Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1167 E. 2026/1521 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1167
- Karar No
- 2026/1521
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1167
KARAR NO : 2026/1521
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/07/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/71 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2026/84 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın 3.kişilere devrinin engellenmesini ve davalının bu tasarımdan doğan haklarını müvekkili aleyhine kullanmasının tedbiren önlenmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 16/04/2026 tarihli ara kararıyla; "Davanın niteliği, dava dilekçesindeki açıklanan ve dilekçe eki belgelere göre taraf teşkilinde güçlük yaşanmaması bakımından davalı adına tescilli markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin takdiren 30.000,00 TL teminat karşılığı kabulüne, davalı adına tescilli ise ... tescil numaralı tasarımın 3.kişilere devrinin TEDBİREN ÖNLENMESİNE, sicil kaydına şerh düşülmesine, sair tedbir taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
Mahkemenin 2026/84 Esas dosyasında davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımın tescil hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkili tarafından tasarlanan tescilli yüksek ayırt ediciliğe sahip kase tasarımını, ayırt edilemeyecek derecede benzerini müvekkilinin herhangi bir izni ve onayı olmaksızın ticari amaçla kullanmakta olduğunu, ithal işlemine tabi tutmakta olduğunu, çeşitli sosyal medya hesaplarında tanıtımının yapılmakta olduğunu ve satılmakta olduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının işyerinde inceleme yapılarak tecavüze konu fiillerin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 2026/84 Esas, 01/07/2026 tarihli kararıyla; "Dosya kapsamı deliller bilirkişi raporu ve mahkememizin 2026/71 esas sayılı dosyasında işbu davaya dayanak tasarıma ilişkin hükümsüzlük davası bulunması gözetilerek; davacının ihtiyati tedbir talebinin SMK 159/2-c bendi uyarınca taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi gözetilerek muhtemel zararın tanzimi bakımından davalı tarafça takdiren 100.000,00 TL nakti veya kesin ve süresiz teminat mektubunu 2 hafta kesin süre içerisinde yatırıp ibrazına, ibraz edilmemesi halinde davacının dava dilekçesindeki tedbir taleplerinin tekrar değerlendirileceğinin ihtarına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
İtiraz eden davalı birleşen davacı davacı ... .... Ltd. Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 01/07/2026 tarihli ve 2026/84 E. sayılı dosyadaki ihtiyati tedbirin teminat şartına bağlanmasına ilişkin ara kararına itiraz edildiğini, müvekkili şirketin ... tescil numaralı tasarımın hak sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait tasarımla benzer ürünleri ithal edip satışa sunduğunu, bilirkişi raporunda davalının "..." isimli ürününün ve ambalajının müvekkilinkilerle karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde benzer olduğunun tespit edildiğini, gümrük beyannamelerinin davalının ihlale konu ürünleri yüksek miktarlarda ithal ettiğini ortaya koyduğunu, hükümsüzlük davası açılmış olmasının tescilden doğan hakları ortadan kaldırmadığını, ihtiyati tedbirin teminat şartına bağlanmasının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun koruma amacına aykırı olduğunu, davalının haksız fiillerine devam etmesi nedeniyle müvekkilinin pazar payının azaldığını, ürünün ayırt ediciliğinin zedelendiğini, ticari itibarın telafisi güç biçimde zarar gördüğünü, 100.000,00 TL tutarındaki teminatın muhtemel zararı karşılamaktan uzak olduğunu, bilirkişi raporundaki teknik tespitlere rağmen tedbirin ertelenmesinin ihtiyati tedbir kurumunun amacını boşa çıkardığını, e-tespit tutanakları ve ithalat belgeleri ışığında tasarım hakkına tecavüzün tartışmasız olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin teminat şartı aranmaksızın uygulanmasını, aksi kanaatte ise teminat tutarının 1.000.000,00 TL seviyesine yükseltilmesini, davalının ihlale konu ürünleri ithal etmesinin, üretmesinin, satışa arz etmesinin, satmasının, reklam ve tanıtımını yapmasının, ticari amaçla bulundurmasının ve her türlü kullanımının ihtiyati tedbir yoluyla derhal durdurulmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı birleşen davada davalı ... .... Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından istinaf başvurusunun hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, davacının tedbirin teminatsız uygulanması veya ters teminatın 1.000.000,00 TL tutarına çıkarılması yönündeki taleplerinin SMK ve HMK'nın ihtiyati tedbir ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, ... tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmaması nedeniyle Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2026/71 Esas sayılı dosyasında hükümsüzlük davası açıldığını, bilirkişinin yerinde inceleme yetkisi olmasına rağmen müvekkili şirketin faal olmadığı gerekçesiyle kısıtlı bir inceleme yaptığını, dava konusu tasarım ile müvekkilinin ürünleri arasında dikey çizgilerin derinliği, oyuntu yapısı ve çizgiler arası mesafe bakımından belirgin farklar bulunduğunu, ürünlerin genel görünüm itibariyle birbirinden farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, mahkemece takdir edilen 100.000,00 TL tutarındaki ters teminatın süresi içerisinde 100.000,00 TL olarak mahkeme veznesine yatırıldığını belirterek, birleşen davada davacı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, tasarım hükümsüzlüğü , birleşen dava tasarım hakkına tecavüz istemine ilişkin olup taraf vekillerince ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Asıl davada, davalı, ... Şirketi adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle dava açılmış, dava konusu tasarımın üçüncü kişilere devrinin ve ...’ın bu tasarımdan doğan haklarını davacı aleyhine kullanmasının tedbiren önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemenin 2026/84 Esas sayılı dosyasında ise, ... tarafından asıl davacı aleyhine tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemiyle dava açılmış, bu dosyada davacı vekili, müvekkilinin tescilli ... numaralı ayaklı kase tasarımının hak sahibi olduğunu, davalının bu tasarımla ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünü izinsiz olarak ithal ettiğini, satışa sunduğunu ileri sürerek tecavüz oluşturan fiillerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir.
Mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararıyla, 30.000,00 TL teminat karşılığında ... numaralı tasarımın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine karar verildiği, tasarım sahibinin tasarımdan doğan haklarını davacıya karşı kullanmasının önlenmesine yönelik tedbir talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 2026/84 Esas sayılı dosyasında ise, 01/07/2026 tarihli ara kararla, bilirkişi raporu ve aynı tasarım hakkında 2026/71 Esas sayılı dosyada hükümsüzlük davası bulunması gözetilerek, SMK’nın 159/2-c maddesi uyarınca 100.000,00 TL nakit veya kesin ve süresiz teminat mektubunun yatırılması koşulu ile ters teminat tedbirine karar verilmiştir.
Yine mahkemece 2026/84 E. Sayılı dosyanın 2026/71 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Davacı ... vekili, 01/07/2026 tarihli ara karara karşı itiraz etmiş, tedbir taleplerinin kabulü aksi halde ters teminatın en az 1.000.000,00 TL’ye çıkarılması ve ...’nin ürünleri ithal etme, üretme, satışa sunma, satma, tanıtma ve ticari amaçla bulundurma eylemlerinin durdurulması ile itirazın reddi halinde dosyanın istinafa gönderilmesi talep edilmiştir. Mahkemenin 2026/84 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, 01/07/2026 tarihli ara karara karşı istinaf talep etmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, ...’nin bildirilen adresindeki işyerinin yaklaşık iki yıldır faal olmadığını ve yeni adresinin belirlenemediği gerekçesiyle işyerinde inceleme yapılamadığı, e-tespit tutanağı, ...’ye ait Instagram hesabındaki görüntüler ve dosyaya sunulan belgeler üzerinden yapılan incelemeye göre “...” isimli ürünün oyma biçimi, ayak kısmındaki küresel boğumlar ve ayağın alt kısmı itibarıyla ... adına tescilli ... numaralı tasarımla karışıklığa neden olacak derecede benzer olduğu “... Lokumluk” isimli ürün ambalajının da ...’nin sosyal medya hesabındaki ambalajla aynı olduğu, ...Müdürlüğüne ait 02/04/2026 tarihli gümrük beyannamesinde .... tarafından ...’ye “... (...), dondurma kasesi” açıklamasıyla satışa esas miktarı 13.200 düzine olan ürün gönderildiğinin görüldüğü belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı birleşen davacı ..., dava konusu ... numaralı tasarımın hak sahibidir. Asıl davacı - birleşen davalı ... tarafından sosyal medya hesabında tanıtımı yapılan “...” isimli ürün ile ürün ambalajına ilişkin görüntüler, e-tespit tutanakları ve ithalat belgeleri üzerinden tasarım uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede, tanıtılan ürünün tescilli tasarıma benzer olduğu ürün ambalajlarının aynı olduğu tespit edilmiş olup, tasarım hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık olarak ispatının bulunduğu, ancak tecavüz iddiasının dayanağı olan ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı ileri sürülerek ... tarafından hükümsüzlüğünün talep edildiği, olası hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğuracak olması ve tecavüz davasının dayanağını oluşturan hakkın başlangıçtan itibaren geçersiz hale gelme ihtimali bulunduğundan, bu aşamada tedbir talebinin tümüyle kabulü veya reddi yerine ilk derece mahkemesince, tasarım hakkında açılmış hükümsüzlük davası dikkate alınarak, tarafların karşılıklı hak ve menfaatlerinin dengelenmesi amacıyla SMK’nın 159/2-c maddesi uyarınca davalıdan 100.000,00 TL ters teminat alınmasına karar verilmesi ihtiyati tedbirde ölçülülük ilkesine uygun bulunmuştur. Her ne kadar birleşen davacı vekili ters teminatın en az 1.000.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu gözetildiğinde mevcut delil durumu karşısında mahkemece takdir edilen 100.000,00 TL ters teminatın yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf konusu ara kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/07/2026 tarih ve 2026/84 E. Sayılı ara kararına karşı davalı birleşen davada davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı birleşen davada davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davalı birleşen davada davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026