaatından önce tasarımını kamuya arz ettiğini, söz konusu tasarımın üretilmesi için 16.06.2020 tarihinde hazırlıklara başladığını, üretimini Çin’e yaptırdığı için ilk mesajlaşmanın 16.06.2020 tarihinde gerçekleştiğini, ürünlerin tesliminden tesliminden sonra, "..." adlı davacılara ait Instagram sayfasında 05.03.2021 tarihinde yayımlandığını, dava konusu 2021/005084/4 no'lu tasarımın ise davalı tarafından formun ana hali ile başvuruda bulunularak formun ham hali için tasarım tescil belgesi alınmak istendiğini, davalıya ait tasarımların, bilgilenmiş kullanıcının algıladığı form bütünlüğü açısından yenilik ve ayırt edici özellikler taşımadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 8.01.2022 tarih ve 2022/T-65 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde davalı tarafın 2021/005084 (3) ve (4) no’lu tasarımlarının hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, tasarımlar arasında aynılık ya da karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tescil edilmek istenen tasarımın bütününe bakmak gerektiğini, başvuru tasarımının özgün ve yeni olduğunu, bir kahve fincanı tasarlanıyorsa; kahveyi koymak için küçük ölçülerde bir fincan ve kulp kısmının ve bir tabağı olmak zorunda olduğunu, davalının geniş müşteri kitlesine sahip hızla büyümeye devam eden bir firma olduğunu, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, davalıya ait 2021 005084/3 ve 4 sıra numaralı tasarıma davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sayfadan alınan görselde yer alan tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini kazandırmadığının tespit edildiği gerekçesiyle YİDK'in 2022/T-65 sayılı kararının iptaline ve davalı tarafın 2021/005084 (3) ve (4) no’lu tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından görselleri sunulmuş olan tasarım ile davalı adına tescili olan tasarım arasında şekli ve görüntüsel farklılıkların olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1.Dava, YİDK kararının iptali ile 2021/005084 (3) ve (4) numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından kendisine ait olduğu iddia edilen Instagram sayfasında yer alan görselin yüklenme tarihinin davalı yana ait 2021/5084- 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların başvuru tarihinden önceye dayandığı, davalı tasarım başvurusu tarihinden daha önce davalıya ait tasarımların aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kamuya sunulduğu, mutlak yenilik ve ayrıt edicilik araştırmasında tasarımlarının ilgili tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı anlaşılmakla, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2.Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305). Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve bu Kanun'a bağlı 1 sayılı Tarife'de gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesinde; "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". hükmü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Mükerrer Madde 138/2. maddesinde de; "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". hükmü bulunmaktadır. Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harç olup, dava açılırken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir. Karar ve ilam harcı, nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşit olup, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30). İlk derece mahkemesince mülkiyet hakkının ihlali görülen harç ise, davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir. Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır. Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarife'nin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmeyip, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararı, sadece davalılarca istinaf edilmiş ise de yargılama harçları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, harçlar konusunda kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ise tabiidir (Yargıtay 5. HD.'nin 22/01/1982 tarih ve 12534/240).
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 21/03/2024 gün ve 2022/67 Esas - 2024/143 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile; Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 8.01.2022 tarih ve 2022/T-65 sayılı kararının İPTALİNE ve davalı tarafın 2021/005084 (3) ve (4) no’lu tasarımlarının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar vekiline verilmesine, 5-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 157,50-TL posta ve tebligat masrafı ile istinaf aşamasından yapılan 60,00-TL posta ve tebligat masrafından oluşan toplam 5.467,50-TL yargılama giderine, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 5.628,90-TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.